<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2021/4068 E.  ,  2025/1849 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>ONUNCU DAİRE<br>Esas No : 2021/4068<br>Karar No : 2025/1849 <br><br>TEMYİZ EDEN (DAVACILAR): 1- ... <br> 2- ...<br>...<br> 15- ...<br> 16- ...<br>VEKİLLERİ : Av. ...<br><br>TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı / ANKARA<br>VEKİLİ : 1. Hukuk Müşaviri Yrd. V. ...<br><br>İSTEMLERİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Davacılar tarafından; yakınları ...'ın, 08/10/2014 tarihinde Siirt ili, Merkez ilçesi, ... Yolunda bulunan, ... isimli petrol istasyonu ve çevresinde 06-08/2014 tarihleri arasında meydana gelen ve Ayn El Arap'da yaşanan olayların protesto edilmesi amacıyla gerçekleştirilen olaylarda silahla vurularak yaralanması sonucu 09/10/2014 tarihinde vefat ettiğinden bahisle uğradıkları iddia edilen zararlarına karşılık müteveffanın eşi ... için 1.000,00 TL (miktar artırım ile 247.234,92 TL) maddi ve 150.000,00 TL manevi , oğlu ... için 1.000,00 TL (miktar artırımı ile 55.889,32 TL) maddi ve 75.000,00 TL manevi, oğlu ... için 1.000,00 TL (miktar artırımı ile 59.885,07 TL) maddi ve 75.000,00 TL manevi, babası ... için 50.000,00 TL, annesi ... için 50.000,00 TL, kayınvalidesi ... için 25.000,00 TL, kayınpederi ... için 25.000,00 TL, kardeşleri ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'ın her birisi için ayrı ayrı 15.000,00 TL manevi tazminatın davalı idareye başvuru tarihi olan 31/08/2015 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.<br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacılar yakınının terör eylemlerinin etki ve nedeniyle vefat ettiği, idarenin mevcut bulunan personel ile gerekli güvenlik önlemlerini almasına rağmen söz konusu terör eylemlerinin il genelinde yaygınlaşması nedeniyle kamu hizmetinin yürütülmesinde idareye bir kusur atfedilemeyeceği, varsa oluşan zararların sosyal risk ilkesi doğrultusunda tazmin edilmesi gerektiği, maddi tazminat istemi yönünden, hesap bilirkişisi tarafından hesaplanan miktarın davalı idarece davacılara ödenmesi, davacıların duyduğu elem ve ızdırabın kısmen de olsa dindirilmesi amacıyla manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği, kayınpeder ... ve kayınvalide ...'ın ise müteveffanın yasal mirasçıları olmadığı gerekçesiyle maddi tazminat istemlerinin kabulüne, manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulüne, kısmen reddine, ... için 20.000,00 TL, ... için 10.000,00 TL, ... için 10.000,00 TL, ... için 10.000,00 TL, ... için 10.000,00 TL, ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'ın her birisi için ayrı ayrı 5.000,00 TL manevi tazminatın anılan davacılara ödenmesine, ... ve ...'ın manevi tazminat istemlerinin ise reddine karar verilmiştir.<br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; uyuşmazlığın sosyal riskin terör olayları için yasalaşmış hali kabul edilen 5233 sayılı Kanun kapsamında yapılan tanım ve sınırlandırılmalar çerçevesinde ve manevi tazminat istemine ilişkin uyuşmazlığın ise genel hükümler kapsamında sosyal risk ilkesi gereğince karara bağlanması gerektiği gerekçesiyle davacılar tarafından yapılan istinaf başvurusunun reddine, davalı idare tarafından manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulü yönünden yapılan istinaf başvurusunun reddine, maddi tazminatın kabulü yönünden yapılan istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, kısmen reddine, bu yönden idare mahkemesi kararının kaldırılmasına, davacılardan ..., ... ve ... yönünden maddi tazminat isteminin kısmen kabulüne, davacı eş ... için 7.771,48 TL, davacı oğul ... için 11.657,23 TL, davacı oğul ... için 11.657,23 TL maddi tazminatın idareye başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin maddi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI : Davacılar tarafından; olayın 5233 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilerek maddi tazminatın düşürülmesinin hatalı olduğu, hükmedilen manevi tazminat miktarının düşük olduğu, müteveffanın kayınpederi ve kayınvalidesi yönünden manevi tazminat talebinin reddedilmesinin hukuka aykırı olduğu, reddedilen manevi tazminat için davalı kurum yararına vekalet ücretine hüküm edilmesinin de hukuka aykırı olduğu, davalı harçtan muaf olduğundan harç alınmamasına yönelik karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir. Davalı idare tarafından; dava konusu olayın 5233 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilemeyeceği, üçüncü şahıs tarafından olayın gerçekleştirildiği, mirasçısı olmayan kardeşler ve anne, baba yönünden de manevi tazminata hükmedilmesinin hatalı olduğu ileri sürülmektedir. <br><br>TARAFLARIN_SAVUNMASI : Davalı idare tarafından davacıların temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Davacılar tarafından savunma verilmemiştir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...<br>DÜŞÜNCESİ : Bölge İdare Mahkemesi kararının kısmen düzeltilerek onanması, kısmen bozulması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE :<br>MADDİ OLAY : <br> Dosyanın incelenmesinden; 06-08/10/2014 tarihleri arasında, Ayn El Arap'da yaşanan olayların protesto edilmesi amacıyla Siirt ilinin genelinde terör örgütü mensuplarının toplanarak yürüyüşler yaptığı, eylemci grupların yolları trafiğe kapattığı, iş yerlerine taş ve molotof ile saldırılarda bulunulduğu, olaylar sırasında 08/10/2014 tarihinde, Siirt ili, Merkez ilçesi, Aydınlar Caddesinde bulunan "..." isimli akaryakıt istasyonuna gelen yüzleri kapalı bir grubun Türk Bayrağı'nı indirmek istedikleri, akaryakıt istasyonu sahibi tarafından izin verilmediği, arbede yaşandığı, daha sonra uzun namlulu silahlarla ve molotof kokteyleriyle petrol istasyonuna saldırıldığı, davacılar yakını ...'ın da olay günü nakliye işi ile uğraştığından ... plakalı tırın olayların yaşandığı akaryakıt istasyonuna yakın bir yerde bulunduğu, tırı daha güvenli bir yere çekmeye çalıştığı esnada akaryakıt istasyonu sahipleri ile göstericiler arasındaki çatışmada arada kalarak silahla vurulması sonucu 09/10/2014 tarihinde vefat ettiği, davacılar tarafından davalı idareye 03/09/2016 tarihinde başvurulduğu, başvurunun reddi üzerine, uğradıkları iddia edilen zararlarına karşılık müteveffanın eşi ... için 1.000,00 TL (miktar artırım ile 247.234,92 TL) maddi ve 150.000,00 TL manevi, oğlu ... için 1.000,00 TL (miktar artırımı ile 55.889,32 TL) maddi ve 75.000,00 TL manevi, oğlu ... için 1.000,00 TL (miktar artırımı ile 59.885,07 TL) maddi ve 75.000,00 TL manevi, babası ... için 50.000,00 TL, annesi ... için 50.000,00 TL, kayınvalidesi ... için 25.000,00 TL, kayınpederi ... için 25.000,00 TL, kardeşleri ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'ın her birisi için ayrı ayrı 15.000,00 TL manevi tazminatın davalı idareye başvuru tarihi olan 31/08/2015 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.<br><br> HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br>A) Temyize Konu Kararın Davacılar ... ve ... dışındaki Davacıların Manevi Tazminat İstemi ile Davacıların Maddi Tazminat İstemi Yönlerinden İncelenmesi:<br>Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br>Temyizen incelenen kararın davacılar ... ve ... dışındaki davacıların manevi tazminat istemi ile davacıların maddi tazminat istemine yönelik kısmı usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın anılan kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br>Bununla birlikte; davacılar tarafından 5233 sayılı Kanun kapsamında yapılan başvuru üzerine Siirt Valiliği Zarar Tespit Komisyonunca başvurunun reddi yolunda tesis edilen işleme karşı davacı ... tarafından açılan davada, ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile dava konusu işlemin iptaline karar verildiği, söz konusu kararın Dairemizin 25/11/2019 tarih ve E:2019/3030, K:2019/8615 sayılı kararı ile gerekçeli olarak onandığı görüldüğünden dosyada Komisyonca ödeme yapıldığına ilişkin bilgi ve belge bulunmadığı da göz önüne alınarak mükerrer ödemelerde bulunulmamasına dikkat edileceği açıktır.<br><br>B) Temyize Konu Kararın Reddedilen Maddi Tazminat Nedeniyle Davalı İdare Lehine Hükmedilen Vekalet Ücreti Yönünden İncelenmesi:<br> 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, temyiz incelemesi sonunda kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa Danıştayın kararı düzelterek onayacağı hükme bağlanmıştır.<br> 24/11/2020 tarih ve 31314 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin "Tarifelerin üçüncü kısmına göre ücret" başlıklı 13. maddesinde; (1) Bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için bu Tarifenin ikinci kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (7 nci maddenin ikinci fıkrası, 10 uncu maddenin üçüncü fıkrası ile 12 nci maddenin birinci fıkrası, 16 ncı maddenin ikinci fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla) bu Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir. (2) Ancak, hükmedilen ücret kabul veya reddedilen miktarı geçemez. (3) Maddi tazminat istemli davanın kısmen reddi durumunda, karşı taraf vekili yararına bu Tarifenin üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücret, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemez. (4) Maddi tazminat istemli davaların tamamının reddi durumunda avukatlık ücreti, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre hükmolunur. kuralı yer almaktadır.<br> Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında, davacıların maddi tazminat istemlerinin kısmen kabulü ile toplam 31.085,95 TL maddi tazminatın idareye başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin maddi tazminat isteminin reddine, kabul edilen maddi tazminat yönünden 4.662,89 TL avukatlık ücretinin davalı idare tarafından davacılara verilmesine, reddedilen maddi tazminat yönünden 2.040,00 TL maktu avukatlık ücretinin davacılar tarafından davalı idareye verilmesine karar verilmiştir.<br> Mahkemece, davacıların maddi tazminat isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiş olması nedeniyle yukarıda yer verilen Tarifenin 13. maddesinde yer alan kurallar uyarınca, idare lehine, davacılar lehine hükmedilen vekalet ücreti tutarını aşmayacak şekilde nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, maktu vekalet ücretine hükmedilmesinde hukuki isabet görülmemiştir.<br>Bu durumda; reddedilen maddi tazminat istemi yönünden idare lehine, temyize konu kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre nispi olarak belirlenen ancak davacılar lehine hükmedilen vekalet ücreti tutarını aşmayacağı kuralı da göz önüne alınarak 4.662,89 TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinden, Bölge İdare Mahkemesi kararının hüküm fıkrasında yer alan "Davacıların hak arama özgürlüğü dikkate alınarak reddedilen maddi tazminat yönünden 2.040,00 TL maktu avukatlık ücretinin davacılar tarafından davalı idareye verilmesine," ibaresinin, "Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13. maddesinin 3. fıkrası uyarınca 4.662,89 TL avukatlık ücretinin davacılar tarafından davalı idareye verilmesine," şeklinde düzeltilmesi gerekmektedir.<br><br> C) Temyize Konu Kararın Bakiye Nisbi Karar Harcının Davacılara Tamamlattırılması Yönünden İncelenmesi: <br> 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 2. maddesinde, yargı işlemlerinden Kanuna bağlı (1) sayılı Tarifede yazılı olanların yargı harçlarına tâbi bulunduğu; 15. maddesinde, yargı harçlarının (1) sayılı Tarifede yazılı işlemlerden değer ölçüsüne göre nispi esas üzerinden, işlemin nev'i ve mahiyetine göre maktu esas üzerinden alınacağı; 16. maddesinde, değer ölçüsüne göre harca tabi işlemlerde (1) sayılı Tarifede yazılı değerlerin esas olduğu; 21. maddesinde, yargı harçlarının (1) sayılı Tarifede yazılı nispetler üzerinden alınması gerektiği; 28. maddesinde ise, (1) sayılı Tarifede yazılı nispi karar harcının dörtte birinin peşin, geri kalanının kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde ödeneceği kurala bağlanmıştır.<br>Anılan Kanun'un, yargı harçlarının gösterildiği (1) sayılı Tarifesinde, konusu belli bir değerle ilgili bulunan davalarda esas hakkında karar verilmesi halinde hüküm altına alınan anlaşmazlık konusu değer üzerinden, binde 68,31 oranında nispi karar harcı alınacağı belirtilmiştir.<br>Bu doğrultuda; konusu belli bir miktarı içeren davalarda, yargılama gideri içinde yer alan kalemlerden nispi karar harcı dışındaki harç, keşif ve bilirkişi ücreti ile posta giderinin, haklılık oranına göre davanın taraflarına yükletilmesi; hüküm altına alınan anlaşmazlık konusu değer üzerinden hesaplanacak nispi karar harcının ise, hükmedilen miktar yönünden haksız çıkmış olan davalı idareye yükletilmesi gerekmektedir. Bu nedenle de temyize konu kararın davalı idarece ödenmesi gereken bakiye nispi karar harcının davacılara tamamlattırılmasına ilişkin kısmında hukuka uygunluk bulunmamaktadır.<br> Bu durumda temyizen incelenen Bölge İdare Mahkemesi kararının hüküm fıkrasında yer alan, "Hükmedilen miktar üzerinden hesaplanan 9.296,00 TL nispi karar harcından dava açılırken peşin yatırılan 2.009,00 TL nispi karar harcının ve ıslah aşamasında yatırılan 1.229,51 TL nispi karar harcının mahsubu sonucu kalan 6.057,49 TL nispi karar harcının davacılara tamamlattırılmasına ve bunun için Mahkemesi'nce ilgili yerlere müzekkere yazılmasına, Hükmedilen miktar üzerinden hesaplanan nispi karar harcının davacılar tarafından ödenmesinden sonra 9.296,00 TL nispi karar harcının davalı idare tarafından davacılara verilmesine," ibarelerinin "Hükmedilen miktar üzerinden hesaplanan 9.296,00 TL nispi karar harcından dava açılırken peşin yatırılan 2.009,00 TL nispi karar harcının ve miktar artırımı aşamasında yatırılan 1.229,51 TL nispi karar harcının mahsubu sonucu kalan 6.057,49 TL nispi karar harcının davalı idareden tahsil edilmesine, gereği için müzekkere yazılmasına, 3.238,51 TL nispi karar harcının davalı idareden alınarak davacılara verilmesine" şeklinde düzeltilmesi gerekmektedir. <br> <br> D) Temyize Konu Kararın Davacılar ... ve ...'ın Manevi Tazminat İstemi Yönünden İncelenmesi:<br> Manevi zarar; kişinin fizik yapısının ve iç huzurunun bozulmasını, yaşama gücünün ve sevincinin azalmasını, kişilik haklarının zedelenmesini, şeref ve haysiyetinin rencide edilmesini, ölüm veya uğranılan diğer cismani zarar nedeniyle duyulan acı ve ıstırabı, kişinin günlük yaşamını zorlaştıran belli ağırlıktaki her türlü üzüntü ve sıkıntıyı ifade etmektedir. Uğradığı tecavüz, saldırı veya meydana gelen bir ölüm olayı sonucunda; fiziki veya manevi acılar duyan, ruhsal dengesi bozulan, yaşama sevinci azalan kişinin manevi yönden zarara uğramış olduğu kabul edilmektedir.<br> Manevi tazminat, kişinin malvarlığında meydana gelen eksilmeyi gidermeye yönelik bir tazmin aracı değil, manevi değerlerinde bir eksilme meydana gelen ve yaşama sevinci ve zevki azalan kişinin manen tatminini sağlamaya yönelik bir tazmin aracıdır. Manevi zararın başka türlü giderim yollarının bulunmayışı veya yetersiz kalışı manevi tazminatın parasal olarak belirlenmesini zorunlu kılmaktadır. Manevi tazminat, olay nedeniyle duyulan elem ve ısdırabı kısmen de olsa hafifletmeyi amaçlar. Belirtilen niteliği gereği manevi tazminatın, zenginleşmeye yol açmayacak şekilde belirlenmesi gerekmekte ise de, tam yargı davalarının niteliği gereği takdir edilecek manevi tazminat miktarının, olayın ağırlığını ortaya koyacak, hukuka aykırılığı özendirmeyecek, bir başka ifade ile benzeri olayların bir daha yaşanmaması için caydırıcı ve aynı zamanda cezalandırıcı bir miktarda olması gerekmektedir.<br>İdare Mahkemesince, müteveffanın kayınpederi ... ve kayınvalidesi ...'ın manevi tazminat istemlerinin müteveffanın yasal mirasçıları olmadıkları gerekçesiyle reddine karar verilmiş, Bölge İdare Mahkemesince de davacıların bu husustaki istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.<br>Davacılardan müteveffanın kayınpederi ... ve kayınvalidesi ...'ın yasal mirasçı sıfatları olmasa da manevi tazminata hükmedilebilmesi için yasal mirasçı olmak koşulu bulunmadığı açık olup, damatlarının ölümü ile kayınvalidenin ve kayınpederin de elem ve ızdırap duyacağının kabulü gerekmektedir.<br>Bu itibarla davacılar ... ve ... yönünden manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken bu davacıların manevi tazminat isteminin reddine karar veren İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki Bölge İdare Mahkemesi kararının bu kısmında hukuki isabet bulunmamaktadır.<br><br>KARAR SONUCU :<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. Tarafların temyiz istemlerinin KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE<br>2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararının davacılar ... ve ...'ın manevi tazminat istemi dışındaki kısımlar yönünden yukarıda belirtilen şekilde düzeltilerek ONANMASINA, davacılar ... ve ...'ın manevi tazminat istemi yönünden BOZULMASINA,<br>3. Bozulan kısım yönünden yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 26/03/2025 tarihinde nispi karar harcına ilişkin kısım yönünden oy çokluğuyla diğer kısımlar yönünden oy birliğiyle kesin olarak karar verildi. <br><br> <br>(X) - KARŞI OY : <br>492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 2. maddesinde, yargı işlemlerinden bu Kanuna bağlı (1) sayılı tarifede yazılı olanların yargı harçlarına tâbi bulunduğu; "Mükellef" başlıklı 11. maddesinde, genel olarak yargı harçlarını davayı açan veya harca mevzu olan işlemin yapılmasını istiyen kişilerin ödemekle mükellef olduğu; 15. maddesinde, yargı harçlarının (1) sayılı tarifede yazılı işlemlerden değer ölçüsüne göre nispi esas üzerinden, işlemin nev'i ve mahiyetine göre maktu esas üzerinden alınacağı; 16. maddesinde, değer ölçüsüne göre harca tabi işlemlerde (1) sayılı tarifede yazılı değerlerin esas olduğu; 21. maddesinde, yargı harçlarının (1) sayılı tarifede yazılı nispetler üzerinden alınması gerektiği; 28. maddesinde ise, (1) sayılı tarifede yazılı nispi karar ve ilam harcının dörtte birinin peşin, geri kalanının kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde ödeneceği kurala bağlanmış, Kanun'un, yargı harçlarının gösterildiği (1) sayılı tarifesinde, konusu belli bir değerle ilgili bulunan davalarda esas hakkında karar verilmesi halinde hüküm altına alınan anlaşmazlık konusu değer üzerinden, binde 68,31 oranında nispi karar ve ilam harcı alınacağı belirtilmiştir.<br>Harçlar Kanunu'nun yukarıda yer verilen hükümlerinden de anlaşılacağı üzere, yargı harçlarının mükellefi davayı açan kişiler yani davacılar olup, dava dilekçesinde talep edilen miktar üzerinden hesaplanan nispi karar harcının dörtte birini oluşturan kısmı, harcın kanuni mükellefi olan bu kişiler tarafından ödenerek dava açılmaktadır. Yine aynı yasal düzenlemeler uyarınca, mahkemece hüküm altına alınan değer (yani kabulüne karar verilen miktar) üzerinden hesaplanan nispi harç tutarından, davanın açılması aşamasında peşin olarak ödenen nispi harç miktarı düşüldükten sonra kalan bakiye nispi karar harcının da kanuni mükellef olan davacılara tamamlattırılması yolunda hüküm kurulması, hüküm fıkrasının devamında ise, artık gelinen aşama itibariyle "yargılama gideri" niteliğini kazanan söz konusu harcın davalı idarece davacıya ödenmesi gerektiğine hükmedilmesi icap etmektedir. <br>Mahkemece hükmedilen miktar üzerinden hesaplanan nispi karar harcından, davanın açılması aşamasında peşin alınan kısım mahsup edildikten sonra kalan bakiye harcın; nasıl olsa sonuç itibariyle bu harcın yargılama giderleri kapsamına dahil olacağı ve davalı idarece davacıya ödeneceği yaklaşımıyla, davalı idarece (ilgili tahsil birimine) ödenmesine hükmedilmesi yargı harcının bir türü olana nispi karar harcının yasal mükellefinin yargı kararıyla değiştirilmesi gibi bir sonucun ortaya çıkmasına sebebiyet verecektir. Kaldı ki, böyle bir yaklaşım başka olumsuz neticelerin doğmasına da zemin hazırlayacaktır. Bu bağlamda, iyi niyetle hareket ederek yargı kararıyla kendisine harç ödeme yükümlülüğü getirilen bir davalı idarenin, söz konusu dosyaya ilişkin kararda aleyhine hükmedilen nispi karar harcını ödemek için ilgili tahsil dairesine müracaat etmesi durumunda bile harcın kanuni mükellefi olmaması nedeniyle kendisinden harç tahsilatı yapılamama durumu söz konusu olabilecektir. Başka bir olumsuzluk ise, mahkeme kararında bakiye nispi karar harcının davalı idarece ödenmesine hükmedilmesine rağmen ilgili idarece harcın mükellefinin davacı olduğu değerlendirmesiyle ödeme yoluna gidilmemesi halinde yargı kararında hükmedilen harcın (harca konu olan yargılama hizmeti verilmiş olmasına rağmen) maliye hazinesine girmemesi durumuyla karşılaşılabilecektir. Zira, böyle bir karar nedeniyle peşin alınan nispi karar harcının bakiye kısmının tahsili için ilgili tahsil birimine harç tahsil müzekkeresi yazılamayacağından, tahsil biriminin kendiliğinden harekete geçerek tahsilat yoluna gitmesi de mümkün olmayacaktır. Oysa, nispi karar harcının ödenmesi ile ilgili olarak yukarıda aktarılan hukuka uygun yöntemin işletilmesi yani harcın kanuni mükellefi olan davacı(lar) tarafından ödenmesine karar verilmesi durumunda, uygulamada, kararın taraflara tebliği aşamasında, idari yargı merciince, (harcın yasal mükellefi olan) davacının bağlı bulunduğu vergi dairesine harç tahsil müzekkeresi yazılarak harcın tahsiline imkan hazırlandığı ve maliye hazinesine dahil olması gereken nispi harcın boşlukta bırakılmamasına özen gösterildiği bilinmektedir. <br>Tüm bu olası hukuka aykırı durumların bertaraf edilebilmesi için, bakiye nispi karar harcının, harcın kanuni mükellefi olan davacıya tamamlattırılmasına ve bunun sağlanabilmesi için de ilgili tahsil dairesine harç tahsil müzekkeresi yazılmasına hükmetmek gerekmektedir.<br>Buna göre; konusu belli bir miktarı içeren davalarda, hüküm altına alınan anlaşmazlık konusu değer üzerinden hesaplanacak nispi karar harcının davanın açılması aşamasında peşin olarak yatırılan harç mahsup edildikten sonra (şayet başlangıçta peşin olarak ödenen harç, hükmedilen miktar nedeniyle hesaplanan nispi karar harcından düşük ise) bakiye nispi karar harcının önce davacılara tamamlattırılması daha sonra tamamının yargılama gideri olarak dikkate alınmak suretiyle davalı idare tarafından davacılara ödenmesine karar verilmesi gerektiğinden, temyize konu mahkeme kararının bakiye karar harcının davacılara tamamlattırılmasına ilişkin kısmı hukuka uygun olup bu yönden çoğunluk kararına katılmıyorum. <br><br></font></p></body></html>

vergi