<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2024/270 E. , 2025/1446 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>ONUNCU DAİRE <br>Esas No : 2024/270<br>Karar No : 2025/1446<br> <br>TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) :... Mirasçıları;<br> 1- ... 2-... <br> 3- ... 4- ...<br> 5- ... 6- ... <br> 7-... <br>VEKİLLERİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Valiliği / ...<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN_KONUSU : Hakkâri ili, Çukurca ilçesi, ... köyünde ikamet etmekteyken yaşanan terör olayları nedeniyle köyünü boşaltmak durumunda kalan ve mal varlığına ulaşamaması sebebiyle 5233 sayılı Kanun uyarınca yaptığı başvuru sonucu, sulhname imzalanmak suretiyle 1995-2005 yılları arasında oluşan zararları karşılanan davacı tarafından, halen köyüne geri dönemediğinden bahisle 2006-2013 yılları arasında oluşan zararlarının 5233 sayılı Kanun kapsamında karşılanması istemiyle yapılan başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan dava sonucunda, Van 1. İdare Mahkemesince; Mahkemenin dava konusu işlemin başvurudan geriye doğru bir yıllık döneme ilişkin kısmının iptali, dava konusu işlemin başvurudan geriye doğru bir yıllık dönemi aşan kısmı yönünden davanın reddi yolundaki kararının Danıştay (Kapatılan) Onbeşinci Dairesinin 07/03/2018 tarih ve E:2015/7614, K:2018/2311 sayılı kararı ile kararın iptale ilişkin kısmının onanması, redde ilişkin kısmının bozulması üzerine bozma kararına uyularak dava konusu işlemin iptali yolunda verilen kararın Danıştay Onuncu Dairesinin 14/02/2023 tarih ve E:2019/1561, K:2023/515 sayılı kararı ile davacı ...'ın dava devam ederken vefat ettiğinden bahisle dosyanın işlemden kaldırılması yönünde bozulduğu, Mahkemece bozma kararına uyularak davayı takip hakkı kendisine geçenlerin başvurmasına kadar dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verildiği, bunun üzerine ... mirasçıları olan davacılar tarafından davaya devam ettiklerinin bildirilmesi üzerine, Danıştay (Kapatılan) Onbeşinci Dairesinin 07/03/2018 tarih ve E:2015/7614, K:2018/2311 sayılı bozma kararına uyarınca, davacılar murisinin yaptığı başvuru üzerine, mükerrer ödemeye sebep olmayacak şekilde, idareye başvuru tarihinden geriye doğru 30/05/2007 tarihine kadar, davacının varsa zararlarının tespiti ve tazmini gerektiği, 30/05/2007 ile 27/06/2012 tarihleri arasındaki döneme ilişkin talebin zımnen reddinde hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle davanın kısmen iptaline, kısmen reddine ilişkin verilen...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının davacılar tarafından aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davacılar tarafından, ...dare Mahkemesinin E:... K:...sayılı ilamı ile dava konusu işlemin iptali yönünde kabul gören davanın esası hakkında hukuki bir değişiklik olmadığı, ilk derece mahkemesince tesis edilen kararın hukuka aykırı olduğu, davalı idareler lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiği ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...<br>DÜŞÜNCESİ :İdare Mahkemesi kararının gerekçeli olarak onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME :<br>İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br>Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br>Nitekim, bakılan uyuşmazlıkla aynı konuda Anayasa Mahkemesine yapılan bireysel başvuru üzerine verilen Anayasa Mahkemesinin 28/07/2022 tarih ve 2021/11655 Başvuru Numaralı kararında, "...Somut olayda zarar konusu olay başvurucunun mülküne ulaşmasına izin verilmemesidir. Mülke ulaşamama süregelen bir müdahale niteliğindedir. Diğer bir ifadeyle mülke erişimin kısıtlanması devam ettiği sürece başvurucunun mülkiyet hakkına yapılan müdahale de varlığını koruyacaktır. Anlık müdahalelerde 5233 sayılı Kanun'un 6. maddesinde belirtilen sürelerin müdahale tarihinden itibaren başlatılması makuldür. Buna karşılık süregelen müdahalelerde müdahale için spesifik ve tek bir tarihten söz edilemez. Süregelen müdahale -kesinti söz konusu olmadıkça- her an devam eden müdahaledir. Bu sebeple süregelen müdahalede zarar konusu olay için somut bir tarih belirlenemez (demir yolu hattından kaynaklanan titreşimler sebebiyle evde hasar oluşmasına ilişkin olarak yapılan benzer bir değerlendirme için bkz. Atay Elden, B. No: 2019/16301, 3/2/2022, § 53). Dolayısıyla bu tür müdahalelerde 5233 sayılı Kanun'un 6. maddesinde belirtilen sürelerin müdahalenin kesildiği tarihten itibaren başlatılması gerekir." denilmektedir. <br>Buna göre, süregelen müdahale (uyuşmazlık bakımından davacının mülküne ulaşmasına izin verilmemesi) ile bu müdahale nedeniyle uğranılan zarar kesintiye uğramadığı sürece, zararın tazminine yönelik başvuru için nihai bir tarih bulunduğundan söz edilemeyeceğinin kabulü gerekmektedir. <br>Bu itibarla, süregelen müdahaleler sonucu oluşan ve buna bağlı olarak süregelen nitelik arz eden zararlarda, 5233 sayılı Kanun'un 6. maddesinde belirtilen sürelerin (60 gün - 1 yıl) uygulanması, ancak kesinti meydana gelmesi halinde mümkün olabilecek; başka bir anlatımla, müdahale ve zarar devam ettiği sürece başvuru süresinin geçirildiğinden bahisle süre aşımı söz konusu olmayacaktır.<br>Dosyada bulunan bilgi ve belgelerden, davacının mal varlığına ulaşamama durumunun başvuru tarihi itibarıyla devam ettiği, diğer bir ifadeyle davacının mülküne ulaşmasına izin verilmemesine yönelik müdahalenin kesintiye uğramadığı, dolayısıyla davacının talep ettiği zararın devam eden / süregelen zarar olduğu dikkate alındığında; söz konusu zararının tazminine yönelik başvurusunun süresinde olduğunun kabulü gerekmektedir.<br>Bununla birlikte, İdare Mahkemesince, Danıştay (Kapatılan) Onbeşinci Dairesinin bozma kararına uyularak, davacının komisyona başvurduğu 27/06/2013 tarihinden geriye doğru 30/05/2007 tarihine kadar bir değerlendirme yapılmış ve bu süre ile sınırlı olarak zararlarının tazmini gerektiğine karar verilmiş olup, davacı tarafından bu kararın temyiz edilmediği dikkate alındığında, aleyhe bozma yasağı gereğince, bozma kararında belirtilenden fazlasına hükmedilemeyeceği de açıktır.<br> Bu durumda, dava konusu işlemin 01/01/2006-30/05/2007 tarihleri arasındaki dönem yönünden davanın kısmen reddine karar veren İdare Mahkemesi kararının bu kısmında sonucu itibarıyla hukuki isabetsizlik bulunmamaktadır. <br><br>KARAR SONUCU :<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. Davacıların temyiz istemlerinin REDDİNE,<br>2. Temyize konu ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA, <br>3. Temyiz yargılama giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, <br>4. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (on beş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 06/03/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. <br> <br><br><br></font></p></body></html>
vergi