<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2023/3770 E. , 2025/1066 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br> YEDİNCİ DAİRE <br>Esas No : 2023/3770<br>Karar No : 2025/1066 <br><br>TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Denizcilik Nakliyat ve Ticaret Anonim Şirketi <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı adına<br> ... Gümrük Müdürlüğü <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. <br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava Konusu İstem: Davacının acentelik hizmetlerini yürüttüğü ... numaralı ... isimli geminin Gümrük Yönetmeliğinin 482. maddesinin 4. fıkrası uyarınca 3 aylık süre içinde harici sefere çıkmayarak dahili seferde transit yakıt sarf ettiğinden bahisle adına tahakkuk ettirilen ve tahsil edilemeyen özel tüketim, gümrük ve katma değer vergilerinin tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrinin iptali istemiyle dava açılmıştır. <br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla, olayda, dava konusu ödeme emri içeriği ek tahakkuk kararının davacı şirkete tebliğ edilmesi üzerine ihtilafsız olarak kesinleştiği, dava dilekçesinde ileri sürülen hususların ek tahakkuk kararının hukuki gerekçesine ilişkin olduğu, bu itirazların, ek tahakkuk kararına karşı yasal süresi içerisinde yapılan itirazın reddine dair işleme karşı açılacak davada ileri sürülebileceği, ödeme emrinin iptali istemiyle açılan işbu dava dilekçesindeki itirazların, 6183 sayılı Kanun'un 58. maddesinde belirtilen itirazlar kapsamında bulunmadığı anlaşıldığından, ek tahakkuk kararının tebliği üzerine ihtilafsız olarak kesinleşen amme alacağının tahsili amacıyla düzenlenen dava konusu ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. <br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından geminin iç seferde yük veya yolcu taşımadığı ve tamir gördüğü hususunun Liman Başkanlığının yazısıyla belgelendiği, bu durumun dış seferi bozmayan haller kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, ayrıca vergilemeye esas miktarlarda mükerrerlik bulunduğu, bu nedenle ödeme emrinin iptalinin gerektiği ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : İstemin reddi gerektiği savunulmaktadır.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Dosyanın incelenmesinden, Bakanlar Kurulunca, 4760 sayılı Kanun'un 14. maddesinin 4. fıkrasında verilen yetki kullanılarak, (l) sayılı listedeki eşyaya ilişkin özel tüketim vergisinin gümrük idarelerince tahsili yolunda düzenleme yapılmadıkça, söz konusu verginin ithalat aşamasında değil, dahilde ve aynı Kanun'un 14. maddesinin 1. fıkrası hükmü uyarınca, mükellefin katma değer vergisi yönünden bağlı olduğu vergi dairesi tarafından alınması gerektiği, bu durumda da, özel tüketim vergisinin, gümrük idarelerince tarh, tahakkuk ve tahsil edilebileceği konusunda, Bakanlar Kurulunca çıkarılmış gümrük idarelerine yetki veren bir kararın bulunmadığının anlaşıldığı, dolayısıyla, özel tüketim vergisi davalı gümrük idaresince davacıdan istenilemeyeceğinden ödeme emrinin özel tüketim vergisine ilişkin kısmı ile özel tüketim vergisinden kaynaklanan katma değer vergisine ilişkin kısmında hukuka uygunluk bulunmadığından temyize konu kararın anılan kısımlara ilişkin hüküm fıkralarının bozulması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE:<br> MADDİ OLAY : <br> Davacının acentelik hizmetlerini yürüttüğü ... numaralı ... isimli geminin Gümrük Yönetmeliğinin 482. maddesinin 4. fıkrası uyarınca 3 aylık süre içinde harici sefere çıkmayarak dahili seferde transit yakıt sarf ettiğinden bahisle adına tahakkuk ettirilen ve tahsil edilemeyen özel tüketim, gümrük ve katma değer vergilerinin tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrinin iptali istemiyle dava açılmıştır.<br><br> İLGİLİ MEVZUAT:<br> 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu'nun 1. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde, (I) sayılı listedeki malların ithalatçıları veya rafineriler dahil imal edenler tarafından tesliminin özel tüketim vergisinin konusunu oluşturacağı; 2. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendinde de, teslimin, bir mal üzerindeki tasarruf hakkının malik veya adına hareket edenlerce, alıcıya veya adına hareket edenlere devredilmesini ifade edeceği; aynı Kanun'un 14. maddesinin 4. fıkrasında da, Bakanlar Kurulunun, (I) sayılı listedeki mallar için vergilendirmeyi ithal aşamasında gümrük idarelerine yaptırmaya yetkili olduğu hükme bağlanmıştır.<br><br> HUKUKİ DEĞERLENDİRME: <br> Dayandığı hukuki ve kanuni nedenlerle gerekçesi yukarıda açıklanmış bulunan bölge idare mahkemesi kararının, dava konusu ödeme emri içeriği gümrük vergisi ve özel tüketim vergisi dışında kalan unsurlardan kaynaklı katma değer vergisine ilişkin davanın reddine dair hüküm fıkrası, aynı gerekçe ve nedenlerle Dairemizce de uygun görülmüş olup, davacı tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, sözü geçen hüküm fıkralarının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br>Kararın, ödeme emri içeriği özel tüketim vergisi ile özel tüketim vergisinden kaynaklanan katma değer vergisine ilişkin kısmına yönelik davacının temyiz istemine gelince;<br>Yukarıda yer alan hükümlere göre; Bakanlar Kurulunca, 4760 sayılı Kanun'un 14. maddesinin 4. fıkrasında verilen yetki kullanılarak, (l) sayılı listedeki eşyaya ilişkin özel tüketim vergisinin gümrük idarelerince tahsili yolunda düzenleme yapılmadıkça, söz konusu verginin ithalat aşamasında değil, dahilde ve aynı Kanun'un 14. maddesinin 1. fıkrası hükmü uyarınca, mükellefin katma değer vergisi yönünden bağlı olduğu vergi dairesi tarafından alınması gerekmektedir.<br> Bu durumda; özel tüketim vergisinin, gümrük idarelerince tarh, tahakkuk ve tahsil edilebileceği konusunda, Bakanlar Kurulunca çıkarılmış gümrük idarelerine yetki veren bir Kararın bulunmadığı, dolayısıyla, özel tüketim vergisinin gümrük idaresi tarafından davacıdan istenilemeyeceği, dava konusu ödeme emrinin özel tüketim vergisine ilişkin kısmı ile özel tüketim vergisinden kaynaklanan katma değer vergisine ilişkin kısmının davacıdan hukuka aykırı olarak istenildiği anlaşılmış olup, davacı tarafından bu hususta ileri sürülen iddiaların, 6183 sayılı Kanun'un 58. maddesinde yer alan "borcum yoktur" kapsamında değerlendirilebileceği sonucuna varıldığından, temyize konu vergi dava dairesi kararının anılan kısmının bozulması gerekmiştir. <br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. Temyiz isteminin kısmen reddine, kısmen de kabulüne, <br>2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, gümrük ve özel tüketim vergisi dışında kalan unsurlardan kaynaklı katma değer vergisine ilişkin kısımlar yönünden davanın reddine ilişkin hüküm fıkrasının ONANMASINA, <br>3. Kararın, özel tüketim vergisi ile özel tüketim vergisinden kaynaklanan katma değer vergisine ilişkin kısmı yönünden davanın reddine dair hüküm fıkrasının ise BOZULMASINA, <br>4. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Daireye gönderilmesine,<br>5. Yargılama giderlerinin yeniden verilecek kararda karşılanması gerektiğine, 10/03/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.<br><br></font></p></body></html>
vergi