<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2024/2984 E. , 2025/994 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br> YEDİNCİ DAİRE <br>Esas No : 2024/2984<br>Karar No : 2025/994 <br> <br>TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı adına <br> ... Gümrük Müdürlüğü <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVACI) : ...<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava Konusu İstem: ... Doğalgaz Elektrik Üretim ve Ticaret Anonim Şirketi adına tescilli ... tarih ve ... sayılı yatırım teşvik belgesinin iptal edilmesi üzerine, belge kapsamında işlem gören ... tarih ve ... sayılı beyanname muhteviyatı eşyalardan kaynaklanan gümrük ve katma değer vergileri ile kaynak kullanımını destekleme fonu payının adı geçen şirketten tahsil edilemediğinden bahisle, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un mükerrer 35. maddesi uyarınca davacıdan tahsili amacıyla yönetim kurulu başkanı sıfatıyla düzenlenen ödeme emrinin iptali istemiyle dava açılmıştır. <br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; asıl borçlu şirket adına tahakkuk ettirilen vergilerin kesinleştiğinden bahisle düzenlenen ödeme emrinin iptali istemiyle açılan davada, ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla davanın reddedildiği, anılan Mahkemece yürütmenin durdurulması isteminin reddine karar verilmesini müteakip, yapılan mal varlığı araştırmasında Afyonkarahisar Çay ilçesinde firma adına kayıtlı gayrimenkul tespit edilerek haciz konulduğu, amme alacağı tutarı 16.067.759.90-TL olup, haciz tatbik edilen 1,370 m² ve 2,698 m² yüz ölçümlü iki adet arsanın söz konusu amme alacağını karşılama imkanının bulunmadığı sonucuna varılması karşısında, 6183 sayılı Kanun'un mükerrer 35. maddesi uyarınca tüzel kişiliğin mal varlığından, amme alacağının tamamen veya kısmen tahsil edilemeyeceğinin anlaşıldığı gerekçesiyle yönetim kurulu başkanı olan davacı adına düzenlenen ödeme emrinde hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.<br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Dosyanın incelenmesinden, her ne kadar Mahkemece asıl borçlu hakkında düzenlenen ödeme emrine karşı açılan davada verilen yürütmenin durdurulması isteminin reddine dair kararın, davayı sona erdiren, asıl borçlu adına yapılan takibi sonlandıran bir karar olarak kabul edilemeyeceği, gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, asıl borçlu hakkında düzenlenen ödeme emrine karşı dava açılmış olması, henüz şirket hakkında yapılan takiplerin tüketilmediğini gösterdiğinden davacı adına düzenlenen ödeme emrinde hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle, istinaf başvurusunun kabulü ile, mahkeme kararının kaldırılmasından sonra dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. <br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Asıl borçlu şirket adına kesinleşen amme alacağının, kanuni temsilci sıfatıyla davacıdan tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.<br> <br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Asıl borçlu şirket adına kesinleştirilen, ancak haciz konulan değerleri tespit edilip, satışı yapılarak tahsil imkansızlığı (asıl borçlu şirketten tahsil edilemeyeceği anlaşılan alacak miktarı belirlenmeden) ortaya konulmadan verilen kararın bozulması gerektiği düşünülmektedir. <br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE:<br> MADDİ OLAY : <br> ... Doğalgaz Elektrik Üretim ve Ticaret Anonim Şirketi adına tescilli ... tarih ve ... sayılı yatırım teşvik belgesinin iptal edilmesi üzerine, belge kapsamında işlem gören ... tarih ve ... sayılı beyanname muhteviyatı eşyalardan kaynaklanan gümrük ve katma değer vergileri ile kaynak kullanımını destekleme fonu payının adı geçen şirketten tahsil edilemediğinden bahisle, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un mükerrer 35. maddesi uyarınca davacıdan tahsili amacıyla yönetim kurulu başkanı sıfatıyla düzenlenen ödeme emrinin iptali istemiyle dava açılmıştır. <br><br> İLGİLİ MEVZUAT:<br> 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un "Kanundaki Terimler" başlıklı 3. maddesinde, tahsil edilemeyen amme alacağı teriminin, amme borçlusunun bu Kanun hükümlerine göre yapılan mal varlığı araştırması sonucunda haczi kabil herhangi bir mal varlığının bulunmaması, haczedilen mal varlığının satılarak paraya çevrilmesine rağmen satış bedelinin amme alacağını karşılamaması gibi nedenlerle tahsil edilemeyen amme alacaklarını; tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağı teriminin ise, amme borçlusunun haczedilen mal varlığına bu Kanun hükümlerine göre biçilen değerlerin amme alacağını karşılayamayacağının veya hakkında iflas kararı verilen amme borçlusundan aranılan amme alacağının iflas masasından tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması gibi nedenlerle tahsil dairelerince yürütülen takip muamelelerinin herhangi bir aşamasında amme borçlusundan tahsil edilemeyeceği ortaya çıkan amme alacaklarını ifade ettiği; mükerrer 35. maddesinde; tüzel kişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, vakıflar ve cemaatler gibi tüzel kişiliği olmayan teşekküllerin mal varlığından tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacaklarının, kanuni temsilcilerin ve tüzel kişiliği olmayan teşekkülü idare edenlerin şahsi mal varlıklarından bu Kanun hükümlerine göre tahsil edileceği, 55. maddesinde, amme alacağını vadesinde ödemeyenlere 7 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumunun bir ödeme emri ile tebliğ olunacağı; 58. maddesinde, kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahsın böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı iddiası ile tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde alacaklı tahsil dairesine ait davalara bakan vergi mahkemesi nezdinde dava açabileceği belirtilmiştir. <br> 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 27. maddesinin 4. fıkrasında Vergi mahkemelerinde, vergi uyuşmazlıklarından doğan davaların açılması, tarh edilen vergi, resim ve harçlar ile benzeri mali yükümlerin ve bunların zam ve cezalarının dava konusu edilen bölümünün tahsil işlemlerini durduracağı düzenlenmiştir.<br><br> HUKUKİ DEĞERLENDİRME: <br> Yukarıda yer verilen düzenlemelere göre; kanun koyucu, şirkete ait borçlar nedeniyle ödevlerini yerine getiremeyen kanuni temsilcinin sorumluluğuna gidilebilmesini; borcun şirket adına usulüne uygun olarak kesinleştirilmesi ve asıl borçlu şirketin malvarlığından tamamen veya kısmen tahsil edilemeyeceğinin tespitinden sonra olanaklı kılmıştır.<br> Davanın, tarh edilen vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümler ile bunların zam ve cezalarının davaya konu edilen kısmının tahsilatını durdurucu etkisi, Mahkemece, bu konuda verilecek herhangi bir karara gerek olmaksızın, kendiliğinden gerçekleşmekte ve davanın sonuçlanmasına kadar devam etmekte; ancak tahsilat aşamasına ilişkin işlemlerin dava konusu edilmesi halinde ise mahkeme tarafından yürütmenin durdurulmasına dair karar verilmedikçe bu işlemlere devam edilebilmektedir.<br> Bu itibarla, 6183 sayılı Kanunda düzenlenen ve verginin tahsil aşamasına ilişkin işlemlerden olduğu tartışmasız bulunan ödeme emirlerinin iptali istemiyle açılan davalarda, yürütmenin durdurulması yolunda bir karar verilmedikçe amme alacağının tahsiline yönelik işlemlere devam edileceğinden, asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emrine karşı açılan davanın reddedilmesi, bu kararın yürütülmesinin de yargı kararıyla durdurulmaması karşısında, takibin asıl borçlu açısından devam edeceği açıktır. Kanuni temsilciler yönünden alacağın takibi ise ancak tüzel kişiliğin mal varlığından tamamen ve kısmen tahsil edilmeyen veya edilemeyeceği anlaşılan alacaklar bakımından olanaklıdır. <br>Dosyanın, Dairemizin 2024/1047 esas sayılı dosyası ile birlikte incelenmesinden; asıl borçlu şirket ... Doğalgaz Elektrik Üretim ve Ticaret Anonim Şirketi adına tahakkuk ettirilen vergilerin kesinleştiğinden bahisle düzenlenen ödeme emrinin iptali istemiyle açılan davanın reddine ilişkin kararın Dairemizin 05/03/2025 tarih ve E:2024/1047, K:2025/995 sayılı kararı ile onandığı anlaşılmış olup, söz konusu davada şirket hakkında yapılan takip işlemlerinin durdurulmasına ilişkin bir yargı kararı bulunmadığından temyize konu kararda hukuka uyarlık bulunmamakla birlikte, şirketin borçlarından dolayı, davacıya başvurulabilmesi için öncelikle şirket adına kesinleştirilmesi ve usulüne uygun tüm takip yollarının tüketilmesine karşın, borcun şirketin mal varlığından kısmen ya da tamamen tahsil edilememesi veya edilemeyeceğinin ortaya konulması gerektiğinden, bu yönde yapılacak bir değerlendirmeye göre karar verilmek üzere temyize konu kararın bozulması gerekmiştir. <br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle; <br>1.Temyiz isteminin kabulüne,<br>2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,<br>3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Daireye gönderilmesine,<br>4. 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13. maddesinin (j) bendi parantez içi hükmü uyarınca alınması gereken harç dahil olmak üzere, yargılama giderlerinin yeniden verilecek kararda karşılanması gerektiğine, 05/03/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.<br><br></font></p></body></html>
vergi