<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2025/1851 E.  ,  2025/1984 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br> DÖRDÜNCÜ DAİRE <br>Esas No : 2025/1851<br>Karar No : 2025/1984 <br> <br>TEMYİZ EDEN (DAVACI) :...<br><br>KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Valiliği <br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. <br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Hatay ili, İskenderun ilçesi, ... Mahallesi,... Sokak, No:... adresinde bulunan taşınmazın, 06/02/2023 tarihinde meydana gelen depremden dolayı, az hasarlı olarak tespit edilmesine ilişkin ... askı kodlu hasar tespit işleminin iptali istenilmiştir.<br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararda; dava dilekçesinde davacının uyuşmazlık konusu taşınmazın kiracısı olduğunu beyan ettiği, TAKBİS üzerinden yapılan sorgulamalar sonucunda, söz konusu taşınmazın dava dışı kişilere ait olduğunun görüldüğü, dava konusu hasar tespit işleminin, mülkiyet hakkının özüne ilişkin bir karar olduğu, bu haliyle, anılan karara karşı da ancak mülkiyet hakkı ya da mülkiyetten gayri ayni hak sahiplerince dava açılabileceği anlaşıldığından, dava konusu işlem nedeniyle davacının hukuken korunması gereken meşru bir menfaatinin bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın ehliyet yönünden reddine karar verilmiştir.<br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İdare Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının, davacının dava dilekçesinde belirttiği adresine 04/04/2024 tarihinde tebliği edildiği, davacının ise 05/04/2024 tarihinde işlemeye başlayan on beş (15) günlük istinaf süresinin dolmasından çok sonra 29/07/2024 tarihinde kayda giren dilekçe ile istinaf kanun yoluna başvurduğu anlaşıldığından, istinaf başvurusunun esasının yasal sürenin aşılması nedeniyle incelenemeyeceği gerekçesiyle istinaf başvurusunun süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir. <br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, Tebligat Kanunu'nun ilgili maddeleri dikkate alındığında, yapılan tebligatın usulsüz olduğu, bu haliyle, istinaf başvurusunun süre aşımı nedeniyle reddi yönünde verilen kararda hukuki isabet bulunmadığı, temyiz isteminin kabulü ile söz konusu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir. <br><br>TETKİK HÂKİMİ : ... <br>DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE :<br>2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 25. maddesinde, kararların tasdikli birer örneğinin taraflara tebliğ edileceği; 60. maddesinde ise, Danıştay ile bölge idare, idare ve vergi mahkemelerine ait her türlü tebliğ işlerinin, Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapılacağı kurala bağlanmıştır.<br> 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun "Bilinen adrese tebligat" başlıklı 10. maddesinde; tebligatın, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılacağı; bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresinin, bilinen en son adresi olarak kabul edileceği ve tebligatın buraya yapılacağı; aynı Kanun'un 32. maddesinde de, tebliğ usulüne aykırı yapılmış olsa bile, muhatabı tebliğe muttali olmuş ise muteber sayılacağı, muhatabın beyan ettiği tarihin, tebliğ tarihi addolunacağı düzenlenmiştir.<br>Bununla birlikte, 25/01/2012 tarih ve 28184 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmelik'in "Bilinen adreste tebligat" başlıklı 16. maddesinde; tebligatın, öncelikle tebliğ yapılacak şahsın bilinen en son adresinde yapılacağı; bilinen en son adresin tespitinde, tebliğ isteyenin beyanının, muhatabın veya diğer ilgililerin bildirimlerinin ya da mevcut belgelerin esas alınacağı; bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresinin bilinen en son adresi olarak kabul edileceği ve tebligatın buraya yapılacağı, ayrıca başkaca adres araştırması yapılmayacağı, 79. maddenin ikinci fıkrasına göre renkli bastırılan tebligat zarfında, adresin muhatabın adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresi olduğu belirtilerek bu adrese tebligat yapılacağına dair meşruhata yer verileceği; "Basılı evrak" başlıklı 79. maddesinin ikinci fıkrasında da; bu Yönetmeliğe ekli örneklere göre bastırılacak evrakın beyaz renkte olması gerektiği, ancak, 16 ncı maddenin ikinci fıkrası uyarınca adres kayıt sistemine göre düzenlenecek tebliğ zarfının açık mavi renkte bastırılacağı kurallarına yer verilmiştir.<br>Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerine göre, gerçek kişilere yapılacak tebligatlarda, öncelikle muhatabın bilinen (dilekçesinde bildirdiği) adresine tebligat yapılması gerektiği; bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması halinde, ikinci tebligatın muhatabın adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresine Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre yapılması gerektiği açıktır.<br>Dosyanın incelenmesinden; 23/02/2024 tarihinde Mahkeme kayıtlarına giren dava dilekçesinde davacının adresinin "... Mahallesi, ... Kenti, No:... İskenderun/HATAY" olarak belirtildiği, sonrasında davacının adres değişikliği yaptığına dair herhangi bir bildiriminin bulunmadığı, ancak bakılan davada verilen... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı "ehliyet ret" kararının, 04/04/2024 tarihinde, doğrudan davacının MERNİS adresinde Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesi uyarınca muhtara teslim edilmek ve 2 nolu haber kağıdı kapıya yapıştırılmak suretiyle tebliğ edildiği, 29/07/2024 tarihinde kayıtlara giren istinaf başvuru dilekçesinde de davacının adresinin "... Mahallesi, ... Kenti, No:... İskenderun/HATAY" olarak belirtildiği, ... Bölge İdare Mahkemesi... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararı ile "istinaf başvurusunun süre aşımı nedeniyle reddine" karar verilmesi ve bu kararın tebliğ edilmesi üzerine, yasal süresi içerisinde temyiz başvurusunda bulunulduğu anlaşılmaktadır.<br>Bu durumda, istinafa konu olan Mahkeme kararının, öncelikle davacının bildirdiği "... Mahallesi, ... Kenti, No:... İskenderun/HATAY" adresine tebliğ edilmesi, bu adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması halinde, Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre MERNİS adresine tebligat yapılması gerekirken, doğrudan anılan Kanunun 21/2. maddesi uyarınca yapılan tebligatın usulsüz olduğu; dolayısıyla, davacının beyan ettiği tarih tebliğ tarihi olarak esas alınarak, istinaf başvurusunun süresinde yapıldığının kabul edilmesi gerektiği sonunucuna varıldığından, istinaf başvurusunun süre aşımı nedeniyle reddi yönünde verilen İdare Dava Dairesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU :<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. Temyiz isteminin kabulüne,<br>2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının BOZULMASINA,<br>3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 25/03/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.<br><br><br></font></p></body></html>

vergi