<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 6. Daire Başkanlığı         2024/1467 E.  ,  2025/1110 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br> ALTINCI DAİRE <br>Esas No : 2024/1467<br>Karar No : 2025/1110<br> <br>TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1-...<br> 2-... <br> 3- ... <br> 4- ...<br> 5-... <br>VEKİLİ : Av. ...<br> <br>KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- ... Bakanlığı <br>VEKİLİ : Av. ...<br> 2- ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı <br>VEKİLİ : Av. ...<br> <br>İSTEMİN KONUSU: Danıştay Altıncı Dairesinin 08/11/2021 tarihli, E:2020/4420, K:2021/12183 sayılı bozma kararına uyularak verilen ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: İstanbul ili, Fatih ilçesi, Eminönü, ... Mahallesi, ... ada, ..., ... ve ... parsel sayılı taşınmazları kapsayan ... tarihli ... ölçekli Fatih Tarihi Yarımada Koruma Amaçlı Nazım İmar Planının ve bu plana yapılan itirazın reddine ilişkin ... tarihli, ... sayılı belediye meclisi kararının iptali istenilmiştir.<br> İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Temyize konu kararda; dava konusu 1/5000 ölçekli Tarihi Yarımada Fatih Koruma Amaçlı Nazım İmar Planının ve bu plana yapılan itirazın reddine ilişkin ... tarihli, ... sayılı belediye meclis kararının konut alanı fonksiyonu yönünden iptaline, diğer fonksiyonlar yönünden ise davanın reddine dair ... İdare Mahkemesinin ... tarihli, E:..., K:... sayılı kararının Danıştay Altıncı Dairesinin 08/11/2021 tarihli, E:2020/4420, K:2021/12183 sayılı kararı ile otopark alanı fonksiyonu yönünden bozulmasına, diğer fonksiyonlar yönünden onanmasına karar verilmesi üzerine bozma kararına uyularak, otopark alanı fonksiyonu yönünden dava konusu parselin içerisinde bulunduğu bölgede yol en kesitlerinin dar olduğu, bu nedenle yol üstü park kullanımının mümkün olmadığı, ... parsel sayılı taşınmazın konaklama ve konut alanları arasında kaldığı, bu durumda otopark fonksiyonunun hem konut alanına hem konaklama alanına hizmet edeceği, uyuşmazlık konusu taşınmazın yakın çevredeki diğer parsellere göre daha derin olmasının parseli otopark kullanımı için daha uygun kıldığı, bölgede yoğun bir kentsel dokunun olması ve tescilli yapıların yoğun olmasının otopark alanı için kısıtlı alternatifler bulunduğu, söz konusu parselin yukarıda açıklanan özelliklerinin yanında alt bölgeye hizmet eden, sürekliliği olan yola cepheli olması sebebiyle açık otopark olarak belirlenmesinin planlama ve şehircilik ilkelerine uygun olduğu sonucuna varılmıştır.<br> Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemde taşınmazın otopark alanı olarak belirlenmesi hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir. <br> <br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : İdare Mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunda detaylı incelemenin yapılmadığı, aynı raporun sunulduğu, bozma kararında belirtilen araştırmanın yapılmadığı ileri sürülmektedir. <br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI : Temyiz edilen kararda bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, usul ve kanuna uygun olan kararın onanması gerektiği savunulmaktadır.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile mahkeme kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE:<br> MADDİ OLAY : <br> İstanbul ili, Fatih ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ..., ... ve ... parsel sayılı taşınmazların bulunduğu alanda 30.12.2011 tarihinde 1/5000 ölçekli Tarihi Yarımada Fatih Koruma Amaçlı Nazım İmar Planı onaylanmış, ... parsel sayılı taşınmaz kısmen konaklama tesis alanı ve kısmen yol alanı, ... parsel sayılı taşınmaz açık otoparklar , kısmen de konaklama tesis alanı ve ... parsel sayılı taşınmaz kısmen 500ki/ha yoğunlukta konaklama+konut alanı kısmen 500ki/ha yoğunlukta konut alanı olarak belirlenmiş ve anılan nazım imar planı 27.01.2012-27.02.2012 tarihleri arasında askıya çıkarılmış, söz konusu plana karşı davacılar tarafından taşınmazın üzerinde otel işletmesi bulunduğu taşınmazın konaklama tesis alanı olarak belirlenmesi gerektiği ve açık otopark alanı olarak belirlenen taşınmazın komşuluğunda tescilli yapının bulunduğu ve otopark giriş çıkışlarında tescilli yapının zarar görebileceği iddiaları ile askı süresi içerisinde nazım imar planına itiraz edilmiş, plana karşı yapılan bu itirazın davalı idarece ... tarihli, ... sayılı belediye meclisi kararı ile reddedilmesi üzerine bakılan bakılan dava açılmıştır.<br><br> İLGİLİ MEVZUAT:<br> 3194 sayılı İmar Kanununun 5. maddesinin dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan halinde, nazım imar planı; varsa bölge ve çevre düzeni planlarına uygun olarak hali hazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının; genel kullanış biçimlerini, başlıca bölge tiplerini, bölgelerin gelecekteki nüfus yoğunluklarını, gerektiğinde yapı yoğunluğunu, çeşitli yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklükleri ile ilkelerini, ulaşım sistemlerini ve problemlerinin çözümü gibi hususları gösteren ve uygulama imar planının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen detaylı bir raporla açıklanan ve raporu ile beraber bir bütün olan plan olarak, uygulama imar planı ise; tasdikli halihazır haritalar üzerine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak nazım imar planı esaslarına göre çizilen ve çeşitli bölgelerin yapı adalarını, bunların  yoğunluk ve düzenini, yolları ve uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren plan olarak tanımlanmıştır. <br>2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununun "Tanımlar" başlıklı 3. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinin 8. alt bendinde, "Koruma amaçlı imar plânı: bu Kanun uyarınca belirlenen sit alanlarında, alanın etkileşim-geçiş sahasını da göz önünde bulundurarak, kültür ve tabiat varlıklarının sürdürülebilirlik ilkesi doğrultusunda korunması amacıyla arkeolojik, tarihi, doğal, mimarî, demografik, kültürel, sosyo-ekonomik, mülkiyet ve yapılaşma verilerini içeren alan araştırmasına dayalı olarak; hali hazır haritalar üzerine, koruma alanı içinde yaşayan hane halkları ve faaliyet gösteren iş yerlerinin sosyal ve ekonomik yapılarını iyileştiren, istihdam ve katma değer yaratan stratejileri, koruma esasları ve kullanma şartları ile yapılaşma sınırlamalarını, sağlıklaştırma, yenileme alan ve projelerini, uygulama etap ve programlarını, açık alan sistemini, yaya dolaşımı ve taşıt ulaşımını, alt yapı tesislerinin tasarım esasları, yoğunluklar ve parsel tasarımlarını, yerel sahiplilik, uygulamanın finansmanı ilkeleri uyarınca katılımcı alan yönetimi modellerini de içerecek şekilde hazırlanan, hedefler, araçlar, stratejiler ile plânlama kararları, tutumları, plân notları ve açıklama raporu ile bir bütün olan nazım ve uygulama imar plânlarının gerektirdiği ölçekteki plânlardır." hükmü yer almaktadır.<br> 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunun "Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu ile Vergi Usul Kanununun uygulanacağı hâller" başlıklı 31. maddesiyle atıfta bulunulan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun "Bilirkişi İncelemesi" başlıklı beşinci bölümünde yer alan "Bilirkişiye başvurulmasını gerektiren hâller" başlıklı 266. maddesinde, mahkemenin, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar vereceği; ancak, genel bilgi veya tecrübeyle ya da hâkimlik mesleğinin gerektirdiği hukuki bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulamayacağı; "Bilirkişinin görev alanının belirlenmesi" başlıklı 273. maddesinde, mahkemenin bilirkişinin görevlendirilmesine ilişkin kararında inceleme konusunun bütün sınırlarıyla açıkça belirlenmesine ve bilirkişinin cevaplaması gereken sorulara ilişkin hususlara yer vermek zorunda olduğu; "Bilirkişinin haber verme yükümlülüğü" başlıklı 275. maddesinde, bilgisine başvurulan bilirkişinin kendisine tevdi olunan görevin uzmanlık alanına girmediğini mahkemeye bildirme yükümlülüğünün bulunduğu; "Bilirkişinin yetkileri" başlıklı 278. maddesinde, bilirkişinin görevini mahkemenin sevk ve idaresi altında yürüteceği, bilirkişinin görev alanı veya sınırları hakkında tereddüde düşerse, bu tereddüdünün giderilmesini her zaman mahkemeden isteyebileceği; "Bilirkişi açıklamalarının tespiti ve rapor" başlıklı 279. maddesinde, bilirkişi raporunun gerekçeli olması gerektiği, bilirkişinin hukuki değerlendirmelerde bulunamayacağı belirtilmiştir. <br> <br> HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br> Özel ve teknik bilgiyi gerektiren uyuşmazlıklarda, bilirkişiye başvurulmasındaki amacın, maddi gerçekliğin ortaya çıkarılmasına yardımcı olacak teknik verilerin elde edilmesini sağlamak olduğu göz önünde tutulduğunda, tek başına hukuki bilgiyle çözümlenmesi mümkün olmayan görülmekte olan uyuşmazlığın çözüme kavuşturulması ve davaya konu imar planlarının yargısal denetiminin yapılması için, işin niteliği gereği heyet halinde çalışması uygun görülen bilirkişilerin, dava dilekçesinde ileri sürülen iddialar ve planlama alanının özellikleri gözetilerek uygun uzmanlık alanı dikkate alınmak suretiyle seçilmesi gerekmektedir. Zira, uyuşmazlığın yeterli uzmanlığa sahip bilirkişiler tarafından değerlendirilmesi tarafları tatmin edici ve adil bir yargılama yapılması açısından önemli bir gerekliliktir. <br> Dosyanın incelenmesinden, Dairemizin 08/11/2021 tarihli, E:2020/4420, K:2021/12183 sayılı kararı ile dava konusu nazım imar planına ilişkin bilirkişi incelemesinin otopark alanı fonksiyonu yönünden yeterli olmadığı, nazım imar planına konu otopark kullanım kararlarının mevzuat hükümleri kapsamında ulaşım, trafik gibi ilişkiler üzerinde durularak yer seçimi, asgari büyüklük ve kişi başına düşen alan açısından kapsamlı bir biçimde incelenerek yeniden karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulduğu, ancak alınan ek raporun yine ilk rapordaki tespitleri içerdiği ve Mahkemece hükme esas alındığı, bozma kararında belirtilen hususlara dair yeterli inceleme ve değerlendirme yapılmaksızın karar verildiği anlaşılmaktadır. <br>Ayrıca davacılar vekili tarafından, bilirkişi raporuna açık otopark alanı olarak belirlenen taşınmaza girişlerin ... Caddesinden sağlandığı ve ... Caddesi üzerinde pek çok tescilli yapının bulunduğu, dava konusu ... ve ... parsel sayılı taşınmazların bitişiğinde bulunan ... parsel sayılı taşınmaz üzerinde tescilli yapı olan ... Evinin bulunduğu, ... ve ... parsel sayılı taşınmazlar arasında tescilli bir çeşme bulunduğu, anılan cadde üzerinde yol enkesitlerinin 10 metre ve 6 metre arasında değiştiği, alanda planlanan otoparka giriş çıkışın tescilli eserler ve trafik güvenliği açısından tehlike arz ettiği iddiaları ile bilirkişi raporuna itiraz edildiği ancak bu hususa yönelikte herhangi bir değerlendirme yapılmadığı görülmektedir.<br> Bu durumda, İdare Mahkemesi tarafından uyuşmazlık konusu alanın korunan alan olduğu hususu da göz önünde bulundurularak otopark kullanım kararlarının mevzuat hükümleri kapsamında ulaşım, trafik gibi ilişkiler üzerinde durularak yer seçimi (otoparka giriş- çıkışlarda dönüşlerinin tescilli eserlere zarar verip vermeyeceği) , asgari büyüklük ve kişi başına düşen alan açısından kapsamlı bir biçimde incelenerek yeniden karar verilmesi gerekmektedir.<br>Bu itibarla, eksik inceleme ve değerlendirme sonucu verilen temyize konu İdare Mahkemesi kararında isabet bulunmamaktadır.<br><br>KARAR SONUCU :<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1.2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davacıların temyiz isteminin kabulüne,<br>2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin temyize konu ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,<br>3. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,<br>4. 2577 sayılı Kanunun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere 04/03/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.<br><br></font></p></body></html>

vergi