<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2024/3894 E.  ,  2025/2145 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br> DÖRDÜNCÜ DAİRE <br>Esas No : 2024/3894<br>Karar No : 2025/2145 <br><br>TEMYİZ EDEN (DAVALILAR) : 1- ... Bakanlığı <br>VEKİLİ : Av....<br> 2- ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı (E-Tebligat)<br>VEKİLİ : Av. ... <br> 3-... Belediye Başkanlığı <br>VEKİLİ : Av.... <br><br>KARŞI TARAF (DAVACILAR) : 1-... <br> 2- ... <br>VEKİLİ : Av. ... <br><br>İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. <br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br> Dava konusu istem: İstanbul ili, Avcılar ilçesi, ... Mahallesi, ... pafta, ... parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan "... " isimli apartmanın 1/2'şer oranda maliki olan davacıların Afete Maruz Bölge kararı kapsamında kalan yıkılacak yapılarını tahliye etmeleri nedeniyle uğranıldığı öne sürülen, 10.000,00-TL (29.12.2015 tarihli miktar artırımı sonrası 914.798,54-TL) maddi zararın dava tarihinden itibaren yürütülecek yasal faiziyle birlikte tazminine karar verilmesi istenilmiştir.<br> İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: İdare Mahkemesince verilen kararda; davanın kısmen kabul, kısmen reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararının Danıştay Ondördüncü Dairesinin 19/04/2017 tarih, E:2017/436, K:2017/2539 sayılı kararıyla bozulması üzerine, bozma kararına uyularak verilen davanın kabulü yolundaki İdare Mahkemesi kararının Danıştay Altıncı Dairesinin 14/03/2022 tarih ve E:2020/7120, K:2022/2958 sayılı kararıyla bozulması üzerine, bozma kararına uyularak, davacıların toplam 914.798,54-TL maddi kaybının oluştuğu, bu maddi kayıptan ise davalı idarelerin kusuru oranında sorumlu olduğu dikkate alındığında, bu zararın %30'u olan 274.439,562-TL'sinden Avcılar Belediye Başkanlığının, zararın %25'i olan 228.699,635-TL'sinden Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının, zararın %15'i olan 137.219,781-TL'sinden İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığının sorumlu olduğu, bu suretle davacının maddi tazminat isteminin 640.358,978-TL'sinin kabulü, davacının kusurundan kaynaklanan (%30 kusur oranına isabet eden) fazlaya ilişkin 274.439,562-TL tazminat isteminin ise reddi gerektiği sonucuna varıldığı gerekçeleriyle, davanın kısmen kabulü ile, 274.439,562-TL'sinin Avcılar Belediye Başkanlığından, 228.699,635-TL'sinin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığından, 137.219,781-TL'sinin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığından olmak üzere toplam 640.358,978-TL maddi tazminatın dava tarihinden (30.12.2013) itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davalı idarelerden alınarak davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin 274.439,562-TL maddi tazminat isteminin ise reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI:<br>1-Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından; faiz başlangıcının ve kusur oranlarının hatalı belirlendiği, idarelerinin kusuru bulunmadığı, harçtan muaf oldukları belirtilerek ve re'sen dikkate alınacak nedenlerle, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. <br>2-İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından; idarelerinin hizmet kusuru bulunmadığı, dava konusu işlem ve eylemlerle idareleri arasında illiyet bağı bulunmadığı belirtilerek, temyize konu karardaki aleyhe hususların bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. <br>3-Avcılar Belediye Başkanlığı tarafından; kusur oranının hatalı belirlendiği, idarelerinin herhangi bir kusuru ve sorumluluğu bulunmadığı, davanın tümden reddine karar verilmesi gerektiği belirtilerek ve re'sen dikkate alınacak nedenlerle, temyize konu karardaki aleyhe hususların bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. <br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacılar tarafından, savunma verilmemiştir. <br><br>TETKİK HÂKİMİ : ... <br>DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin kabulü ile temyize konu Mahkeme kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50/4 maddesi uyarınca, bozmaya uyularak verilen kararın temyiz incelemesinin bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılması gerektiği hususu yanında, yargılamanın geldiği aşama da dikkate alınarak yapılan değerlendirme sonucunda, gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE :<br>İdare ve vergi mahkemeleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.<br> Temyize konu kararın esasa ilişkin kısmında 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinin 2. fıkrasında sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmamaktadır. <br>2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinin birinci fıkrasının ikinci bendinde, temyiz incelemesi sonucu Danıştay'ın kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararı düzelterek onayacağı hükmüne yer verilmiştir.<br>Dosyanın incelenmesinden; temyize konu karara dayanak alınan bilirkişi raporunda tazminata ilişkin tespitler 2015 yılına ilişkin Mimarlık ve Mühendislik Hizmet Bedellerinin Hesabında Kullanılacak Yapı Yaklaşık Birim Maliyetleri Hakkında Tebliğ hükümlerine göre yapıldığından, maddi tazminata uygulanacak faiz başlangıcının değer tespitlerinde esas alınan yıkım tarihi olarak belirlenmesi gerektiği halde hükmedilen maddi tazminat yönünden '' ...dava tarihinden (30.12.2013) itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte...'' şeklinde hüküm kurulduğu anlaşıldığından, dosyanın geldiği aşama da dikkate alınmak suretiyle, kararın hüküm kısmının 1 nolu paragrafında yer alan '' ...dava tarihinden (30.12.2013) itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte...'' şeklindeki ifadenin ''... 19.03.2015 tarihinden itibaren (Değer tespitinde esas alınan 2015 yılı Yapı Yaklaşık Birim Maliyetleri Hakkında Tebliğin Resmi Gazete'de yayımlandığı tarihi) hesaplanacak yasal faiziyle birlikte...'' şeklinde düzeltilmesine karar verilmiştir.<br><br>KARAR SONUCU :<br> Açıklanan nedenlerle;<br> 1. Temyiz istemlerinin reddine,<br> 2. Temyize konu... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının 2577 sayılı Kanunun 49/1-(b) maddesi uyarınca yukarıda belirtilen şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, <br> 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına,<br> 4. Dosyanın anılan İdare Mahkemesine gönderilmesine,<br> 5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş (15) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 08/04/2025 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.<br><br><br>(X) KARŞI OY : <br><br>Dosyanın incelenmesinden; yargılamanın önceki aşamalarında, ... İdare Mahkemesi'nin ... tarihli ve E:... , K:... sayılı kararı ile davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verildiği, arsa değer kaybına ilişkin kısım yönünden davanın reddedildiği, söz konusu kararın bozulması istemi ile sadece davalılar tarafından temyiz yoluna başvurulduğu, kararın arsa değer kaybını da kapsayan redde ilişkin kısmının bu aşamada kesinleştiği, Danıştay Ondördüncü Dairesinin 19/04/2017 tarih, E:2017/436, K:2017/2539 sayılı kararıyla bozulan kısmın, Mahkeme kararının kabule ilişkin kısmı olduğu, bozma kararına uyularak yeniden yapılan yargılama sırasında düzenlenen bilirkişi raporunda, maddi tazminat hesaplaması yapılırken arsa değer kaybının da hesaplandığı ve ... İdare Mahkemesi'nin ... tarihli ve E:... K:... sayılı kararı ile davanın, bu kez, daha önce ret kararı ile kesinleşen arsa değer kaybına ilişkin kısmını da kapsar biçimde, tümden kabulüne karar verildiği, bu kararın da Danıştay Altıncı Dairesinin 14/03/2022 tarih ve E:2020/7120, K:2022/2958 sayılı kararıyla bozulması üzerine, bozma kararına uyularak, yine arsa değer kaybını da kapsayacak şekilde, davacıların toplam 914.798,54-TL maddi kaybının oluştuğu tespiti ile hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır.<br>Bu durumda; gelinen noktada, temyize konu karar ile, dosyanın önceki aşamalarında verilen ret kararının davacılar tarafından temyiz edilmemiş olması sebebi ile kesinleşmiş bulunan arsa değer kaybı istemi hakkında karar verilmesi hukuken mümkün bulunmadığından, bu husus dikkate alınarak, maddi tazminat istemi hakkında hesaplama yaptırılarak yeniden karar verilmesi gerektiğinden, İdare Mahkemesi kararının temyize konu edilen kabule ilişkin kısmının bozulması gerektiği oyu ile çoğunluk kararına katılmıyoruz. <br><br> <br><br></font></p></body></html>

vergi