<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2021/3519 E.  ,  2025/3269 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>SEKİZİNCİ DAİRE<br>Esas No : 2021/3519<br>Karar No : 2025/3269 <br><br>TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVALILAR) : 1-... Bakanlığı <br>VEKİLİ : Av. ... <br> 2- ... Genel Müdürlüğü <br>VEKİLİ : Av. ... <br><br>KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Turizm İşletmeleri ve Tic. A.Ş.<br>VEKİLİ : Av. ... <br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. <br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Belek Turizm Merkezi kapsamındaki Antalya ili, Serik ilçesi, ... Mahallesi, ... Mevkiinde kain toplam 135.118,19 m2 yüzölçümlü Hazine adına kayıtlı orman vasıflı ... ada, ... parsel sayılı davacı şirkete tahsisli taşınmazda otel işleten davacı şirket tarafından, tahsis süresinin 49 yıla uzatılması işlemlerine esas olmak üzere yapılan incelemede 2004 yılında tesisin yatak kapasitesinin 850 yataktan 1.000 yatağa çıkarılmasıyla oluşan 150 yataklık kapasite artışına ilişkin Orman Köylüleri Kalkındırma Gelirinin ödenmediğinden bahisle 2004 yılı birim maliyetleri esas alınarak toplam yatırım maliyetinin % 3'ü oranında hesaplanan 236.538,00 TL'nin tahakkukuna ilişkin Orman Genel Müdürlüğünün... tarih ... sayılı ve Kültür ve Turizm Bakanlığının... tarih ... sayılı işleminin iptali ile 03/12/2018 tarihinde faiziyle birlikte ödenen toplam 666.407,03 TL'nin ödeme gününden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte iadesine karar verilmesi istenilmiştir.<br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararda; davacı şirket tarafından, tahsis süresinin 49 yıla uzatılması işlemlerine esas olmak üzere davalı idarelerce yapılan incelemede 2004 yılında tesisin yatak kapasitesinin 850 yataktan 1000 yatağa çıkarılmasıyla oluşan 150 yataklık kapasite artışına ilişkin Orman Köylüleri Kalkındırma Gelirinin ödenmediğinin tespit edildiği, 2004 yılı birim maliyetleri esas alınarak toplam yatırım maliyetinin % 3'ü oranında hesaplanan 236.538,00 TL Orman Köylüleri Kalkındırma Gelirinin davacı şirket adına tahakkuk etirildiği, davacı şirket tarafından söz konusu meblağın faiziyle birlikte 666.407,03 TL olarak 03/12/2018 tarihinde ödendiği, ancak süre uzatım talebiyle tespit edilen 150 yataklık kapasite artışından kaynaklanan Orman Köylüleri Kalkındırma Gelirinin, davalı idarelerce tahakkuku/tahsili için davacı şirkete bugüne kadar bir ihbarnameyle tebliğde/takipte bulunulduğuna ilişkin herhangi bir bilgi-belgeye dava dosyasında rastlanılmadığı, dolayısıyla amme alacağı niteliğinde olan fark kapasite artışından kaynaklanan kalkındırma gelirinin ihbarnameyle kesinleştirilerek tahsili yoluna gidilmesi gerekirken aksi yönde hareketle tahsilat yapıldığı, fark bedellere ilişkin bir ihbarnameyle tebliğde/takipte bulunulmuş olsa bile 2004 yılına ilişkin hesaplanan gelirin tahsil zamanaşımına uğradığı, bu itibarla kapasite artışından kaynaklanan bedelin artık talep edilemeyeceği anlaşıldığından tesis olunan dava konusu işlemlerde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemlerin iptaline, davacı şirketçe faiziyle birlikte ödenen toplam 666.407,03-TL'nin ödeme tarihi olan 03/12/2018 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idarelerden alınarak davacı şirkete ödenmesine karar verilmiştir.<br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 37. maddesinde; amme alacağının, hususi kanunlarında belli edilen zamanlarda; hususi kanunda ödeme zamanı tespit edilmemişse Maliye Bakanlığınca belirtilecek usule göre yapılacak tebliğden itibaren 1 ay içinde ödeneceği ve ödeme süresinin son gününün vade tarihi olduğunun kurala bağlandığı, hususi kanun niteliğinde olan 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu'nun 15. maddesinde ise orman fonuna katkı payının vadesinin belirlendiği, buna göre, 2634 sayılı Kanun'da orman köylüleri kalkındırma gelirinin vadesi belirli olduğundan ve 6183 sayılı Kanun'un 37/2. maddesi, hususi kanunlarında ödeme zamanı tespit edilmeyen alacakların vadesinin belirlenmesi amacıyla uygulanacak süreci düzenlediğinden ve anılan madde hükümlerinin uygulanma imkanı bulunmadığı anlaşıldığından mahkeme kararının bu gerekçesinde hukuki isabet bulunmadığı, bununla birlikte, 6183 sayılı Kanun'un 102. maddesi uyarınca vadesinin rastladığı takvim yılını takip eden takvim yılı başından itibaren 5 yıl içinde tahsil edilmeyen kamu alacağının zamanaşımına uğrayacağı, dava konusu işlemle istenilen 2004 yılına ilişkin orman köylüleri kalkındırma gelirinin vadesinin 2007-2012 yıllarına karşılık geldiği, bu tarihlerden itibaren 5 yıllık zamanaşımı süreleri geçtikten sonra... tarih ve ... sayılı ve ... tarih ve... sayılı işlemle istenilen 2004 yılına ilişkin orman köylüleri kalkındırma gelirinin zamanaşımına uğradığı anlaşıldığından, dava konusu işlemin tahsil zamanaşımı nedeniyle iptali gerektiği, bu durumda, mahkeme kararında yer verilen tahsil zamanaşımı gerekçesinin hukuka uygun olduğu, 6183 sayılı Kanun'un 37. maddesinin uygulanması ile ilgili gerekçenin çıkarılması suretiyle istinaf isteminin reddi gerektiği gerekçesiyle istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : <br> Kültür ve Turizm Bakanlığının İddiaları: Usule ilişkin olarak; davaya konu edilen Bakanlığın ... tarih ve ... sayılı yazısının idari davaya konu olabilecek kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olmadığı, zira söz konusu yazının Kamu Taşınmazları Üzerindeki Turizm Yatırımlarının Sürelerinin Uzatılması ile Satışına İlişkin Yönetmelik gereği süre uzatım talebinin değerlendirilmesi için ilgili Bakanlıklardan toplanan görüşlerin davacıya iletilmesinden ibaret olduğu, nitekim ödemenin de Bakanlıkları ile ilgili olmayıp Tarım ve Orman Bakanlığının yetki alanında olduğu, bu nedenle icrai ve kesin işlemin Bakanlıkları tarafından tesis edilmediğinden hasım mevkiinden çıkarılması gerektiği belirtilmiştir.<br> Esasa ilişkin olarak; Orman Köylüleri Kalkındırma Gelirinin ödenmesi konusunda Bakanlıklarınca tesis edilen dava konusu işlemin, Tarım ve Orman Bakanlığının... tarih ve ... sayılı yazısı doğrultusunda gerçekleştirildiği, Tarım ve Orman Bakanlığınca davacı şirketin borcunun bulunduğunun bildirilmesi nedeniyle şirketin kesin tahsis süresinin 49 yıla uzatılmasına ilişkin işlemlere devam edilemeyeceğinden şirkete bu konuda bildirimde bulunulduğu, şirket tarafından bu borcun ödenmesi ve ilgili orman idaresinden alınan 'borcu yoktur' yazısının Bakanlıklarına iletilmesi üzerine de süre uzatım talebine ilişkin işlemlerin yürütülerek sonuçlandırıldığı, Bakanlık işleminin sadece Tarım ve Orman Bakanlığınca tahsil edilmediği bildirilen kesin tahsis ve tesiste meydana gelen kapasite artışlarından kaynaklanan Orman Köylüleri Kalkındırma Gelirinin bu değişikliklerin yapıldığı yıl birim maliyetleri üzerinden ve herhangi bir gecikme zammı uygulanmaksızın yapılan hesaplamadan ibaret olduğu, öte yandan bahse konu ek Orman Köylüleri Kalkındırma Gelirlerinin önceden belirlenmiş bedeller olmayıp hesaplanarak davacı şirkete tebliğ edilmesi halinde belirli hale gelecek ve böylelikle tahakkuk etmiş sayılayacağından tahsil zamanaşımının bu bedellerin davacı şirkete tebliğ edildiği tarihlerden itibaren dikkate alınması gerektiği, olayda tahsil zamanaşımının söz konusu olmadığı, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmüştür.<br> Orman Genel Müdürlüğünün İddiaları: Usule ilişkin olarak, davaya konu edilen işlemin kesin ve yürütülebilir bir işlem olmadığı, bu nedenle davanın incelenmeksizin reddi gerektiği; esasa ilişkin olarak, 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu'nun 15. maddesi gereğince, Or-Köy gelirinin tahsis tarihini takip eden üçüncü yıldan itibaren beş yıl vade ve beş eşit taksitte alınabileceği düzenlendiğinden, Or-Köy gelirinin doğduğu 2005 ve 2006 yıllarından itibaren ödeme zamanının belirgin olduğu ve ayrıca bir tebligata gerek bulunmadığı, istinaf kararında 2634 sayılı Kanun'un 15. maddesindeki sürelerin Or-Köy gelirine ilişkin kamu alacağının vadesi niteliğinde olduğu kabul edilerek alacağın tahsil zamanaşımına uğradığına hükmedilmiş ise de tahsil zamanaşımının oluşabilmesi için öncelikle söz konusu alacağın miktarının hesaplanarak ve ödeme tarihleri belirlendikten sonra borçludan ödemesinin istenilmesi suretiyle alacağın tahakkukunun yapılmış olması gerektiği, öte yandan 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 1. maddesi ile uygulama kapsamı "genel bütçeye giren vergi, resim ve harçlar ile il özel idarelerine ve belediyelere ait vergi, resim ve harçlar" olarak belirlendiğinden "orman fonu katkı payı" niteliğindeki kamu alacağının VUK kapsamında bir kamu alacağı olarak kabul edilemeyeceği, bu nedenle de VUK da yer alan "tarh zamanaşımı" kavramının orman fonu katkı payı için uygulanamayacağı sonucuna varıldığı, buna göre vergi, resim ve harç dışında kalan bir amme alacağının idaresince ilgilisinden istenilebilmesi için hukukumuzda belirlenmiş bir zaman sınırı bulunduğunun kabulüne imkan olmadığı, dava konusu olayda ise Or-Köy gelirine ilişkin kamu alacağının hesaplanarak 1 ay içerisinde ödenmesinin istenilmesi suretiyle tahakkukunun yapıldığı, 2019 tarihi itibarıyla henüz tahakkuku yapılmış bir kamu alacağının tahsil zamanaşımına uğradığından söz edilemeyeceği, diğer taraftan davacı tarafından rızaen ödeme yapıldığından süre uzatım gerçekleştikten sonra ödemenin iadesinin istenilmesinin kanuna karşı hile olduğu, ayrıca zamanaşımı iddiası kabul edilse bile zamanaşımına uğramış bir borcun ödenmesi halinde iade talebinde bulunulmasının hukuken imkansız olduğu belirtilerek temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmüştür.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından savunma verilmemiştir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ... 'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davalı Orman Genel Müdürlüğünün duruşma istemi yerinde görülmeyerek ve dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE: <br> MADDİ OLAY : <br> Belek Turizm Merkezi kapsamındaki Antalya ili, Serik ilçesi, ... Mahallesi, ... Mevkiinde kain toplam 135.118,19 m2 yüzölçümlü hazine adına kayıtlı orman vasıflı ... ada, ... parsel sayılı davacı şirkete tahsisli taşınmazda otel işleten davacı şirket tarafından, tahsis süresinin 49 yıla uzatılması işlemlerine esas olmak üzere yapılan incelemede 2004 yılında tesisin yatak kapasitesinin 850 yataktan 1000 yatağa çıkarılmasıyla oluşan 150 yataklık kapasite artışına ilişkin Orman Köylüleri Kalkındırma Gelirinin ödenmediğinden bahisle 2004 yılı birim maliyetleri esas alınarak toplam yatırım maliyetinin % 3'ü oranında hesaplanan 236.538,00 TL'nin tahakkukuna ilişkin dava konusu Orman Genel Müdürlüğünün... tarih ve ... sayılı ve Kültür ve Turizm Bakanlığının ... tarih ... sayılı işleminin iptali ile 03.12.2018 tarihinde faiziyle birlikte ödenen toplam 666.407,03 TL'nin ödeme gününden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte iadesi istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. <br> <br> İLGİLİ MEVZUAT:<br> 4706 sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un Geçici 23. maddesinde, "İlgili mevzuatı uyarınca kamu taşınmazları üzerinde kıyı yapıları dahil turizm yatırımı gerçekleştirilmek amacıyla Kültür ve Turizm Bakanlığınca adına kesin tahsis yapılan, Orman ve Su İşleri Bakanlığınca adına kesin izin verilen veya Maliye Bakanlığı tarafından lehine irtifak hakkı tesis edilen veya kullanma izni verilen yatırımcı ve işletmecilerin kesin tahsis, kesin izin, irtifak hakkı veya kullanma izni süreleri; söz konusu kesin tahsis, kesin izin, irtifak hakkı veya kullanma iznine ilişkin olarak varsa açılan davalardan tüm yargılama giderleri üstlenilerek kayıtsız ve şartsız olarak feragat edilmesi, ödenmesi gereken herhangi bir borcunun bulunmaması ve bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içinde başvurulması halinde yeniden sözleşme düzenlenmek suretiyle sözleşmenin düzenlendiği tarihten itibaren kırk dokuz yıla uzatılabilir. (...)" hükmü yer almaktadır. <br> 04/05/2018 tarih ve 30411 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Kamu Taşınmazları Üzerindeki Turizm Yatırımlarının Sürelerinin Uzatılması ile Satışına İlişkin Yönetmeliğin "Yararlanma şartları" başlıklı 5. maddenin 1. fıkrasının (e) bendinde, "Bu fıkra uyarınca adına kamu taşınmazı tahsis edilen turizm yatırımcıları ve işletmecilerinin bu kesin tahsis, kesin izin, irtifak hakkı veya kullanma izni ya da kiralama işleminden dolayı ilgili idareler aleyhine açılan ve halen devam eden davalardan tüm yargılama giderleri üstlenilerek kayıtsız ve şartsız olarak feragat edilmesi ve bunlara ilişkin olarak ödenmesi gereken borcunun bulunmaması, şarttır." hükmüne yer verilmiştir. <br> 6831 sayılı Orman Kanunu'nun Ek-3. maddesinde, "Devlet ormanları içinde veya bitişiğinde oturan halkın kalkındırılmasına katkıda bulunmak amacıyla Orman Bakanlığı emrinde bir fon teşkil edilmiştir. A) Bu fonun gelirleri: (...) c) (Değişik alt bend: 23.09.1983 - 2896 S.Kanun/madde 59) 6831 sayılı Orman Kanunu hükümleri gereğince verilecek izin veya irtifak haklarına dayanılarak, Devlet ve diğer kamu tüzelkişileriyle özel hukuk tüzelkişilerince kar gayesi bulunmaksızın ve kamu yararına hizmetlerde kullanılmak üzere yapılacak tesisler dışındaki her türlü tesisin, proje toplam bedelinden orman sahasına isabet eden kısmının yüzde üçü (%3'ü) oranında alınacak hisseden; (...) teşekkül eder." hükmü yer almakta olup anılan düzenleme, 03/03/2001 tarih ve 24335 mükerrer sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 4629 sayılı Bazı Fonların Tasfiyesi Hakkında Kanun'un 1. maddesinin (b) bendi gereğince yürürlükten kaldırılmış ise de; aynı Kanun'un Geçici 1. maddesinde, "A) Bu Kanun ile yürürlükten kaldırılan fonların gelirlerine ilişkin olarak; (...) c) (a) ve (b) bentlerinde belirtilenler ve bu Kanunla düzenleme yapılanlar dışındaki diğer her türlü fon gelirleri de bu Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümlere göre tahsil edilmeye devam edilir. Ancak bu gelirler genel bütçe geliri addedilir ve tahsilatı yapan kurumlarca bütçeye gelir yazılmak üzere genel bütçe saymanlıklarına aktarılır. Gerektiğinde bu bent kapsamındaki gelirleri bir yandan genel bütçeye veya katma bütçelere özel gelir, diğer yandan fonların devamında yarar görülen hizmetlerinde kullanılmak üzere ilgili kuruluş bütçelerinde açılacak özel tertiplere Maliye Bakanlığınca özel ödenek kaydedilir. Özel ödeneklerden kullanılmayan miktarlar, ertesi yıl bütçesine devren gelir ve ödenek kaydedilir. d) Genel bütçeye veya kurum bütçelerine gelir yazılan fon gelirlerinin takip ve tahsili ilgili kurum ve kuruluşlarla birlikte Maliye Bakanlığınca da izlenir ve takip edilir. Bu gelirlerin takip ve tahsilinde 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümleri uygulanır." hükmüne yer verilmiştir. <br> <br>Kamu Taşınmazlarının Turizm Yatırımlarına Tahsisi Hakkında Yönetmelik'in 21/1-c bendinin, 07/01/2010 günlü, 27455 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan yönetmelikle değişiklik yapılmadan önceki halinde; "Tahsis edilen taşınmazın orman arazisi olması halinde; 31/12/2005 tarihli ve 26040 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Orman Köylüleri Kalkınma Hizmetlerine İlişkin Esas ve Usullerin 5 inci maddesinde belirtilen esas ve usullere göre bütçeye gelir kaydedilmek ve bir defaya mahsus olmak üzere Orman Köylüleri Kalkındırma Geliri alınır. Orman Köylüleri Kalkındırma Geliri proje toplam bedelinin orman sahasına isabet eden kısmının yüzde üçüdür. Ayrıca işletmede tür, sınıf ve kapasite değişikliği yapılması halinde, yatırım veya işletme belgesi düzenlendiği tarihteki birim maliyetler üzerinden yapılan değişiklik esas alınarak hesaplanacak bedel her defasında ödenir." kuralına yer verilmiştir. <br>Söz konusu Yönetmelik'in 07/01/2010 günlü, 27455 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Yönetmelikle değiştirilen 21/1-c bendinde ise; "Tahsis edilen taşınmazın orman arazisi olması halinde; 31/12/2005 tarihli ve 26040 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Orman Köylüleri Kalkınma Hizmetlerine İlişkin Esas ve Usullerin 5 inci maddesinde belirtilen esas ve usullere göre bütçeye gelir kaydedilmek ve bir defaya mahsus olmak üzere Orman Köylüleri Kalkındırma Geliri alınır. Orman Köylüleri Kalkındırma Geliri proje toplam bedelinin orman sahasına isabet eden kısmının yüzde üçüdür. Ayrıca tesiste tür, sınıf ve kapasite değişikliğinin belgelendirildiği tarihteki birim maliyetlere göre hesaplanacak bedel ile yine aynı yıl birim maliyetleri esas alınarak önceki tür, sınıf ve kapasiteye göre hesaplanan bedel arasındaki farkın yüzde üçü alınır. Yeni bedelin önceki bedelden düşük olması halinde iade yapılmaz." hükmü yer almaktadır. <br> 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu'nun "Orman fonuna katkının taksitlendirilmesi" başlıklı 15. maddesinde, "Ormanlarda yer alacak turizm yatırımı belgeli tesislerin, 6831 sayılı Orman Kanununun Ek 3 üncü maddesinin (c) fıkrası uyarınca ödemek zorunda oldukları bedel, tahsis tarihini takip eden üçüncü yıldan itibaren, beş yıl vade ve beş eşit taksitte alınır." düzenlemesi yer almaktadır. <br> 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un "Ödeme zamanı ve önce ödeme" başlıklı 37. maddesinde, "Amme alacakları hususi kanunlarında belli edilen zamanlarda ödenir. Hususi kanunlarında ödeme zamanı tesbit edilmemiş amme alacakları Maliye Vekaletince belirtilecek usule göre yapılacak tebliğden itibaren bir ay içinde ödenir. Bu ödeme müddetinin son günü amme alacağının vadesi günüdür. Amme borçlusu isterse borcunu belli zamanlardan önce ödeyebilir."; "Tahsil zamanaşımı" başlıklı 102. maddesinde, "Amme alacağı, vadesinin rastladığı takvim yılını takib eden takvim yılı başından itibaren 5 yıl içinde tahsil edilmezse zamanaşımına uğrar. Para cezalarına ait hususi kanunlarındaki zamanaşımı hükümleri mahfuzdur. Zamanaşımından sonra mükellefin rızaen yapacağı ödemeler kabul olunur." hükmü yer almaktadır.<br><br> HUKUKİ DEĞERLENDİRME: <br> Olayda, Turizm Bakanlığı Yatırımlar Genel Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı yazısı ile 2634 sayılı Kanun'un 8. maddesi gereğince Bakanlıklarına tahsisi yapılan davaya konu kamu arazisinin, Kamu Arazisinin Turizm Yatırımlarına Tahsisi Hakkında Yönetmeliğin 16. maddesi gereğince, davacı şirket lehine irtifak hakkı (üst hakkı) yolu ile kesin tahsisinin yapılmasının uygun görüldüğü,... tarih ve ... yevmiye numaralı resmi senet ile de 90102 m2 miktarındaki 22/06/1990-22/06/2039 tarihleri arasında geçerli 650 yatak kapasiteli ve 3 yıldızlı otel ve yan ünitelerin yapımı için davacı şirket lehine 49 yıllığına irtifak hakkı tesis edildiği, bilahare söz konusu taşınmazın bitişiğinde bulunan 45.051 m2 yüzölçümlü taşınmaz için ek alan olarak 19/07/2006 tarihinde davacı şirket adına Kültür ve Turizm Bakanlığınca kesin tahsis işleminin yapıldığı, bununla birlikte toplamda 135.153,00 m2 yüzölçümlü taşınmaz için davacı şirket lehine müstakil ve daimi üst hakkı tesis edildiği, öte yandan tesis için son olarak 1200 yatak kapasiteli 5 yıldızlı Otel Turizm İşletme Belgesinin düzenlendiği, bu defa davacı şirketin ... tarih ve ... sayılı yazısı ile Kamu Taşınmazları Üzerindeki Turizm Yatırımlarının Sürelerinin Uzatılması ile Satışına İlişkin Yönetmelik hükümlerince konaklama tesisine ilişkin tahsis ve irtifak hakkı sürelerinin uzatılması istemiyle yapılan başvuru üzerine, dava konusu Tarım ve Orman Bakanlığı Orman Genel Müdürlüğünün... tarih ve ... sayılı yazısı ile 850 yataklı 5 yıldızlı otelden kaynaklanan Orköy Bedelinin ödendiği, tesisin kapasitesinin 1000 yataktan 1200 yatağa çıkarılmasından kaynaklanan bedellerin ödendiği, ancak tesisin 850 yataklı 5 yıldızlı otelden 1000 yataklı 5 yıldızlı otele dönüştüğüne dair Orman Genel Müdürlüğü kayıtlarında herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığından 150 yataklı 5 yıldızlı otele ilişkin Orköy bedelinin ödenmediği, bu bedelin ödenmesi kaydıyla izin süresinin uzatılmasında bir sakınca görülmediğinin belirtilmesi üzerine dava konusu ... tarih ve ... sayılı Kültür ve Turizm Bakanlığı işlemi ile kapasite artışının belgesine işlendiği 25/03/2004 tarihi itibarıyla 2004 yılı birim maliyetleri esas alınarak toplam yatırım maliyetinin %3'ü oranında ve toplam 236.538,00-TL Orköy bedelinin 1 ay içerisinde ödenmesinin istenilmesi üzerine 03/12/2018 tarihli banka dekontu ile ihtirazi kayıt ile 666.407,03-TL bedelin ödenmesi üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır.<br> 4706 sayılı Kanun'un Geçici 23. maddesine dayanılarak çıkarılan Kamu Taşınmazları Üzerindeki Turizm Yatırımlarının Sürelerinin Uzatılması ile Satışına İlişkin Yönetmeliğin 5. maddesi gereğince, adına kamu taşınmazı tahsis edilen turizm yatırımcısı ve işletmecisi tarafından süre uzatımı talebinde bulunulabilmesi için, başvuru tarihi itibarıyla; kesin tahsis veya irtifak hakkı işleminden dolayı ödenmesi gereken borcunun bulunmaması gerekmektedir. <br>Kamu Taşınmazlarının Turizm Yatırımlarına Tahsisi Hakkında Yönetmelik'in 21/1-c maddesinde yer alan değişiklik öncesi düzenleme gereği, işletmede tür, sınıf ve kapasite değişikliği yapılması halinde, yatırım veya işletme belgesi düzenlendiği tarihteki birim maliyetler üzerinden yapılan değişiklik esas alınarak hesaplanacak bedel her defasında ödenmesi gerektiğinden, davacı şirketin işlettiği tesisin 850 yatak kapasitesinden 1000 yatak kapasitesine çıkarılması nedeniyle kapasite artışının belgesine işlendiği 25/03/2004 tarihi itibarıyla 2004 yılı birim maliyetleri esas alınarak hesaplanan toplam yatırım maliyetinin %3'ü oranında ve toplam 236.538,00-TL Orköy bedelinin davacı tarafından ödenmesi gerekmektedir. <br> Uyuşmazlık, 2004 yılındaki kapasite artışından kaynaklanan Orköy bedelinin ödenmesinin dava konusu işlemle istenilmesi üzerine olaya 6183 sayılı Kanunun 102. maddesinde yer alan tahsil zamanaşımı hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı noktasında toplanmaktadır.<br> Öncelikle, 6831 sayılı Orman Kanunu'nun Ek-3. maddesinde yer alan Orköy gelirine ilişkin düzenleme, 4629 sayılı Bazı Fonların Tasfiyesi Hakkında Kanun'un 1. maddesinin (b) bendi gereğince yürürlükten kaldırılmış ise de; aynı Kanun'un Geçici 1. maddesi gereğince anılan fon gelirinin yürürlükten kaldırılan hükümlere göre tahsil edilmeye devam edileceği ve bu gelirlerin takip ve tahsilinde 6183 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanacağı açıkça kurala bağlandığından, uyuşmazlığın çözümünde 6183 sayılı Kanun hükümlerinden yararlanılması, bu Kanun'da hüküm bulunmayan hallerde genel hükümlere başvurulması gerekmektedir. <br> 6183 sayılı Kanun'un 37. maddesinde, amme alacaklarının hususi kanunlarında belli edilen zamanlarda ödeneceği kurala bağlanmış olup hususi kanunlarında ödeme zamanı tesbit edilmeyen amme alacakları için Hazine ve Maliye Bakanlığınca belirtilecek usule göre yapılacak tebliğden itibaren bir ay içinde ödeneceği belirtilmiştir. 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunun'un "Orman fonuna katkının taksitlendirilmesi" başlıklı 15. maddesinde, her ne kadar madde başlığı taksitlendirme şeklinde düzenlenmiş ise de madde içeriğinde söz konusu Orköy geliri için bir vade tarihi belirlenmiştir. Buna göre, ormanlarda yer alacak turizm yatırımı belgeli tesislerin, 6831 sayılı Orman Kanunun'un Ek 3 üncü maddesinin (c) fıkrası uyarınca ödemek zorunda oldukları bedelin, tahsis tarihini takip eden üçüncü yıldan itibaren, beş yıl vade ve beş eşit taksitte alınacağı kurala bağlanmıştır. Düzenlemede vade tarihinin belirlenmesi bakımından "tahsis tarihi"nin kriter olarak esas alındığı, kapasite artışından kaynaklı Orköy gelirinin vade tarihinin belirlenmesi için ise kapasite artışının turizm işletme belgesine işlendiği 25/03/2004 tarihinin esas alınması gerekeceği, buna göre, bu tarihi takip eden üçüncü yıl olan 25/03/2007 tarihinden itibaren hesaplanan 5 yıl vade tarihinin son gününün 25/3/2011 tarihi olduğu anlaşılmaktadır. <br> Öte yandan 6183 sayılı Kanun'un 102. maddesinde düzenlenen tahsil zamanaşımı süresinin işletilebilmesi için usulüne uygun olarak tahakkuk etmiş bir kamu alacağının varlığının şart olduğu, tahakkuk etmiş bu kamu alacağının vadesinin rasladığı takvim yılını takip eden takvim yılı başından itibaren 5 yıl içinde tahsil edilememesi halinde tahsil zamanaşımının gerçekleşeceği, somut olayda ise, davacı şirketin kapasite artışından kaynaklanan Orköy bedeline ilişkin ödeme yükümlülüğünün, 2634 sayılı Kanun'un 15. maddesinde vadeye ilişkin özel düzenleme bulunmakta ise de 25/3/2011 tarihinde henüz doğmadığı, zira davacı tarafından ödenmesi gereken tutarın ne kadar olduğuna ilişkin bir tahakkuk işleminin o tarihte söz konusu olmadığı, Kültür ve Turizm Bakanlığının ... tarih ve ... sayılı işlemi ile 2004 yılı 5 yıldızlı otel birim maliyeti üzerinden toplam yatırım maliyetinin %3'ü oranında hesaplanan 236.538,00-TL tutarın ödenmesi gerektiğine ilişkin yazının ise tahakkuk işlemi niteliğinde olduğu sonucuna varılmaktadır. <br> Diğer taraftan, zamanında usulüne uygun tahakkuk işlemi yapılmamış Orköy gelirlerine yönelik olarak davalı idarelerce bu gelirlerin ilanihaye istenebilecek olması turizm yatırımcıları yönünden hukuk güvenliğini sarsacağından bu hususta - 6183 sayılı Kanunun tahsil zamanaşımına ilişkin düzenlemeleri uygulanamadığından- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 146. maddesinde yer alan "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, her alacak on yıllık zamanaşımına tabidir." kuralının uygulanması gerekmektedir. Zira zamanaşımı müessesesinde alacak hakkını elinde bulunduran kişinin bu hakkını belli bir süre içerisinde borçludan talep etmesi gerekmekte olup bu süre zarfında alacağın talep edilmemesi durumunda borç eksik borç niteliğine dönüşerek borçlu kişiye, borcunu ödemekten kaçınma imkanı vermektedir. Özel borç ilişkilerinde de kamu alacağının takip ve tahsiline ilişkin düzenlemelerde de zamanaşımı müessesesine yönelik düzenlemeler mevcut olup Orköy bedelinin tahsili hususunda bu müessesenin uygulanmaması, eşitlik ilkesine aykırı olduğu gibi borçlu turizm yatırımcısı aleyhine hukuk güvenliğine de aykırı sonuçlar doğuracaktır. <br> Buna göre, 2634 sayılı Kanun'un 15. maddesinde yer alan vade tarihine ilişkin düzenleme gereği somut olayda davacının ödemesi gereken Orköy gelirinin vade tarihinin 25/3/2011 tarihi olduğu, bu tarihten itibaren 10 yıllık genel zamanaşımı süresi hesaplandığında ise 25/03/2021 tarihine kadar söz konusu gelirin davacıdan tahsil edilebileceği sonucuna varılmaktadır. <br> Bu itibarla Orköy gelirine yönelik alacak zamanaşımına uğramadığından, davacı şirketin işlettiği tesisin 850 yatak kapasitesinden 1000 yatak kapasitesine çıkarılması nedeniyle kapasite artışının belgesine işlendiği 25/03/2004 tarihi itibariyle 2004 yılı birim maliyetleri esas alınarak hesaplanan toplam yatırım maliyetinin %3'ü oranında ve toplam 236.538,00-TL Orköy bedelinin ödenmesi gerektiğine yönelik dava konusu işlemlerde hukuka aykırılık bulunmamaktadır. <br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan temyiz istemlerinin kabulüne,<br>2. ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin... gün ve E:... , K:... sayılı kararının BOZULMASINA,<br>3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, <br>4. Kesin olarak 26/03/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi. <br><br><br></font></p></body></html>

vergi