<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2021/6469 E.  ,  2025/3228 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>SEKİZİNCİ DAİRE<br>Esas No : 2021/6469<br>Karar No : 2025/3228 <br><br>TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNANLAR : 1- (DAVALI) ... Belediye Başkanlığı <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br> 2- (DAVACILAR) <br> I- ...<br> II- ...<br> III- ...<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, karşılıklı olarak temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. <br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Davacılardan ...'in bulunduğu binanın yakın mesafesinden geçen gerilim hattındaki elektrik akımına kapılması sonucu sağ kolunun dirsek kısmından itibaren ampüte kaldığı, vücudunda çeşitli yaralanmaların oluştuğu olayda davalı idarenin hizmet kusuru bulunduğu iddiasıyla fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 1.000,00-TL (miktar artımı ile 80.674,56-TL) maddi ve 500.000,00-TL manevi tazminatın idarenin hizmet kusurunun bulunduğu ileri sürülerek olayın yaşandığı 07/07/2010 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte tazminine hükmedilmesi istenilmiştir.<br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; davacıların maddi tazminat istemlerinin kabulü ile davacı ...'e 80.674,56-TL'nin davalı idarece (1.000-TL'sinin 14/02/2013 tarihinden, 79.674,56-TL'sinin ise 21/01/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte) ödenmesine, davacıların manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulü ile davalı idarelerce ... ve ... için ayrı ayrı 12.500,00 TL, ... için ise 75.000,00-TL olmak üzere toplam 100.000,00-TL manevi tazminatın, 14/02/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin kısmın reddine karar verilmiştir.<br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince, davalı idarenin maddi tazminata ilişkin istinaf başvurusunun reddine, manevi tazminata ilişkin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile Mahkeme kararın manevi tazminatın kabule ilişkin kısmının kaldırılmasına, davacılardan ...'e 20.000,00 TL, ...'e 4.000,00 TL ve ...'e 4.000,00 TL olmak üzere toplamda 28.000,00 TL manevi tazminatın adli yargı yerinde dava açma tarihi olan 14/02/2013 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacılara ödenmesine, davacıların fazlaya ilişkin tazminat talebi ile davalı idarenin kabul edilen tazminat tutarına yönelik istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : <br>Davalı idare tarafından; olayda dava dışı elektrik dağıtım şirketi ve kazazedenin ağır kusurlu olduğu, kendilerinin kusurlarının bulunmadığı, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.<br><br>Davacılar tarafından; manevi tazminat miktarının düşürülmesinin hukuka aykırı olduğu, verilen tazminatın hak sahiplerini tatmin edecek ölçüde olmadığı, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Taraflarca savunma verilmemiştir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ : Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br>Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br>Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br>Her ne kadar temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında, ... Asliye Hukuk Mahkemesinin kesinleşen E:... ve K:... sayılı dosyasında olayda 4/8 oranında kusurlu olan DEDAŞ aleyhine davacılara verilen manevi tazminat miktarları, davacının 1/8 oranındaki müterafik kusuru da dikkate alınarak değerlendirme yapıldığında, davacılardan ...'e 20.000,00 TL, ...'e 4.000,00 TL ve ...'e 4.000,00 TL toplamda 28.000,00 TL ödenmesine fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin reddine karar verilmesi gerektiği belirtilmiş ise de müterafik kusurun bulunduğu hallerde hükmedilecek manevi tazminat miktarının, davacılar tarafından talep edilen manevi tazminat tutarı üzerinden kusur oranının uygulanması suretiyle değil, meydana gelen olayda uğranılan manevi zararın niteliğine göre Mahkemece takdir edilen parasal karşılığa göre belirlenmesi gerekmekte ise de sonucu itibarıyla hükmedilen tazminat miktarının hakkaniyete uygun olduğu kanaatine varılmıştır.<br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle,<br>1. Temyiz istemlerinin reddine,<br>2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda belirtilen açıklamayla ONANMASINA, <br>3. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından varsa artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,<br>4. Davacıların adli yardım talebi İdare Mahkemesince kabul edildiğinden temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderlerinin tahsiline ilişkin olarak Mahkemesince ilgili vergi dairesine müzekkere yazılmasına,<br>5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,<br>6. Kesin olarak, 26/03/2025 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi. <br> <br><br>KARŞI OY :<br>(X)- Davacılardan ...'in bulunduğu binanın yakın mesafesinden geçen gerilim hattındaki elektrik akımına kapılması sonucu sağ kolunun dirsek kısmından itibaren ampüte kaldığı, vücudunda çeşitli yaralanmaların oluştuğu olayda davalı idarenin hizmet kusuru bulunduğu iddiasıyla fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 1.000,00-TL (miktar artımı ile 80.674,56-TL) maddi ve 500.000,00-TL manevi tazminatın idarenin hizmet kusurunun bulunduğu ileri sürülerek olayın yaşandığı 07/07/2010 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte tazminine hükmedilmesi istenilmiştir. <br> Bir maddi zararın giderilmesine yönelik açılan tam yargı davalarında tazminat faizi kişinin malvarlığındaki zararının oluştuğu an itibarıyla karşılanması gerekirken, gecikerek ödenmesi karşısında bu gecikmeden dolayı para değerinde enflasyon nedeniyle meydana gelecek azalmayı karşılamaya yönelik olarak hükmedilmektedir.<br> Maddi zararlar malvarlığında meydana gelen ve para ile değerlendirilebilen bir azalmayı ifade ettiklerinden, bu azalma miktarının idare tarafından telafi edilmediği süre içinde ayrıca enflasyon nedeniyle de kayba uğrayacağı aşikardır. Manevi zararlar ise malvarlığında meydana gelen somut bir azalma olmayıp, kişinin manevi varlığında ortaya çıkan olumsuzluklar olduğundan, manevi tazminat değerinin yargılama sonucu para olarak belirlenmesi zarara uğrayanı tatmin ve de bu zararı meydana getireni cezalandırma aracı olarak kullanılmasından kaynaklanmaktadır.<br> Bu itibarla ilk defa yargı kararıyla para olarak değerlendirilebilen bir manevi tazminatın önceden davalı idarece belirlenmesi ve de ödenmesinin mümkün olmaması nedeniyle, ödemede gecikmeden bahsedilemeyeceği gibi manevi tazminatın esasen bütün bu hususlar dikkate alınarak "takdiren" belirlenmesi nedeniyle de kararın manevi tazminata faiz uygulanmaması gerektiği, ayrıca davacılar tarafından davalı belediye ve Dedaş Müessese Müdürlüğüne karşı aynı olaya ilişkin olarak açılan ... Asliye Hukuk Mahkemesinin E:... sayılı tazminat davasında ... tarih ve K:... sayılı kararı ile davacı ... yönünden 25.000,00 TL, davacılar ... ve ... yönünden her biri için 5.000,00 TL manevi tazminata hükmedildiği görüldüğünden yeniden manevi tazminata hükmedilmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı görüşüyle çoğunluk kararına katılmıyorum.<br> <br><br><br></font></p></body></html>

vergi