<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2024/4418 E. , 2025/3194 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>SEKİZİNCİ DAİRE<br>Esas No : 2024/4418<br>Karar No : 2025/3194 <br><br>TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNANLAR : 1- (DAVALI) ... İl Özel İdaresi <br>VEKİLİ : Av. ...<br> 2- (DAVACI) ... Mühendislik Limited Şirketi <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. <br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, davalı idarece yaptırılan yol çalışması sırasında, Jandarma Genel Komutanlığının Jandarma Entegre Muhabere ve Bilgi Sistemi (JEMUS) Tesisi Kurulması İşi kapsamında Rize ili, Çamlıhemşin ilçesi, Huser yaylası sınırları içerisinde kendilerince döşenen kabloların kullanılamaz hale getirildiğinden bahisle uğranıldığı ileri sürülen zararlara karşılık fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 100.000,00-TL (miktar artırım dilekçesi ile artırım sonucunda 1.419.213,30-TL) tazminatın idareye başvuru tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.<br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dava dosyasında yer alan bilgi ve belgeler, ara karar cevapları, bilirkişi raporu değerlendirildiğinde dava konusu edilen zararın meydana gelmesinde her iki tarafın da müterafik kusurunun bulunduğu ve oluşan zararın her iki taraf arasında %50 oranıyla eşit olarak paylaşılması gerektiği sonuç ve kanaatine varıldığı, davacı tarafından 13/01/2022 tarihinde Mahkeme kaydına giren dilekçeyle dava dilekçesinde talep edilen 100.000,00-TL maddi tazminat miktarının 1.319.213,30-TL daha artırılmak suretiyle ıslah edilerek toplam 1.419.213,30-TL maddi tazminat ödenmesine karar verilmesinin talep edildiği, olayda, dava dosyasında yer alan bilgi ve belgelerin ve bilirkişi raporunun değerlendirilmesinden, davacı şirket tarafından döşenen kabloların, davalı idarece yürütülen ve dava dışı üçüncü bir şirkete ihale edilen yol çalışması esnasında zarar gördüğü, kablolarda oluşan zararı davacı şirketin onardığı ve davacı şirketin bilirkişi raporuyla belirlenen onarım masrafının, her iki tarafın müterafik kusurunun bulunduğu yönündeki Mahkeme kanaati kapsamında, talep edilen miktarın takdiren yarısına tekabül eden 709.606,65-TL'sinin davalı idarece tazmini gerektiği, öte yandan, 2577 sayılı Kanun'un 16. maddesinin 4. fıkrasında yer alan, tam yargı davalarında dava dilekçesindeki talep miktarının arttırılmasına olanak tanıyan düzenleme uyarınca, miktar artırımına ilişkin dilekçenin yeni bir dava niteliğinde olmayıp mevcut davada talep edilen tazminat miktarının ıslah suretiyle artırımına olanak sağlayan yasal bir hakkın kullanımına ilişkin olduğu da göz önünde bulundurulduğunda, artırılan tazminat miktarı yönünden davanın kabul edilmesi halinde, yasal faizin başlangıcının bu miktar yönünden de, idarenin uyuşmazlığın esasında ihtilafa, bir başka anlatımla temerrüde düştüğü tarih olduğunun kabulü gerekmekte olup, olayda, davacıya ödenecek maddi tazminatın yasal faiz başlangıcının, miktar artırımına ilişkin dilekçe ile artırılan tazminat miktarı yönünden de, idareye başvuru tarihi olan 21/11/2019 tarihi olarak belirlenmesi gerektiğine karar verilmiştir.<br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : <br> Davalı idare tarafından, davanın süresinde açılmadığı, söz konusu iş yapılırken İl Özel İdaresinden izin alınmadığı, izinsiz kazı yapılarak kablo döşendiği, mera tahsis komisyonuna vali yardımcısının başkanlık etmesinin il özel idaresinin bilgisi ve izni olduğu anlamına gelmeyeceği, ayrıca hatların geçirildiği güzergahta tabela ve uyarıcı levhanın bulunmadığı, zararın oluşmasında kusurlarının bulunmadığı ileri sürülmektedir.<br> Davacı tarafından, kabloların döşendiği alan mera vasfında olduğundan kazı için gerekli izinlerin mera tahsis komisyonunca verildiği, kabloların 40 ayrı yerden zarar gördüğü, zararın idarenin ağır kusurundan kaynaklandığı, tazminat isteminin tamamına karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir. <br><br>KARŞI TARAFLARIN SAVUNMALARI : <br> Davacı tarafından, davanın süresinde açıldığı, kazı iznini veren mera tahsis komisyonuna vali yardımcısının başkanlık ettiği, bu nedenle davalı idarenin yürütülen faaliyetten haberdar olmadığı beyanının gerçeği yansıtmadığı, döşenen kabloların 40 ayrı yerden zarar görmesinin idarenin taşere ettiği işin işleyişini kontrol etmemesinden ve gerekli önlemleri almamasından kaynaklandığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur. <br> Davalı idare tarafından, savunma verilmemiştir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının düzeltilmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br> İdare ve vergi mahkemeleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenip bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinin 1. fıkrasında yazılı nedenlerin bulunmasına bağlıdır.<br> Yine, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde "temyiz incelemesi sonunda kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa Danıştay'ın kararı düzelterek onayacağı" hükme bağlanmıştır.<br> Diğer taraftan usul hukukunun temel ilkelerinden olan taleple bağlılık ilkesine göre, Mahkeme tarafından davacının talepleri aşılarak karar verilmesi mümkün olmamakta, davacının istemleri ile bağlı olunup istemleri genişletecek şekilde karar verilmesine olanak bulunmamaktadır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Taleple bağlılık ilkesi" başlıklı 26. maddesinin 1. fıkrasında da, "Hakim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır, ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir." hükmü ile taleple bağlılık ilkesi açıklanmıştır.<br> Temyize konu Mahkeme kararı taraflarca temyiz edilmiş olup; uyuşmazlıkta, davacı tarafından talep edilen tazminatın miktar artırım dilekçesiyle arttırılan kısmına yürütülecek faizin başlangıç tarihi yönünden değerlendirme yapılmıştır.<br> Dosyanın incelenmesinden, davacı tarafından dosyaya sunulan 13/01/2022 tarihli miktar artırım dilekçesinde, artırılan 1.319.213,30-TL'nin işbu dilekçenin davalı idareye tebliğ edildiği tarihten itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesinin istenildiği, miktar artırım dilekçesinin davalı idareye 19/01/2022 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen İdare Mahkemesince kabul edilen 709.606,65-TL tutarındaki maddi tazminatın davalı idareye başvuru tarihi olan 21/11/2019 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verildiği görülmektedir.<br> Bu durumda, taleple bağlılık ilkesi gereğince faizin başlangıç tarihine ilişkin talep aşılarak, belirlenen maddi tazminat tutarının tamamına yönelik başvuru tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesinde hukuka uygunluk bulunmamaktadır. <br> Bu itibarla, İdare Mahkemesince verilen gerekçeli kararın hüküm fıkrasının "kabul edilen 709.606,65-TL tazminatın idareye başvuru tarihi olan 21/11/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesine" kısmının "100,000,00-TL'sinin davalı idareye başvuru tarihi olan 21/11/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile kalan 609.606,65-TL'sinin ise taleple bağlılık kuralı gereğince miktar artırımı dilekçesinin davalı idareye tebliğ tarihi olan 19/01/2022 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile davalı idarece davacıya ödenmesine" şeklinde düzeltilmesi gerekmektedir.<br> Temyize konu kararın diğer kısımları yönünden ise; karar hukuk ve usule uygun olup bozulmasını gerektiren bir neden bulunmamaktadır.<br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle,<br>1. Temyiz istemlerinin reddine,<br>2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda belirtilen şekilde DÜZELTİLMEK SURETİYLE ONANMASINA, <br>3. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,<br>4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,<br>5. Kesin olarak, 25/03/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi. <br> <br><br><br></font></p></body></html>
vergi