<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 9. Daire Başkanlığı         2023/2318 E.  ,  2025/843 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2">T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>DOKUZUNCU DAİRE<br> Esas No : 2023/2318<br> Karar No : 2025/843<br> <br>TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Defterdarlığı-...<br> (... Kurumlar Vergi Dairesi Müdürlüğü) <br>VEKİLİ : Av. ...<br> <br>KARŞI TARAF (DAVACI) :...<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ...Vergi Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br> <br>YARGILAMA SÜRECİ:<br>Dava konusu istem: ... Turizm Taşımacılık İnş Oto. Teks. Eml. İth. İhr. San. Tic. Ltd. Şti.'nin vergi borçlarının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla davacının taşınmazı üzerine uygulanan haciz işleminin iptali istemine ilişkindir.<br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...Vergi Mahkemesinin ...arih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; asıl borçlu şirket adına yapılan mal varlığı araştırmasında şirket adına kayıtlı ... marka ... ve ... plakalı iki adet minibüs bulunduğunun tespit edildiği, davalı idarece söz konusu araç üzerine haciz konulduğunu gösterir herhangi bir bilgi ve belge sunulmadığı ve aracın satılarak dava konusu amme alacağının karşılanıp karşılanmayacağının ortaya konulmadığının görüldüğü, bu durumda, tüzel kişiliğe sahip şirketlerin vergi borçlarından dolayı öncelikle şirket adına tarh ve tahakkuk işlemi yapılacağı, borç ödenmediği takdirde şirket adına ödeme emri düzenleneceği ve kamu alacağının şirketten tahsil edilmesi için idarece 6183 sayılı Kanunda sayılan tüm takip yollarının tüketileceği ve buna rağmen kamu alacağı borçlu şirketten tahsil edilemezse, şirketin kanuni temsilcisi adına ödeme emri düzenleneceği, sözü edilen amme alacaklarının takip ve tahsili amacıyla mal varlığı araştırmasında şirkete ait olduğu görülen iki adet minibüs satılarak borcu karşılamayacağı ortaya konulmadan, söz konusu amme alacağını şirketten tahsil imkanının kalmadığından bahisle davacıya ait taşınmaz üzerine uygulanan haciz işlemlerinde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, haciz işleminin iptaline karar verilmiştir.<br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi Kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Asıl borçlu şirket hakkında yapılan mal varlığı araştırmasında şirkete ait borca mütenasip oranda mal varlığı bulunmadığının tespit edildiği, şirketten tahsil imkanı kalmadığı anlaşılan borçların tahsili amacıyla davaya konu haciz işlemlerine başlanıldığı, yapılan işlemlerin hukuka uygun olduğu iddiasıyla kararın bozulması istenilmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br> Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE:<br>MADDİ OLAY: <br>... Turizm Taşımacılık İnş Oto. Teks. Eml. İth. İhr. San. Tic. Ltd. Şti.'nin vergi borçlarının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla davacının taşınmazı üzerine uygulanan haciz işleminin iptali istenilmektedir.<br><br>İLGİLİ MEVZUAT:<br> 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 10. maddesinde, tüzel kişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, vakıflar ve cemaatler gibi tüzel kişiliği olmayan teşekküllerin mükellef veya vergi sorumlusu olmaları halinde bunlara düşen ödevlerin kanuni temsilcileri tarafından yerine getirileceği, yukarıda yazılı olanların bu ödevleri yerine getirmemeleri yüzünden mükellef veya vergi sorumlularının varlığından tamamen veya kısmen alınamayan vergi ve buna bağlı alacakların, kanuni ödevleri yerine getirmeyenlerin varlıklarından alınacağı ifade edilmiştir.<br>6183 sayılı Kanun’un 62. maddesinde, borçlunun mal bildiriminde gösterilen ve tahsil dairesince tespit edilen borçlu ve üçüncü şahıslar elindeki menkul malları ile gayrimenkullerinden, alacak ve haklarından amme alacağına yetecek miktarının tahsil dairesince haczolunacağı, 64. maddesinde de, haciz muamelelerinin tahsil dairelerince düzenlenen ve alacaklı amme idaresinin mahalli en büyük memuru veya tevkil edeceği memur tarafından tasdik edilen haciz varakalarına dayanılarak yapılacağı hükümleri düzenlenmiştir.<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br>Haciz aşaması öncesi asıl amme borçlusu şirket adına ödenmeyen vergi borçları usulüne uygun şekilde şirketin bilinen adresine tebliğ edilecek, vadesinde ödenmemesi durumunda şirket adına yapılan malvarlığı araştırması sonucu vergi borcunun şirketin malvarlığından kısmen veya tamamen tahsil edilememesi veya tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması üzerine şirket kanuni temsilcisi takip edilerek amme alacağının tahsil edilmesinde son aşama olarak haciz işlemi uygulanacaktır.<br>Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri uyarınca, kanuni temsilcilerin 213 sayılı Yasa'nın 10. maddesi kapsamında sorumluluğuna gidilebilmesi için asıl borçlu şirketin tüm mal varlığının satılarak paraya çevrilmesi ve buna ilişkin muamelelerinin sonuçlanmış olması aranmamıştır. Tahsil dairesince yapılacak tahsil işlemlerinin herhangi bir aşamasında, haczedilen ya da tespit edilen asıl borçlu şirkete ait mal varlığı değerinin, borcu karşılamayacağının anlaşılması durumunda, kanun koyucu, kanuni temsilcinin sorumluluğuna gidilebilmesi için gerekli şartları yeterli görmüştür. Bunun için ayrıca borcu karşılamayacağı anlaşılan gerek hacizli olan, gerek hacizli olmayıp tespit edilen mal varlığının cebri icra yolu ile satılıp paraya çevrilmesinin beklenilmesine de gerek duyulmamaktadır.<br>Dosyanın incelenmesinden; ... Turizm Taşımacılık İnş Oto. Teks. Eml. İth. İhr. San. Tic. Ltd. Şti.'nin 2007 ila 2016 yıllarının muhtelif dönemlerine ilişkin tahakkuk eden vergi borcunun ödenmemesi nedeniyle şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin şirkete tebliğ edildiği ve borcun ödenmemesi üzerine yapılan mal varlığı araştırmasında şirket adına kayıtlı 2 adet araç bulunduğunun tespit edildiği, araçlar üzerinde rehin şerhlerinin bulunduğu, araçlar satılsa dahi vergi borcunun karşılanamayacağının anlaşılması üzerine borcun şirketten tahsil edilmeyeceği sonucuna varılarak amme alacağının tahsili amacıyla kanuni temsilci davacı adına ödeme emirleri düzenlenip tebliğ edilmiş ve ödeme emirlerine ilişkin ödeme yapılmaması ve dava açılmaması üzerine dava konusu haciz işlemi tesis edilmiştir.<br>Olayda şirkete ilişkin yapılan malvarlığı araştırmasında davacı şirkete ait 2006 model 2 minibüs hariç başkaca malvarlığına rastlanmadığı, bu araçlara ilişkin davalı idarece haciz işleminin gerçekleştirildiği ancak araçların satışının yapılabilmesi için öncelikle yakalanması gerektiği ve araç takyidat bilgilerinde birinci sırada rehinli alacaklısı olduğu, başkaca rehin şerhlerinin de bulunduğu ve idarenin alacak sırasının çok daha sonra olduğu görüldüğünden, borç tutarı da dikkate alındığında, idarece borcun tahsili amacıyla gerçekleştirilen işlemler sonucunda şirketin vergi borçlarının ödenmesi için hacizli araçların satılması durumunda dahi kamu alacağının asıl borçlu şirketten tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması karşısında, olayda davacının kanuni temsilci sıfatıyla takibi için gereken koşulların oluştuğunun kabulü gerektiği sonucuna varıldığından, davacı tarafından ileri sürülen diğer iddialar değerlendirilerek ulaşılacak sonuca göre yeniden karar verilmesi gerekmektedir.<br><br>KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle;<br>Davalının temyiz isteminin kabulüne,<br> ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,<br>Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 13/03/2025 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.<br> <br><br>(X)KARŞI OY : Asıl borçlu şirkete ait borçlar nedeniyle kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına düzenlenen ödeme emri usulüne uygun olarak tebliğ edilmesine rağmen süresi içinde dava açılmadığı, şirket hakkındaki takibin usulüne uygun kesinleşip kesinleşmediğine ilişkin usule aykırılık iddiaları ancak davacı adına düzenlenen ödeme emirlerine karşı açılan davada inceleme konusu olabileceği, oysa uyuşmazlık davacı adına düzenlenen ödeme emri değil haciz işlemi olduğundan ve bu aşamada bulunan işleme karşı açılan davada ancak bir önceki aşama olan davacı adına ödeme emri düzenlenip usulüne uygun olarak tebliğ edilip edilmediği hususuna bakılabileceğinden daha önceki aşamalara bakılmayacaktır. Hal böyle olunca dava açılmadan kesinleşen ödeme emirlerine dayanılarak uygulanan haciz işlemi hukuka uygun olduğundan temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bu gerekçeyle bozulması gerektiği oyu ile Daire kararına katılmıyorum.<br><br><br><br><br></font></p></body></html>

vergi