<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 3. Daire Başkanlığı         2023/8409 E.  ,  2025/1422 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>ÜÇÜNCÜ DAİRE <br>Esas No : 2023/8409<br>Karar No : 2025/1422<br><br>TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/... <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVACI) : ...<br>VEKİLİ : Av. ...<br> <br>İSTEMİN KONUSU: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ:<br>Dava konusu istem: Davacı adına, ... Çelik Hırdavat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinden tahsil edilemeyen 2010 ila 2013 yıllarının muhtelif dönemlerine ait kamu alacağının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ... tarih ve ..., ..., ... ve ... takip numaralı ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir.<br> İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Dava konusu ödeme emirleri içeriği vergi ve cezalara karşı asıl borçlu şirket tarafından açılan davalarda, şirketin 15/02/2017 tarihinde tasfiye edilerek tüzel kişiliğinin sonra ermesi sebebiyle dosyanın işlemden kaldırılması kararları verildiğinden söz konusu vergi ve cezaların tahakkuk etmediği dolayısıyla kesinleşmemiş kamu alacağının davacıdan takibi amacıyla ödeme emri düzenlenmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu ödeme emirleri iptal edilmiştir.<br> Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Uyuşmazlık konusu kamu alacağının asıl borçlu şirketten usulüne uygun şekilde takip edilmesine rağmen tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması üzerine ilgili dönemlerde kanuni temsilci olan davacıdan tahsili amacıyla ödeme emri düzenlenmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE:<br> MADDİ OLAY : <br> Dava konusu ödeme emirleri içeriği vergi ve cezalara karşı asıl borçlu şirket tarafından açılan davaların karara bağlanmasından sonra şirketin tasfiye edilerek tüzel kişiliğinin sonra erdiği, tasfiye tarihinden sonra şirket adına düzenlenen (2) nolu vergi ve ceza ihbarnameleri ile ödeme emirlerinin elektronik ortamda tebliğ edildiği, anılan kararların Danıştay Dördüncü Dairesince bozulması üzerine ilgili mahkemelerce dosyaların işlemden kaldırılması kararları verildiği, kamu alacağının şirketten tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması üzerine de davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla dava konusu ödeme emrinin düzenlendiği anlaşılmaktadır. <br><br> İLGİLİ MEVZUAT:<br> 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun "Kanuni Temsilcilerin Ödevi" başlıklı 10. maddesinde, tüzel kişilerin mükellef veya vergi sorumlusu olmaları halinde bunlara düşen ödevlerin kanuni temsilcileri tarafından yerine getirileceği, temsilcilerin bu ödevleri yerine getirmemeleri yüzünden mükelleflerin veya vergi sorumlularının varlığından tamamen veya kısmen alınamayan vergi veya buna bağlı alacakların, kanuni ödevleri yerine getirmeyenlerin varlıklarından alınacağı, 22. maddesinde ise, verginin tahakkukunun, tarh ve tebliğ edilen bir verginin ödenmesi gereken bir safhaya gelmesini ifade ettiği hükme bağlanmıştır.<br><br> HUKUKİ DEĞERLENDİRME: <br> Kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ödeme emirlerine karşı açılan davalarda, ancak asıl borçlu şirket adına tanzim edilen ödeme emirlerinin tebliğine ilişkin hukuka aykırılıklar incelenebilecek ise de uyuşmazlık konusu olayda, şirket adına salınan vergi ve kesilen cezalar dava konusu edilip bu dava sonuçlandıktan sonra fakat ödeme emri düzenlenip tebliğ edilmeden önce şirketin tasfiye edilerek tüzel kişiliğinin sona erdiği dikkate alındığında, şirket hakkında hukuki varlığı sona ermeden önce tahakkuk etmiş bir borç bulunması şartıyla şirket adına ödeme emri düzenlenmesine gerek olmaksızın kanuni temsilcinin sorumluğuna gidilebileceğinden vergi ve cezaların şirket nezdinde tahakkuk edip etmediğinin belirlenmesi gerekmektedir. <br> Asıl borçlu şirket adına düzenlenen ihbarnamelerin dava konusu edilmekle içeriği vergi ve cezaların tahsil işlemleri durmakla birlikte söz konusu davalarda verilen ret kararları, yargılama aşamasında ve kararın verildiği tarihte tüzel kişiliği devam eden şirket hakkında hüküm ifade edecek olup bu kararın davalı idareye tebliği ile tahakkuk eden vergi ve cezaların tahsili aşamasına geçilebileceğinden dolayısıyla şirket hakkında ödeme emri düzenlenmesi ve tebliğ edilmesine gerek olmaksızın takip edilebilecek olan kanuni temsilci adına düzenlenen dava konusu ödeme emirlerini yazılı gerekçeyle iptal eden Vergi Mahkemesi kararına yöneltilen istinaf başvurunu reddeden Vergi Dava Dairesi kararında hukuka uygunluk görülmemiştir. <br><br>KARAR SONUCU :<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1.Temyiz isteminin kabulüne,<br> 2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının BOZULMASINA, 21/03/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.<br><br></font></p></body></html>

vergi