<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2023/10476 E. , 2025/1132 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>ÜÇÜNCÜ DAİRE <br>Esas No : 2023/10476<br>Karar No : 2025/1132<br><br>TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/... <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVACI) : ...<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU :...Vergi Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:...sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi... Vergi Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ:<br>Dava konusu istem: Davacı adına, yasal defter ve belgelerini incelemeye ibraz etmediğinden bahisle katma değer vergisi indirimlerinin reddi suretiyle yeniden oluşturulan beyan tablosuna göre 2016 yılının Ocak ila Aralık dönemleri için re'sen salınan üç kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisinin kaldırılması istemine ilişkindir.<br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Mükellefiyetinin sona ermesi nedeniyle artık elektronik ortamda tebliğ yapılabilecek kimselerden olmayan davacı adına düzenlenen ihbarnamelerin, davacının adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresine gönderilmesi gerekirken, vergi mükellefiyetine bağlı olarak dahil olduğu elektronik tebligat sistemi üzerinden, mükellefiyetinin sona ermesinden sonraki bir tarihte yapılmaya çalışıldığı dikkate alındığında elektronik tebliğin usulüne uygun olmadığı bu haliyle 2016 yılına ait tarhiyata ilişkin ihbarnamelerin, en geç 31/12/2021 tarihine kadar tebliğ edilmeyerek vergi ve cezaların zamanaşımına uğradığı, usulsüz yapılan tebligatla zamanaşımının kesilmesinin de mümkün olmadığı göz önüne alındığında dava konusu tarhiyatta hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle cezalı vergi kaldırılmıştır.<br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Mükellefiyetin sona ermesinin e-tebligat hesabının kapatılmasını gerektirmeyeceği dikkate alındığında 213 sayılı Kanun'un 107/A maddesi uyarınca elektronik ortamda tebliğ edilmesi hukuka aykırılık teşkil etmeyen dava konusu ihbarnameler içeriği cezalı vergiye karşı otuz günlük yasal dava açma süresi geçirilerek açılan davanın esası incelenemeyeceğinden Vergi Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. <br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE:<br>MADDİ OLAY :<br>Davacının mükellefiyeti 30/06/2017 tarihinde işi bırakması nedeniyle sona ermiştir. <br>Dava konusu cezalı vergiye ilişkin ihbarnameler ise 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 107/A maddesi uyarınca 12/08/2019 tarihinde e-tebligat yoluyla davacıya gönderilmiş, 04/08/2022 tarihinde UYAP sistemi üzerinden gönderilen dilekçe ile bakılan dava açılmıştır.<br><br>İLGİLİ MEVZUAT:<br>2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 7. maddesinde; dava açma süresinin özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştay’da ve idare mahkemelerinde altmış, vergi mahkemelerinde otuz gün olduğu, vergi, resim ve harçlar ile benzeri mali yükümler ve bunların zam ve cezalarından doğan uyuşmazlıklarda, tebliğ yapılan hallerde veya tebliğ yerine geçen işlemlerde tebliğin yapıldığı tarihi izleyen günden itibaren dava açma süresinin başlayacağı, 14. maddesinin 3/e bendinde, dilekçelerin süre aşımı yönünden de inceleneceği, 6. bendinde ise yukarıdaki hususların ilk incelemeden sonra tespit edilmesi halinde de davanın her safhasında 15. madde hükmünün uygulanacağı, 15. maddesinin 1/b bendinde süresinde açılmayan davanın reddine karar verileceği kurala bağlanmıştır. <br>Aynı Kanunun "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin (2) numaralı fıkrasında, temyiz incelemesi sonunda Danıştayın, usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması halinde kararı bozacağı hüküm altına alınmıştır. <br>213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 93. maddesinde, tahakkuk fişinden gayri vergilendirme ile ilgili olup hüküm ifade eden bilumum vesikalar ve yazıların, adresleri bilinen gerçek ve tüzel kişilere posta vasıtasıyla ilmühaberli taahhütlü olarak, adresleri bilinmeyenlere ilan yolu ile tebliğ edileceği, şu kadar ki ilgilinin kabul etmesi şartıyla tebliğin daire veya komisyonda yapılmasının mümkün olduğu kurala bağlanmış; 213 sayılı Kanun'a 6009 sayılı Kanun'un 7. maddesiyle eklenen ve 01/08/2010 tarihinde yürürlüğe giren "Elektronik ortamda tebliğ" başlıklı 107/A maddesi ile 213 sayılı Kanun hükümlerine göre tebliğ yapılacak kimselere, 93. maddede sayılan usullerle bağlı kalınmaksızın, tebliğe elverişli elektronik bir adres vasıtasıyla elektronik ortamda tebliğ yapılabileceği, elektronik ortamda tebligatın, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılacağı, Maliye Bakanlığının, elektronik ortamda yapılacak tebliğle ilgili her türlü teknik altyapıyı kurmaya veya kurulmuş olanları kullanmaya, tebliğe elverişli elektronik adres kullanma zorunluluğu getirmeye ve kendisine elektronik ortamda tebliğ yapılacakları ve elektronik tebliğe ilişkin diğer usul ve esasları belirlemeye yetkili olduğu hüküm altına alınmıştır.<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br>Usul ve esasları birbirinden farklılık göstermekle birlikte, elektronik ortamda tebligat yapılmasına imkan bulunan hallerde, diğer tebliğ yöntemlerinden olan posta, memur, veya ilan yoluyla tebliğ için öngörülen prosedürlere başvurulmaksızın, vergilendirmeye ilişkin vesikalar elektronik ortamda tebliğ edilebilecektir. Başka bir anlatımla, vergilendirmeye ilişkin hüküm ifade eden vesikaların, 213 sayılı Kanun'da elektronik ortamda tebligat yapılabilmesi için öngörülen şartların oluştuğu hallerde, işi bırakan veya işi bıraktığı addolunan mükelleflere Kanun'un 101. maddesinin üçüncü fıkrasında öngörülen prosedürlere göre değil 107/A maddesi uyarınca elektronik ortamda tebliği mümkündür. <br>Buna göre, mükellefiyetin sona ermesinin e-tebligat hesabının kapatılmasını gerektirmeyeceği dikkate alındığında, 213 sayılı Kanun'un 107/A maddesi uyarınca elektronik ortamda tebliğ edilmesi hukuka aykırılık teşkil etmeyen dava konusu ihbarnameler içeriği cezalı vergiye karşı otuz günlük yasal dava açma süresi geçirilerek açılan davanın esası incelenmek suretiyle verilen karara yöneltilen istinaf başvurusunun reddi yolundaki Vergi Dava Dairesi kararında hukuka uygunluk görülmemiştir. <br><br>KARAR SONUCU :<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1.Temyiz isteminin kabulüne,<br> 2.Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının BOZULMASINA, 10/03/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.<br> <br><br><br></font></p></body></html>
vergi