<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2025/959 E.  ,  2025/2936 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>SEKİZİNCİ DAİRE<br>Esas No : 2025/959<br>Karar No : 2025/2936 <br><br>TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVACI): ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Valiliği<br>VEKİLİ : Av. ....<br><br>İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. <br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: 667 sayılı KHK kapsamında kapatılan özel öğretim kurumunda görev yapması nedeniyle çalışma izni iptal edilen davacının, çalışma izninin iade edilmesi istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve E... sayılı ... Valiliği İl Milli Eğitim Müdürlüğü işleminin iptali istenilmiştir.<br><br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:... K:...sayılı kararıyla; davacının çalışma izninin iadesi istemiyle yaptığı başvurunun ... Valiliği bünyesinde oluşturulan komisyonca incelendiği ve FETÖ/PDY Terör Örgütü ile irtibatı veya iltisakı bulunduğu kanaatiyle reddedildiği, özel öğretim kurumlarında görev yapacak personellere ilişkin çalışma izinlerinin söz konusu personellerin sözleşme imzaladığı özel öğretim kurumlarınca mevzuatta belirlenen usuller çerçevesinde talep edileceği, bu suretle valilikler tarafından onaylanan çalışma izinlerinin ilgili özel öğretim kurumuna münhasır ve akdedilen sözleşme dönemiyle sınırlı olacağı, genel nitelikte çalışma izni düzenlenmesine olanak bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. <br><br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı istinaf başvurusunun reddine ilişkin kararının, Danıştay Sekizinci Dairesinin 26/12/2023 gün ve E:2021/966, K:2023/7860 sayılı kararı ile bozulması üzerine bozma kararına uyularak verilen ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile; davacının çalıştığı kurumun FETÖ/PDY terör örgütüne bağlantılı olduğu gerekçesiyle kapatıldığı, ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... Soruşturma sayılı dosyası kapsamında FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü Üyeliği suçundan gözaltında bulunan S.O. isimli şahsın etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak suretiyle verdiği ifadesinde, davacının örgüte bağlı faaliyet gösteren ... Etüd Merkezi'ni sahibi olduğu, ...'un yakınında bir isim olduğu, kendisini ...'la birlikte gördüğünü beyan ettiği, ...'a ilişkin olarak ise, örgütün Aydın'da bulunan dershanelerinin Genel Müdürü olduğunu, aynı zamanda ... Etüd Eğitim Merkezinin sahibi ...'un da müdürü olduğunu, İl İmamına bağlı olarak çalıştığını, İzmir'den geldiğini, coğrafya öğretmeni olduğunu beyan ettiği, dosyada yer alan tespitlerden, davacının FETÖ/PDY terör örgütüne irtibatı ve iltisakı olduğu kanaatine ulaşıldığından belirtilen gerekçelerle istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. <br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, terör örgütlerine ya da Millî Güvenlik Kurulunca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara iltisakı yahut bunlarla irtibatının bulunmadığı, temyize konu kararın hukuka aykırı olduğu ve bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, istemin reddi gerektiği savunulmuştur. <br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının, karara gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br> <br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br>5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu'nun 4. maddesinde; "Özel öğretim kurumlarının gerçek kişi kurucularında, tüzel kişi kurucularının yönetim organlarında, kurucu temsilcilerinde ve personelinde; (...) terör örgütlerine ya da Millî Güvenlik Kurulunca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti ya da iltisakı yahut bunlarla irtibatı olmaması şartı aranır." hükmü yer almaktadır.<br>Milli Eğitim Bakanlığı'nın ... tarih ve E... sayılı Bakan Olur'u ile uygun görülen ve ... tarih ve E... sayılı işlemiyle bütün Valilikler bünyesindeki İl Milli Eğitim Müdürlüklerine gönderilen yazıda; "667 sayılı KHK kapsamında kapatılan kurumlarda çalışmakta olan yönetici, eğitimci, öğretmen, uzman öğretici, usta öğretici ve diğer personel hakkında çalışma izin onaylarının iptal edilmesi, bu personellere başka bir özel öğretim kurumunda çalışma izin onayı düzenlenmemesi ile bazı personellerin mağdur duruma düştüğü yönündeki başvuruların Bakanlığımıza ve valiliklere iletildiği, 667 sayılı KHK kapsamında kapatılan kurumlarla ilgili işlem yapılan personeller hakkında valilikler tarafından komisyon oluşturulacağı, Milli Eğitim Müdürlüklerine müracaat edenlerden 667 sayılı KHK kapsamında millî güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen yapı, oluşum veya gruplara ya da terör örgütlerine üyeliği veya iltisakı, bunlarla irtibatı olmadığı; oluşturulan bu komisyon marifetiyle belirlenen personellerin ekteki tabloya işlenerek Bakanlığımızca değerlendirmek üzere Valilikler tarafından Genel Müdürlüğümüze bildirilmesi üzerine ilgili kişiler hakkında MEBBİS'te yer alan şerhlerin düzeltileceği" yolunda yapılan açıklama üzerine bütün valilikler bünyesinde ayrı ayrı komisyon kurulduğu anlaşılmaktadır. <br>Anılan uygulamayla; 667 sayılı KHK kapsamında kapatılan kurumlarda çalışmakta olan yönetici, eğitimci, öğretmen, uzman öğretici, usta öğretici ve diğer personel hakkında; millî güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen yapı, oluşum veya gruplara ya da terör örgütlerine üyeliği veya iltisakı ile bunlarla irtibatının tespitine yönelik bireysel değerlendirme yapılmaksızın, çalışma izin onayları iptal edilerek kişilere özel öğretim kurumlarında bir daha çalışma izni düzenlenmemesine ilişkin işlemlerden kaynaklanan mağduriyetlerin giderilmesine yönelik valilikler bünyesinde oluşturulacak komisyonlarca yapılacak bireysel inceleme neticesinde millî güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen yapı, oluşum veya gruplara ya da terör örgütlerine üyeliği veya iltisaki, bunlarla irtibatı olmadığı tespit edilen kişiler hakkında, özel öğretim kurumlarında çalışabilmelerinin önündeki engelin kaldırılması hedeflenmiştir. <br>Yukarıda yer alan hükümlerden anlaşıldığı üzere; özel öğretim kurumlarında görev almak isteyen personelde aranan şartların ayrıntılı olarak düzenlendiği, bu bağlamda; "terör örgütlerine ya da Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti ya da iltisakı yahut bunlarla irtibatı olmamak" aranan şartlar arasında sayıldığı görülmektedir. <br>Bir başka ifadeyle; özel öğretim kurumu personelinde aranacak şartlar mevzuatta sayılmış olup, bu şartların terör örgütlerine üyelikle sınırlı tutulmayarak, esasen ceza yargılamasının ilgi alanında bulunmayan iltisak ve irtibatın varlığı hali de personelin çalışma izninin iptalinin hukuki gerekçeleri arasında sayılmıştır.<br>Bakılan dava bir ceza davası değildir. Bu nedenle işlem tesis edilirken ceza hukuku ilkelerinin ve kurallarının uygulanıp uygulanmadığını iş bu davada denetlenme imkanı yoktur. Diğer bir ifadeyle bu davada ''suç ve suçlu bulunma halleri'' değil, 5580 sayılı Kanun'a tabi kurumda görev alan kişinin çalışma izninin iptalini haklı kılan nedenlerin var olup olmadığı denetlenmektedir. Bununla birlikte, kimi durumlarda çalışma izni iptal edilenler hakkında başlatılmış ceza kovuşturmaları bulunabilmektedir. İlgililerin ceza yargılamasında terör örgütlerine üyelik veya yardım nedeniyle ceza almaları ve bu cezanın kesinleşmesi halinde, idari yargı mercilerince, başka bir delile ve araştırmaya ihtiyaç duyulmaksızın; çalışma izni onayının iptaline ilişkin işlemin hukuka uygun olduğuna karar verilmesi gerekmektedir.<br>Zira; 5580 sayılı Kanun'a göre "Devletin güvenliğine karşı suçlar, anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlardan ceza almamış olmak" şartı açısından "terör örgütüne üyelik" unsuru, bir mahkeme kararı ile tespit edilmiş olmaktadır.<br>İlgililer hakkında terör örgütü üyeliği kapsamında açılmış olan ceza davalarının derdest yani kesinleşmemiş olması durumunda ise; -velev ki ilk derece ceza mahkemeleri ve istinaf mahkemeleri terör örgütü üyeliği suçunun unsurlarının sabit olduğu gerekçesiyle hüküm kurmuş olsun- masumiyet karinesi nedeniyle idari yargı mercilerinin söz konusu cezayı dayanak alarak karar vermesi mümkün görülmemektedir.<br>Bununla birlikte, ceza kovuşturmasının devam ediyor olması ya da davacı hakkında verilen mahkumiyet kararının kesinleşmemiş olması, 5580 sayılı Kanun'un 4. maddesi uyarınca çalışma izni onayının iptaline ilişkin işlemin iptali istemiyle idari yargı mercileri nezdinde açılan davanın görülmesini engellemeyecektir. <br>Bu bağlamda; ilgililer hakkında ceza yargılaması kapsamında yapılan soruşturma sonucunda kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmesi veya üyelik/yardım etme suçlamalarıyla açılan ceza davalarında beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, hükmün açıklanmasının geri bırakılması gibi kararlar verilmiş olsa dahi, idari yargı yeri irtibat ve iltisak unsurları yönünden de işlemi incelemek zorunda olduğundan, davacının FETÖ/PDY ile irtibat ve iltisakının bulunup bulunmadığının tespiti gerekmektedir.<br>Anayasa Mahkemesi 14/11/2019 tarihli ve E:2018/89, K:2019/84 sayılı kararında iltisaklı kavramını ''kavuşan, bitişen, birleşen'', irtibatlı kavramını ise ''bağlantılı'' olarak tanımlamıştır. Bu kavramlar ile kişilerin cezai sorumluluğunu gerektiren örgüte üyelik ve mensubiyet kavramlarına nazaran terör örgütleri ile daha az yoğun ve atipik bir bağlantının vurgulandığı açıktır. Bu kapsamda kişilerin terör örgütleri ile irtibat ve iltisaklarının ortaya konulabilmesi için, örgütün amaçlarının gerçekleştirilmesi ya da örgütten yarar sağlamak maksadıyla gerek örgütten gelen talimatlar doğrultusunda gerekse inisiyatif alarak bulundukları hal ve hareketler neticesinde örgüte veya kendilerine yarar sağladıkları ya da örgüt ile amaç birliği veya sosyal birliktelik görünümü içinde oldukları yönünde kanaat oluşması yeterli olacaktır. <br>Uyuşmazlığın esası; görev yaptığı okulun KHK ile kapatılması nedeniyle çalışma izni iptal edilen davacının terör örgütüyle irtibat ve iltisak düzeyinde bir ilişkisinin bulunup bulunmadığı hususundan kaynaklanmakta olup; uyuşmazlığın çözümü için; Dairemizin 12/12/2023 tarihli bozma kararı üzerine Bölge İdare Mahkemesince verilen Ara Kararı gereği dosyaya sunulan bilgi ve belgelerin değerlendirilmesi gerekmektedir.<br>Müflis Asya Katılım Bankası A.Ş.'den (Bank Asya) gönderilen bilgi ve belgelerin incelenmesi:<br>Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 27/06/2019 tarihli E:2018/16-418, K:2019/513 sayılı kararında; "FETÖ/PDY silahlı terör örgütüyle ilgili olarak yürütülen soruşturmalar kapsamında, örgüt lideri Fethullah Gülen'in talimatıyla, para toplama ve mali kaynak oluşturma amacıyla, yasal görünüm altında kurulan Bank Asya'nın örgütün finans kaynaklarından biri olduğu, 2013 yılı Aralık ayı sonrasında mali olarak zor duruma düşen bu bankanın parasal kaynak yönünden iyi durumda olduğunu göstermek, bankacılık sektöründeki faaliyetlerinin ve böylelikle örgüte para aktarımının devamlılığını sağlamak amacıyla, bizzat örgüt liderinin bankaya para yatırılmasına yönelik 25/12/2013 tarihli çağrısı doğrultusunda, bu çağrıya uyan kişilerce özellikle 2014 yılının başından itibaren gerek bir kısım mal varlıkları elden çıkarılarak, gerekse başka finans kuruluşlarından kredi çekilerek tasarruf ve kâr amacı gözetilmeksizin örgüt yararına para yatırılması, katılım hesapları açılması, döviz ve altın alım satımı gibi işlemler yapıldığının tespit edildiği" belirtilmiştir.<br>Yine Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 20/12/2017 tarihli ve E:2017/1862, K:2017/5796 sayılı kararı ile örgüt liderinin talimatı doğrultusunda Bank Asya'ya para yatırma fiili terör örgütünün amacına hizmet eden yardım suçu kapsamında değerlendirilmiş; Anayasa Mahkemesince de, örgütün mali kaynağını oluşturan ve bu yolla gelir elde ettiği anlaşılan Banka'ya, örgüt liderinin ve yöneticilerinin çağrıları üzerine para yatırmanın somut olayın koşullarına göre silahlı terör örgütüne üye olma suçunun işlendiğine dair kuvvetli belirti olarak değerlendirilebileceği kabul edilmiştir (AYM, Metin Evecen, B. No: 2017/744, 04/04/2018, § 59). <br>FETÖ/PDY lideri tarafından çağrının yapıldığı 25/12/2013 tarihinden, bankanın TMSF'ye devir edildiği 29/05/2015 tarihine kadar, yeni hesaplar açma, para yatırma ve açılmış olan hesaplardaki mevduat tutarlarını artırma işlemlerine devam edildiği, 29/05/2015 tarihinden sonra hesap açma ve para yatırma işlemlerinin büyük ölçüde azaldığı dikkate alındığında; belirtilen tarih aralığında bankacılık açısından tamamen riskli konuma geldiği bilinebilen bankada yeni hesaplar açtırmanın ve para yatırmanın, "eylemlerini bir grubun, örgütün ya da yapının bireysel iletişim, yazılı ve görsel basın, sosyal medya paylaşımları üzerinden gelen mesajları, işaretleri, talimatları veya yönlendirmeleri çerçevesinde belirleme hali" şeklinde tanımlanan iltisak ve irtibat düzeyinde FETÖ/PDY ile ilişkinin varlığını ortaya koyduğu, parası bulunmasa bile başka bankalardan faizli kredi kullanmak suretiyle elde ettikleri kaynakları örgüt liderinin talimatlandırdığı bankaya yatıranların durumunun ise ancak örgüt liderine samimi bir bağ ve örgütle kurulmuş olan kuvvetli irtibat ile izah edilebileceği, FETÖ/PDY liderinin talimatını yerine getirme uğruna maddi varlıklarını ve manevi değerlerini aşındıran bu kişiler bakımından, iltisak ve irtibat düzeyinin ötesine geçildiği açıktır.<br>Gelen talimatlar doğrultusunda; örgüte üye, örgüt mensubu veya örgütle irtibat veyahut da iltisaklı kişilerce, başka bankalarda bulunan vadeli/vadesiz mevduat hesaplarındaki paraların çekilerek Bank Asya'ya yeni hesap açmak ve/veya mevcut hesaplara para yatırmak veya bu bankalardan kredi çekmek suretiyle elde edilen paraların Bank Asya'ya aktarmak suretiyle bankanın likidite durumunda artış sağlanmasının amaçlandığı anlaşılmaktadır. Yine, Bank Asya'da vadeli mevduat hesabı açarak, bu hesapları vadesinden önce temdit etmek suretiyle müşteri tarafından alınması gereken kar payının bankada kalmasının sağlanması yoluyla da likidite artışının desteklendiği bilinmektedir. Bunların dışında; ziynet eşyası veya yastık altı birikim mahiyetindeki altınların da talimat döneminde bankaya getirilerek "hurda altın alımı" adında işlemler yapılması suretiyle bir başka destekleme yöntemi de geliştirilmiştir. <br>Görüldüğü üzere; yukarıda açıklanan faaliyetler, örgüte üye, örgüt mensubu veya örgütle irtibat veyahut da iltisaklı kişilerce rutin bankacılık iş ve işlemlerinin dışına çıkılarak, örgütsel amaç için belirlenen yöntemlerin talimatlar doğrultusunda uygulanması mahiyetindedir. Bir başka ifadeyle; Bankasya'ya para yatırmanın iltisak veya irtibat hali olarak kabul edilmesinin gerekçesi, FETÖ/PDY sözde liderinin çağrısı üzerine bu bankanın bozulan finansman yapısının düzeltilmesine katkı amacıyla hareket edilmiş olmasıdır ki, bu nedenle; ancak 25/12/2013 tarihinden sonra ve anılan bankanın TMSF'ye devredildiği 29/05/2015 tarihinden önce para yatırma işlemleri değerlendirmeye alınmakta, bu tarih aralığı dışındaki para yatırma işlemleri gerek idari yargı gerekse ceza yargısı tarafından hiç bir şekilde değerlendirmeye dahi alınmamaktadır. <br>Davacının Bank Asya hesap hareketlerinin tetkiki;<br>Bölge İdare Mahkemesince verilen Ara Kararı üzerine Müflis Asya Katılım Bankası A.Ş. İflas İdaresi tarafından dava dosyasına sunulan elektronik belgenin incelenmesinden; davacı tarafından, terör örgütünce verilen birinci talimat döneminde; 26/01/2014 tarihinde hesabına 1550 TL yatırıldığı, 27/01/2014 tarihinde 1555,02 TL karşılığı döviz satışı yapıldığı, 03/02/2014 tarihinde kasadan hesabına 635 TL yatırıldığı aynı gün karşılığı döviz satışı yapıldığı, 11/02/2014 tarihinde kasadan hesabına 520 TL yatırıldığı ve aynı gün 1492,43 TL karşılığı döviz satışı yapıldığı, 08/03/2014 tarihinde TL hesabına kasadan para yatırıldığı,11/03/2014 tarihinde 1841,09 TL karşılığı döviz satışı yapıldığı, 18/03/2014 ve 21/03/2014 tarihlerinde toplam 3875 TL hesabına para yatırıldığı, 21/03/2014 tarihinde 4392,73 TL karşılığı döviz satışı yapıldığı, 26/02/2014 tarihinde 330 TL yatırılarak açılan katılım hesabının vadesinden önce kapatıldığı, aynı gün hesabına 870 TL daha para yatırılarak toplam 1200 TL miktar ile yeniden katılım hesabı açıldığı ve bu hesabın 26/03/2014 tarihinde vadesinden önce kapatıldığı, 26/03/2014 tarihinde 100 TL yatırılarak altın katılım hesabı açıldığı, 03/04/2014 tarihinde 2000 TL tutarında katılım hesabı açıldığı, bu hesabın 06/06/2014 tarihinde vadesinden önce kapatıldığı, 29/04/2014 tarihinde 3000 TL tutarında katılım hesabı açılarak 06/06/2014 tarihinde vadesinden önce kapatıldığı, ayn gün (06/06/2014) 8000 TL ile yeniden katılım hesabı açıldığı, bu hesabın 25/09/2014 tarihinde vadesinden önce kapatıldığı, 25/09/2014 tarihinde hesabına kasadan 3245 TL yatırıldığı aynı gün hem altın katılım hesabı (100,26) hem de TL katılım hesabı açıldığı (11360,02 TL) bu hesabın vadesinden önce 03/04/2015 tarihinde kapatıldığı, hesabına, 29/09/2014 tarihinde 3550 TL; 14/10/2014 tarihinde 4330 TL; 15/10/2014 tarihinde 1620 TL; 18/10/2014 tarihinde 3220 TL; 01/11/2014 tarihinde 3150 TL; 26/11/2014 tarihinde 6000 TL 18/12/2014 tarihinde 3900 TL; 20/12/2014 tarihinde 5000 TL; 09/01/2015 tarihinde 5500 TL; 16/01/2015 tarihinde 1690 TL;18/01/2015 tarihinde 2410 TL para yatırıldığı, 21/01/2015 tarihinde 9699,02 TL karşılığı döviz alışı yapıldığı, 21/01/2015 tarihinde 21000,35 TL yatırılarak katılım hesabı açıldığı, bu hesabın vadesinden önce 03/04/2015 tarihinde kapatıldığı,15/02/2015 tarihinde 2450 TL; 18/02/2015 tarihinde 6150 TL; 14/03/2015 tarihinde 2100 TL; 15/03/2015 tarihinde 1900 TL; 16/03/2015 tarihinde 1500 TL hesabına para yatırıldığı, 03/04/2015 tarihinde 4000,82 TL yatırılarak katılım hesabı açıldığı, 07/04/2015 tarihinde 1400 TL; 29/04/2015 tarihinde 20000 TL; 15/05/2015 tarihinde 4200 TL; 26/05/2015 tarihinde 2350 TL para yatırıldığı görülmektedir. <br>Yukarıda yer verilen açıklamalar ışığında; davacının örgüt liderinin talimatından sonraki süreçte Bank Asyada katılım hesabı açarak ve bu dönemde açtığı katılım hesaplarını vadesinden önce bozarak yeniden hesap açmak suretiyle kar payını bankada bıraktığı ve bu yöntemle anılan bankaya finansal destek/yardım sağlama amacını güttüğü anlaşılmaktadır.<br>Nitekim Yargıtay 3. Ceza Dairesi'nin 23/05/2023 tarihli ve E:2021/17230, K:2023/3329 sayılı kararıyla; silahlı terör örgütüne üye olmak suçu kapsamında yargılanan sanık hakkında "...ekonomik gerçeklik ile bağdaşmayacak ve hayatın olağan akışına aykırı olacak şekilde başka bankalardan kredi çekmek suretiyle Bank Asyada katılım hesabı açması, bazı katılım hesaplarını vadesinden önce bozarak yeniden hesap açmak suretiyle kar payını banka bünyesinde bırakması" hususu deliller arasında değerlendirilerek verilen mahkumiyet kararının istinaf isteminin reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar verilmiştir.<br>... İl Emniyet Müdürlüğü tarafından dosyaya sunulan bilgi ve belgelerin incelenmesinden; <br>Anayasa Mahkemesi'nce; Bylock uygulamasının soruşturma ve kovuşturma mercilerince tespit edilen kurumsal ve ticari mahiyetinin olmaması, uygulama üzerinden yapılan iletişimin çözümlenen içeriğinin tamamına yakınının FETÖ/PDY unsurlarına ait örgütsel temas ve faaliyetlere ilişkin olması, uygulamayla ilişkili İnternet kaynaklı yayınların çoğunlukla sahte hesaplar üzerinden yapılması ve burada FETÖ/PDY lehine paylaşımlarda bulunulması, büyük bir kullanıcı kitlesine sahip uygulamanın 15 Temmuz darbe teşebbüsü öncesinde diğer kişilerce bilinmemesi, kullanıcılarının belirlenmesini önlemeye yönelik olağan dışı işleyişinin ve şifreleme sisteminin bulunması, kullanımın ancak diğer bir kullanıcının onaylamasıyla mümkün hale gelmesi ve bu yönüyle hücre tipi örgütlenmeye elverişli olması, haberleşme içeriğinin belirli bir süre sonra otomatik olarak kendiliğinden silinmesi gibi özellikleri (AYM, Aydın Yavuz ve diğerleri, [GK], B. No: 2016/22169, 20/6/2017, §106) gözönüne alındığında kişilerin bu uygulamayı kullanmalarının veya kullanmak üzere elektronik/mobil cihazlarına yüklemelerinin soruşturma makamlarınca FETÖ/PDY ile olan ilgi bakımından bir belirti olarak değerlendirilebileceği kabul edilmiştir (AYM, Aydın Yavuz ve diğerleri, §267). <br>Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 26/09/2017 tarihli E:2017/956, K:2017/370 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen, Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24/04/2017 tarihli E:2015/3, K:2017/3 sayılı kararda; bylock iletişim sisteminin, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle; örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının tespiti halinde, kişinin örgütle bağlantısını gösteren bir delil olacağı karara bağlanmıştır. Bu durumda, bylock iletişim sistemini kullandığı tespit edilen kişilerin FETÖ/PDY örgütü ile üyelik, iltisak ve irtibatının bulunduğu ve kamu görevinden çıkarılma için hukuki gerekçe olduğu hususunda tereddüt bulunmamaktadır.<br>... İl Emniyet Müdürlüğü'nün ... tarih ve ... sayılı yazısı ile yazı ekinde yer alan belgelerden; davacının ... USER ID numaralı "..." kullanıcı adlı Bylock hesabının davacı tarafından kullanıldığının değerlendirildiği, bu hesabın yazışma/mail durumunun aktif olduğu, toplam 657 mail alındığı, 5 kere bu hesaptan giriş yapıldığı, 2 adet mesaj alındığı ve bu hesaptan bir kere mesaj gönderildiği, ... USER ID'ye bağlı mesajlar incelendiğinde; ... USER ID kodlu kullanıcı tarafından; "hocam acilen ... H., ... H.'ye 1500 TL maaş verelim.1 .2. gün içinde ...sebep...dersaneye...pzts...ye kayyum atama durumları var...daha sonra sana izah edeyim" şeklinde gönderilen mesajın ... ID tarafından "tamam" şeklinde cevaplandığı, bunun dışında; başka kullanıcılar tarafından, anılan ID adresine örgütsel içeriğe sahip bilgilendirici mahiyette maillerin gönderildiği görülmektedir. <br>Buraya kadar yapılan açıklamalar ışığında; örgüt liderinin talimatından sonraki tarihlerde davacının Bank Asya'da katılım hesapları açtığı ve katılım hesaplarını vadesinden önce bozmak suretiyle kar payını bankada bıraktığı, dolayısıyla davacının bu eyleminin bireysel anlamda maddi kaynaklarını arttırma veya tasarruf etme amacının dışında örgütün finans kaynaklarından biri olan Bank Asya'ya finansal destek sağlama amacına hizmet ettiği, ayrıca davacının Bylock isimli gizli haberleşme ağının kullanıcısı olduğu dikkate alındığında; bu hususların davacının FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü ile olan iltisak ve irtibat düzeyindeki ilişkisini ortaya koymak için yeterli olduğu sonucuna varılmıştır. <br>İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br>Bu itibarla; temyizen incelenen kararın sonucu itibariyle usul ve hukuka uygun olduğu, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenlerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı görüldüğünden, temyize konu bölge İdare Mahkemesi kararının, kararda yer alan davacının FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü ile olan iltisak ve irtibat düzeyini ortaya koyan gerekçesine yukarıda yer alan gerekçenin de eklenmesi suretiyle onanması gerekmektedir. <br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle,<br>1. Temyiz isteminin reddine,<br>2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, <br>3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, davacının adli yardım talebi kabul edildiğinden tahsil edilemeyen temyiz yargılama giderlerinin davacıdan tahsili için Mahkemesince ilgili Vergi Dairesine müzekkere yazılmasına,<br>4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,<br>5. Kesin olarak, 17/03/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi. <br><br><br></font></p></body></html>

vergi