<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2024/1246 E. , 2025/1092 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>ÜÇÜNCÜ DAİRE <br>Esas No : 2024/1246<br>Karar No : 2025/1092<br><br>TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVALI) ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/...<br>VEKİLİ: Av. İ...<br><br> 2- (DAVACI) ... Sanayi Ticaret Limited Şirketi<br> VEKİLİ: Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ...... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ:<br>Dava konusu istem: Davacı şirketin kanuni temsilcisi ... hakkında 2016 ila 2018 yıllarında komisyon karşılığında sahte fatura düzenlediği yolunda vergi tekniği raporu bulunduğu ve mükellefiyet kaydı re'sen terkin edildiğinden bahisle 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 153/A maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında değinilen şahsın tüm vergi borçlarının ödenmesi ve teminat verilmesi, teminatın belirlenen süre içinde verilmemesi halinde istenen teminat tutarının teminat alacağı olarak tahakkuk ettirileceğine ve 6183 sayılı sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun uyarınca gecikme zammı tatbik edilerek takip ve tahsil edileceğine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali istemine ilişkindir.<br><br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacı şirketin kanuni temsilcisi olan ... hakkında sahte belge düzenlediği hususu vergi tekniği raporuyla ortaya konularak mükellefiyet kaydının vergi dairesince terkin edildiği, söz konusu şahıs tarafından mükellefiyet kaydının re'sen terkin edilmesi işlemine karşı açılan davada verilen ... Vergi Mahkemesi'nin...tarih ve E:..., K:... sayılı dilekçe ret kararı üzerine yeni dava açılmadığı gibi anılan şahıs adına yapılan tarhiyatın da kesinleştiği anlaşıldığından dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle dava reddedilmiştir. <br><br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti:Vergi Mahkemesi kararının, dava konusu işlemin, davacı şirketin Vergi Usul Kanunu'nun 153/A maddesinin üçüncü fıkrası kapsamına alınarak ...'a ait tüm borçların ödenmesi ve teminat istenmesine ilişkin kısmı yönünden davanın reddine ilişkin hüküm fıkrasına yöneltilen istinaf başvurusu, değinilen hüküm fıkrasının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle reddedilmiştir.<br>Anayasa Mahkemesinin 22/03/2023 tarih ve E:2022/108, K:2023/55 sayılı kararı ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 153/A maddesinin üçüncü fıkrasının ikinci ve üçüncü cümleleri ile dördüncü fıkrasının üçüncü ve dördüncü cümlelerinin, Anayasa Mahkemesince iptal edilmesi neticesinde dava konusu işlemin, teminatın belirlenen süre içinde verilmemesi halinde istenen teminat tutarının teminat alacağı olarak tahakkuk ettirileceğine ve 6183 sayılı Kanun uyarınca gecikme zammı tatbik edilerek takip ve tahsil edileceğine ilişkin kısmının kanuni dayanağının kalmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusu, Vergi Mahkemesi kararının, dava konusu işlemin belirtilen kısmı yönünden davanın reddine ilişkin hüküm fıkrası yönünden kabul edilerek değinilen hüküm fıkrası kaldırıldıktan sonra dava konusu işlemin belirtilen kısmı iptal edilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI :Davalı idare tarafından, teminat istenilmesine ilişkin yasal koşulların gerçekleştiği, yapılan işlemlerin hukuka uygun olduğu ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir.<br>Davacı tarafından, kuruluş tarihinde itibaren tüm vergisel ödevlerin yerine getirildiği, ...'un sahte fatura düzenleme suçuna ilişkin yargılanması neticesinde... Asliye Ceza Mahkemesinin E:... sayılı dosyasında beraat kararı verildiği ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir. <br><br>TARAFLARIN SAVUNMALARI : Taraflarca savunma verilmemiştir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Davacı temyiz isteminin kabulü, davalı temyiz isteminin ise reddi gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE:<br>MADDİ OLAY :<br> ...'un sahte belge düzenleme fiili nedeniyle incelenmesi neticesinde tanzim edilen vergi tekniği raporunda, kuruluş tarihinden itibaren gerçek bir ticari faaliyeti bulunmaksızın komisyon karşılığı sahte fatura düzenlediği, anılan şahsın davacı şirketin de kanuni temsilcisi olduğu tespit edildiğinden, 213 sayılı Kanun'un 153/A maddesi kapsamında değinilen şirketin tüm vergi borçlarının ödenmesi ve 1.399.655,16 TL teminat istenmesi, belirlenen süre içinde verilmemesi hâlinde teminat tutarının teminat alacağı olarak tahakkuk ettirileceği ve 6183 sayılı Kanun uyarınca gecikme zammı tatbik edilerek takip ve tahsil edileceğine dair dava konusu işlemin tesis edildiği anlaşılmıştır.<br><br>İLGİLİ MEVZUAT:<br>213 Sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 153/A maddesinin birinci fıkrasında; başkaca bir ticari, zirai ve mesleki faaliyeti olmadığı halde münhasıran sahte belge düzenlemek amacıyla mükellefiyet tesis ettirdiğinin vergi incelemesine yetkili olanlarca düzenlenen rapor ile tespit edilmesi ve mükellefiyet kaydının devamına gerek görülmediğinin raporda belirtilmesi üzerine işi bırakmış addolunan ve mükellefiyet kayıtları vergi dairesince terkin edilenlerden, serbest meslek erbabının, şahıs işletmelerinde işletme sahibinin, adi ortaklıklarda ortaklardan her birinin, ticaret şirketlerinde; şirketin, kanuni temsilcilerinin, yönetim kurulu üyelerinin, şirket sermayesinin asgari %10’una sahip olan gerçek veya tüzel kişilerin ya da bunların asgari %10 ortağı olduğu veya yönetiminde bulundukları teşebbüslerin, tüzel kişiliği olmayan teşekküllerde bunları idare edenlerin veya düzenlenen raporda fiillerin işlenmesinde bilfiil bulundukları tespit edilenlerin işe başlama bildiriminin alınması halinde, bunlar adına mükellefiyet tesis edilebilmesi için işe başlama bildiriminde bulunanların ve mükellefiyeti terkin edilenlerin tüm vergi borçlarının ödendiği ve 6183 sayılı Kanun'un 10. maddesinin birinci fıkrasının (1), (2) ve (3) numaralı bentlerinde sayılan nev’iden 150.000 Türk Lirasından ve düzenlenmiş olan sahte belgelerde yer alan toplam tutarın %10’undan az olmamak üzere teminat verilmiş olmasının şart olduğu, üçüncü fıkrasında ise birinci fıkrada sayılanların, mükellefiyeti bulunan adi ortaklık, ticaret şirketleri ve tüzel kişiliği olmayan teşekküllerin kanuni temsilcisi, yönetim kurulu üyesi, idarecisi, asgari %10 ortağı olması, bunları devralması, kısmen veya tamamen bunlara devrolunması halinde, keyfiyetin vergi dairesinin ıttılaına girdiği tarihten itibaren bir ay içinde birinci fıkrada yer alan şartların yerine getirilmesinin bu mükelleflerden yazılı olarak isteneceği, otuz günlük süre içinde şartların yerine getirilmemesi ve sayılan kişilerin statülerinin devam ettirilmesi halinde, istenilen teminat tutarının verilen sürenin son günü vade tarihi olarak kabul edilmek suretiyle mükellef adına teminat alacağı olarak tahakkuk ettirileceği, tahakkuk ettirilen teminat alacağının, gecikme zammı tatbik edilerek mükelleften, birinci fıkrada sayılan kişilerin teminat isteme tarihi itibarıyla tahakkuk etmiş tüm vergi borçları ise mükellef müşterek ve müteselsil sorumlu olmak üzere, bu kişilerden 6183 sayılı Kanun uyarınca takip ve tahsil edileceği kurala bağlanmış olup Anayasa Mahkemesinin, 20/07/2023 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanan 22/03/2023 tarih ve E:2022/108, K:2023/55 sayılı kararıyla sözü edilen maddenin üçüncü fıkrasının, ikinci ve üçüncü cümleleri ile dördüncü fıkrasının üçüncü ve dördüncü cümleleri iptal edilmiş ve söz konusu iptal kararının Resmi Gazete'de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine karar verilmiştir.<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br> Davalı idare tarafından temyiz istemine konu edilen Vergi Dava Dairesi kararının; dava konusu işlemin, teminatın belirlenen süre içinde verilmemesi halinde istenen teminat tutarının teminat alacağı olarak tahakkuk ettirileceğine ve 6183 sayılı sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun uyarınca gecikme zammı tatbik edilerek takip ve tahsil edileceğine ilişkin hüküm fıkrası aynı hukuksal nedenler ve gerekçeyle Dairemizce de uygun bulunmuştur.<br> Öte yandan, Anayasa Mahkemesinin, sözü edilen iptal kararı üzerine dava konusu işlemin, davacı şirketin Vergi Usul Kanunu'nun 153/A maddesinin üçüncü fıkrası kapsamına alınarak ...'a ait tüm borçların ödenmesi ve teminat istenmesine ilişkin kısmının yasal dayanağı kalmadığından Vergi Mahkemesince yazılı gerekçeyle davanın bu yönden reddine dair hüküm fıkrasına yöneltilen istinaf isteminin reddinde hukuka uygunluk görülmemiştir. <br><br>KARAR SONUCU :<br>Açıklanan nedenlerle;<br>1. Davalı idare temyiz isteminin reddine,<br>2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının; dava konusu işlemin, teminatın belirlenen süre içinde verilmemesi halinde istenen teminat tutarının teminat alacağı olarak tahakkuk ettirileceğine ve 6183 sayılı sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun uyarınca gecikme zammı tatbik edilerek takip ve tahsil edileceğine ilişkin hüküm fıkrasının ONANMASINA,<br>3. Davacı temyiz isteminin kabulüne,<br>4. Kararın; dava konusu işlemin, davacı şirketin Vergi Usul Kanunu'nun 153/A maddesinin üçüncü fıkrası kapsamına alınarak ...'a ait tüm borçların ödenmesi ve teminat istenmesine ilişkin kısmına dair hüküm fıkrasının ise BOZULMASINA, 05/03/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi. <br> <br><br><br></font></p></body></html>
vergi