<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 7. Daire Başkanlığı         2024/1934 E.  ,  2025/905 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br> YEDİNCİ DAİRE <br>Esas No : 2024/1934<br>Karar No : 2025/905 <br> <br>TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı adına <br> ... Gümrük Müdürlüğü<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVACI) : Tasfiye Edilen ... Otomotiv Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi Adına Tasfiye Memuru Sıfatıyla ...<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava Konusu İstemi: ... tarih ve ... sayılı Soruşturma Raporu uyarınca davacı adına tescilli muhtelif tarih ve sayılı serbest dolaşıma giriş beyannameleri ile ithal edilen 56 adet aracın yeni ve kullanılmamış olarak beyan edildiği halde eski olduğunun saptanması üzerine, İthalat Rejim Kararı uyarınca gerekli izin alınmaksızın ithal edildiğinden bahisle, 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 235. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendi uyarınca alınan para cezası kararına vaki itirazın reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle dava açılmıştır.<br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; olayda; davacı şirketin genel kurul kararı akabinde ticaret sicil kaydının terkin edildiği hususunun 01/12/2017 tarih ve 9464 sayılı Ticaret Sicili Gazetesi'nde ilan edilmesi üzerine şirket tüzel kişiliğinin son bulduğu, davalı idarece ... Asliye Ticaret Mahkemesi nezdinde açılan davada ise; ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararla ek tasfiyeye ilişkin ihya kararı verildiği, 14/03/2023 tarihinde kesinleşme şerhi düzenlendiği, ihya kararına ilişkin olarak Ticaret Sicil Müdürlüğüne herhangi bir yazının gönderilmediği<br> anlaşılmış olup, Mahkemelerince verilen ara kararına istinaden ibraz edilen yazı ve belgelerin incelenmesinden ise; ihya kararında tasfiye memuru olarak atanan ...'un delillerin değerlendirilmesinde hataya düşüldüğünden bahisle istinaf başvurusunda bulunması üzerine dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderildiği ve istinaf aşamasının devam ettiğinin belirlendiği, bu durumda, Asliye Ticaret Mahkemesince verilen ihya kararının henüz kesinleşmediği ve karara ilişkin Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde herhangi bir tescil ve ilanın da yapılmadığı dikkate alındığında, ihyaya ait hukuksal işlemlerin henüz tamamlanmadığı ve şirketin organlarının henüz kendiliğinden çalışmaya başlamadığı, dolayısıyla hukuk aleminde tüzel kişilik kazanmayan şirket hakkında tesis edilen işlemin hukuki bir sonuç doğurmadığı ve davacının menfaatini ihlal etmesinin de söz konusu olmadığı, tüzel kişiliği sona ermiş bir şirketin yargı mercileri önünde temsil edilebilmesinin mümkün bulunmadığı gerekçesiyle davanın ehliyet yönünden reddine karar verilmiştir. <br><br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Asliye Ticaret Mahkemesince kesin olmak üzere verilen ihya kararı üzerine tüzel kişiliği olan davacı şirket hakkında tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, uyuşmazlığın esasının incelenerek davanın reddi yönünde karar verilmesi ve idare lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ : Davacı şirketin tüzel kişiliği hakkında Asliye Ticaret Mahkemesince verilen kararın istinaf başvurusu sonucunun değerlendirilerek karar verilmesi gerektiğinden, temyiz istemine konu kararın bozulması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE:<br> MADDİ OLAY : <br>... tarih ve ... sayılı Soruşturma Raporu uyarınca davacı adına tescilli muhtelif tarih ve sayılı serbest dolaşıma giriş beyannameleri ile ithal edilen 56 adet aracın yeni ve kullanılmamış olarak beyan edildiği halde eski olduğunun saptanması üzerine, İthalat Rejim Kararı uyarınca gerekli izin alınmaksızın ithal edildiğinden bahisle, 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 235. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendi uyarınca alınan para cezası kararına vaki itirazın reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle dava açılmıştır. <br><br>İLGİLİ MEVZUAT :<br> 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesinin 3. fıkrasının (c) bendinde; ehliyet hususu, ilk inceleme konuları arasında sayılmış; 15. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde ise, ehliyetsiz kişi tarafından açılan davaların reddine karar verileceği hükme bağlanmıştır.<br> Anılan Kanun'un 20. maddesinin 1. fıkrasında ise; Danıştay, bölge idare mahkemeleri ile idare ve vergi mahkemelerinin, bakmakta oldukları davalara ait her çeşit incelemeleri kendiliklerinden yapacakları belirtilerek re'sen araştırma ilkesi benimsenmiştir. <br>6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 547. ve geçici 7. maddesinin 15. fıkrasında da; tasfiyenin sona ermesinin akabinde ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunluluğu nedeniyle anılan ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar asliye ticaret mahkemesince şirketin yeniden tesciline karar verilebileceği, alacaklılar veya hukuki menfaatleri bulunan diğer kişilerin haklı sebeplerle mahkemeye başvurarak şirketin ihyasını isteyebilecekleri hükme bağlanmıştır.<br> <br> HUKUKİ DEĞERLENDİRME: <br> Dosyanın incelenmesinden; 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 235. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendi uyarınca alınan para cezası kararına vaki itirazın reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle iş bu davanın açıldığı, tasfiyesi sona eren, 01/12/2017 tarih ve 9464 sayılı Ticaret Sicili Gazetesi'nde tüzel kişiliğinin son bulduğu ilan edilen davacı şirketin, davalı idarece ihyasının Asliye Ticaret Mahkemesinden talep edildiği ve mahkemece anılan şirketin ihyasına 14/03/2023 tarihli kesinleşme şerhine havi şekilde karar verilmiş ise de; ihya kararında tasfiye memuru olarak atanan ...'un delillerin değerlendirilmesinde hataya düşüldüğünden bahisle istinaf başvurusunda bulunması üzerine bu kez dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderildiği ve istinaf aşamasının devam ettiği anlaşılmıştır. <br>Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre, şirketlerin tüzel kişilikleri, ticaret sicilinden silinmeleriyle sona erer. Olayda, adına işlem tesis edilen şirketin tüzel kişiliği de, ticaret sicilinden silinerek sona ermiş bulunmaktadır. Bu tarihten sonra, sözü edilen şirketin haklara sahip olması, borçlu kılınması ve temsili hukuken mümkün değildir. Bunun sonucu olarak, tüzel kişiliğin sona ermesinden önce tesis edilen işlemlerin de, herhangi bir hukuki sonuç doğurması; hukuki sonuç doğurmayan işlemlerin ise, herhangi bir kişinin menfaatini ihlal etmesi söz konusu olamaz.<br>Öte yandan anılan hukuksal sonucun ticari hayatın olağan akışı gereği alacaklılar ve diğer hak sahipleri yönünden doğabilecek hak kayıplarının önüne geçilebilmesi için ise, ilgili kişilerin tüzel kişiliğin tekrar kazandırılması cihetiyle asliye ticaret mahkemelerine başvurabilecekleri Türk Ticaret Kanunu'nda hükme bağlamıştır. <br> Temyize konu kararda, ... Asliye Ticaret Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı ihya kararının henüz kesinleşmediği ve karara ilişkin Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde herhangi bir tescil ve ilanın da yapılmadığı, dolayısıyla ihyaya ait hukuksal işlemler henüz tamamlanmadığından tüzel kişiliğin yeniden kazanılmadığı, davalı idarece tesis edilen işlem nedeniyle davacının menfaatinin etkilenmediği gerekçesiyle davanın ehliyet yönünden reddine karar verilmiş ise de; olayda, asıl borçlu şirketin ihyasına ilişkin Asliye Ticaret Mahkemesi kararına kesinleşme şerhi verilerek durum UYAP kayıtlarına işlenmiş olup, dava dışı 3. şahıs konumundaki tasfiye memurunun karara itirazının anılan kararın bu niteliğini etkileyip etkilemeyeceği Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusununun incelenmesi neticesinde ortaya konulacaktır. <br> Sermaye şirketleri, ek tasfiye veya alacaklıların alacağını takip amacıyla sınırlı olarak ihyasının sağlandığı durumlarda tekrar hasım konumuna gelebilecek ve aktif dava ehliyeti kazanabilecek olup, mahkemelerinin ara kararına ilişkin cevabi yazıdan istinaf başvurusu üzerine dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderildiği sabit olduğundan, bu husus karara etki edecek nitelikte bulunması nedeniyle, anılan davanın kanun yolu neticesi beklenerek verilecek karar neticesinde oluşabilecek yeni hukuki duruma göre davacı şirketin tüzel kişiliğinin bulunup bulunmadığının değerlendirilerek karar verilmesi gerekmektedir.<br> Açıklanan nedenlerle; davalı idarenin temyiz isteminde bulunmakta menfaatinin bulunduğu sonucuna varılan temyize konu yazılı gerekçeyle verilen kararda hukuki isabet görülmemiştir. <br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle; <br>1.Temyiz isteminin kabulüne,<br>2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,<br>3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Daireye gönderilmesine,<br>4. 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13. maddesinin (j) bendi parantez içi hükmü uyarınca alınması gereken harç dahil olmak üzere, yargılama giderlerinin yeniden verilecek kararda karşılanması gerektiğine, 03/03/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi. <br><br></font></p></body></html>

vergi