<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2024/3979 E.  ,  2025/2352 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2">T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>DÖRDÜNCÜ DAİRE<br>Esas No : 2024/3979<br>Karar No : 2025/2352<br><br>DAVACI : ...<br><br>DAVALI : ... Bakanlığı <br><br>İSTEMİN ÖZETİ : 15/12/2012 tarih ve 28498 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanunun Uygulama Yönetmeliği'nin 7. maddesinin 6. fıkrasının iptali istenilmektedir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: ...<br>DÜŞÜNCESİ : 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca, ilanı gereken düzenleyici işleme karşı açılacak iptal davalarında, dava süresinin kural olarak ilan tarihini izleyen günden itibaren başlayacağı; düzenleyici işleme dayalı olarak uygulama işleminin tesis edilmesi durumunda ise, uygulama işleminin davacıya tebliğ edildiği tarihi izleyen günden itibaren, düzenleyici işlem veya uygulanan işlem yahut her ikisi aleyhine birden dava açılabileceği öngörülmektedir. Buna karşın, uygulama işleminin iptali istemiyle açılan davada idari yargı merci tarafından verilen kararın sonucunun beklenilmesi ve bu kararın kesinleşmesinden sonra, düzenleyici işlemin iptali istemiyle davanın açılması halinde, dava açma süresinin, uygulama işleminin tebliğ edildiği tarih esas alınarak saptanacağı; dolayısıyla uygulama işleminin iptali istemiyle görülen davada idari yargı merci kararının kesinleşmesinin, düzenleyici işleme karşı açılacak dava bakımından dava açma süresini ihya edici bir etkisi bulunmadığından, davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir. <br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE :<br>İLGİLİ MEVZUAT:<br>2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Dava açma süresi" başlıklı 7. maddesinin 1. fıkrasında, dava açma süresinin özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştay'da ve idare mahkemelerinde altmış ve vergi mahkemelerinde otuz gün olduğu; 4. fıkrasında ise, ilanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresinin, ilan tarihini izleyen günden itibaren başlayacağı, ancak bu işlemlerin uygulanması üzerine ilgililerin, düzenleyici işlem veya uygulanan işlem yahut her ikisi aleyhine birden dava açabilecekleri; "Sürelerle ilgili genel esaslar" başlıklı 8. maddesinin 1. fıkrasında, sürelerin tebliğ, yayın veya ilan tarihini izleyen günden itibaren işlemeye başlayacağı; "Dilekçeler üzerine ilk inceleme" başlıklı 14. maddesinin 3. fıkrasının (e) bendinde, dava dilekçelerinin süre aşımı yönünden inceleneceği; aynı maddenin 6. fıkrasında, ilk incelemeye ilişkin hususların tespit edilmesi halinde davanın her safhasında 15. madde hükümlerinin uygulanacağı; "İlk inceleme üzerine verilecek karar" başlıklı 15. maddesinde ise, süre aşımı bulunduğu tespit edilen davaların reddedileceği hükümleri yer almaktadır.<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br> 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7. maddesinde; ilanı gereken düzenleyici işlemlerde dava açma süresinin ilan tarihini izleyen günden itibaren başlayacağı, süresi içerisinde idari davaya konu edilmeyen düzenleyici işlemlerin, bu tarihten sonra davaya konu edilebilmeleri için, ilgili hakkında uygulama işlemi yapılmış olması ve bu işlemin birlikte dava konusu yapıldığı düzenleyici işlemin uygulanması niteliğinde bulunması gerektiği belirtilmiştir. <br>Dosyanın incelenmesinden; ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, ... Sok., ... Apt., No:... adresinde kiracı olarak ikamet etmekte olan davacı tarafından, oturduğu binanın riskli yapı olarak tespit edilmesine ilişkin işleme karşı yapılan itirazın "davacının kiracı olması sebebiyle işleme alınmadığı"ndan bahisle reddine ilişkin ... tarih ve E:... sayılı işlemin iptali istemiyle açılan davada; .... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla "davacı tarafından kiracısı olduğu taşınmazın riskli yapı olarak tespitine itiraz edilmek istenilmiş ise de, ilgili mevzuat hükümlerinde söz konusu itirazın yalnızca malikler veya kanuni temsilcileri tarafından yapılabileceği açık olarak düzenlendiğinden, davacının binanın riskli yapı olarak tespit edilmesine ilişkin işleme karşı yaptığı itirazın davacının kiracı olması sebebiyle işleme alınmadığından bahisle reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata aykırılık görülmediği" gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği; bu karara karşı davacı tarafından yapılan istinaf başvurusunun ise, ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:...sayılı kararıyla kesin olarak reddedilmesi ve anılan kararın 11/11/2024 tarihinde kesinleşmesi (dava dilekçesi ekinde ... İdare Mahkememesi Başkanlığınca hazırlanan kesinleşme şerhi sunulmuştur:) üzerine, 09/12/2024 tarihinde Danıştay Genel Yazı İşleri Müdürlüğü kaydına giren dava dilekçesi ile görülmekte olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.<br>Öte yandan; davacı tarafından, uyuşmazlık konusu binanın, riskli yapı olarak tespit edilmesine ilişkin işleme karşı davacı tarafından yapılan itirazın "davacının kiracı olması sebebiyle işleme alınmadığı"ndan bahisle reddine ilişkin ... tarih ve E:... sayılı işlemin iptali istemiyle 21/09/2023 tarihinde...İdare Mahkemesinin E:... sayılı dosyasında görülen davanın açıldığı anlaşılmaktadır.<br>Bu durumda, davacının söz konusu bireysel işlemden, en geç .... İdare Mahkemesinin E... sayılı dosyasına kayıtlı davanın açıldığı 21/09/2023 tarihinde haberdar olduğu, dolayısıyla anılan işlemin dayanağı niteliğindeki 15/12/2012 tarih ve 28498 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanunun Uygulama Yönetmeliği'nin 7. maddesinin 6. fıkrasının (anılan Yönetmelik hükmünde aynı yöndeki düzenlemenin, 21/05/2024 tarih ve 32552 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 6306 sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 5. maddesi ile değiştirilen 6306 sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliği'nin 7. maddesinin altıncı fıkrasında da yer aldığı görülmektedir.) iptali istemiyle, en geç uygulama işleminden haberdar olunduğu anlaşılan 21/09/2023 tarihini izleyen günden itibaren 60 gün içerisinde dava açılması gerekirken, bu süre geçirildikten çok sonra, 09/12/2024 tarihinde Danıştay Genel Yazı İşleri Müdürlüğü kaydına giren dava dilekçesi ile görülmekte olan davanın esasının süre aşımı nedeniyle inceleme olanağı bulunmamaktadır.<br><br>KARAR SONUCU:<br>Açıklanan nedenlerle;<br>1. 2577 sayılı Kanunun 15. maddesinin 1/b bendi uyarınca davanın DAVANIN SÜRE AŞIMI NEDENİYLE REDDİNE, <br>2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ...-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, <br>3. Posta gider avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra istemi halinde davacıya iadesine,<br>4. Yürütmenin durdurulması istemi hakkında karar verilmediğinden, ...-TL yürütmenin durdurulması harcının istemi halinde davacıya iadesine,<br>5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen otuz (30) gün içinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere, 14/04/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.<br><br><br><br><br><br></font></p></body></html>

vergi