<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">11. Hukuk Dairesi 2022/930 E. , 2023/5317 K.</font></b><ul><li style="font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold"></li></ul><ul style="list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12"></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"><br>MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi<br>SAYISI : 2020/1376 Esas, 2022/8 Karar<br>HÜKÜM : Esastan ret <br>İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi <br>SAYISI : 2010/154 E. 2019/39 K.<br><br>Taraflar arasındaki marka hakkına tecavüzün giderilmesi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. <br><br>Kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. <br><br>Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: <br><br>I. DAVA<br>Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 2005/06706 numaralı "IMPULSE BY KORLE" markasının sahibi olduğunu, davalıların ise Aeon Metalart Sanayi İç ve Dış Ticaret Nak. Tır. Ltd. Şti'nin kullanmış olduğu www.aeon.com.tr isimli web sayfasında "aeon mağaza" olarak tanıtım yapılan Aeon Ltd. Şti'nin Anadolu Yakası Bayiiliğini yaptıklarını, 10.02.2010 tarihli aramada "L.A. Modern Isı Çözümleri" isimli iş yerinde ele geçirilen kataloglarda davacının markasına tecavüz teşkil edecek şekilde markasının kullanılarak radyatör tanıtımının yapıldığının tespit edildiğini belirterek, davalıların davacıya ait marka haklarına tecavüz fiillerinin durdurulmasına ve menine, 5.000,00 TL manevi tazminatın ticari reeskont faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, hüküm özetinin masrafının davalılardan alınmak suretiyle Türkiye'de yayınlanan tirajı yüksek bir gazetede bir kez yayınlanmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br><br>II. CEVAP<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili ...'nin firma ortağı olup, diğer davalı ...' ün firma çalışanı olduğu, bu sebeple ...'e husumet yöneltilemeyeceğini, müvekkili ...'nin aynı zamanda yurt dışında Aeon UK LTD ve ayıca PITACS LTD isimli şirketlerin ortaklarından olduğu, söz konusu şirketlerin yurtdışında "IMPULSE" markasının sahibi olduğunu, davacı her ne kadar ihtilafa konu markayı Türkiye' de kendi adına tescil ettirmişse de, söz konusu markanın sadece Türkiye' de davacı adına tescilli olduğunu, nitekim davacının ürünlerinin İtalya'da bir fuarda müvekkilinin şikayeti üzerine toplatıldığını, diğer yandan söz konusu internet sitesi üzerinden yurtiçine satış yapılmadığını ve davacının zararının söz konusu olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br><br>III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI <br>İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İstanbul Anadolu Adli Emaneti'nin 2010/1416 sayısında kayıtlı ürün katalogları ve irsaliyeli faturalar ile Kadıköy 2. Sulh Ceza Mahkemesi'nin 2010/278 Değişik iş sayılı dosyasında bulunan arama ve el koyma tutanağından; arama sırasında ...'ün hazır bulunduğu, tutanağı işyeri sorumlusu olarak imzaladığı, İstanbul Anadolu Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesinin 2010/492 Esas sayılı dosyasında yapılan yargılamada sırasında verdiği ifadesinde; "...'nin işyeri sahibi olduğu, ücretli olarak bu işyerinde çalıştığı, diğer sanığın İngiltere'de yaşadığı, işyerinde AEON markalı ürünlerin satıldığı, arama esnasında ürünün mevcut olmadığını, sadece kataloglar olduğunu, yurt dışına götürmek için ağabeyinin getirdiğini, ürünlerin Tuzla'daki fabrikadan temin edildiğini" beyan ettiği, ...'nin savunmasında da; "1987 yılından beri İngiltere'de yaşadığını, İngiliz firmalarında şirket ortağı olduğunu, adresin Türkiye'de bağlantılı işyeri adresli olduğunu" belirttiği, davalı ...'nin işyeri sahibi sıfatı ile sorumlu olduğu, diğer davalı ...' ün ise arama tutanağı ve ceza dosyasındaki ifadelerinden, sadece işyeri çalışanı olmadığı, sürekli olarak yurt dışında yaşayan kardeşi ...'nin firmasının işyeri sorumlusu, ticari vekili sıfatı ile sorumluluğunun bulunduğu, dosya kapsamına celbedilen irsaliyeli faturalarda da davalı ...' ün imzasının olduğu, davaya konu kataloglardaki markaların davacıya ait olduğunu bilebilecek durumda olduğu, kusurlu bulunmakla davalı sıfatının ve tazminattan sorumluluğunun bulunduğu, davalı tarafın işyerinde yapılan arama sırasında 688 adet ürün kataloğu ve 35 adet irsaliyeli faturaların bulunduğu, davalı ...'ün ceza dosyasındaki ifadesinden; ürünlerin işyerinde bulundurulmadığı, kataloglardan müşterilere gösterilerek seçildiği ve Tuzla'daki fabrikadan ürünlerin temin edilerek müşteriye gönderildiği, kataloglarda davalı ...'nin işyerinin kaşesinin bulunduğu, davalıya aidiyetinin saptandığı, ürün görsellerinin farklı isimlerle katalogda tanıtıldığı, davaya konu "IMPULSE BY KORLE" ibaresinin de katalogda ürün markası olarak kullanıldığı, davacının markasının ayırt edici unsurunun birebir olarak ve davacının markasının tescilli olduğu 11.sınıftaki radyatör emtiası bakımından, katalogda ürünlerin satışının teklifine yönelik olarak kullanıldığı, ayrıca davalı ...'ün gerek arama sırasında gerekse ceza mahkemesindeki beyanında ürünlerin Tuzla'daki fabrikadan temin edilerek müşterilere satışının yapıldığını beyan ettiği, ortalama tüketicilerin her iki ürünün aynı firmaya ait olduğunu düşünebileceği, bu şekilde iltibas tehlikesinin bulunduğu, markaya tecavüz fiilinin gerçekleştiği, her iki davalının da kusurlu ve sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacının tescilli markasına tecavüzün durdurulması ve men'ine, ihlalin gerçekleştirilme şekli ve tüm dosya kapsamı dikkate alınarak takdiren 3.500,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, hükmün ilânına karar verilmiştir.<br><br>IV. İSTİNAF<br>A. İstinaf Yoluna Başvuranlar <br>İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.<br><br>B. İstinaf Sebepleri<br> Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının, dava dışı AEON Ltd. Şti.’nin faturaları ile davalılara sorumluluk yüklemeye çalıştığını, davacı tarafından dava dışı şirkete sadece ortağı olduğu için ...’ye ve kardeşi aynı zamanda çalışanı ...'e de tazminat davası açtığını, AEON şirketi tarafından tazminat ödendiğini ve aynı marka için aynı delillerle tekrar tazminat ödemek zorunda kalacağından sadece ortağı olma sıfatıyla işbu dava için delil olamayacağından haklı tespiti ile davalının ve çalışanın aleyhine açılan işbu davanın kısmen kabulünün usul ve yasa’ya aykırı olduğunu, dava konusu markanın, davalı şirketin de içinde bulunduğu grup tarafından ilk defa ihdas ve öncelikli olarak kullanılmış ve tanıtılmış olduğunu, manevi tazminat verilmesi için tecavüz eyleminin varlığının ve kusurun olması gerektiğini, marka taklit amacının olmadığını, manevi zararın oluşmadığını, eylem sonucunda oluşmuş bir zarar söz konusu olmadığından davanın reddinin gerektiğini belirterek davanın kabule yönelik bölümünün kaldırılarak davanın reddi ile yargılama masrafları ve ücreti vekaletin davacıya yüklenmesine karar verilmesini istemiştir. <br><br>C. Gerekçe ve Sonuç<br>Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici sebeplere ve hükme esas alınan bilirkişi raporunun oluşa, somut olayın özelliklerine uygun, açık, anlaşılır, taraf ve yargı denetimine uygun olmasına göre; kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. <br><br>V. TEMYİZ<br>A. Temyiz Yoluna Başvuranlar <br>Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.<br> <br>B. Temyiz Sebepleri<br>Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrarlayarak kararın bozulmasını istemiştir. <br><br>C. Gerekçe<br>1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme <br>Dava, marka hakkına tecavüzün tespiti, meni ve manevi tazminat istemine ilişkindir.<br><br>2. İlgili Hukuk<br>1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 370 inci maddesinin ikinci fıkrası. <br><br>2. 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 61 inci maddesi.<br><br>3. Değerlendirme<br>1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br><br><br>2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davalılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. <br><br>VI. KARAR <br>Açıklanan sebeplerle; <br>Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, <br><br>Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, <br><br>Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, <br><br>25.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. <br><br><br> </font></p></body></html>