<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2024/1312 E. , 2025/597 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br> YEDİNCİ DAİRE <br>Esas No : 2024/1312<br>Karar No : 2025/597 <br> <br>TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı adına<br> ... Gümrük Müdürlüğü <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Dış Ticaret Anonim Şirketi <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Davacı adına tescilli ... tarih ve ... ile ... sayılı serbest dolaşıma giriş beyannameleri muhteviyatı eşya kıymetinin, İthalatta Gözetim Uygulanmasına İlişkin Tebliğ'de öngörülen birim kıymete yükseltilmesi suretiyle ihtirazi kayıtla beyan edilerek ödenen gümrük, ilave gümrük ve katma değer vergilerine karşı yapılan itirazın zımnen reddine ilişkin işlemin iptali ve fazladan ödenen vergilerin tahsil tarihinden itibaren işleyecek tecil faizi ile birlikte iadesi istemiyle dava açılmıştır.<br> İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; ilave gümrük vergisinin yeni bir vergi değil, 474 sayılı Gümrük Giriş ve Tarife Cetveli Hakkında Kanun'un 2. maddesi uyarınca Cumhurbaşkanlığına verilen yetkiye dayanılarak mevcut gümrük vergisi oranlarında değişiklik yapılması niteliğinde bir vergi olduğu, T.C Anayasası'nın 73. maddesinde ifadesini bulan "verginin yasallığı ilkesi''ne aykırılık bulunmadığı gibi, anılan Kanun'da Cumhurbaşkanlığınca vergi oranlarında yapılabilecek değişikliğin aşağı ve yukarı sınırlarının da açıkça gösterilmiş olması karşısında, vergi hukukunun genel ilkelerinden olan "verginin belirliliği ilkesi"ne de aykırılık taşımadığı, Cumhurbaşkanlığının verilen bu yetkiyi, Kanun ve buna bağlı olarak çıkartılan Karar eki cetvelde yer alan eşyalar için Kanun'la belirlenen gümrük vergisi oranını esas almak suretiyle kullanabileceği, yine Cumhurbaşkanlığı Kararı'na ekli tabloda öngörülen toplam vergi oranının, anılan Kanun'da belirlenen hadlerin %50 artırılmış tutarını da aşmadığı, uygulanacak ilave gümrük vergisi oranlarında ve buna bağlı olarak ithalatın yapıldığı tarih itibarıyla yürürlükte bulunan Cumhurbaşkanlığı Kararı'na dayalı olarak tahakkuk eden ve ödenen ilave gümrük ve bu vergi üzerinden hesaplanan katma değer vergisinin hukuka uygun olduğu, dava konusu işlemin gözetim uygulaması nedeniyle fazladan ödenen vergilere isabet eden kısmına gelince; ithale konu eşya için Tebliğ'de belirtilen kıymetlerin, eşyanın, Gümrük Kanunu hükümlerine göre belirlenmiş gerçek satış bedeli olmadığı ve bu kıymetlerin esas alınması suretiyle tahakkuk yapılmasını öngören herhangi bir düzenlemenin bulunmadığı anlaşıldığından, gözetim önlemleri nedeniyle artırılan değer üzerinden fazladan ödenen vergilerde ise hukuka uyarlık görülmediği; fazla ödenen tutarın 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 216. maddesi uyarınca tecil faiziyle iadesinin icap ettiği gerekçesiyle dava konusu işlemin, gözetim uygulaması nedeniyle fazladan ödenen tutara isabet eden kısmının iptali; anılan tutarı aşan kısım yönünden ise davanın reddi ile fazladan ödenen vergilerin ödeme tarihinden itibaren işletilecek tecil faizi ile birlikte davacıya iadesine karar verilmiştir. <br> Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın istinafa konu kısmının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir. <br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NİN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br>Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br>Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle; <br>1.Temyiz isteminin reddine,<br>2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, <br>3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 13/02/2025 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.<br> <br><br>(X) KARŞI OY :<br>Dava konusu olayda, ithal edilen eşyanın kıymeti, ithalatçı tarafından ticaret politikası önlemi olan gözetim uygulamasından kaçınmak amacıyla mükellefin kendi iradesiyle arttırılmıştır. Dış ticaret önlemleriyle ilgili gözetim belgesi temin etme yükümlülüğünden kaçınmak ve buna dair yasal düzenlemeleri etkisiz kılmak yönündeki bu amacı hukuk düzeninin korumayacağı açıktır. <br>Yükümlünün kendisini beyanı artırmaya zorladığı öne sürülen husus dış ticaret mevzuatıyla ilgili yasal düzenlemelerden ibaret olup, faturada yazılı gümrük kıymetini beyan ederek gözetim belgesi temin etme yerine bu yasal yükümlülüğü bertaraf etme gayesiyle ihtirazi kayıtla beyan yükseltilmektedir. Bu suretle, dava sürecinde gözetim belgesi temin edilmeden malın ithali sağlanmakta ve sonuç olarak hem düşük kıymet üzerinden ithalat hem de gözetim belgesi alma külfetinden kurtulma gibi gözetimle ilgili yasal düzenlemelerin aşılması ve uygulanmadan devre dışı bırakılması sonucuna yol açılmaktadır.<br> Belirtilen bağlamda, mükellefin tamamen kendi özgür iradesiyle ve dış ticaret önlemleri kapsamında öngörülen yasal ödevleri yerine getirmeme gayesiyle faturada yazılı ve gözetim belgesi gerektiren kıymeti sanki belgeye tabi değilmiş gibi yükseltme davranışının, gümrük idaresine atfedilebilir bir yönü bulunmamakta ve bu husus mükellefin kendi seçim ve tercihinden ibaret kalmaktadır. Zira yüksek kıymet üzerinden beyanda bulunmak suretiyle gözetim belgesi ibrazı ödevinden kaçınma gibi bir seçenekten yararlanılmaktadır. Bu nedenle, davanın salt Gümrük Kanunundaki kıymetle ilgili hükümler üzerinden çözümlenmesi maddi ve hukuki gerçeklikle ilgili bütünlüğün göz ardı edilmesine ve dış ticaret mevzuatına ilişkin bir kısım hükümlerin fiilen uygulanamaz hale gelmesine sebebiyet verecektir.<br>Öte yandan yapılan itiraz başvurusu bir yönüyle 211. maddede öngörülen sürelerde yapıldığı gibi, maddede yer alan "tahakkukun kaldırılması" ve "ödenen verginin geri ödenmesi" taleplerini de içerdiğinden, taleplerin değerlendirilmesinde anılan maddede yer alan kısıtlamaların dikkate alınmaması gümrük idaresi açısından mümkün bulunmamaktadır. <br> Sonuç olarak, eşyanın kıymetinin, gözetim tebliğindeki kıymete eşitlenecek tutarda yurt dışı gider kalemine ihtirazi kayıtla beyanda bulunmak suretiyle artırılması nedeniyle tahakkuka yapılan itirazın reddi işleminin iptali ve gözetime isabet eden verginin faiziyle birlikte iadesine ilişkin açılan davada, yükümlünün kendi beyanı ile gümrük kıymetini artırmasının dış ticaret önlemlerine tabi eşya dolayısıyla yasal düzenlemelere göre ibraz etmek zorunda olduğu belgeleri temin etmeden ithalat yapmasının önünü açtığı, uyuşmazlığın salt kıymet ihtilafı gibi ele alınmasının söz konusu yasal düzenlemeleri işlevsiz bıraktığı, bu nedenle dünya piyasa fiyatlarından daha düşük fiyatlarla yapılan ithalatların izlenmesini sağlayan önlemlerin etkisizleştirilmesinin önüne geçilmesi amacıyla anılan maddede yapılan yasal değişikliğin dava konusu işlemi de kapsadığı anlaşıldığından, davalı idarenin temyiz isteminin kabulü ile temyize konu kararın bozulması gerektiği oyu ile, çoğunluk görüşüne katılmıyorum.<br><br></font></p></body></html>
ticaret