<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 13. Daire Başkanlığı         2024/3459 E.  ,  2025/608 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br> D A N I Ş T A Y<br>ONÜÇÜNCÜ DAİRE<br>Esas No:2024/3459<br>Karar No:2025/608<br><br>TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Petrol Ürünleri Gıda Elektrik Taşımacılık ve İletişim <br> Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. <br>VEKİLİ : Av. ...<br> <br>KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurumu <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br> Dava konusu istem: Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu'nun (Kurul) ... tarih ve ... sayılı kararının, LPG otogaz bayilik lisansı sahibi davacı şirkete ait istasyonda darbe teşebbüsünün yaşandığı 16/07/2016 tarihinde, LPG otogaz satış fiyatını artırarak yüksek fiyattan otogaz satışı yapıldığının tespit edildiğinden bahisle 5307 sayılı Kanun'un 16. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (3) numaralı alt bendi uyarınca 442.596,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin kısmının iptali istenilmiştir.<br> İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; Hatay ili için Kurum'a bildirilen LPG tavan fiyatının 2,53-TL olduğu, davacıya ait otogaz istasyonunda otogaz satış fiyatı 1,99-TL iken 16/07/2016 tarihinde 00.57-02.48 saatleri arasında 2,45-TL'den satış yapıldığının tespit edildiği, davacının savunmasında, farkın pompa arızasından kaynaklandığı, servis çağrılarak arızanın giderildiği belirtilerek servis fişi sunulduğu, davalı idare tarafından davacının savunması yeterli görülmeyerek idari para cezası uygulandığı, davacının eyleminin fiyata ilişkin yükümlülüklere aykırılık teşkil edip etmediği yönünden değerlendirilmesi ve davacının iddialarının her yönüyle araştırılması gerekirken, fiyat arttırmak suretiyle satış yapılmasının sahip olunan lisansın verdiği haklar dışında faaliyet gösterilmesi olarak değerlendirildiği, dolayısıyla fiil ile uygulanan cezanın örtüşmediği, bu itibarla, idari para cezası uygulanmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. <br> Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.<br> Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince, Dairemizin 04/07/2024 tarih ve E:2019/278, K:2024/3119 sayılı bozma kararına uyularak verilen kararda; dosyanın incelenmesinden, davacı tarafından 16/07/2016 tarihinde otogaz satış fiyatının (litre) 1,99-TL'den 2,45-TL'ye çıkarıldığı, anılan tarihte dağıtıcı tavan fiyatının 2,53-TL olduğu, her ne kadar söz konusu fiyat artışıyla dağıtıcı tavan fiyatı aşılmamış ise de fiyat artışının darbe teşebbüsünün yaşandığı gece saat 00.57'de yapıldığının görüldüğü;<br>Bu kapsamda, söz konusu fiyat artışının ekonomik gerekçelerle izah edilemeyeceği ve 5307 sayılı Kanun'un amacı da göz önünde bulundurulduğunda, darbe teşebbüsünün yaşandığı bir gecede fiyat arttırmak suretiyle satış yapılmasının kamu düzenini olumsuz yönde etkileyecek sonuçlara yol açabileceği anlaşıldığından, dava konusu Kurul kararının davacıya idari para cezası verilmesine ilişkin kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı;<br>Öte yandan, Kurul tarafından karara bağlanmış, ancak tahsilatı tamamlanmamış idari para cezalarının, işlenen fiil için 5307 sayılı Kanun'un 7164 sayılı Kanun'un 35. maddesi ile değişik 16. maddesinde daha düşük bir idari para cezası uygulanması öngörülmüş ise asgari maktu hadden tahsil edilmesinin kanun koyucu tarafından vergi dairesine bir görev olarak verildiği, ilgili vergi dairesinin kanunen üstlendiği bu görevi yerine getirmesi açısından önemli olan hususun, idari para cezasının keşinleşmesi değil, tahsilatının tamamlanmamış olması olduğundan, söz konusu düzenlemenin tamamen tahsilat aşamasına özgü bir kural niteliğinde olduğu; idari para cezasının iptali istemiyle dava açılsın veya açılmasın, bu kuralın tahsilatı tamamlanmamış idari para cezalarına uygulanmasının vergi dairesi açısından bir zorunluluk teşkil ettiği;<br>İlgili vergi dairesi, dava açılıp açılmadığına bakılmaksızın tahsilatı tamamlanmamış idari para cezasının miktarında lehe bir değişiklik varsa bunu tespit etmekle ve uygulamakla yükümlü bulunduğundan, tahsilat aşamasına özgü olan anılan kuralın, idari para cezasının iptali istemiyle açılan davalarda dikkate alınmasına gerek bulunmadığı,<br>Bu itibarla, idari para cezasına konu olan fiilin sübuta ermiş olması ve idari para cezasının miktarında lehe olan değişikliğin tahsilat aşamasında vergi dairesince dikkate alınacak olması sebebiyle dava konusu işlemin iptali yönündeki İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmadığı sonucuna varılmıştır.<br>Belirtilen gerekçelerle davalı idarenin istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve 2577 sayılı Kanun'un 45. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca esastan incelenen davanın reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, kamu düzeninin olumsuz etkilendiğine ilişkin bir bilgi belge bulunmadığı, Kuruma bildirilen il tavan fiyatının üstünden satış yapılmadığı,<br>Bayilik lisanslarının iptali işlemine karşı açılan davada dava konusu işlemin iptaline karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine karar verilmişken, aynı olay ve hukuki sebeplere dayanılan dava konusu uyuşmazlıkta davanın reddine yönelik karar verilmesinin hukuki belirlilik ilkesine aykırılık teşkil ettiği ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br> Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME :<br> Bölge İdare Mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Anılan Kanun'un 50. maddesinin 4. fıkrasında, "Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesi, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılır." hükmü bulunmaktadır.<br> Aktarılan kurallar göz önünde bulundurulduğunda, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri, Dairemizin bozma kararındaki esaslara uyularak verilen temyize konu kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU :<br> Açıklanan nedenlerle; <br> 1. Davacının temyiz isteminin reddine,<br> 2. Dava konusu işlemin iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun kabulü, İdare Mahkemesi kararının kaldırılması ve davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA,<br> 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,<br> 4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine, <br> 5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 05/02/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi. <br><br></font></p></body></html>

ticaret