<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2023/9856 E. , 2025/795 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>ÜÇÜNCÜ DAİRE <br>Esas No : 2023/9856<br>Karar No : 2025/795<br><br>TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/... <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVACI) : (İflas Nedeniyle) ... İnşaat Taahhüt ve Ticaret Anonim Şirketi<br> <br>İSTEMİN KONUSU : ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...ayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Davacı adına 2016 yılının Mart, Nisan, Mayıs, Haziran, Ağustos, Eylül, Ekim ve Aralık, 2017 yılının Şubat ila Mayıs dönemleri için re'sen salınan üç kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 355. maddesi gereğince kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istemine ilişkindir. <br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacı adına yapılan tarhiyatta ve kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuki isabet görülmediği gerekçesiyle, vergi ve kesilen cezalar kaldırılmıştır. <br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Hukuka uygun olduğu ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir. <br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NİN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br>Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. Vergi Dava Dairesi kararına yöneltilen TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,<br>2. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 20/02/2025 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.<br><br><br>(X)-KARŞI OY :<br>Davacı adına, 2016 yılına ait yasal defter ve belgelerini incelemeye ibraz etmediğinden bahisle katma değer vergisi indirimlerinin reddi suretiyle sonraki yıla devreden indirilebilecek katma değer vergisinin bulunmadığı gözetilerek yeniden oluşturulan beyan tabloları uyarınca 2016 yılının Mart, Nisan, Mayıs, Haziran, Ağustos, Eylül, Ekim, Aralık, 2017 yılının Şubat ila Mayıs dönemleri için re’sen salınan üç kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 355. maddesi gereğince kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istemiyle iş bu dava açılmıştır. <br>Dayanak raporda, davacının 2016 yılına ait Form Ba-Bs analizi sorgulamasında sahte belge düzenlediği yönünde rapor bulunan mükelleflerden emtia alımı veya hizmet ifası niteliğinde bildirimde bulunduğu tespit edilmiş, ... tarih ve ... sayılı görevlendirme yazısı ile davacının 2016 yılına ait hesap ve işlemlerinin sahte belge kullanımı yönünden incelenmesi talep edilmesi nedeniyle, ... tarih ve ... sayılı ''Defter ve Belge İsteme'' konulu yazı, davacının e-tebligat adresine gönderilmiş, 19/08/2020 tarihinde tebliğ edildiği sayılmış olmasına rağmen defter ve belgelerin ibraz edilmediği belirtilmiştir. <br> Devamında, ... Asliye Ticaret Mahkemesinin .. esasına kayıtlı dosyasıyla 12/06/2019 tarihinde davacının iflasına karar verildiği, müflisin iflas dairesince defteri tutulan mallara ait bedellerin tasfiye giderlerini koruyamacağı anlaşıldığından basit tasfiye usulünün uygulanmasının kararlaştırıldığı ve bu durum 27/08/2019 tarih ve 9896 sayılı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde yayımlandığından, ... tarih ve ... sayılı yazıyla İstanbul Anadolu ... İcra Dairesinden ihtilaf konusu döneme ait kanuni defter ve vesikalar talep edilmiş, 08/02/2021 tarihli cevabı yazıda, Müdürlüklerinde 2017 ila 2019 yıllarına ait ticari defterlerin bulunduğu, şirketin anılan dönemlerine ait defterlerinin gönderilmesinin mümkün olmadığı gerekli incelemelerin bizzat Müdürlüklerince yapılmasına karar verildiği, 2016 yılına ticari defter ve vesikaların ise müflis şirket yetkililerine sorulmasının gerektiği bildirilmesine üzerine davacıya daha öncesinde defter ve belge ibraz yazısı tebliğ edildiğinden ve ibraz yükümlülüğü yasal süresi içerisinde yerine getirmediğinden bahisle 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 29. ve 34. maddelerindeki hükümler uyarınca ihtilaf konusu döneme ait tüm indirimlerinin reddi suretiyle yeniden beyan tablosu düzenlenmesi sonucu 2016 yılının muhtelif dönemleri için 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 30. maddesinin 3. fıkrası gereğince re'sen vergi salınması, aynı Kanun'un 341, 344. maddesinin ikinci ve 359. maddesinin a(2) fıkrası gereğince üç kat vergi ziyaı cezası kesilmesi, 2016 yılının Aralık döneminden sonraki döneme devreden katma değer vergisi bulunmadığı dikkate alınarak gerekli düzeltme işlemlerinin yapılması ve aynı Kanun'un mükerrer 355. maddesi uyarınca özel usulsüzlük cezası kesilmesi önerilmiştir. <br>2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 184. maddesinde, iflas açıldığı zamanda müflisin haczi kabil bütün mallarını hangi yerde bulunursa bulunsun bir masa teşkil edeceği ve alacakların ödenmesine tahsil olunacağı ve iflasın kapanmasına kadar müflisin uhdesine geçen malların masaya gireceği, 191. maddesinde, borçlunun iflas açıldıktan sonra masaya ait mallar üzerinde her türlü tasarrufu alacaklılara karşı hükümsüz kaldığı; 208. maddesinde, iflasın açılması kararı tebliğ olunan iflas dairesinin, müflisin mallarının defterini tutacağı ve muhafaza tedbirlerini alacağı, .... iflas kararının tebliğinden itibaren en geç üç ay içinde tasfiyenin adi veya basit şekilde yapılacağına karar vermek zorunda olduğu; 218. maddesinde, iflas dairesince defteri tutulan malların bedelinin tasfiye masraflarını koruyamıyacağı anlaşılırsa basit tasfiye usulü tatbik olunacağı, basit tasfiyede iflas dairesinin alacaklıların menfaatlerine muvafık surette malları paraya çevirerek başka merasime mahal kalmaksızın alacakları tahkik ve sıralarını tayin ederek bedellerini dağıtacağı ve tasfiyenin kapandığının ilan olunacağı düzenlenmiştir. <br>Yukarıdaki mevzuat hükümleri uyarınca iflas kararıyla davacının tüzel kişiliği sona ermeyip, tasfiye aşamasına girmesine neden olduğu, iflasın açılması ile hak ve fiil ehliyetini kaybetmediği, ancak fiil ehliyetinin, tasfiye sonuna kadar, tasfiye amacıyla sınırlı olarak devam edeceği, mal varlığı üzerindeki tasarruf yetkisinin ise İcra ve İflas Kanunu'nun 191. maddesi uyarınca, iflas masasına ilişkin olan konularda, basit tasfiyede iflas dairesine (İflas Müdürlüğüne) geçeceği, somut olayda, vergi inceleme elemanınca usulüne olarak davacıdan defter ve belgeler istenilmesine rağmen ibraz yükümlülüğünün yerine getirilmediği, sonraki bir tarihte daireden de defter ve belgelerin istenildiği, verilen cevabı yazıda, defter ve belgelerin Müdürlüklerinde bulunmadığı belirtildiği bu durum karşısında defter ve belge ibraz ödevinin kanuni temsilcilerde olduğunun kabulü gerektiği; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun ''İflas Halinde Tasfiye'' başlıklı 534. maddesinde şirket organların temsil yetkilerini, şirketin iflas idaresi tarafından temsil edilmediği hususlar için korumaya devam edeceği hükmünün bu durumu destekler nitelikte olduğu dikkate alındığında yapılan tarhiyatta hukuka aykırılık bulunmadığı; öte yandan olayda davacının usulüne uygun şekilde istenilmesine rağmen ihtilaf konusu döneme ilişkin yasal defterleri ve belgelerini incelemeye ibraz etmeyerek adına aynı Kanun'un mükerrer 355. maddesinde öngörülen cezanın kesilmesine de neden olduğu, ayrıca aynı fiil ile de ilgili ödevini yerine getirmediğinden katma değer vergisi indiriminin 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 29 ve 34. maddelerinde yer verilen koşullara uygunluğunu ispat koşulunu yerine getirmeyerek verginin zamanında tahakkuk ettirilmemesine sebebiyet verdiği anlaşılmaktadır.<br>Buna göre, davacının yasal defterleri ibraz etmemesine yönelik tek fiili, hem vergi ziyaı hem de (özel) usulsüzlük cezasının kesilmesini gerektirir niteliktedir. Ancak davacı adına kesilen vergi ziyaı cezasının miktar itibarıyla daha ağır olduğu dikkate alındığında, kesilen özel usulsüzlük cezasının hukuka uygun olduğundan söz edilemeyeceğinden Vergi Mahkemesinin yazılı gerekçeyle cezalı vergi ve özel usulsüzlük cezasının kaldırılmasına ilişkin kararına yöneltilen istinaf başvurunun reddine dair Vergi Dava Dairesi kararının, cezalı vergiye ilişkin hüküm fıkrasına yöneltilen temyiz isteminin kabulü, kesilen özel usulsüzlük cezasına ilişkin hüküm fıkrasına yönelik temyiz isteminin ise belirtilen gerekçeyle reddi gerektiği oyuyla Daire kararına katılmıyorum.<br><br></font></p></body></html>
ticaret