<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 3. Daire Başkanlığı         2023/6453 E.  ,  2025/742 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>ÜÇÜNCÜ DAİRE <br>Esas No : 2023/6453<br>Karar No : 2025/742<br><br>TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/... <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Elektrik Üretim Ticaret Limited Şirketi<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Davacı adına, ihtiyacının üzerindeki kasa nakit fazlasını ortaklarına faizsiz kullandırmak suretiyle transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıtımında bulunduğu yolunda saptamalar içeren vergi inceleme raporlarına dayanılarak 2018 yılı için re’sen salınan bir kat vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisi ve aynı yılın tüm dönemleri için re’sen salınan bir kat vergi ziyaı cezalı geçici vergi ile 213 sayılı Kanun’un 353. maddesinin 1. bendi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istemiyle açılmıştır.<br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Kasa mevcudunun ortaklara örtülü olarak dağıtıldığı hususunun hukuken geçerli bir şekilde saptanmadığı, inceleme döneminde kasa bakiyesinin yüksek seyrettiğine dair tespit tek başına transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıtıldığını göstermeyeceğinden yapılan tarhiyat ile kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka uygunluk görülmediği gerekçesiyle dava konusu vergi ve cezalar kaldırılmıştır.<br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı hakkında düzenlenen vergi inceleme raporu ile transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıtımında bulunduğu saptandığından adına yapılan tarhiyat ile kesilen özel usulsüzlük cezasının hukuka uygun olduğu ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir. <br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br>Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br>Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. Temyiz isteminin reddine,<br>2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA,<br>3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 19/02/2025 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.<br><br><br>(X)-KARŞI OY:<br>213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 3/B maddesinde, vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetin esas olduğu, muamelelerin gerçek mahiyetinin yemin hariç her türlü delille ispatlanabileceği, iktisadi, ticari ve teknik icaplara uymayan ve olayın özelliğine göre normal ve mutad olmayan bir durumun iddia olunması halinde ispat külfetinin bunu iddia eden tarafa ait olduğu hüküm altına alınmıştır.<br> 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 13. maddesinin (1) numaralı fıkrasında, kurumların, ilişkili kişilerle emsallere uygunluk ilkesine aykırı olarak tespit ettikleri bedel veya fiyat üzerinden mal veya hizmet alım ya da satımında bulunursa, kazancın tamamen veya kısmen transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü olarak dağıtılmış sayılacağı kurala bağlanmış; fıkranın devamı ikinci tümcesinde, "mal veya hizmet alımı ve satımı" ifadesinden ne anlaşılmasının gerektiği açıklanmış; "ödünç para alınması ve verilmesinin" de her hal ve şartta mal veya hizmet alım ya da satımı olarak değerlendirileceği açıkça belirlenmiştir. <br> Yasa koyucu tarafından vergi matrahının aşındırılmasını önlemek amacıyla bir vergi güvenlik müessesesi olarak düzenlenen transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıtımında, kurumların kendi ortakları da ilişkili kişi kabul edilmiştir.<br> Bakılmakta olan davada, davacı adına, 2018 yılında “100-Kasa Hesabı”nda izlenen yüksek tutarda ihtiyaç fazlası nakit paranın ilişkili kişilere (ortaklara) karşılıksız kullandırarak transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıtımında bulunduğundan bahisle düzenlenen vergi inceleme raporunda; şirketin, günlük ortalama nakit ihtiyacının ne olduğu belirlenerek bunu aşan kısmının karşılıksız ortaklara kullandırılarak transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıtımında bulunduğu sonucuna varılmış ve T.C. Merkez Bankası reeskont faiz oranı dikkate alınarak adatlandırılması sonucunda hesaplanan faiz gelirinin dönem kazancına eklenmesi suretiyle cezalı tarhiyat yapılmıştır. <br>Davada uygulanacak ilgili yasa kuralları ve yukarıda yer verilen tespitler ile vergi inceleme raporundaki diğer tespitler birlikte değerlendirildiğinde, ticari hayatta amaç kâr elde etmek olmasına karşın, günlük ihtiyacın üzerinde kasada yer alan nakdin atıl tutulması, iktisadi ve ticari icaplara uygun düşmediğinden; kasada yer alan nakit fazlalığının ortaklara kullandırılmadığının ispatının davacıya düştüğünün kabulü gerekir. Dolayısıyla, davacının aksi yönde herhangi bir delil sunamadığı göz önünde bulundurulduğunda, nakit fazlalığının ilişkili kişi ortaklara karşılıksız kullandırıldığının kabulü ile yapılan tarhiyatta hukuka aykırılık görülmediği, Vergi Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği görüşüyle çoğunluk kararına katılmıyorum.<br><br></font></p></body></html>

ticaret