<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2024/3242 E. , 2025/320 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>ÜÇÜNCÜ DAİRE <br>Esas No : 2024/3242<br>Karar No : 2025/320<br><br>TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ...Vergi Dairesi Müdürlüğü/... <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Kumaşçılık Tekstil İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : Danıştay Dördüncü Dairesinin bozma kararı uyarınca verilen ... Bölge İdare Mahkemesi...Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Davacı adına, ihracat istisnası kapsamında haksız olarak katma değer vergisi iadesi aldığından bahisle söz konusu verginin geri alınması amacıyla 2014 yılının Mart ila Haziran dönemleri için re'sen salınan katma değer vergisi ile tekerrür hükümleri gereğince artırılan üç kat vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemine ilişkindir.<br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacı hakkındaki vergi tekniği raporunda yer alan saptamalar, düzenlediği faturaların gerçeği yansıtmadığını göstermediğinden yapılan tarhiyatta hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu cezalı vergiler kaldırılmıştır.<br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Dairelerince verilen ara kararı üzerine davalı idarece,... tarih ve ...sayılı gümrük soruşturma raporu üzerine davacı adına herhangi bir işlem tesis edilmediğinin bildirildiği, öte yandan davacı adına düzenlenen faturaların sahteliği de ortaya konulamadığından yapılan tarhiyatta hukuka uygunluk görülmediği gerekçesiyle cezalı vergi kaldırılmıştır.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : İadelerinin tamamının hayali ihracata ve sahte faturalara dayandığı saptanan davacı adına yapılan tarhiyatta hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br>Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br>Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. Temyiz isteminin reddine,<br>2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA,<br>3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 03/02/2025 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.<br> <br><br>(X)-KARŞI OY :<br> 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 3. maddesinin (B) bendinde, vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu, vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin yemin hariç her türlü delille ispatlanabileceği, vergiyi doğuran olayla ilgisi tabii ve açık bulunmayan şahit ifadesinin ispatlama vasıtası olarak kullanılamayacağı, iktisadi, ticari ve teknik icaplara uymayan veya olayın özelliğine göre normal ve mutad olmayan bir durumun iddia olunması halinde ispat külfetinin bunu iddia eden tarafa ait olacağı hükme bağlanmış, aynı Kanun'un 134. maddesinde ise vergi incelemesinden maksadın ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunun araştırılması, saptanması ve sağlanması olduğu kurala bağlanmıştır.<br> 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 11. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde, ihracat teslimleri ve bu teslimlere ilişkin hizmetler ile yurt dışındaki müşteriler için yapılan hizmetlerin katma değer vergisinden istisna olduğu, (c) bendinde ihraç edilmek şartıyla imalatçılar tarafından kendilerine teslim edilen mallara ait katma değer vergisinin ihracatçılar tarafından ödenmeyeceği, mükelleflerce tahsil edilmeyen ancak ilgili dönem beyannamesinde beyan edilecek olan bu verginin, vergi dairesince tarh ve tahakkuk ettirilerek tecil olunacağı, ihracattan sonra terkin edileceği hükme bağlanmış, aynı Kanun’un 32. maddesinin 1. fıkrasında, bu Kanunun 11, 13, 14 ve 15. maddeleri uyarınca vergiden istisna edilmiş bulunan işlemlerle ilgili fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen katma değer vergisinin, mükellefin vergiye tabi işlemleri üzerinden hesaplanacak katma değer vergisinden indirileceği, vergiye tabi işlemlerin mevcut olmaması veya hesaplanan verginin indirilecek vergiden az olması hallerinde indirilemeyen katma değer vergisinin, Maliye ve Gümrük Bakanlığınca tespit edilecek esaslara göre bu işlemleri yapanlara iade olunacağı hüküm altına alınmıştır. <br>Davacı hakkında düzenlenen ...tarih ve ... sayılı Vergi Tekniği Raporunda; mükellefin kumaş toptan ticareti faaliyeti ile iştigal etmekte iken 31/03/2016 tarihinde faaliyetinin re'sen terk edildiği, 06/02/2015 tarihli yoklamada; adresin ofis olarak kullanıldığı, yaklaşık 20 m² büyüklüğünde olduğu, içerisinde muhtelif büro malzemelerinin bulunduğu, 20/04/2016 tarihli yoklamada; iş yeri adresinin terk edilmiş olduğu, başka mükellef kurumun belirtilen iş yeri adresinde faaliyet gösterdiği, 27/07/2016 tarihli yoklamada; mükellefin faaliyetini sonlandırdığının tespit edildiği, mükellef tarafından 2013 hesap döneminde mal ve hizmet satışının 1.097.621,00 TL olarak beyan edildiği, mükellefin beyan ettiği satışın tamamının yurt dışına yapılmış olması sebebiyle Bs-Ba uyumsuzluğu tespit edilemediği, mükellef tarafından 2014 hesap döneminde mal ve hizmet satışının 8.871.802,00 TL olarak beyan edildiği, Bs-Ba uyumsuzluğu tespit edilemediği, 2013 hesap döneminde mal ve hizmet alış tutarının 3.715.913,00 TL olarak beyan edildiği, mükellefe mal ve hizmet satışı yapan mükelleflerce yapılan beyan toplamının ise 3.310.141,00 TL olduğu, 2014 hesap döneminde mal ve hizmet alış tutarının 8.220.478,00 TL olarak beyan edildiği, mükellefe mal ve hizmet satışı yapan mükelleflerce yapılan beyan toplamının ise 7.515.006,00 TL olduğu, 2015 hesap döneminde mal ve hizmet alışının 32.674,00 TL olarak beyan edildiği, mükellefin Ba-Bs uyumsuzluğu tespit edilemediği, 2013 hesap döneminde tüm satışların yurt dışına olması sebebiyle tespit yapılamadığı, 2014 ve 2015 hesap döneminde mükellefin satış yaptığı, 2013 yılı KDV matrahı toplamının 466.992,90 TL olduğu, ödenmesi gereken KDV tutarının ise 0,00 TL olduğu, 2014 yılı KDV matrahı toplamının 1.715.598,82 TL olduğu, ödenmesi gereken KDV tutarının ise 0,00 TL olduğu, 2015 yılı KDV matrahı toplamının 1.118.144,00 TL olduğu, ödenmesi gereken KDV tutarının ise 0,00 TL olduğu, vadesi geçmiş ve bugün ödenmesi gereken vergi aslı borcunun 4.882.640,91 TL olup yapılan ödemenin bulunmadığı, mükellef kuruma ait motorlu taşıt olmadığı, gayrimenkul alış ya da satışının bulunmadığı, ortaklarının başka şirkete ortaklığı bulunmadığı, 2014 ve 2015 hesap döneminde mükellefin satış yaptığı ...Kumaş Tekstil Otel Tur. İth. İhr. San. ve Tic. Ltd. Şti. hakkında düzenlenen... tarih ve ... sayılı hesap dönemi görüş öneri raporunda, bu şirketin ortaklarından ... liderliğinde hayali ihracat ve organize sahteciliğe yönelik bir organizasyonun kurulduğu, organizasyondaki firmaların birbirlerine düzenlemiş olduğu tüm faturaların da sahte faturalar kabul edilmesi gerektiği sonucuna varıldığının belirtildiği, mükellefin banka hareketlerinden bir takım işlemlerin fiktif işlemler olduğu, mükellefin,...Kumaş Tekstil Otel Tur. İth. İhr. San. ve Tic. Ltd. Şti.'den 2013 hesap döneminde 226.647,00 TL alışı bulunurken 2014 hesap döneminde 185.000,00 TL satışı bulunduğu ve banka hesap hareketlerine göre ilgili mükelleften gerçekleştirmiş olduğu alış ve satış işlemlerine isabet eden tutarda para giriş/çıkışına rastlanmadığı hususları beraber ele alındığında hareketlerin gerçek olmadığı, idareyi yanıltmak üzere yapıldığı sonucuna varıldığı, mükellefin haksız KDV iadesi almak ve mal satışı yaptığı yurt içi yerleşik firmaların da haksız KDV iadesi alabilmeleri amacıyla düzenlediği faturalarının tamamının sahte olduğu tespitlerine yer verilmiştir.<br>Yukarıda belirtilen tespitlerin bir bütün halinde değerlendirilmesinden, hayali ihracata ilişkin olarak düzenlenen satış faturalarının herhangi bir mal teslimi ve hizmet ifası olmaksızın düzenlenen sahte belgeler olduğu anlaşıldığından, vergi tekniği raporu kapsamında sahte ihracat işlemleri olarak değerlendirilen işlemler kapsamında alınan haksız iadelerin tahsili amacıyla tanzim edilen dava konusu vergi ziyaı cezalı katma değer vergilerinde hukuka aykırılık bulunmadığından temyiz isteminin kabulü ile Vergi Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği oyuyla Karara katılmıyorum.<br><br><br></font></p></body></html>
ticaret