<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2024/2640 E. , 2025/229 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>ÜÇÜNCÜ DAİRE <br>Esas No : 2024/2640<br>Karar No : 2025/229<br><br>TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/ ...<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Sanayi Ticaret Anonim Şirketi<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. <br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Davacı şirketin, 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'nun geçici 14. maddesinde yer alan istisna kapsamındaki kur farkı gelirinin, Kurumlar Vergisi Genel Tebliği (Seri No:1)'nde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (Seri No:19)'de belirlenen hesaplama yöntem ve usullerine göre hesaplanan tutardan fazla olduğu ihtirazi kaydıyla verdiği 2021 yılı kurumlar vergisi beyannamesi üzerine bu çekinceye itibar edilmeksizin yatırıma katkı tutarının azalmasına sebebiyet verecek şekilde yapılan tahakkuk işleminin ihtirazi kayda konu kısmının iptali istemine ilişkindir.<br> İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacı tarafından, 5520 sayılı Kanun'un geçici 14. maddesinde yer alan istisnadan yararlanmak üzere, döviz tevdiat ve katılma hesaplarında mevcut yabancı paralarının bir kısmını, 2021 yılı dördüncü geçici vergi dönemine ilişkin beyannamenin verilme tarihine kadar kur korumalı Türk Lirası mevduat ve katılma hesaplarına dönüştürüldüğü, dönüşüme konu döviz cinsinden hesapların değerlemesinden kaynaklanan kur farkı gelirleri için kurumlar vergisi istisnasından yararlanılmak istendiği, istisnanın Kurumlar Vergisi Genel Tebliği (Seri No:1)'nde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (Seri No:19)'de belirlenen hesaplama yöntem ve usullerine göre 74.044.240,90-TL olduğu ancak vergi kanunlarına göre yapılan hesaplama sonucunda gerçek kur farkı gelirinin 126.997.116,68-TL olduğunun iddia edildiği olayda, uyuşmazlığın 52.952.875,78-TL daha az istisna tutarı beyan edilmek durumunda kalındığından bahisle ihtirazi kayıt konulmasından kaynaklandığı, mükelleflerin gerek dönem içi gerekse dönem sonu kur farkı kazançlarını ilk giren ilk çıkar (FİFO), son giren ilk çıkar (LİFO), ortalama maliyet ve ağırlıklı ortalama maliyet yöntemleri gibi muhtelif usullere göre belirlemeleri mümkün olup gerek istisnaya ilişkin geçici 14. maddede gerek değerlemeye dair diğer kanun hükümlerinde mükelleflerin bu yöntemlerin birisini kullanmasını mecburi hale getiren bir düzenleme yer almadığı, verginin temel unsurlarından olan matrahını etkileyen bu hususun Tebliğ ile belirlenmesinin verginin kanuniliği ilkesine uygun düşmeyeceği de dikkate alındığında, yapılan tahakkukta hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle tahakkuk işleminin ihtirazi kayda konu kısmı iptal edilmiştir. <br> Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Söz konusu Tebliğ'in 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nun geçici 14. maddesinde düzenlenen istisna uygulamasını sınırlandırıcı bir nitelik taşımadığı, Tebliğ'in ilgili bölümünde yer alan açıklamaların istisna kapsamındaki kur farkı kazançlarının hesaplanmasında uygulama birliğini sağlamaya ve mükellefler nezdinde yaşanan tereddütleri ve idareyle mükellefler arasında doğabilecek olası ihtilafları gidermeye yönelik olduğu, dava konusu tahakkuk işleminin hukuka uygun olduğu ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br>Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br>Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. Temyiz isteminin reddine,<br>2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA,<br>3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 29/01/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.<br><br><br></font></p></body></html>
ticaret