<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 6. Daire Başkanlığı         2021/218 E.  ,  2025/832 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br> ALTINCI DAİRE <br>Esas No : 2021/218<br>Karar No : 2025/832 <br><br>DAVACI : ... Odası (... Şubesi)<br>VEKİLİ : Av. ...<br> <br>DAVALILAR : 1- ...<br> 2- ... Bakanlığı/ANKARA<br>VEKİLİ : Av. ...<br> 3- ... Belediye Başkanlığı<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>DAVANIN KONUSU : Uşak ili, Merkez ilçesi, Hacıkadem, ... ve ... mahalleleri sınırları içerisinde yer alan bazı alanların kentsel dönüşüm ve gelişim proje alanı ilan edilmesine ilişkin 11/04/2020 tarih ve 31096 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 10/04/2020 tarih ve 2389 sayılı Cumhurbaşkanı kararının iptali istenilmektedir.<br><br>DAVACININ İDDİALARI : Kentsel dönüşüm ve gelişim proje alanı ilan edilen ve büyük ölçüde boş olan bölgede dönüştürülmesi gereken yapıların bulunmadığı, dönüşüm ihtiyacı olmayan, eskimeyen veya işlevini yitirmeyen, çöküntü hale gelmeyen alanlarda kentsel dönüşüm alanı ilan edilemeyeceği, kentsel dönüşüm ve gelişim proje alanı ilanı için 5393 sayılı Belediye Kanunun 73. maddesinde öngörülen koşulların oluşmadığı, dava konusu işlemin mevzuata, şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve kamu yararına aykırı olduğu, işlemin iptali gerektiği ileri sürülmektedir.<br><br>SAVUNMALARIN ÖZETİ:<br>Davalı Cumhurbaşkanlığı ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından, ileri sürülen iddiaların dava konusu işlemin iptalini gerektirir hiçbir yönünün bulunmadığı, mesnetsiz iddiaların aksine yasa, usul ve mevzuata uygun işlemin iptali talebiyle açılan davanın reddine karar verilmesi gerektiği savunulmaktadır.<br>Davalı Uşak Belediye Başkanlığı tarafından, dava konusu alanda kaçak yapılaşma bulunmasa da Ankara-İzmir Karayolunun kuzey kısmında kalan kent merkezi içindeki yapılaşmaların çoğunluğunun düzensiz, kaçak yapılaşma şeklinde olduğu, bu alanların dönüşümü için rezerv alan üretilmesi, kentin düzenli gelişmesi ve altyapılı bir görünüme kavuşması amacıyla kentsel dönüşüm ve gelişim projesi uygulanmasına karar verildiği, bu kapsamda kentin kuzeyinde ve güneyinde tarımsal alanlara doğru yönelen gelişme baskısına alternatif oluşturulabilmesi için proje alanının manzara ve temiz hava etkisi, hakim rüzgar yönü, jeolojik açıdan yerleşime uygunluk gibi faktörleri de göz önünde bulundurularak yer seçimi yapıldığı, 5393 sayılı Belediye Kanununun 73. maddesinde sayılan amaçlara uygun şekilde yeni konut alanları ile donatı alanları oluşturulmasını teminen dava konusu işlemin tesis edildiği, bölgede Uşak Belediyesine ve Hazineye ait büyük alanlı taşınmazlar bulunduğundan hem yeni konut alanlarında oluşacak nüfusa hem de alanın çevresine hizmet edecek büyüklükte donatı alanları oluşturulmasının mümkün olduğu, 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planında her ne kadar kentin gelişme yönü güneye doğru tasarlanmışsa da alt ölçekli planlama çalışmalarında güneydeki söz konusu alanlar için Uşak İl Tarım ve Orman Müdürlüğünce uygun görüş verilmediği, dolayısıyla kentin kuzeyine, tarım alanı olmayan bölgelere gelişmenin kaydırılması gerektiği, bu çerçevede, toplam 272,3 hektar büyüklüğündeki dava konusu proje alanının sadece 8,9 hektar büyüklüğündeki kısmının tarım alanı olduğu, onaylı jeolojik etüt raporunda bölgenin büyük kısmının "önlemli alan" olarak belirlendiği, yerleşime uygun olmayan alanlarda yapılaşmaya kesinlikle izin verilmeyeceği, doğal dokuyu bozmayacak şekilde alt ölçekli imar planlarının yapılacağı, alanda düşük gelir grubuna hitap eden konutlar yapılmasının ve donatı alanları oluşturulmasının projenin çıkış noktasını oluşturduğu, dava konusu işlemin kamu yararına uygun olduğu, davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.<br><br><br>DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ :Dosyanın ve bilirkişi raporunun değerlendirilmesinden, dava konusu proje alanının tamamına yakınının boş durumda olduğu, en doğu ucunda Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ) tarafından toplu konut alanı inşa edilen alanın güneyinde Karaağaç Piknik ve Mesire Alanı bulunduğu, buraya yakın konumda bir yurt binasının inşa edilmiş olduğu, toplu konut alanının kuzey kesiminde ise mülkiyeti Uşak Belediyesine ait olan ve "hayvan rehabilite merkezi" ile "sürücü kursu direksiyon eğitim merkezi"nin yer aldığı, alan içinde çöp döküm sahasının bulunduğu ve gaz çıkışının sağlanması için bu saha üzerine bacalar tesis edildiği, orta kesiminde dere yatağı ve kollarının doğal topografyayı biçimlenen bu bölümde ağaçlandırılmış alanların bulunduğu, yine bazı alanlarda yer yer orman dokusu, ağaç toplulukları, zeytinlikler ve kırsal nitelikli konut yapıları ile ekili alanların bulunduğu, proje alanında 2010 yılından bu yana bölgeye artan talep doğrultusunda yeni kentsel gelişme alanları ve konut alanları oluşturulması amacıyla düzenleme yapıldığı, dava konusu işlemin gerekçeleri arasında gösterilen düzensiz, plana aykırı yapılaşmış, altyapısı sorunlu alan tespitinin somut gerçekle örtüşmediği, proje alanının köy görünümünden kurtarılması gerekçesinin de, kırsal yerleşimlerin niteliksiz olduğu şeklinde yerel farklılıkları dikkate almayan, her yerin gelişmiş kentsel dokulara çevrilmesi anlayışına dayandığı, buna karşılık kentsel alanların çeperlerdeki doğal alanlarla bütünleştiği bölgelere doğru giderek yapı ve nüfus yoğunluklarının düşürülmesinin bilimsel yaklaşıma daha uygun olduğu, uyuşmazlık konusu alanın, kentin çeperlerindeki doğal alanlar ile kent merkezi arasında geçiş bölgesi oluşturması anlamında önemli bir potansiyel taşıdığı, bu nedenle alanın köy görünümünden kurtarılması gerekçesinin isabetli olmadığı, 2008 yılı onaylı 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planında kentin gelişme yönünün güney olarak belirlendiği, kentin kuzey kısmının genel olarak doğal alanlarla bütünleşmesinin öngörüldüğü, kentin güney kısmında kentsel gelişmenin tamamlanmadığı, yarısından fazlasının boş durumda olduğu, bu durumun Uşak ilinin henüz gelişme sınırlarını zorlamadığı, dolayısıyla yeni kentsel gelişme alanına ihtiyacın ortaya çıkmadığı, 2008 yılında 334.115 kişi olan kent nüfusunun 2021 yılında 373.183 kişiye yükseldiği, 13 yıllık süreçteki 39.068 kişilik artışın hızlı bir nüfus artışı anlamına gelmeyeceği, yakın çevredeki düzensiz yapılaşma ve altyapı sorununun çözümü için dava konusu işlemin tesis edildiği iddia edilse de; bölgenin güney ve güneydoğusundaki yakın çevresinin yer yer boşluklu, az katlı, kent merkezine oranla daha düzensiz fiziksel yapılanma gösterdiği, sosyal donatı ve teknik altyapı ihtiyacını yeni gelişme alanları oluşturarak çözmenin planlama tekniğinde karşılığının bulunmadığı gibi bu ihtiyacın karşılanmasına yönelik yaklaşımın hangi alan için ortaya çıktığına dair herhangi bir çalışma yapılmadığı, mevcutta doğal, ağaçlandırılmış alanların, dere yataklarının, tarım alanlarının ağırlıklı olduğu proje alanında, kentsel dönüşüm ilanını gerektiren somut ihtiyacın ortaya konulmadığı, dava konusu alanda düzeltilmesi gereken problem alanlarından ziyade, sürdürülmesi gereken doğal alanların ağırlıklı olması nedeniyle dava konusu işlemin kamu yararına, ilgili mevzuata, şehircilik ilkeleri ile planlama esaslarına aykırı olduğu, şeklinde tespit ve değerlendirmelere yer verilmiştir.<br> Bu haliyle, Uşak iline ait 2008 yılı onaylı 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planı ile kentin ana gelişme yönü güneye doğru belirlenirken, kuzeyde mevcut yerleşik alanların çevresine doğru yönelecek yapılaşma baskısının sınırlandırılması, kentsel gelişmenin kuzeydeki doğal alanlara saçaklanmasının önlenmesi, kentin kuzey kesiminin genel olarak doğal alanlarla bütünleştirilmesi yönünde stratejiler geliştirildiği, bu çerçevede, doğuda Uşak kent merkezi ile batıda orman ve tarım alanlarının arasında konumlanan dava konusu proje alanının tamamına yakınına, mevcut doğal ve fiziki yapısı da göz önünde bulundurularak kentsel ve bölgesel ölçekte açık yeşil alan kullanımları getirildiği, bu suretle kent merkezinden kentin çeperlerindeki doğal alanlara yönelecek gelişme baskısını sınırlandırıcı tampon bölge niteliği kazandırılmak istendiği anlaşılmaktadır. <br> Bu durumda ise, dava konusu proje alanın batı, güney ve orta kesimlerinde mevcut olan tarım alanları, ağaç dokusu ve dere yataklarının, alanın batı sınırını oluşturan Uşak Kent Ormanı ile bütünleşecek biçimde doğal niteliğini koruduğu, hem alanın doğal ve fiziki yapısı hem de kentin gelişiminin çeperlerdeki doğal alanlara saçaklanmasını önleyerek, proje alanının güney ve güneydoğu sınırında yapay eşik oluşturan 40 metre genişliğindeki taşıt yoluyla sınırlandırma stratejisi çerçevesinde önceki imar planlarında ve üst kademe çevre düzeni planında proje alanının tamamına yakın kısmının yapılaşmaya kapatıldığı ve kente hizmet edecek ölçekte açık yeşil alan kullanımları getirildiği göz önünde bulundurulduğunda, söz konusu alanın yapılaşmaya açılarak, yeni konut, ticaret alanları ile geliştirilmesi amacıyla kentsel dönüşüm ve gelişim projesi kapsamına alınmasının şehircilik ilkeleri ve kamu yararı açısından doğru bir strateji olmadığı, bu alanın kentsel dönüşüm yaklaşımıyla ele alınacak bir alan özelliği taşımadığı sonucuna varıldığından dava konusu işlemin iptaline karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.<br><br>DANIŞTAY SAVCISI ...'İN DÜŞÜNCESİ : Dava, Uşak ili, Merkez ilçesi, ..., ... ve ... mahalleleri sınırları içerisinde yer alan 272,3 hektar alanın kentsel dönüşüm ve gelişim proje alanı olarak ilan edilmesine ilişkin 11.04.2020 tarihli, 31096 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 10.04.2020 tarihli, 2389 sayılı Cumhurbaşkanı kararının iptali istemiyle açılmıştır.<br>3194 sayılı İmar Kanununun 1. maddesinde, "Bu Kanun, yerleşme yerleri ile bu yerlerdeki yapılaşmaların; plan, fen, sağlık ve çevre şartlarına uygun teşekkülünü sağlamak amacıyla düzenlenmiştir." hükmü, 3. maddesinde, "Herhangi bir saha, her ölçekteki plan esaslarına, bulunduğu bölgenin şartlarına ve yönetmelik hükümlerine aykırı maksatlar için kullanılamaz." hükmü yer almış, 5. maddesinde tanımlamalar yapılmış, maddede, yerleşme alanı, "İmar planı sınırı içindeki yerleşik ve gelişme alanlarının tümüdür." çevre düzeni planı, "Varsa mekânsal strateji planlarının hedef ve stratejilerine uygun olarak yerleşim, gelişme alanları ve sektörlere ilişkin alt ölçek planlarını yönlendiren genel arazi kullanım kararları çerçevesinde ilke ve kriterleri belirleyen, bölge, havza veya il bütününde hazırlanan, plan hükümleri ve raporuyla bir bütün olan plandır." nazım imar planı, "Varsa bölge planlarının mekâna ilişkin genel ilkelerine ve varsa çevre düzeni planlarına uygun olarak halihazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının; genel kullanış biçimlerini, yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklüklerini, nüfus yoğunlukları ve eşiklerini, ulaşım sistemlerini göstermek ve uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen, plan hükümleri ve raporuyla beraber bütün olan plandır." uygulama imar planı, "Tasdikli halihazır haritalar üzerine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak nazım imar planı esaslarına göre çizilen ve çeşitli bölgelerin yapı adalarını, bunların yoğunluk ve düzenini, yolları ve uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren plandır." şeklinde tanımlanmış, 6. maddesinde de "Mekânsal planlar, kapsadıkları alan ve amaçları açısından Mekânsal Strateji Planlarına uygun olarak; “Çevre Düzeni Planları” ve “İmar Planları” kademelerinden oluşur. İmar planları ise nazım imar planı ve uygulama imar planı olarak hazırlanır. Her plan bir üst kademedeki plana uygun olarak hazırlanır." tanımlamaları yer almıştır.<br>5393 sayılı Belediye Kanununun 73. maddesinde, ''Belediye, belediye meclisi kararıyla; konut alanları, sanayi alanları, ticaret alanları, teknoloji parkları, kamu hizmeti alanları, rekreasyon alanları ve her türlü sosyal donatı alanları oluşturmak, eskiyen kent kısımlarını yeniden inşa ve restore etmek, kentin tarihi ve kültürel dokusunu korumak veya deprem riskine karşı tedbirler almak amacıyla kentsel dönüşüm ve gelişim projeleri uygulayabilir. Bir alanın kentsel dönüşüm ve gelişim alanı olarak ilan edilebilmesi için yukarıda sayılan hususlardan birinin veya bir kaçının gerçekleşmesi ve bu alanın belediye veya mücavir alan sınırları içerisinde bulunması şarttır. Ancak, kamunun mülkiyetinde veya kullanımında olan yerlerde kentsel dönüşüm ve gelişim proje alanı ilan edilebilmesi ve uygulama yapılabilmesi için ilgili belediyenin talebi ve Cumhurbaşkanınca bu yönde karar alınması şarttır.<br>Kentsel dönüşüm ve gelişim proje alanı olarak ilan edilecek alanın; üzerinde yapı olan veya olmayan imarlı veya imarsız alanlar olması, yapı yükseklik ve yoğunluğunun belirlenmesi, alanın büyüklüğünün en az 5 en çok 500 hektar arasında olması, etaplar halinde yapılabilmesi hususlarının takdiri münhasıran belediye meclisinin yetkisindedir. Toplamı 5 hektardan az olmamak kaydı ile proje alanı ile ilişkili birden fazla yer tek bir dönüşüm alanı olarak belirlenebilir..." hükmüne yer verilmiştir.<br>İmar Kanunu yerleşme yerleri ile bu yerlerdeki yapılaşmaların, plan, fen, sağlık ve çevre şartlarına uygun teşekkülünü sağlamak amacıyla çıkarılan esas ve özel kanun olup Kanun'da, yerleşme yerlerinin ve bu alanların yön ve büyüklüklerinin ve diğer kullanım alanlarının planlama ile belirlenmesi, alt ölçekli planların üst ölçekli planlara uygun olması ve uygulama imar planına göre yapılaşmaların oluşması gerektiği hükme bağlanmaktadır. Dolayısıyla ilgili kurum ve kuruluşlardan gerekli veriler ve görüşler alınarak kanunla görevlendirilen ve yetkilendirilen idareler tarafından, şehircilik ve planlama esasları ve kamu yararı uyarınca hazırlanıp onaylanan planlar ile kentin gelişim yönü, büyüklüğü ve yoğunluğu belirlenmelidir.<br>Belediye Kanununun 73. maddesiyle ise kentsel dönüşüm ve gelişim projelerinin uygulanması suretiyle, anılan maddede belirtilen yerleşim alanlarının dönüşmesi, yenilenmesi için belirli kurallar getirilmektedir. Bu madde uyarınca belirlenen kentsel dönüşüm ve gelişim alanlarının, kenti kapsayan planların bütünlüğünü bozmaması gerektiği yanında, bu alanlar içinde yapılacak planlamanın da şehrin plan bütünlüğü göz önünde tutularak yapılması gerekmektedir. Bir alanın, kentsel dönüşüm ve gelişim proje alanı olarak ilan edilebilmesi için, alanda ve çevresinde yürürlükte olan planların, ulaşım bağlantılarının, yapılaşma yoğunluklarının, alanın mülkiyet, sosyal ve teknik alt yapı ve fiili yapılaşma durumunun, bölgenin sorunlarının ayrıntılı olarak incelenmesi suretiyle kamu yararının ortaya konulması, ayrıca sorunların çözümü için alanın, kentsel dönüşüm ve gelişim alanı olarak belirlenmesinin gerekliliğinin, bilimsel, nesnel gerekçeleri ile sunulması gerekmektedir. Aksi halde kentin gelişiminin ve yapılaşmanın mevcut imar planlarına göre sürdürülmesi beklenir. Bu bağlamda daha sonra yapılacak imar planlarını yönlendireceğinden, ayrıntılı proje raporunun hazırlanarak proje sınırının belirlemesi gerekmektedir. Böylece alanın, kentsel dönüşüm ve gelişim proje alanı olarak belirlenmesiyle ulaşılmak istenen amaca varılması mümkündür. Çünkü kentsel dönüşümün amacı eskimiş, yıpranmış kent dokusunun günümüz koşullarına uyarlanması, değiştirilmesi ve alanda sağlıklı yeni yapılaşmanın oluşmasıdır. Öte yandan şehrin yerleşim yeri olarak planlanması şartıyla yapılaşmanın olmadığı alanlarda da anılan 73. madde hükmü uyarınca kentsel dönüşüm ve gelişim alanı belirlenmesi mümkündür. <br>Başka bir ifadeyle kentsel dönüşüm ve gelişim alanları ile yerleşim alanlarının büyüklüğü ve yönünün belirlenmesi ve buna göre planlamanın yapılması yukarıda anılan kanun hükümlerinin öngördüğü bir durum olmayıp planlanan alan içerisinde, konut alanları, sanayi alanları, ticaret alanları, teknoloji parkları, kamu hizmeti alanları, rekreasyon alanları ve her türlü sosyal donatı alanları oluşturmak, eskiyen kent kısımlarını yeniden inşa ve restore etmek, kentin tarihi ve kültürel dokusunu korumak veya deprem riskine karşı tedbirler almak amacıyla mevcut planlamaya uygun dönüşüm yapılmasının gerekli olduğu alanların belirlenerek bu alan içinde, yine mevcut planlarla bağlantının sağlandığı ve bu planların bütünlüğünün bozulmadığı yeni planlamanın yapılarak yerleşme ve yapılaşmada dönüşüm yapılmalıdır. Zira kentsel dönüşüm planlamanın hayata geçirilmesi araçlarından biridir. Bu nedenle sağlıklı yaşanabilir kentleşmenin oluşabilmesi için, kentlerin yollarını, sosyal donatı ve teknik alt yapı alanlarını, yerleşim yerinin yönünü ve büyüklüğünü, yoğunluğunu belirleyen mevcut planlar ile kentsel dönüşüm ve gelişim alanlarının ilişkilendirilmesi gerekli ve zorunludur.<br>Dosyanın ve bilirkişi raporunun birlikte değerlendirilmesinden, il düzeyinde hazırlanan 1/100.000 ölçekli Uşak Çevre Düzeni Planının, Uşak Belediye Meclisinin ... tarihli, .. sayılı kararı ve Uşak İl Genel Meclisinin ... tarihli, ... sayılı kararıyla onaylandığı, çevre düzeni planında, kent çeperinde ve özellikle güney kesimde geniş konut gelişme alanlarının yer aldığı, bu yönde kentin gelişmesini tamamlamadığı, kentin ana gelişme yönünün güneye doğru belirlendiği, kuzey kesiminin genel olarak doğal alanlarla bütünleştiği, dava konusu kentsel dönüşüm ve gelişim alanının bu planda, daha çok tarımsal nitelikli alan, büyük kentsel yeşil alan, ağaçlandırılacak alan olarak planlandığı, halihazırda ağaçlandırılmış alanların, doğal alanların, akarsuların, tarım alanlarının ağırlıklı olduğu alanın kentsel dönüşüm ihtiyacının somut olmadığı, bu alanların doğal olarak korunması gereken alanlar olduğu, bu bağlamda çevre düzeni planında, kuzeyde mevcut yerleşik alanların çevresine doğru yönelecek yapılaşma baskısının sınırlandırılması, kentin kuzey kesiminin genel olarak doğal alanlarla bütünleştirilmesi yönünde stratejiler geliştirildiği, kente hizmet edecek açık yeşil alan kullanımları getirildiği, 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planında kentin gelişme yönünün güney kesime doğru kurgulanması nedeniyle dava konusu proje alanına noktasal şekilde getirilen gelişme kararının bütünlüğü bozduğu, dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte bölgede yürürlükte olan 12.01.1995 onay tarihli 1/5000 ölçekli nazım ve 26.12.1996 onay tarihli 1/1000 ölçekli uygulama imar planlarında, proje alanının büyük bölümünün "ağaçlandırılacak alan" kullanımına ayrıldığı, yetersiz sosyal donatı ve teknik altyapı alanları ile büyük kısmı kaçak şekilde yapılmış niteliksiz yapılardan oluştuğu belirtilen kent merkezinin dönüştürülmesi gerektiğinden hareketle rezerv gelişme alanı oluşturulması amacıyla dava konusu kentsel dönüşüm ve gelişim proje alanı sınırı onaylanmış ve gerekçe raporunda, aynı yerde dönüştürmenin yeni sorunlar ortaya çıkaracağı ve mevcut yapılar ile yeni yapılar arasında eş zamanlı düzen sağlanamayacağı belirtilmiş ise de sorunlu alanların yerinde dönüştürülmesine yönelik projelerin hangi yönlerden uygulanamayacağının açıklanmadığı, ayrıca kentsel dönüşüm ve gelişim proje alanı kararı doğrultusunda toplam 272,3 hektar büyüklüğündeki alanın 153 hektar büyüklüğündeki kısmına yönelik olarak imar planlarına esas olmak üzere hazırlanan mikrobölgeleme etüt raporunda, eski katı atık depolama alanının yer aldığı kuzey kesiminin "yerleşime uygun olmayan alan" olarak belirlendiği, proje alanının genelinde yapılaşmaya elverişli alanların kısıtlı olduğu, çöp dolgusunun izlendiği bu alanda gaz bacalarından kaynaklı patlama riski bulunduğundan, ağaçlandırma yapılmak suretiyle alanın rehabilite edilmesi gerektiği, dava konusu proje alanının tamamına yakınının boş durumda olduğu, alanın en doğu ucunda Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ) tarafından toplu konut alanının inşa edildiği, orta kesimde dere yatağı ve kollarının doğal topografyayı biçimlendirmiş olduğu, bu bölümde ağaçlandırılmış alanların bulunduğu, yine bazı alanlarda yer yer orman dokusu, ağaç toplulukları ve zeytinliklerin yer aldığı, bölge içinde yer yer kırsal nitelikli konut yapıları ile ekili alanların bulunduğu, dolayısıyla dava konusu işlemin gerekçeleri arasında gösterilen düzensiz, plana aykırı yapılaşmış, altyapısı sorunlu alan tespitinin somut gerçekle örtüşmediği, alanın köy görünümünden kurtarılması gerekçesinin de kırsal yerleşimlerin niteliksiz olduğu şeklinde yerel farklılıkları dikkate almayan, her yerin gelişmiş kentsel dokulara çevrilmesi anlayışına dayandığı, kentsel alanların çeperlerdeki doğal alanlarla bütünleştiği bölgelere doğru giderek yapı ve nüfus yoğunluklarının düşürülmesinin bilimsel yaklaşıma daha uygun olduğu, uyuşmazlık konusu alanın, kentin çeperlerindeki doğal alanlar ile kent merkezi arasında geçiş bölgesi oluşturması anlamında önemli bir potansiyel taşıdığı, bu nedenle alanın köy görünümünden kurtarılması gerekçesinin isabetli olmadığı, "rezerv yapı alanı" oluşturma gerekçesinin ise, kentin sosyal ve teknik altyapı ihtiyacını karşılamak üzere planlama yapılacağına dair diğer gösterilen gerekçeyle çeliştiği, kentin donatı ihtiyacını yeni gelişme alanları oluşturarak çözmenin planlama tekniğinde karşılığının bulunmadığı, bölgede dere yatakları ve bu yataklar boyunca oluşan vadilerlerin bulunduğu, proje alanının batı kesiminde 8,9 hektar büyüklüğündeki bir alanın da özel ürün alanı olarak tespit edildiği, uyuşmazlığa konu proje alanı belirlemesinin, tüm bu doğal, topografik ve jeolojik özellikleri göz önünde bulundurulduğunda, kentin gelişme yön ve potansiyeli ile uyumlu olmadığı, koruma ilkelerine ve kamu yararına aykırı olduğu, öte yandan belediye ile Hazineye ait taşınmazların yoğun olduğu bölgede, kamuya ait taşınmazlar üzerinden gelir ve hasılat elde etmenin uygun olmadığı sonucuna varılmıştır.<br>Bu durumda kentin planlamasına aykırı olarak kentin yerleşme yönünü belirleyecek şekilde kentsel dönüşüm ve gelişim alanı belirlendiği, öte yandan mevcut olan tarım alanları, ağaç dokusu ve dere yatakları, alanın batı sınırındaki orman alanları dikkate alınmaksızın ve yapılaşmanın risk taşıdığı alanın yeni konut, ticaret alanları ile geliştirilmesi amacıyla kentsel dönüşüm ve gelişim projesi kapsamına alındığı anlaşıldığından dava konusu işlemde, hukuka, şehircilik ilkeleri ile kamu yararına uyarlık bulunmamaktadır.<br>Açıklanan nedenlerle, dava konusu işlemin iptalinin gerektiği düşünülmektedir. <br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br> Karar veren Danıştay Altıncı Daire since, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE :<br>MADDİ OLAY :<br>Uşak Belediye Meclisinin ...arih ve ... sayılı kararı ile, Uşak İli, Merkez İlçesi, ... ve ... Mahallelerinde düzensiz, imar planına aykırı, altyapı sorunlarının bulunduğu alanda yaşayan insanların refahı ve kentin düzenli gelişmesi, bu alanların köy görünümünden kurtarılıp imarlı, düzenli, altyapılı görünüme kavuşması ve 5393 sayılı Belediye Kanunun 73. maddesi kapsamında kamu hizmet alanları, rekreasyon alanları ve sosyal donatı alanları oluşturulması amacı ile kentsel dönüşüm ve gelişim projesi kabul edilmiştir.<br>Bu doğrultuda, Uşak Belediye Başkanlığının ... tarih ve ... sayılı yazısı ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığına sunulan belediye meclis kararı ve ekleri, karar alınmak üzere Cumhurbaşkanlığına sunulmuş; dava konusu 10/04/2020 tarih ve 2389 sayılı Cumhurbaşkanı kararı ile "Uşak İli, Merkez İlçesi, ..., ... ve ... Mahallelerinde yer alan ve ekli kroki ile sınır ve koordinatları gösterilen 272,3 hektarlık alanın kentsel dönüşüm ve gelişim proje alanı ilan edilmesine karar verilmiştir.<br>Bunun üzerine bakılan dava açılmıştır.<br><br>İLGİLİ MEVZUAT :<br>5393 sayılı Belediye Kanununun 73. maddesinin 02/07/2018 tarih ve 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 200. maddesiyle değişik ilk iki fıkrasında: ''Belediye, belediye meclisi kararıyla; konut alanları, sanayi alanları, ticaret alanları, teknoloji parkları, kamu hizmeti alanları, rekreasyon alanları ve her türlü sosyal donatı alanları oluşturmak, eskiyen kent kısımlarını yeniden inşa ve restore etmek, kentin tarihi ve kültürel dokusunu korumak veya deprem riskine karşı tedbirler almak amacıyla kentsel dönüşüm ve gelişim projeleri uygulayabilir. Bir alanın kentsel dönüşüm ve gelişim alanı olarak ilan edilebilmesi için yukarıda sayılan hususlardan birinin veya bir kaçının gerçekleşmesi ve bu alanın belediye veya mücavir alan sınırları içerisinde bulunması şarttır. Ancak, kamunun mülkiyetinde veya kullanımında olan yerlerde kentsel dönüşüm ve gelişim proje alanı ilan edilebilmesi ve uygulama yapılabilmesi için ilgili belediyenin talebi ve Cumhurbaşkanınca bu yönde karar alınması şarttır.<br>Kentsel dönüşüm ve gelişim proje alanı olarak ilan edilecek alanın; üzerinde yapı olan veya olmayan imarlı veya imarsız alanlar olması, yapı yükseklik ve yoğunluğunun belirlenmesi, alanın büyüklüğünün en az 5 en çok 500 hektar arasında olması, etaplar halinde yapılabilmesi hususlarının takdiri münhasıran belediye meclisinin yetkisindedir. Toplamı 5 hektardan az olmamak kaydı ile proje alanı ile ilişkili birden fazla yer tek bir dönüşüm alanı olarak belirlenebilir." hükümlerine yer verilmiştir.<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br>Anayasa Mahkemesinin 18/10/2012 tarih ve E:2010/82, K:2012/159 sayılı kararında; "...Kentsel dönüşüm, farklı nedenlerden ötürü zaman içerisinde eskimiş, köhneleşmiş, yıpranmış ya da kimi durumlarda terk edilmiş, vazgeçilmiş kent dokusunun, günün sosyo-ekonomik ve fiziksel koşulları göz önünde tutularak değiştirilmesi, dönüştürülmesi, ıslah edilmesi ve yeniden canlandırılarak kente kazandırılmasıdır. Kentsel dönüşüm ve gelişim uygulamaları, kullanılmayan kent arazisinin yeniden değerlendirilmesini, bu arazinin tarihi ve kültürel değerlerin korunması ve yenilenerek kullanılmasına yönelik fiziksel müdahaleler yapılmasını, ayrıca, yapılacak fiziksel değişikliklerin yanında, kentin ekonomik olarak canlanmasını, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkının gerçekleştirilmesini ve kentlerde yeni kullanım ve oturma alanları oluşturmak sureti ile konut ihtiyacının giderilmesini amaçlamaktadır. Bu bakımdan, bu uygulamaların amaçlarını ifade etmede, Kanun'un genel gerekçesinde de belirtildiği üzere, 'kentsel dönüşüm ve gelişim' kavramı, 'kentsel dönüşüm' kavramına göre daha kapsayıcı bir tanımdır.<br>Kentsel dönüşüm ve gelişim projelerine ilişkin planlar ise, kentleşmeye yönelik yaklaşımların yeniden gözden geçirildiği, düzenli, sağlıklı ve sürdürülebilir kent mekânlarının oluşturulmasını amaçlayan, bu bağlamda mevcut imar planlarının ve uygulamalarının sorgulanarak yeniden içerik kazandırıldığı planlardır..." değerlendirmelerinde bulunulmuştur.<br>Anayasa Mahkemesinin anılan kararındaki bu değerlendirmeler ışığında 5393 sayılı Kanun'un "Kentsel dönüşüm ve gelişim alanı" başlıklı 73. maddesine de bakıldığında, konut alanları, sanayi alanları, ticaret alanları, teknoloji parkları, kamu hizmeti alanları, rekreasyon alanları ve her türlü sosyal donatı alanları oluşturmak, eskiyen kent kısımlarını yeniden inşa ve restore etmek, kentin tarihi ve kültürel dokusunu korumak amacıyla kentsel dönüşüm ve gelişim projeleri uygulanabileceği, yine kentsel dönüşüm ve gelişim proje alanı olarak ilan edilecek alanın, üzerinde yapı olan veya olmayan imarlı veya imarsız alanlar olması, büyüklüğünün en az 5 en çok 500 hektar arasında olması, etaplar halinde yapılabilmesi hususlarının takdirinin belediye meclisinin yetkisinde olduğu görülmektedir.<br>Dosyanın incelenmesinden; dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte bölgede yürürlükte olan 12/01/1995 tarihli 1/5000 ölçekli nazım ve 26/12/1996 tarihli 1/1000 ölçekli uygulama imar planlarında, proje alanının yaklaşık %90'lık kısmının "ağaçlandırılacak alan" kullanımına ayrıldığı, devamında Uşak ili için 2008 yılında yürürlüğe giren 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planında ise alanın büyük kısmına "tarımsal nitelikli alan", "büyük kentsel yeşil alan", "ağaçlandırılacak alan" kullanımlarının, güneyinde çok küçük bir kısmına "kentsel gelişme alanı" kullanımının getirildiği, anılan çevre düzeni planında proje alanının batı ve kuzey kesimini çevreleyen komşu alanlarda da "orman alanı" ve "tarım alanı" gösterimlerine yer verildiği anlaşılmaktadır.<br> Dava konusu işleme ilişkin gerekçe raporuna bakıldığında; kentin güney yönündeki yol genişliklerinin 10 metre üzerinde olduğu, konut alanlarındaki yapılaşmaların %90 oranında ruhsatlı olarak geliştiği ve bina kalitelerinin yüksek olduğu, kent merkezinin kuzey yönündeki gelişmelere bakıldığında ise, bu alanın kentsel yerleşik alan sınırları içerisinde olduğu ve yapılaşmaların %60'ının ruhsatsız olduğu, yapıların %70'inin kötü kalitede veya onarıma muhtaç olduğu, imar yollarının ıslah imar planları çerçevesinde kaldığı ve bazı yerlerde 4 metreye kadar düştüğü, alanda gerek altyapı hizmetlerinin ve gerekse sosyal hizmetlerin yetersiz kaldığı yönünde tespitlere yer verildiği görülmektedir.<br>Diğer yandan; alanın, Uşak ilinin kuzeybatı kesiminde ve kente bitişik vaziyette olduğu, kuzey çevre yolu ile Gediz Ulu yolu arasında kaldığı ve batıda ormanlık alan ile sınırlı olduğu, en doğusunda TOKİ tarafından inşa edilmiş toplu konut alanının bulunduğu, toplu konut alanının hemen kuzey kesiminde mülkiyeti Belediyeye ait bir alanın yer aldığı ve bu alanın hayvanları rehabilite merkezi ve sürücü kursu direksiyon eğitim merkezi olarak kullanıldığı, alan içerisinde bir çöp döküm sahasının bulunduğu, çöp sahası üzerinde gaz çıkışı için bacaların tesis edilmiş olduğu, bölge içerisinde yer yer kırsal nitelikli konut yapılarının ve ekili alanların yer aldığı, orta kesiminde bir dere yatağı ve kollarının doğal topografyayı biçimlendirmiş olduğu, ayrıca bu hat üzerinde bir bitki örtüsünün bulunduğu anlaşılmaktadır.<br>Yine gerekçe raporundan, şehircilik ilkeleri açısından en elverişli boş alanların tespiti ile, Uşak ilinde yeni ve düzenli gelişme alanları planlanarak, kentle bağlantıları kuvvetli olan arazilerin üretiminin amaçlandığı, yetersiz sosyal donatı ve teknik altyapı alanları ile büyük kısmı kaçak şekilde yapılmış niteliksiz yapılardan oluştuğu tespit edilen Uşak kent merkezindeki yapı ve nüfus yoğunluğunun düşürülebilmesi ve buradaki nüfusun desantralizasyonu için rezerv gelişme alanı oluşturulması amacıyla kent merkezinde kalan ..., ... ve ... Mahallelerindeki yaklaşık 272,3 hektar büyüklüğündeki alanın kentsel dönüşüm ve gelişim proje alanı ilan edildiği görülmektedir.<br>Uşak ili 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planında kentin gelişme yönü Ankara-İzmir Karayolunun güney kesimi olarak belirlenmişse de, bu kesimde büyük ova alanı ilan edilmesi, tarımsal arazi toplulaştırma çalışmalarının yürütülmesi ve alt ölçekli imar planlarının hazırlık aşamasında söz konusu alanlar için Uşak İl Tarım ve Orman Müdürlüğünce uygun görüş verilmemesi nedeniyle, Uşak kent merkezinin eskiyen kısımlarının dönüştürülebilmesi için gerekli olan gelişme alanı ihtiyacının kentin güney kesiminde karşılanmasının mümkün olmadığı anlaşıldığından, hem bu çerçevede, hem de gerekçe raporunda yer verilen diğer hususlara dayalı olarak, dava konusu alanın, kentsel dönüşüm ve gelişim proje alanı olarak belirlenmesinin somut gerekçelere dayandığı anlaşılmaktadır.<br>Her ne kadar; dosya kapsamında yer alan bilirkişi raporunda, Uşak İli 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planında, kentin gelişme yönünün güney olarak belirlendiği, kentin kuzey kısmının genel olarak doğal alanlarla bütünleşmesinin öngörüldüğü ve kentin güney kısmında kentsel gelişmenin tamamlanmadığı ifade edilmiş ise de, dava konusu kentsel dönüşüm ve gelişim proje alanı ilanı doğrultusunda, 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planı değişikliğinin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca 16/06/2020 tarihinde onaylandığı, bu plan değişikliği ile proje alanının tamamının "kentsel gelişme alanı" kullanımına çevrildiği, anılan plan değişikliğine karşı açılan davanın ... İdare Mahkemesinin E:... sayılı dosyasında derdest olduğu ve bilirkişi raporunda eleştirilen bu hususların, plan değişikliğine karşı açılan davada incelenebileceği açıktır.<br> Bu haliyle, düzensiz yerleşim alanlarının dönüşümünde kullanılabilecek ve kentin kuzey yönünde daha nitelikli, sağlıklı, düzenli gelişme alanları ile rezerv alanlar oluşturulması amacıyla, asgari 5 hektar olması gereken yasal büyüklük koşulunu sağlamak suretiyle kamu yararını gerçekleştirmeye yönelik olarak tesis edilen dava konusu işlemin, 5393 sayılı Kanun'un 73. maddesinde öngörülen amaçları gerçekleştirmeye uygun olduğu, alanda yapı bulunup bulunmaması, imarlı ya da imarsız olması hususlarının ise belediye meclisinin takdirinde olduğu, bu yönüyle kentsel dönüşüm ve gelişim proje alanı ilanına yönelik dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.<br>Ayrıca bilirkişi raporunda, dava konusu işlemin şehircilik ilkelerine ve planlama esaslarına aykırı olduğu yönünde görüş ve tespitlere de yer verilmiş ise de; dava konusu işlemin, yalnız kentsel dönüşüm ve gelişim projesinin uygulanacağı alan sınırlarının tespitine yönelik bir işlem olduğu gözetildiğinde; proje alanındaki, ilgili mevzuat uyarınca yapılaşmaya uygun görülmeyen mevcut dere yataklarının, zemin durumuna ilişkin tespitlerin, tarımsal amacı dışında kullanılamayacak tarım arazilerinin ve orman alanlarının, alanda daha sonra onaylanacak olan imar planları kapsamında değerlendirilerek yerlerinin somut olarak belirlenmesi zorunlu olup, bilirkişilerce, şehircilik ilkeleri ve planlama esasları yönünden eleştirilen hususların, imar planlarına karşı açılan davalarda değerlendirilebileceği açıktır.<br> Bu itibarla, dava konusu işlemde, kentsel dönüşüm ve gelişim kavramına, ilgili mevzuata, hukuka ve kamu yararına aykırılık görülmemiştir. <br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. Davanın REDDİNE,<br>2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ...-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,<br>3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ...- TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,<br>4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,<br>5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 19/02/2025 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.<br> <br><br>(X) KARŞI OY :<br><br>Dava; Uşak ili, Merkez ilçesi, ..., ... ve ... mahalleleri sınırları içerisinde yer alan bazı alanların kentsel dönüşüm ve gelişim proje alanı ilan edilmesine ilişkin 11/04/2020 tarih ve 31096 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 10/04/2020 tarih ve 2389 sayılı Cumhurbaşkanı kararının iptali istemiyle açılmıştır. <br> Dosyanın ve bilirkişi raporunun değerlendirilmesinden, dava konusu proje alanının tamamına yakınının boş durumda olduğu, en doğu ucunda Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ) tarafından toplu konut alanı inşa edilen alanın güneyinde Karaağaç Piknik ve Mesire Alanı bulunduğu, buraya yakın konumda bir yurt binasının inşa edilmiş olduğu, toplu konut alanının kuzey kesiminde ise mülkiyeti Uşak Belediyesine ait olan ve "hayvan rehabilite merkezi" ile "sürücü kursu direksiyon eğitim merkezi" yer aldığı, alan içinde çöp döküm sahasının bulunduğu ve gaz çıkışının sağlanması için bu saha üzerine bacalar tesis edildiği, orta kesiminde dere yatağı ve kollarının doğal topografyayı biçimlenen bu bölümde ağaçlandırılmış alanların bulunduğu, yine bazı alanlarda yer yer orman dokusu, ağaç toplulukları, zeytinlikler ve kırsal nitelikli konut yapıları ile ekili alanların bulunduğu, proje alanındaki mevcut problemlerin çözülmesi amacıyla değil, 2010 yılından bu yana bölgeye artan talep doğrultusunda yeni kentsel gelişme alanları ve konut alanları oluşturulması amacıyla düzenleme yapıldığı, dava konusu işlemin gerekçeleri arasında gösterilen düzensiz, plana aykırı yapılaşmış, altyapısı sorunlu alan tespitinin somut gerçekle örtüşmediği, proje alanının köy görünümünden kurtarılması gerekçesinin de, kırsal yerleşimlerin niteliksiz olduğu şeklinde yerel farklılıkları dikkate almayan, her yerin gelişmiş kentsel dokulara çevrilmesi anlayışına dayandığı, buna karşılık kentsel alanların çeperlerdeki doğal alanlarla bütünleştiği bölgelere doğru giderek yapı ve nüfus yoğunluklarının düşürülmesinin bilimsel yaklaşıma daha uygun olduğu, uyuşmazlık konusu alanın, kentin çeperlerindeki doğal alanlar ile kent merkezi arasında geçiş bölgesi oluşturması anlamında önemli bir potansiyel taşıdığı, bu nedenle alanın köy görünümünden kurtarılması gerekçesinin isabetli olmadığı, 2008 yılı onaylı 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planında kentin gelişme yönünün güney olarak belirlendiği, kentin kuzey kısmının genel olarak doğal alanlarla bütünleşmesinin öngörüldüğü, kentin güney kısmında kentsel gelişmenin tamamlanmadığı, yarısından fazlasının boş durumda olduğu, bu durumun Uşak ilinin henüz gelişme sınırlarını zorlamadığını, dolayısıyla yeni kentsel gelişme alanına ihtiyacın ortaya çıkmadığı, 2008 yılında 334.115 kişi olan kent nüfusunun 2021 yılında 373.183 kişiye yükseldiği, 13 yıllık süreçteki 39.068 kişilik artışın hızlı bir nüfus artışı anlamına gelmeyeceği, yakın çevredeki düzensiz yapılaşma ve altyapı sorununun çözümü için dava konusu işlemin tesis edildiği iddia edilse de; bölgenin güney ve güneydoğusundaki yakın çevresinin yer yer boşluklu, az katlı, kent merkezine oranla daha düzensiz fiziksel yapılanma gösterdiği, sosyal donatı ve teknik altyapı ihtiyacını yeni gelişme alanları oluşturarak çözmenin planlama tekniğinde karşılığının bulunmadığı gibi bu ihtiyacın karşılanmasına yönelik yaklaşımın hangi alan için ortaya çıktığına dair herhangi bir çalışma yapılmadığı, mevcutta doğal, ağaçlandırılmış alanların, dere yataklarının, tarım alanlarının ağırlıklı olduğu proje alanında, kentsel dönüşüm ilanını gerektiren somut ihtiyacın ortaya konulmadığı, dava konusu alanda düzeltilmesi gereken problem alanlarından ziyade, sürdürülmesi gereken doğal alanların ağırlıklı olması nedeniyle dava konusu işlemin kamu yararına, ilgili mevzuata, şehircilik ilkeleri ile planlama esaslarına aykırı olduğu, şeklinde tespit ve değerlendirmelere yer verilmiştir.<br> Bu haliyle, Uşak iline ait 2008 yılı onaylı 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planı ile kentin ana gelişme yönü güneye doğru belirlenirken, kuzeyde mevcut yerleşik alanların çevresine doğru yönelecek yapılaşma baskısının sınırlandırılması, kentsel gelişmenin kuzeydeki doğal alanlara saçaklanmasının önlenmesi, kentin kuzey kesiminin genel olarak doğal alanlarla bütünleştirilmesi yönünde stratejiler geliştirildiği, bu çerçevede, doğuda Uşak kent merkezi ile batıda orman ve tarım alanlarının arasında konumlanan dava konusu proje alanının tamamına yakınına, mevcut doğal ve fiziki yapısı da göz önünde bulundurularak kentsel ve bölgesel ölçekte açık yeşil alan kullanımları getirildiği, bu suretle kent merkezinden kentin çeperlerindeki doğal alanlara yönelecek gelişme baskısını sınırlandırıcı tampon bölge niteliği kazandırılmak istendiği anlaşılmaktadır. <br> Bu durumda ise, dava konusu proje alanın batı, güney ve orta kesimlerinde mevcut olan tarım alanları, ağaç dokusu ve dere yataklarının, alanın batı sınırını oluşturan Uşak Kent Ormanı ile bütünleşecek biçimde doğal niteliğini koruduğu, hem alanın doğal ve fiziki yapısı hem de kentin gelişiminin çeperlerdeki doğal alanlara saçaklanmasını önleyerek, proje alanının güney ve güneydoğu sınırında yapay eşik oluşturan 40 metre genişliğindeki taşıt yoluyla sınırlandırma stratejisi çerçevesinde önceki imar planlarında ve üst kademe çevre düzeni planında proje alanının tamamına yakın kısmının yapılaşmaya kapatıldığı ve kente hizmet edecek ölçekte açık yeşil alan kullanımları getirildiği göz önünde bulundurulduğunda, söz konusu alanın yapılaşmaya açılarak, yeni konut, ticaret alanları ile geliştirilmesi amacıyla kentsel dönüşüm ve gelişim projesi kapsamına alınmasının şehircilik ilkeleri ve kamu yararı açısından doğru bir strateji olmadığı, bu alanın kentsel dönüşüm yaklaşımıyla ele alınacak bir alan özelliği taşımadığı sonucuna varıldığından dava konusu işlemin iptali gerektiği oyuyla Dairemiz kararına katılmıyorum. <br> <br><br><br><br><br><br></font></p></body></html>

ticaret