<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2024/3932 E. , 2025/1111 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br> ALTINCI DAİRE <br>Esas No : 2024/3932<br>Karar No : 2025/1111 <br><br>TEMYİZ EDEN (DAVALILAR) : 1- ... Bakanlığı-ANKARA <br>VEKİLİ : Av. ... <br> 2- ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı <br>VEKİLİ : Av. ... <br> 3- ... Belediye Başkanlığı-... <br>VEKİLİ : Av. ... <br><br>KARŞI TARAF (DAVACILAR) : 1- ... 2-... <br> ... 8- ... <br> 9- ... <br>VEKİLİ : Av. ... <br><br>İSTEMİN KONUSU : Danıştay Altıncı Dairesinin 26/01/2021 tarih ve E:2017/5444, K:2021/461 sayılı bozma kararına uyularak verilen ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. <br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: İstanbul ili, Fatih ilçesi, ... Mahallesi,... pafta, ... ada, ... parsel sayılı taşınmaza ilişkin İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisinin ... tarihli, ... sayılı kararıyla onaylanan ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığınca 30.12.2011 tarihinde tasdik edilen 1/5000 ölçekli Fatih Tarihi Yarımada Koruma Amaçlı Nazım İmar Planı ve Fatih Belediye Meclisinin ... tarihli, ... sayılı kararı ile onaylanan ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığınca 04.10.2012 tarihinde tasdik edilen 1/1000 ölçekli Fatih Koruma Amaçlı Uygulama İmar Planının iptali istenilmiştir.<br><br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararda; yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen rapor ile dosyadaki bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, uyuşmazlığın uygulama imar planına ilişkin kısmı bakımından; dava konusu taşınmazın imar planında ticaret adaları içerisindeki yapılaşmamış olması nedeniyle yeşil alan olarak ayrıldığı ancak yeşil bir sistem ve devamlılık sağlamadığı, bölgenin bütününe hitap etmediği ve taşınmazın niteliklerinin park alanına uygun olmadığı, yine taşınmazın park alanı olarak ayrılmasının, üst ölçekli planla da uyumlu olmaması nedenleriyle, şehircilik ilkelerine, planlama tekniklerine ve kamu yararına uygun olmadığı, uyuşmazlığın nazım imar planına ilişkin kısmı bakımından ise taşınmazın nazım imar planında geleneksel ticaret alanı olarak planlandığı bu nedenle şehircilik ilkelerine, planlama tekniklerine ve kamu yararına uygun olduğu sonucuna ulaşılmıştır. <br><br>Belirtilen gerekçelerle davanın 1/5000 ölçekli koruma amaçlı nazım imar planına ilişkin kısmı bakımından reddine, 1/1000 ölçekli koruma amaçlı uygulama imar planı bakımından ise iptaline karar verilmiştir.<br><br>Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: Davalı idarelerin dava konusu 1/1000 ölçekli koruma amaçlı imar planının iptaline ilişkin kısım bakımından istinafa başvurmaları üzerine Bölge İdare Mahkemesi Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu ... İdare Mahkemesi kararının iptale ilişkin kısmının hukuka ve usule uygun olduğu ve istinaf dilekçelerinde ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : <br>Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından; uyuşmazlık konusu taşınmazın 1. derece koruma bölgesinde kaldığı ve komşuluğunda anıt eser olduğu, koruma amaçlı imar planı ile anıtsal eserlerin niteliksiz eklentilerinden arındırılmasının planlandığı, plan notları göz önünde bulundurulduğunda ölçekler arasında tutarlılık bulunduğu ileri sürülmektedir.<br>İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından, uyuşmazlık konusu parselin komşuluğunda tescilli eser olduğu, görünürlüğü arttırabilmek amacıyla dava konusu planların yapıldığı ileri sürülmektedir.<br>Fatih Belediye Başkanlığı tarafından, uyuşmazlık konusu parselin komşuluğunda tescilli eser olduğu, görünürlüğü arttırabilmek amacıyla dava konusu planların yapıldığı ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ... 'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE:<br> MADDİ OLAY : <br> Dava dosyasının incelenmesinden; davacıların hisseli maliki oldukları İstanbul İli, Fatih İlçesi, ... Mahallesi, ... pafta, ... ada, ... sayılı parselin önceki imar planlarında ticaret alanı fonksiyonunda kaldığı, dava konusu planlarla parselde 04.10.2012 tarihli 1/1000 ölçekli uygulama imar planı fonksiyon değişikliği yapılarak kısmen tescilli anıt eser, kısmen yol, kısmen de park alanına alınması üzerine anılan plan ile dayanağı 30.11.2011 tarihli 1/5000 ölçekli nazım imar planının iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. <br><br> İLGİLİ MEVZUAT:<br> 3194 sayılı İmar Kanununun 5. maddesinin dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan halinde, nazım imar planı; varsa bölge ve çevre düzeni planlarına uygun olarak hali hazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının; genel kullanış biçimlerini, başlıca bölge tiplerini, bölgelerin gelecekteki nüfus yoğunluklarını, gerektiğinde yapı yoğunluğunu, çeşitli yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklükleri ile ilkelerini, ulaşım sistemlerini ve problemlerinin çözümü gibi hususları gösteren ve uygulama imar planının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen detaylı bir raporla açıklanan ve raporu ile beraber bir bütün olan plan olarak, uygulama imar planı ise; tasdikli halihazır haritalar üzerine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak nazım imar planı esaslarına göre çizilen ve çeşitli bölgelerin yapı adalarını, bunların yoğunluk ve düzenini, yolları ve uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren plan olarak tanımlanmıştır. <br>2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununun "Tanımlar" başlıklı 3. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinin 8. alt bendinde, "Koruma amaçlı imar plânı: bu Kanun uyarınca belirlenen sit alanlarında, alanın etkileşim-geçiş sahasını da göz önünde bulundurarak, kültür ve tabiat varlıklarının sürdürülebilirlik ilkesi doğrultusunda korunması amacıyla arkeolojik, tarihi, doğal, mimarî, demografik, kültürel, sosyo-ekonomik, mülkiyet ve yapılaşma verilerini içeren alan araştırmasına dayalı olarak; hali hazır haritalar üzerine, koruma alanı içinde yaşayan hane halkları ve faaliyet gösteren iş yerlerinin sosyal ve ekonomik yapılarını iyileştiren, istihdam ve katma değer yaratan stratejileri, koruma esasları ve kullanma şartları ile yapılaşma sınırlamalarını, sağlıklaştırma, yenileme alan ve projelerini, uygulama etap ve programlarını, açık alan sistemini, yaya dolaşımı ve taşıt ulaşımını, alt yapı tesislerinin tasarım esasları, yoğunluklar ve parsel tasarımlarını, yerel sahiplilik, uygulamanın finansmanı ilkeleri uyarınca katılımcı alan yönetimi modellerini de içerecek şekilde hazırlanan, hedefler, araçlar, stratejiler ile plânlama kararları, tutumları, plân notları ve açıklama raporu ile bir bütün olan nazım ve uygulama imar plânlarının gerektirdiği ölçekteki plânlardır." hükmü yer almaktadır.<br>Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinin 8. maddesinin, 12. fıkrasında; "Koruma amaçlı imar planlarının hazırlanması aşamasında; tarihi çevre ve geleneksel doku, kültürel ve doğal miras, sosyal ve ekonomik yapı, mülkiyet durumu, kentsel, sosyal ve teknik altyapı, yapı ve sokak dokusu, ulaşım-dolaşım sistemi, örgütlenme biçimi ve benzeri etütler kent bütünü ile ilişkilendirilerek yapılır." hükmü, 24.maddesinin 2.fıkrasında; Nazım imar planları üzerinde gösterilen sosyal ve teknik altyapı alanlarının konum ile büyüklükleri, toplam standartların altına düşülmemek, nazım imar planının ana kararlarını, sürekliliğini, bütünlüğünü ve genel işleyişini bozmamak ve hizmet etki alanı içinde kalmak şartı ile ilgili kurum ve kuruluşların görüşü dikkate alınarak uygulama imar planlarında değiştirileceği hüküm altına alınmıştır. <br><br> HUKUKİ DEĞERLENDİRME: <br>Diğer imar planlarından bağımsız, ayrı bir kanunla ve özel olarak düzenlenen koruma amaçlı imar planları, plan hiyerarşisi doğrultusunda, üst ölçekli imar planlarının getirdiği ölçütler de dikkate alınarak kültür ve tabiat varlıklarının bulunduğu, özgün dokuya sahip alanların korunmasına yönelen ve bu yönde alınan kararlardan oluşmaktadır. Yukarıda belirtilen mevzuat hükümlerinden de açıkça anlaşılacağı üzere, bu kararlar alınırken, koruma alanında yaşayan bireylerin sağlıklı bir çevrede, sosyal donatı düzeylerinin artırılarak daha özenli kentsel ortam koşullarında yaşamaları da hedeflenmektedir. <br>Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında dava konusu taşınmazla beraber bir kısım taşınmazı daha kapsayan park alanının büyüklüğü gereği nazım imar planında gösterilmesi gereken bir park alanı olduğu, üst ölçekli 1/5000 ölçekli koruma amaçlı nazım imar planında konut alanında kalan taşınmazın, 1/1000 ölçekli koruma amaçlı uygulama imar planın park olarak belirlenmesinin plan hiyerarşisi ile planların kademeli birlikteliği ilkesine uygun düşmediği ifade edilmiştir.<br>Ancak uyuşmalık konusu 1/1000 ölçekli uygulama imar planının üst ölçeği olan 1/5000 ölçekli Tarihi Yarımada (Fatih) Koruma Amaçlı Nazım İmar Planı notlarının I-25 sayılı plan notunda, " Ölçek nedeni ile plana aktarılamayan donatı alanları 1/1000 ölçekli Koruma Amaçlı Uygulama İmar Planlarında gösterilecektir. Plan üzerinden kesin ölçü alınamaz ve donatı alanı sınırları mülkiyet-kadastral doku hassasiyetinde 1/1000 ölçekli Koruma Amaçlı Uygulama İmar Planları’nda kesinleştirilecektir." hükmü yer almakta, planın açıklama raporunun "Açık ve Yeşil Alanlar" başlıklı 9.8.4 sayılı maddesinde, "Tarihi Yarımada genelinde yeşil alanların oldukça yetersiz olduğunu söylemek mümkündür. Suriçi’ndeki mevcut yeşil alanlar; askeri alanlar, külliye ve üniversite, hastane bahçeleri gibi kamuya doğrudan açık olmayan alanlar ile Gülhane Parkı, Saraçhane Parkı gibi alanlar ile geçmişte imar uygulaması ile gerçekleştirilen çok kısıtlı miktarda park-çocuk bahçeleri ve dolgu alanları gibi zamanla denizden kazanılmış ancak çok fonksiyonel kullanılmayan alanlardan oluşmaktadır. Söz konusu alanların yanında nüfusun ihtiyaçlarını karşılayacak aktif yeşil alanların tesis edilmesi gerekmektedir. Mevcut arazi kullanımında 2007 yılı nüfus sayımı olan 455,498 kişilik nüfus göz önünde bulundurularak, kişi başına 3,08 m2 ile toplam yaklaşık 143 hektar olan yeşil alanlar, planda yaklaşık 292,79 hektara ve kişi başı 6,42 m2 lik (Plan nüfusuna göre 8,78 m2 ) standarda yükseltilmiştir." şeklinde açıklamalarda bulunulmuştur.<br>Yukarıda yer alan mevzuat hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden; imar planlarının kademeli birlikteliği ilkesi uyarınca, uygulama imar planlarının nazım imar planlarına uygun olarak hazırlanması esas olmakla birlikte, bölgenin ihtiyacına yönelik çocuk bahçesi, yeşil alan, park gibi sosyal ve teknik altyapı alanlarını arttırıcı küçük alan gerektiren fonksiyonların uygulama imar planlarında ayrılmasının, üst ölçekli nazım imar planlarına aykırılık teşkil etmeyeceği sonucuna varılmaktadır. <br> Kanunda özel olarak düzenlenen koruma amaçlı imar planlarının kendine özgü niteliği dikkate alınarak dava konusu 1/1000 ölçekli koruma amaçlı uygulama imar planının üst ölçekli planı niteliğindeki 1/5000 ölçekli koruma amaçlı nazım imar planının I-25 sayılı plan notunda, ölçek nedeni ile plana aktarılamayan donatı alanları 1/1000 ölçekli koruma amaçlı uygulama imar planlarında gösterileceği, plan üzerinden kesin ölçü alınamayacağı ve donatı sınırları mülkiyet kadastral doku hassasiyetinde 1/1000 ölçekli koruma amaçlı uygulama imar planlarında kesinleşeceği hususları belirtilmiştir. Dolayısıyla plan notlarında ölçek nedeniyle plana aktarılamayan donatı alanlarının uygulama imar planında gösterilmesine izin verilmektedir.<br> Ayrıca davanın konusunun park alanının tamamı olmadığı, uyuşmazlığa konu taşınmaz yönünden inceleme yapıldığı göz önüne alındığında dava konusu 1/1000 ölçekli koruma amaçlı uygulama imar planının üst ölçekli planı niteliğindeki 1/5000 ölçekli koruma amaçlı nazım imar planı ile uyumlu olduğu sonucuna varılmaktadır. <br>Öte yandan, planlama alanı bütününde park alanı kullanımına yönelik yeşil alan miktarının imar mevzuatıyla belirlenen standartların altında kaldığı, sosyal donatı standartlarını arttırma açısından dava konusu uygulama imar planı ile taşınmazda belirlenen ada içi formundaki park kullanım kararı ile çevrede yaşayanların donatı ihtiyaçlarının kısmen de olsa giderildiği görülmekte, böylece Tarihi Yarımada'da yetersiz durumda bulunan kişi başına düşen yeşil alan ve donatı ihtiyacının artırıldığı gözlemlenmektedir. İlaveten, taşınmazın park alanı olarak ayrılan kısmının daha büyük bir park alanının parçası olduğu, park bütünselliğinin bozulmaması açısından da önem taşıdığı sonucuna ulaşılmaktadır. <br>Uyuşmazlıkta, dava konusu taşınmazların tescilli yapı olan ... Hamamı komşuluğunda kaldığı ve taşınmazların park alanı olarak belirlenmesi ile tescilli eserin görünürlüğünün artırılmasının amaçlandığı anlaşılmaktadır.<br> Bu itibarla, dava konusu koruma amaçlı uygulama imar planı ile sosyal donatı alanları da gözetilerek Tarihi Yarımada'ya özgü mimari dokunun korunduğu sonucuna varıldığından davanın 1/5000 ölçekli koruma amaçlı nazım imar planı bakımından reddi, 1/1000 ölçekli koruma amaçlı uygulama imar planı bakımı yönünden ise iptali yönündeki İstanbul 10. İdare Mahkemesi kararının iptale yönelik kısmına karşı yapılan istinaf isteminin reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.<br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davalıların temyiz isteminin kabulüne,<br>2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle kısmen iptaline kısmen reddine ilişkin Mahkeme kararının iptale ilişkin kısmına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... ayılı kararının BOZULMASINA,<br>3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 04/03/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi. <br><br><br><br><br></font></p></body></html>
ticaret