<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2023/6030 E. , 2025/355 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br> ALTINCI DAİRE <br>Esas No : 2023/6030<br>Karar No : 2025/355 <br><br>DAVACI : ... Yatırım Gayrimenkul Danışmanlık Turizm İnşaat Emlak Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi <br>VEKİLİ : Av. ...<br> <br>DAVALI : ... Bakanlığı/ANKARA<br>VEKİLİ : Av. ...<br> <br>İSTEMİN KONUSU : Antalya ili, Kaş ilçesi, ... Mahallesi, ... Mevkii, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın bulunduğu alanda Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının ... tarihli, ... sayılı işlemiyle onaylanan Patara Özel Çevre Koruma Bölgesi 1/25.000 ölçekli Nazım İmar Planı Değişikliği ile 20/02/2023 onay tarihli Antalya-Burdur-Isparta Planlama Bölgesine ilişkin 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Plan Değişikliğinin iptali ve yürütmenin durdurulması istenilmektedir. <br><br>DAVACININ İDDİALARI : Uyuşmazlık konusu taşınmazın öncesinde 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planında kentsel gelişme alanı olarak belirlendiği ve üst ölçekli planlara aykırı olarak 1/25.000 ölçekli nazım imar planında zeytinlik alanı olarak belirlendiği, zeytinlik alanı belirlenme gerekçesinin ortaya konulamadığı, alt ölçekli nazım imar planı onaylandıktan sonra üst ölçekli çevre düzeni planında da değişiklik yapılarak alanın tarım alanı olarak belirlenmesinin planların kademeli birlikteliği ilkesine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.<br> <br>DAVALI İDARENİN SAVUNMASI : Davanın süresinde açılmadığı, 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planında getirilen mekânsal kararların şematik olduğu ve bu şematik kararların alt ölçekli planlarda detaylı yapılan çalışmalar sonucunda kesinlik kazanabileceğinden üst ölçekli çevre düzeni planına herhangi bir aykırılık olmadığı, taşınmazın çevre düzeni planı değişikliği ile tarım alanı olarak belirlendiği, planlama çalışmalarında ilgili mevzuat gereği planlama ilkeleri dikkate alınarak işlem tesis edildiği, 3573 sayılı Yasaya tabi zeytinlik alanların, zorunlu kalmadıkça gelişmeye açılması önerilmeyen ve doğal yapısının korunması ve sürdürülmesi hedeflenen alanlar olduğu, zeytinlik alanların tapu vasıflarında zeytinlik olduğu belirtilen alanlar olabileceği gibi Tarım İl Müdürlüğünce hazırlanan etüt raporlarında zeytinlik alan olarak tespit edilmiş alanlar da olabildiği, bu iki farklı statüdeki zeytinlik alanların 3573 sayılı Yasa kapsamında değerlendirildiği ve bu alanların kullanımlarına dair net açıklamalar yer aldığı, mülkiyet esaslı plan yapılmasının mümkün olmadığı ve bu durumun kamu yararı ile çelişen bir durum olduğu, dava konusu nazım imar planı ve çevre düzeni planı değişikliğinin planlama ilke ve esaslarına, mevzuata uygun olduğu belirtilerek davanın reddi gerektiği savunulmaktadır. <br>DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Davanın 1/25.000 ölçekli nazım imar planı değişikliğine ilişkin kısmı bakımından süre aşımı nedeniyle reddi, 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planı değişikliği bakımından reddi gerektiği düşünülmektedir.<br><br>DANIŞTAY SAVCISI ...'IN DÜŞÜNCESİ : Dava, Antalya ili, Kaş ilçesi, ... Mahallesi, ... Mevkii, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın bulunduğu alana ilişkin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından 25.01.2023 tarihinde onaylanan Patara Özel Çevre Koruma Bölgesi 1/25.000 ölçekli Nazım İmar Planı ile 20.02.2023 onay tarihli Antalya-Burdur-Isparta Planlama Bölgesine ilişkin 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Plan Değişikliğinin iptali istemiyle açılmıştır.<br> Davalı idarenin usule yönelik itirazları yerinde görülmemiştir.<br> Dosyanın incelenmesinden, Antalya İli, Kaş İlçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın tapuda “zeytin bahçesi” vasfında olduğu, 27.08.2015 tarihli Antalya-Burdur-Isparta 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planında “Kentsel Gelişme Alanı”nda kaldığı, 18.01.1990 günlü, 90/77 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile ilan edilen Patara Özel Çevre Koruma Bölgesi sınırlarının 25.09.2020 günlü, 3018 sayılı Cumhurbaşkanı kararı ile revize edilerek uyuşmazlığa konu taşınmazın da bulunduğu alanı kapsayacak şekilde genişletildiği, 25.01.2023 tarihinde Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından onaylanan dava konusu 1/25000 ölçekli nazım imar planında uyuşmazlığa konu taşınmazın "zeytinlik alan" olarak belirlendiği, 20.02.2023 tarihinde onaylanan Antalya-Burdur-Isparta Planlama Bölgesine ilişkin 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Plan Değişikliğinde de taşınmazın "tarım alanında" kaldığı, anılan planlara davacı tarafından askı süresi içerisinde itiraz edilmediği, daha sonra davacı tarafından taşınmazın kentsel gelişim alanı olarak belirlenmesi yolundaki plan değişikliği isteminin reddi üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.<br> Antalya-Burdur-Isparta Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planının plan notlarının "Genel Hükümler" başlıklı 5. bölümünün 5.20 sayılı maddesinde; ''Bu planın ilke ve stratejileri doğrultusunda yapılacak alt ölçekli planlarda, ilgili kurum ve kuruluş görüşleri alınacaktır. Özel Kanunlara Tabi Alanlar-Koruma Statüsüne Sahip Diğer Alanlar başlıklı 6. bölümünün 6.1 maddesinde “Özel Çevre Koruma Bölgeleri” nin bu alanlardan olduğu belirtilmiş, 6.2 maddesinde "Özel kanunlarla planlama yetkisi verilen alanların sınırları ve bu alanlara ilişkin varsa ilgili kurumlarca alt ölçeklerde alınmış planlama kararları bu planla bütünleştirilmiştir. Bu alanlarda, bu planın onayından önce ve sonra ilgili mevzuat uyarınca yürürlüğe girmiş ve girecek olan her tür ve ölçekteki planlar geçerli olup yetkili kurumlarca planlama ve koruma çalışmalarının yapılması esastır." 6.3 maddesinde “Bu alanlarda, ilgili kanun hükümleri saklı kalmak kaydı ile bu planda belirlenen, orman, tarım v.b. gibi alanların sorumlu kurulca sürekliliğinin sağlanması esastır.” 6.4 maddesinde “Bu alanlarda bu plan ile belirlenmiş/belirlenecek, hassas alanların ve ekosistem bütünlüğünün devamlılığının sağlanması esastır” 6.5 maddesinde “Bu alanlarda, ilgili kurumunca sürdürülebilir kalkınma ve sürdürülebilir çevre ilkelerini gözeterek planlama yapılması esastır” 6.6 maddesinde “Bu alanlar içerisinde bulunan hassas alanlar, orman alanları, tarım alanları, sulak alanlar, kumullar v.b alanları tehdit edici yönde ve yoğunlukta yapılaşma kararı getirilemez” kurallarına yer verilmiştir.<br> 3573 sayılı Kanun'un 20/2 nci maddesinde, "Zeytincilik sahaları daraltılamaz. Ancak, belediye sınırları içinde bulunan zeytinlik sahalarının imar hudutları kapsamı içine alınması hâlinde altyapı ve sosyal tesisler dahil toplam yapılaşma, zeytinlik alanının % 10’unu geçemez. Bu sahalardaki zeytin ağaçlarının sökülmesi Tarım ve Köyişleri Bakanlığının fenni gerekçeye dayalı iznine tabidir. Bu iznin verilmesinde, Tarım ve Köyişleri Bakanlığına bağlı araştırma enstitülerinin ve mahallinde varsa ziraat odasının uygun görüşü alınır. Bu hâlde dahi kesin zaruret görülmeyen zeytin ağacı kesilemez ve sökülemez (...)" hükmü yer almıştır.<br> Çevre düzeni planları, bölgesel nitelikte genel arazi kullanım kararları getirmekte olup, stratejik bir plan olması nedeniyle sadece fiziki kullanım kararları içermemektedir. Çevre Düzeni Planında belirlenen arazi kullanım kararları, niteliği itibariyle çevre kirliliğinin oluşmadan önce önlenebilmesi ve sağlıklı çevrenin oluşturulmasına yönelik hedef, ilke, strateji ve politikaları sağlayacak plan kararları olup, bu yönüyle söz konusu plana dayanılarak yapılacak alt ölçekli planlarda öngörülen ve parsel bazında fiziki kullanım durumunu belirleyen arazi kullanım kararlarından farklılık arz etmektedir. <br> Dava konusu 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planı ölçeği itibariyle genel arazi kullanım kararlarının üretildiği leke plan niteliğinde olması nedeniyle parsel bazında kararlara yer verilmesinin mümkün olmadığı; planın havza, bölge ve mevzuata uygun tesis edildiği, Patara Özel Çevre Koruma Bölgesinde koruma-kullanma dengesi gözetilerek korunması gereken alanların yapılaşmalardan korunması için alt ölçekli plan kararlarına esas olacak yapılaşma koşullarının belirlendiği genel arazi kullanım kararlarının üretildiği planda ve uyuşmazlığa konu taşınmaz için öngörülen (tarım alanı) kullanım kararında planlama esaslarına, şehircilik ilkelerine ve kamu yararına aykırılık görülmemiştir. Diğer taraftan, uyuşmazlığa konu taşınmazın zeytin bahçesi vasfında olduğu, 3573 sayılı Yasa uyarınca verilmiş bir görüş bulunmadığı anlaşılmakla, bölgeye ilişkin koruma ilke ve kararları doğrultusunda uyuşmazlığa konu taşınmazın “Zeytinlik Alan” olarak planlanması yolundaki dava konusu 1/25.000 ölçekli nazım imar planı yönünden de üst ölçekli plana, şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına, kamu yararına ve hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. <br> Açıklanan nedenlerle, davanın reddine karar verilmesi gerektiği, düşünülmektedir.<br> <br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br> Karar veren Danıştay Altıncı Daire since, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE:<br> MADDİ OLAY:<br> Tapu kaydında zeytinlik bahçesi vasfında olan Antalya ili, Kaş ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmaz 27.08.2015 tarihinde onaylanan ölçekli Antalya-Burdur-Isparta Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planında kentsel gelişme alanı olarak belirlenmiş, ayrıca 08.02.2022 tarihinde çevre düzeni planında kapsamlı değişiklikler yapılmış ve dava konusu taşınmaz anılan planda da özel çevre koruma bölgesi sınırında kentsel yerleşik alan olarak belirlenmiştir.<br> Patara Özel Çevre Koruma Bölgesi sınırları 18.01.1990 tarih ve 77 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile tespit ve ilan edilmiş, anılan bölge sınırlarında 25.09.2020 tarih ve 3018 sayılı Cumhurbaşkanı kararı ile değişiklik yapılmış ve bu değişiklik neticesinde anılan taşınmaz Patara Özel Çevre Koruma Bölgesi sınırlarına alınmış öncelikle 18.03.2022 tarihinde onaylanan 1/25.000 ölçekli Patara Özel Çevre Koruma Bölgesi Nazım İmar Planında dava konusu taşınmaz zeytinlik alanı olarak belirlenmiş, anılan plana dava dışı 3. kişiler tarafından yapılan itirazlar sonrasında bir takım itirazların kabulüne, bir kısmının reddine karar verilmiş ve kabul edilen kısma yönelik değişikler 25.01.2023 tarihinde Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından onaylanmış, ve anılan nazım imar planı değişikliğinde dava konusu taşınmaza yönelik herhangi bir değişiklik yapılmamış, dava konusu taşınmazın zeytinlik alanı kullanım kararı devam ettirilmiş, anılan plan 21.02.2023 ve 21.03.2023 tarihleri arasında askıya çıkarılmış ve davacı tarafından plana askı süresi içinde itiraz edilmemiştir. Davacı tarafından dava açma süresi içerisinde 16.05.2023 tarihli dilekçe ile dava konusu taşınmazın kentsel gelişim alanı olarak planlanması istemiyle itirazda bulunulmuş ve anılan istem Antalya Valiliği Çevre, Şehircilik İl Müdürlüğünün 24.05.2023 tarihli işlemi ile ret edilmiştir.<br>Ayrıca Antalya-Burdur-Isparta Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planında Çevre,Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının 20.02.2023 tarihli işlemi ile değişiklik yapılarak dava konusu taşınmaz tarım alanı olarak belirlenmiş, 20.03.2023 ve 20.04.2023 tarihleri arasında askıya çıkarılmış, bunun üzerine 01.06.2023 tarihinde 1/25.000 ölçekli Patara Özel Çevre Koruma Bölgesi Nazım İmar Planı Değişikliği ve 1/100.000 ölçekli Antalya- Burdur- Isparta Planlama Bölgesi Çevre Düzeni Planı Değişikliğinin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır. <br><br> İLGİLİ MEVZUAT VE HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br> 1/25.000 ölçekli Patara Özel Çevre Koruma Bölgesi Nazım İmar Planı Değişikliği bakımından; <br> 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "Dava Açma Süresi" başlıklı 7. maddesinde dava açma süresinin özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştay'da ve idare mahkemelerinde altmış gün olduğu; ilanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresinin, ilan tarihini izleyen günden itibaren başlayacağı; ancak bu işlemlerin uygulanması üzerine ilgililerin düzenleyici işlem veya uygulanan işlem yahut her ikisi aleyhine birden dava açılabileceği, yine aynı Kanunun "Üst Makamlara Başvurma" başlıklı 11. maddesinde, ilgililer tarafından idari dava açılmadan önce, idari işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılmasının üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan, idari dava açma süresi içinde istenebileceği, bu başvurunun işlemeye başlamış olan idari dava açma süresini durduracağı, otuz gün içinde bir cevap verilmezse isteğin reddedilmiş sayılacağı hükmü yer almaktadır.<br>Özel Kanun olan 3194 sayılı İmar Kanununun, "Planların Hazırlanması ve Yürürlüğe Konulması" başlıklı 8. maddesinin (b) bendinde ise, "İmar Planları; Nazım İmar Planı ve Uygulama İmar Planından meydana gelir. Mevcut ise bölge planı ve çevre düzeni plan kararlarına uygunluğu sağlanarak, belediye sınırları içinde kalan yerlerin nazım ve uygulama imar planları ilgili belediyelerce yapılır veya yaptırılır. Belediye meclisince onaylanarak yürürlüğe girer. Bu planlar onay tarihinden itibaren belediye başkanlığınca tespit edilen ilan yerlerinde bir ay süre ile ilan edilir. Bir aylık ilan süresi içinde planlara itiraz edilebilir. Belediye Başkanlığınca belediye meclisine gönderilen itirazları ve planları belediye meclisinin on beş gün içinde inceleyerek kesin karara bağlar" düzenlemesi mevcuttur.<br>Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği'nin "Çevre Düzeni Planı ve İmar Planlarının Onayı, İlanı ve Kesinleşmesi" başlıklı onbirinci bölümünün "Planların ilanı, itirazlar ve kesinleşmesi" başlıklı 33. maddesinin 4. fıkrasında, " Planlara itiraz, otuz günlük ilan süresi içinde idareye yapılır ve itirazlar idarece değerlendirilir. İdarenin karar merciince itirazların reddedilmesi halinde, planlar başkaca bir onay işlemine gerek kalmaksızın red kararı tarihinde kesinleşir. İtiraz olmaması halinde planlar askı süresinin sonunda kesinleşir." hükmüne yer verilmiştir.<br> Yukarıda yer verilen mevzuatın değerlendirilmesinden, imar planlarına askı süresi içinde bir itirazda bulunulmamış ise, davanın, 2577 sayılı Kanun'un 7. maddesi uyarınca imar planının askıdan indiği tarihi izleyen günden itibaren altmış gün içinde açılması gerektiği hususunda tartışma bulunmamaktadır.<br>Dosyanın incelenmesinden, uyuşmazlığa konu taşınmazların 18/03/2022 onay tarihli nazım imar planında zeytinlik alanı olarak belirlendiği, anılan planın askı süresinde davacı tarafından plana itiraz edilmediği, itirazların değerlendirildiği 25/01/2023 onay tarihli işlemde itirazlar kapsamında onaylanan değişiklikler arasında uyuşmazlığa konu taşınmaza yer verilmediği, bir diğer ifadeyle, davacıya ait taşınmaz açısından 18/03/2022 onay tarihli 1/25.000 ölçekli nazım imar planının son son askı tarihi olan 20/05/2022 tarihinden itibaren kesinleştiği anlaşılmaktadır.<br> Bu durumda son askı tarihinden itibaren altmış gün içinde dava açması gerekirken bu süre geçtikten sonra 01/06/2023 tarihinde açılan davanın süresinde olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.<br>1/100.000 ölçekli Antalya-Burdur- Isparta Planlama Bölgesi Çevre Düzeni Değişikliği bakımından; <br>Davalı idarenin usule ilişkin itirazları yönünden;<br>Dosyanın incelenmesinden, davalı idare tarafından davanın süresi içinde açılmadığı, dava konusu taşınmazın 08/02/2022 tarihli Antalya-Burdur- Isparta Planlama Bölgesi Çevre Düzeni Planı Değişikliği ile tarım alanı olarak belirlendiği ileri sürülmüş ise de, dosyada bulunan plan paftalarının incelenmesinden 08/02/2022 onay tarihli 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planı değişikliğinde dava konusu taşınmazın bulunduğu bölgenin kentsel gelişme alanı olduğu, dava konusu 20/02/2022 onay tarihli 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planı değişikliği ile tarım alanı olarak belirlendiği, anılan planın 20/03/2023 ve 20/04/2023 tarihleri arasında askıya çıkarıldığı ve son askı tarihinden itibaren yasal dava açma süresi içinde 01/06/2023 tarihinde açılan davada süre aşımı bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. <br>Esas yönünden;<br> 2872 sayılı Çevre Kanununun 9. (b) maddesinde "Ülke fizikî mekânında, sürdürülebilir kalkınma ilkesi doğrultusunda, koruma-kullanma dengesi gözetilerek kentsel ve kırsal nüfusun barınma, çalışma, dinlenme, ulaşım gibi ihtiyaçların karşılanması sonucu oluşabilecek çevre kirliliğini önlemek amacıyla nazım ve uygulama imar plânlarına esas teşkil etmek üzere bölge ve havza bazında 1/50.000-1/100.000 ölçekli çevre düzeni plânları Bakanlıkça yapılır, yaptırılır ve onaylanır. Bölge ve havza bazında çevre düzeni plânlarının yapılmasına ilişkin usûl ve esaslar Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelikle belirlenir." hükmüne yer verilmiştir.<br> 10/7/2018 tarihli 30474 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 102.maddesinin 1.fıkrasının (a) bendinde, yerleşme, yapılaşma ve arazi kullanımına yön veren, her tür ve ölçekte fiziki planlara ve uygulamalara esas teşkil eden üst ölçekli mekânsal strateji planlarını ve çevre düzeni planlarını ilgili kurum ve kuruluşlarla işbirliği yaparak hazırlamak, hazırlatmak, onaylamak ve uygulamanın bu stratejilere göre yürütülmesini sağlamak, (c) bendinde ise, havza ve bölge bazındaki çevre düzeni planları da dâhil her tür ve ölçekteki çevre düzeni planlarının ve imar planlarının yapılmasına ilişkin usul ve esasları belirlemek, havza veya bölge bazında çevre düzeni planlarını yapmak, yaptırmak, onaylamak ve bu planların uygulanmasını ve denetlenmesini sağlamak Mekânsal Planlama Genel Müdürlüğünün görevleri arasında sayılmıştır. <br> 3573 sayılı Zeytinciliğin Islahı Ve Yabanilerinin Aşılattırılması Hakkında Kanunun 20. maddesinin 2. fıkrasında, " Zeytincilik sahaları daraltılamaz. Ancak, belediye sınırları içinde bulunan zeytinlik sahalarının imar hudutları kapsamı içine alınması hâlinde altyapı ve sosyal tesisler dahil toplam yapılaşma, zeytinlik alanının % 10’unu geçemez. Bu sahalardaki zeytin ağaçlarının sökülmesi Tarım ve Köyişleri Bakanlığının fenni gerekçeye dayalı iznine tabidir. Bu iznin verilmesinde, Tarım ve Köyişleri Bakanlığına bağlı araştırma enstitülerinin ve mahallinde varsa ziraat odasının uygun görüşü alınır. Bu hâlde dahi kesin zaruret görülmeyen zeytin ağacı kesilemez ve sökülemez. İzinsiz kesenler veya sökenlere ağaç başına altmış Türk Lirası idarî para cezası verilir." hükmüne yer verilmiştir.<br> Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinin ''Tanımlar'' başlıklı 4. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde, "Çevre düzeni planı: Varsa mekânsal strateji planlarının hedef ve strateji kararlarına uygun olarak orman, akarsu, göl ve tarım arazileri gibi temel coğrafi verilerin gösterildiği, kentsel ve kırsal yerleşim, gelişme alanları, sanayi, tarım, turizm, ulaşım, enerji gibi sektörlere ilişkin genel arazi kullanım kararlarını belirleyen, yerleşme ve sektörler arasında ilişkiler ile koruma-kullanma dengesini sağlayan 1/50.000 veya 1/100.000 ölçekteki haritalar üzerinde ölçeğine uygun gösterim kullanılarak bölge, havza veya il düzeyinde hazırlanabilen, plan notları ve raporuyla bir bütün olarak yapılan planı ifade eder." tanımına yer verilmiş, "Mekansal planlama kademeleri ve ilişkileri" başlıklı 6. maddesinin 1. fıkrasında, mekansal planların kapsadıkları alan ve amaçları açısından mekansal strateji planları, çevre düzeni planları ve imar planları olarak hazırlanacağı, buna göre planlama kademelerinin, üst kademeden alt kademeye doğru sırasıyla; mekansal strateji planı, çevre düzeni planı, nazım imar planı ve uygulama imar planından oluştuğu kural altına alınmış, aynı maddenin 2. fıkrasında, mekansal planların, plan kademelenmesine uygun olarak hazırlanacağı, her planın, planlar arası kademeli birliktelik ilkesi uyarınca yürürlükteki üst kademe planların kararlarına uygun olmak, raporu ile bütün oluşturmak ve bir alt kademedeki planı yönlendirmek zorunda olduğu düzenlenmiştir.<br> <br>Aynı Yönetmeliğin "Revizyon ve değişiklikler" başlıklı 20. maddesinin 1. fıkrasında, "Çevre düzeni planının ihtiyaca cevap vermediği hallerde veya planın vizyonu, amacı, hedefleri, stratejileri, ilke ve politikaları açısından plan ana kararlarını, sürekliliğini, bütünlüğünü etkilemesi halinde çevre düzeni planı bütününde revizyon yapılır. Çevre düzeni planı revizyonu;<br>a) Nüfusun yerleşim ihtiyaçlarının karşılanamaması,<br>b) Planın temel strateji ve politikalarını değiştirecek bölgesel ölçekli yatırımların ortaya çıkması,<br>c) Yeni verilere bağlı olarak, sonradan ortaya çıkabilecek ve bölgesel etkiye yol açabilecek arazi kullanım taleplerinin oluşması,<br>ç) Yeni gelişmeler ve bölgesel dinamiklerde değişiklik olması, durumunda yapılır." düzenlemesi yer almaktadır.<br>Anılan 20. maddenin 2.fıkrasında, "Çevre düzeni planı ana kararlarını, sürekliliğini, bütünlüğü bozmayacak nitelikte, plan değişikliği yapılabilir. Çevre düzeni planı değişikliklerinde;<br>a) Kamu yatırımlarına,<br>b) Çevrenin korunmasına,<br>c) Çevre kirliliğinin önlenmesine,<br>ç) Planın uygulanmasında karşılaşılan güçlükler ve maddi hataların giderilmesine,<br>d) Değişen verilere bağlı olarak planın güncellenmesine, dair yeterli, geçerli ve gerekçeleri açık olan, altyapı etkilerini değerlendiren raporu içeren teklif ve talepler; idarece <br>planın temel hedef, ilke, strateji ve politikaları kapsamında teknik ve yasal çerçevede değerlendirmeye alınarak sonuçlandırılır." düzenlemesine yer verilmiştir.<br><br>Çevre düzeni planı kararları, kurumlardan ve arazi çalışmalarından elde edilen veriler, nüfus projeksiyonları ve yerel idarelerin imar planları, bölgesel yatırım kararları, koruma statülü alanlar, ulaşım ağları gibi plana girdi sağlayan veriler değerlendirilerek oluşturulması gerekmektedir. Dolayısıyla nüfus projeksiyonlarına göre, yerleşim alanlarının belirlenmesi, bu doğrultuda, tarım alanları, orman alanları, meralar, jeolojik açıdan sakıncalı alanların korunması gerektiğinden bu tür alanlarda, münferit kentsel gelişme taleplerinin plan bütünlüğü göz önünde bulundurularak değerlendirilmesi gerekmektedir.<br>Genel ilke olarak, plan kararları ile fiziksel çevreyi sağlıklı bir yapıya kavuşturmak, yatırımların yer seçimlerini ve gelişme eğilimlerini yönlendirmek ve toprağın korunma, kullanma dengesini en rasyonel biçimde belirlemek amaçlanır.<br>Bu amaç çerçevesinde, Çevre Düzeni Planı ölçeğinde hangi usül ve esaslara göre planlama yapılacağı ayrıntıları ile ilgili Kanun ve Yönetmeliklerde düzenlenmiştir.<br>Ayrıca, bir bölgede önceki plan kararları ile belli bir amaca yönelik tanımlama yapılmış olmasının o bölgenin tamamının amacı, kapsamı, niteliği ve esasları ilgili mevzuatta belirlenmiş olan çevre düzeni planında aynı amaca tahsis edileceği sonucunu doğurmayacağı açıktır. <br>Taşınmazın tapuda vasfının zeytinlik alan olduğu ve davaya konu çevre düzeni planında hakim fonksiyon olarak tarım alanı sınırlarında kaldığı, davacının ise taşınmazının uyuşmazlık konusu çevre düzeni planı değişiklikliğinden önceki fonksiyonu olan kentsel gelişme alanı olarak gösterilmesi gerektiği iddialarıyla görülmekte olan davayı açtığı anlaşılmaktadır. <br>Uyuşmazlıkta, taşınmazın bulunduğu alana yönelik dava konusu 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planı ile yapılan değişikliğin, tarımsal nitelikte olan alanların korunması amacıyla öngörüldüğü, dava konusu planın ölçeği (1/100.000) göz önünde bulundurulduğunda parsel bazında kararların üretilmesinin mümkün olmayacağı, bununla birlikte genel arazi kullanım kararlarının değerlendirildiği dava konusu planın bölge ve havza bazında ve mevzuata uygun olarak tesis edildiği, planlama bölgesinde koruma kullanma dengesinin gözetilmesi gereken alanlardaki yapılaşmalarda keyfiliğin önlenmesi ve azami ölçüde korumanın sağlanması için alt ölçekli plan kararlarına esas olacak yapılaşma şartlarını ortaya koyan genel arazi kullanım kararlarının üretildiği görüldüğünden davaya konusu planda taşınmaz yönünden şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve kamu yararına aykırılık görülmemiştir.<br><br>Ayrıca taşınmazın vasfının tapuda zeytinlik bahçesi olduğu ve 3573 sayılı Kanun kapsamında olduğu, tarım dışı kullanılmasına yönelik her hangi bir karar alınmadığının belirtildiği, öte yandan, 3573 sayılı Kanun ile zeytinlik sahası statüsünde kabul edilen alanların daraltılmasının yasaklandığı; dava konusu parselin yerleşim amaçlı planlanması durumunda zeytinlik sahası statüsünde kabul edilen arazi kullanımının daraltılmış olacağından, bu alanın yerleşim amaçlı planlanmasına hukuken olanak bulunmadığı, alanın tarım alanı olarak belirlenmesine ilişkin yapılan değişikliğin çevrenin korunmasına yönelik olduğu anlaşıldığından, dava konusu işlemde yukarıda açıklanan mevzuat hükümlerine, şehircilik ilkelerine aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.<br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. Davanın 25/01/2023 onay tarihli 1/25.000 ölçekli Patara Özel Çevre Koruma Bölgesi Nazım İmar Planı Değişikliği bakımından SÜRE AŞIMI NEDENİYLE REDDİNE, 20.02.2023 onay tarihli 1/100.000 ölçekli Antalya- Burdur Isparta Planlama Bölgesi Çevre Düzeni Planı Değişikliği bakımından REDDİNE,<br>2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ...- TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,<br>3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ...- TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,<br>4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,<br>5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 03/02/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. <br><br></font></p></body></html>
ticaret