<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">DANIŞTAY VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2023/614 E.  ,  2025/14 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br> D A N I Ş T A Y<br>VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU<br>Esas No : 2023/614<br>Karar No : 2025/14<br><br>TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Defterdarlığı -...<br> (... Vergi Dairesi Müdürlüğü) <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVACI) : ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ...Vergi Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br> Dava konusu istem: Davacı adına, ... Deri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin ödenmeyen vergi borçlarının tahsili amacıyla kanuni temsilcisi sıfatıyla düzenlenen... tarih ve ..., ..., ..., ..., ... ile ...tarih ve ..., ..., ... sayılı ödeme emirlerinin iptali istemiyle dava açılmıştır.<br>...Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararı:<br> ... Deri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin (sonraki ünvanı ... Deri Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi) muhtelif vergi borçlarına ilişkin ödeme emirleri anılan şirkete usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir. Vergi borcunun ödenmemesi üzerine cebri icra işlemlerine başlanarak şirket hakkında haciz varakaları düzenlenmiş, mal varlığı araştırması yapılmış ve şirket adına kayıtlı araçlar ile tarla vasıflı gayrimenkule haciz işlemi uygulanmıştır.<br>Olayda, şirket adına haczedilen iki adet taşıt ile tarla vasıflı taşınmazın satış işlemlerinin tamamlanmadığı anlaşılmaktadır. Bu işlemlerin sonucu beklenmeden amme alacağının asıl borçlu şirketten tahsil edilememesi ya da tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması şartının gerçekleştiğinden bahsetmeye olanak bulunmamaktadır.<br> Bu durumda, haczedilen malların satış süreçleri tamamlanıp satıştan sonra kalan vergi borcu tutarı kadar davacının sorumluluğuna gidilmesi gerekirken bu işlemlerin sonucu beklenmeden kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen dava konusu ödeme emirlerinde hukuka uygunluk bulunmamaktadır.<br>Mahkeme bu gerekçeyle davanın kabulüne karar vermiştir.<br>Davalının istinaf istemini inceleyen ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararı:<br>Vergi Dava Dairesi, istinaf istemine konu edilen kararın usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle istinaf istemini reddetmiştir.<br>Davalının temyiz istemini inceleyen Danıştay Üçüncü Dairesinin 05/04/2021 tarih ve E:2019/2475, K:2021/1759 sayılı kararı:<br> Asıl borçlu şirkete ait araçlar ve taşınmaz üzerinde çeşitli vergi dairesi müdürlükleri, icra müdürlükleri ve banka haciz şerhleri bulunması ve araçların bazılarının rehinli olması karşısında amme alacağının asıl borçlu şirketten tahsil olanağının bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda davacının sorumlu olduğu dönemler de dikkate alınarak ulaşılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken aksi yöndeki gerekçeyle davanın kabulüne ilişkin mahkeme kararına yöneltilen istinaf isteminin reddine dair kararda hukuka uygunluk bulunmaktadır. <br>Daire bu gerekçeyle kararı bozmuştur.<br>Bozma kararına uyan ... Bölge İdare Mahkemesi... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı:<br> Davalı idarenin savunma dilekçesinde belirttiği üzere asıl borçlu şirket 6736 sayılı Kanun kapsamında vergi borçlarını yapılandırmıştır. <br>Yapılandırma tarihinden sonra, 19/04/2017 tarih ve 9309 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'ndeki ilana göre şirket 08/02/2017 tarihli ortaklar kurulu kararıyla tüm aktif ve pasifleriyle devralınmak suretiyle ... İthalat ve İhracat Limited Şirketi ile birleşmiş ve birleşme nedeniyle infisah ederek ticaret sicilinden terkin edilmiştir. 08/06/2017 tarih ve 9343 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'ndeki ilana göre birleşilen şirket tür değişikliğine gitmiş ve ünvanını da ... Deri Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi olarak değiştirerek faaliyetine devam etmiştir. <br>Dava dosyasına sunulan bilgi ve belgelere göre asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin 6736 sayılı Kanun uyarınca yapılan yapılandırmadan önce 2012 ve 2013 yıllarında düzenlenerek tebliğ edildiği, yapılandırmanın iptali üzerine asıl borçlu şirket ya da birleşilen şirket hakkında yeniden takip yapılmadığı anlaşılmıştır.<br>Bu durumda, asıl borçlu şirket tarafından yapılandırılan ve ödenmeyen amme alacaklarının tahsili için asıl borçlu şirket hakkında (asıl borçlu şirketin birleşme nedeniyle sicilden silinmiş olması göz önünde bulundurulduğunda birleşilen şirket hakkında) takip yapılmadan, kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen dava konusu ödeme emirlerinde hukuka uygunluk bulunmamıştır.<br>Vergi Dava Dairesi, bu gerekçeyle davanın kabulüne karar vermiştir.<br>Davalının temyiz istemini inceleyen Danıştay Üçüncü Dairesinin 12/09/2022 tarih ve E:2021/4007, K:2022/3100 sayılı kararı: <br>Şirket tüzel kişiliklerine ait vergi borçlarıyla ilgili olarak af kanunları kapsamındaki yapılandırma sonucunda ortaya yeni bir hukuki durum çıkmasına karşın bu durum, şirket tüzel kişiliği nezdinde yapılandırma öncesinde usulüne uygun biçimde tamamlanmış olan takibin yeniden başlatılmasını gerektirmemektedir. Başka bir ifadeyle bu durumun yapılandırmanın ihlalinden sonra asıl borçlu adına yeniden ödeme emri düzenlenerek mal varlığı araştırması yapılmasını gerektirdiğinden söz edilemeyecektir. <br>Öte yandan, birleşilen kurum, birleşen kurumun külli halefi haline geldiğinden birleşen şirket hakkında kesinleşen kamu alacakları için davalı idarece birleşilen şirket adına yeniden bir ödeme emri düzenlenmesi de gerekmemektedir. <br>Uyuşmazlık konusu olayda, yapılandırma tarihinde birleşen kurumda ve yapılandırma sonrasında birleşilen kurumda kanuni temsilcilik görevi devam eden davacı adına ödeme emri düzenlenmesinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır. <br>Bu durumda, davacının sorumlu olduğu dönemler ve 213 sayılı Kanun'un 10. maddesindeki sorumluluğu dikkate alınarak ulaşılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken aksi yöndeki gerekçeyle davanın kabulüne karar veren Vergi Dava Dairesi kararının bozulması gerekmiştir.<br>Daire bu gerekçeyle kararı bozmuştur.<br>... Bölge İdare Mahkemesi ...Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararı:<br>Vergi Dava Dairesi, aynı hukuksal nedenler ve gerekçeyle ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında ısrar etmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Dava konusu ödeme emirlerinin hukuka uygun olduğu belirtilerek ısrar kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. <br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Cevap verilmemiştir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyizen incelenen ısrar kararının, Danıştay Üçüncü Dairesinin kararında yer alan hukuksal nedenler ve gerekçe uyarınca bozulması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME :<br>Özel kanunlar uyarınca amme alacağının yapılandırılması ile vergi borcu ödeme planına bağlanmakta ve tahsil zamanaşımı kesilmektedir. <br>Cebren tahsil ve takip işlemleri kapsamında düzenlenip tebliğ edilen ödeme emrinden sonra, yapılandırma başvurusuyla kamu alacağının bir ödeme planına bağlanması durumunda, cebren tahsil ve takip süreci geldiği aşama itibarıyla durdurulacak ve ödeme planına göre kamu alacağı tahsil edilecektir. Yapılandırılan borcun ödenmemesi durumunda ise ilgili kanun hükümlerinden yararlanma hakkı kaybedilecek ve yapılandırma öncesindeki hukuki duruma, diğer bir deyişle, cebren tahsil ve takip sürecinde yapılandırma öncesindeki aşamaya dönülecektir.<br>Davacı hakkında yürütülen cebren tahsil ve takip işlemlerinin geldiği aşama dikkate alındığında davacının kanuni temsilcisi olduğu birleşen şirket hakkında kesinleşen kamu alacakları için birleşilen şirket adına yeniden ödeme emri düzenlenmesine gerek bulunmamaktadır.<br>Bu kapsamda, Danıştay Üçüncü Dairesinin yukarıda yer verilen kararının dayandığı aynı hukuksal nedenler ve gerekçeyle ısrar kararının bozulması gerekmektedir. <br>Öte yandan, yeniden verilecek kararda, dava konusu ödeme emirlerinin davacının kanuni temsilsi sıfatıyla sorumluluğu, asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emrinin usulüne uygun olarak tebliğ edilip edilmediği, kamu alacağının şirketten tahsil imkanının bulunup bulunmadığı ve amme alacağının zamanaşımına uğrayıp uğramadığı gibi diğer yönlerden hukuka uygunluğunun inceleneceği tabiidir. <br><br>KARAR SONUCU :<br>Açıklanan nedenlerle;<br>1- Davalının temyiz isteminin KABULÜNE,<br>2- ... Bölge İdare Mahkemesi ...Vergi Dava Dairesinin...tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının BOZULMASINA,<br>3- Yeniden verilecek kararda karşılanacağından, yargılama giderleri hakkında hüküm kurulmasına gerek bulunmadığına, <br>05/02/2025 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.<br><br><br>X - KARŞI OY:<br><br>Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, dayandığı hukuksal nedenler ve gerekçe karşısında ısrar kararının bozulmasını gerektirecek nitelikte bulunmadığından, istemin reddi gerektiği oyu ile karara katılmıyoruz.<br><br> <br><br></font></p></body></html>

ticaret