<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2023/3200 E. , 2025/290 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>ÜÇÜNCÜ DAİRE <br>Esas No : 2023/3200<br>Karar No : 2025/290<br><br>Kararın Düzeltilmesini İsteyen : ... İletişim Hizmetleri Anonim Şirketi <br>Vekili : Av. ... <br><br>Karşı Taraf : ...Vergi Dairesi Müdürlüğü/ ...<br>Vekili : Av. ...<br><br>İstemin Özeti : Davacı tarafından, iki yıldan fazla süreyle aktifinde bulunan iştirak hissesi satışından doğan zararın %75'inin kurum kazancından indirilebilmesi gerektiği ihtirazi kaydıyla 2014 yılı için verilen kurumlar vergisi beyannamesi üzerine, ihtirazi kayıt dikkate alınmaksızın yapılan tahakkukun ihtirazi kayda konu edilen kısmının iptali istemiyle açılan davayı; 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'nun “İstisnalar” başlıklı 5. maddesinin (1). fıkrasının (e) bendi uyarınca, iştirak hissesi satışının %75'i kurumlar vergisinden istisna olduğu, bu nedenle zarar oluşması halinde, bu kısmın istisna edilen kurum kazancından indirilemeyeceği, bu haliyle oluşan zararın yalnızca %25'nin indirim konusu yapılacağının açık olduğu, buna göre iştirak hissesi satışından doğan kazancın % 75'lik kısmının istisna kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, aynı şekilde, satıştan doğan zararın % 75'lik kısmının da kurum kazancından indirilmemesi gerektiğinden, davaya konu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle reddeden ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E: ..., K: ... sayılı kararına yöneltilen temyiz istemini aynı hukuksal nedenler ve gerekçeyle reddeden Danıştay Dördüncü Dairesinin 08/03/2021 tarih ve E:2016/18302, K:2021/1477 sayılı kararının; Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 5. maddesinin 3. fıkrasının yalnızca mutlak istisnalar için uygulanabileceği, şarta bağlı istisnalar için geçerli olmadığı, ayrıca fıkrada getirilen kısıtlamanın yalnızca istisna kapsamında gerçekleşen faaliyetlerden kaynaklanan zararları ve kazanca ilişkin giderleri kapsadığı, olayda ise faaliyetten doğan zarar bulunmadığı gibi kazanca ilişkin gider de olmadığından tahakkuk eden verginin hukuka uygun düşmediği ileri sürülerek düzeltilmesi istenmiştir.<br><br>Savunmanın Özeti : Kararın düzeltilmesi isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.<br><br>Tetkik Hakimi : ...<br>Düşüncesi : Kararın düzeltilmesi isteminin kabulü ile Danıştay Dördüncü Dairesince verilen kararın kaldırılıp, vergi mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br> Hüküm veren Danıştay Üçüncü Dairesince kararın düzeltilmesi istemine ilişkin dilekçede ileri sürülen sebepler 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 54. maddesinin 1.fıkrasının (c) bendi hükmüne uygun bulunduğundan, kararın düzeltilmesi isteminin kabulüne ve Danıştay Dördüncü Dairesinin 08/03/2021 tarih ve E:2016/18302, K:2021/1477 sayılı kararının kaldırılmasına karar verildikten sonra temyiz istemi yeniden incelenerek işin gereği görüşülüp düşünüldü:<br><br>213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 3. maddesinin (A) fıkrasında; vergi kanunlarının lafzı ve ruhu ile hüküm ifade ettiği, lafzın açık olmadığı hallerde vergi kanunlarının hükümlerinin, konuluşundaki maksat, hükümlerin kanunun yapısındaki yeri ve diğer maddelerle olan bağlantısı gözönünde tutularak uygulanacağı belirtilmiştir.<br>5520 Sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'nun istisnaları düzenleyen 5. maddesinin 1. fıkrasının (e) işaretli alt bendinin olay tarihinde yürürlükte bulunan şeklinde; kurumların, en az iki tam yıl süreyle aktiflerinde yer alan taşınmazlar ve iştirak hisseleri ile aynı süreyle sahip oldukları kurucu senetleri, intifa senetleri ve rüçhan haklarının satışından doğan kazançlarının % 75'lik kısmının kurumlar vergisinden müstesna olduğu düzenlenmiş, aynı maddenin son fıkrasının (3) nolu alt bendinde ise, iştirak hisseleri alımıyla ilgili finansman giderleri hariç olmak üzere kurumların kurumlar vergisinden istisna edilen kazançlarına ilişkin giderlerinin veya istisna kapsamındaki faaliyetlerinden doğan zararlarının istisna dışı kurum kazancından indirilmesinin kabul edilemeyeceği hüküm altına alınmıştır.<br>Söz konusu maddenin 3. fıkrasında yer alan yasal düzenlemeyle, istisna edilmiş kazançlara ilişkin giderlerin ve istisna kapsamındaki faaliyetlerden doğan zararların, istisna dışı kazançlardan indirilmesinin engellenmesi öngörülmüştür. 1984 yılından itibaren geçici maddelerle Türk Vergi Sistemi içinde kendine yer bulan ve sonrasında mevzuatta kalıcı hale gelen uyuşmazlığa konu istisnanın temel amacı kurumların mali yapısını güçlendirerek finansman sıkıntılarını azaltmaktır. <br>Olayda, ihtirazi kayıt, davacı tarafından, iki yıldan fazla süreyle aktifinde bulunan iştirak hissesi satışından doğan zararın %75'inin, kurum kazancından indirilebilmesi gerektiğine ilişkin olduğundan, uyuşmazlığın çözümü, söz konusu zararın, yukarıda değinilen yasal düzenlemede belirtilen "giderler" ve "zararlar" kapsamında kalıp kalmadığının belirlenmesine bağlı bulunmaktadır.<br>Vergilendirme işlemleri yönünden "gider", kazanç elde edebilmek için yapılan her türlü harcamayı; "faaliyet", iştigal konusuna göre süreklilik gösteren mal teslimi ve hizmet ifasını ifade ederken "zarar" ise satış bedelinin maliyet bedelinden düşük olması sonucu ortaya çıkan bir kayıp olarak tanımlanabilir.<br> Dolayısıyla, zarar kavramı, bir sonuç niteliğinde olup gider kavramı ile özdeşleştirilmesi mümkün olmadığı gibi taşınmaz ticaretiyle uğraşmadığı açık olan davacı şirketin iki yıldan fazla aktifinde bulunan iştirak hissesi satışının, işletme faaliyeti niteliğini taşımadığı da dikkate alındığında, söz konusu satıştan kaynaklanan zarar, ne istisna edilmiş bir kazanca ilişkin gider ne de istisna kapsamındaki faaliyetten doğan zarar olarak kabul edilebilir.<br>Öte yandan, taşınmaz satışından doğan zararın indirim olarak kabul edilmemesi halinde kurumların söz konusu teşvik mekanizmasından yararlanması engellenecek ve mükelleflere ek vergi yükü getirilerek düzenlemenin ruhuna aykırı durum yaratılacaktır.<br>Bu açıklamalar doğrultusunda, ihtirazi kaydı kabul edilmeyen davacı adına tahakkuk eden vergide hukuka uyarlık bulunmadığından Vergi Mahkemesince yazılı gerekçeyle davanın reddi yolunda verilen kararın bozulması gerekmiştir.<br><br>Açıklanan nedenlerle, temyiz isteminin kabulü ile temyize konu kararın bozulmasına, 30/01/2025 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. <br><br> <br>(X)-KARŞI OY :<br>Kararın düzeltilmesi istemine ilişkin dilekçede ileri sürülen sebepler 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 54'üncü maddesinde yazılı sebeplerden hiçbirine uymadığından, karar düzeltme isteminin reddi gerektiği oyuyla karara katılmıyorum.<br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br> <br><br></font></p></body></html>
ticaret