<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2025/1455 E. , 2025/1362 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br> DÖRDÜNCÜ DAİRE <br>Esas No : 2025/1455<br>Karar No : 2025/1362 <br><br>TEMYİZ EDEN TARAFLAR : 1- (DAVALI) ... Bakanlığı Bakanlığı <br> VEKİLİ: Av. ... <br> 2- (DAVACI) ...<br> VEKİLİ: Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi... İdare Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek taraflarca aleyhlerine olan hüküm fıkralarının bozulması istenilmektedir. <br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem : Davacı tarafından, (C) sınıfı iş güvenliği uzmanlığı belgesinin verilmesi istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile işlem nedeniyle oluştuğunu iddia ettiği zararlarına karşılık 30.000,00-TL maddi, 10.000,00-TL manevi tazminat ödenmesine hükmedilmesi istenilmiştir.<br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Danıştay bozma kararı üzerine Bölge İdare Mahkemesince verilen kararda; davacının (B) sınıfı iş güvenliği uzmanlığı belgesi alma talebiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarihli ve ...sayılı işleme ilişkin olarak; Anayasa Mahkemesinin iptal kararı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı onayı ile oluşturulan Komisyonun hukuki dayanağının ortadan kalktığı görüldüğünden, anılan Komisyonca alınan kararların da hukuka uygun olduğundan bahsedilemeyeceği açık olup hukuki dayanağı kalmadığı anlaşılan dava konusu işlemin iptaline karar verilmesi gerekirken, davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmadığı; kararın, davacının işlem nedeniyle oluştuğunu iddia ettiği zararlarına karşılık 30.000,00-TL maddi, 10.000,00-TL manevi tazminat ödenmesi isteminin reddine ilişkin kısmı yönünden; idari işlemin iptalini gerektiren hukuka aykırılığın doğrudan hizmet kusuru olarak kabul edilemeyeceği, idarelerin iptal edilen işlemlerinden ötürü her zaman tazminatla yükümlü tutulmasına idare hukuku ilkelerine göre olanak bulunmadığından davacının parasal haklarına yönelik tazminat talebinin kabulüne olanak bulunmadığı, davacının manevi tazminat talebini haklı kılacak ağır hizmet kusuru bulunduğundan bahsedilemeyeceği sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle; davacının istinaf isteminin kısmen kabulüne, kısmen redddine; İdare Mahkemesi kararının dava konusu işlem yönünden kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline; davacının işlem nedeniyle oluştuğunu iddia ettiği zararlarına karşılık 30.000,00-TL maddi, 10.000,00-TL manevi tazminat ödenmesi isteminin reddi yönünden istinaf talebinin belirtilen gerekçe ile reddine, karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDEN DAVACININ İDDİALARI : Davacı tarafından, hukuka aykırılığın sonucunda ortaya çıkan haksızlığın tazmini gerektiği belirtilerek, kararın aleyhe olan kısmının ve ... Bölge İdare Mahkemesi...İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., ... sayılı kararının yalnızca davacı tarafından temyiz edildiği gözetildiğinde, bu karar ile hükmedilen yargılama giderleri bakımından davacı lehine usuli kazanılmış hak doğduğundan bahisle, bu husus gözetilmeksizin güncel tarifeye göre davacı aleyhine maddi ve manevi tazminat talepleri için ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesinin de doğru olmadığı belirtilerek kararın bu kısmının da bozmayı gerektirdiği ileri sürülmektedir.<br><br>TEMYİZ EDEN DAVALININ İDDİALARI :Davalı idare tarafından, 16/12/2024 tarihinde bireysel yasaklılık statüsünün sonlandırıldığı belirtilerek, dava konusu işlemin tesis edildiği tarih itibarıyla hukuka ve mevzuata uygun olduğu dikkate alındığında Bakanlık aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmesinin de açıkça hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir. <br><br>DAVACININ SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.<br>DAVALININ SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.<br><br>TETKİK HÂKİMİ : ...<br>DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE :<br>Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br>Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU :<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. Tarafların temyiz istemlerinin reddine,<br>2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının ONANMASINA, <br>3. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına,<br>4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın anılan İdare Mahkemesine gönderilmesine, 04/03/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.<br><br><br></font></p></body></html>
tazminat