<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2024/6822 E.  ,  2025/203 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>ONUNCU DAİRE<br>Esas No : 2024/6822<br>Karar No : 2025/203 <br><br>TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı / ANKARA<br>VEKİLİ : Hukuk Müşaviri...<br><br>İSTEMLERİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının taraflarca aleyhlerine ilişkin kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>DAVANIN_KONUSU : Davacı tarafından, Gaziantep ilinde gerçekleşen 6-8 Ekim olayları (Kobani eylemleri) sırasında 09/10/2014 tarihinde evinin terasında oturduğu sırada ateşli silahtan çıkan kurşunla yaralanması neticesinde sağ böbreğini kaybettiği, midesinin hasar aldığı ve tüm vücut fonksiyon kaybının %28 olduğu, davalı idarenin hizmet kusuru bulunduğu ileri sürülerek 50.000,00 TL (miktar artırım dilekçesiyle 178.000,09 TL) maddi ve 50.000,00 TL manevi tazminatın ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; terör eylemleri veya terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler nedeni ile maddi zarara uğrayan kişilerin, bu zararlarının tazmini istemiyle 5233 sayılı Kanun uyarınca zarar tespit komisyonlarına başvurabilecekleri gibi, 2577 sayılı Kanunu'n 13. maddesi uyarınca genel hükümler çerçevesinde ilgili idareye de başvurabilecekleri, kişilerin meydana gelen zararlarının karşılanması konusunda her iki Kanundan hangisine göre idareye başvuracağı konusunda bir kısıtlama bulunmadığı, dolayısıyla meydana gelen zararın karşılanması konusunda, idareye başvuruya ilişkin birbirinden farklı bu iki düzenleme karşısında ilgililere değişik olanaklar sağlandığı, uyuşmazlıkta, davacı tarafından 09/11/2014 tarihinde yapılan başvurunun genel hükümler kapsamında ve 2577 sayılı Kanun'un 13. maddesine göre süresinde olduğu, buna göre davacının yaralanmasının terör eylemi sonucu gerçekleştiğinin açık olduğu ve idarenin de bu durumdan sosyal risk ilkesi uyarınca (genel hükümler kapsamında) sorumlu olduğu anlaşıldığından davacının zararlarının tazmin edilmesi gerektiği, davacının yaralanmasına neden olan olayla ilgili istihbari bilgiler çerçevesinde gerekli müdahalenin yapıldığı ve çatışan grupların dağılması için yapılan müdahale sırasında 4 emniyet personelinin hayatını kaybettiği, olayın gelişimi bakımından idareyi kusurlandıracak sebebin olmaması nedeniyle idarenin kusur sorumluluğundan bahsetmeye hukuken olanak bulunmadığı, davacı tarafından, Kobani eylemleri sırasında 10/10/2014 tarihinde ateşli silahtan çıkan kurşunla yaralanması üzerine tedavi için Gaziantep Dr. Ersin Arslan Devlet Hastanesi'ne başvurulduğu, 5 gün yoğun bakımda kaldığı, 24/11/2014 tarihinde Gaziantep Dr. Ersin Arslan Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nden alınan engelli sağlık kurulu raporunda davacının, tüm vücut fonksiyon kaybı oranının (özür durumunun) %28 (yirmi sekiz) olduğu, tazmini gereken maddi ve manevi zararın belirlenmesine ilişkin olarak; davacının anılan olay nedeniyle uğradığı maddi zararın (%28 oranında sürekli maluliyet) tespiti amacıyla 09/05/2018 tarihli ara kararı ile dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verildiği, bilirkişi olarak seçilen ve tarafların itirazda bulunmadığı hesap bilirkişisi tarafından düzenlenen ve 10/09/2018 tarihinde kayda giren bilirkişi raporunda, davacının genel hükümler çerçevesinde %28 oranında sürekli maluliyete ilişkin maddi zararının 178.000,09 TL olarak hesaplandığı, davacının olay nedeniyle uğradığı maddi zararın sosyal risk ilkesine dayanılarak genel hükümlere göre davalı idare tarafından karşılanması gerektiği ve yapılan bilirkişi incelemesinde meydana gelen zararın toplam 178.000,09 TL olduğunun tespit edildiği de dikkate alındığında, bu tutarın tazminat olarak davalı idarece davacıya ödenmesi gerektiği gerekçesiyle maddi tazminat isteminin kabulüne, davacının yaralanma bölgesinin niteliği, yaralanmanın şiddeti, yaşı, geçirdiği operasyonun ciddiyeti dikkate alınarak manevi değerlerinde meydana gelen eksilme ile duyulan acı, üzüntü ve sarsıntının karşılığı olarak takdiren 25.000,00 TL manevi tazminatın ödenmesi gerektiği gerekçesiyle de manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine, hükmedilen maddi ve manevi tazminatların miktar artırımı dilekçesinin davalı idareye tebliğ edildiği 25/10/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davacıya ödenmesine, bu tarihten önceki döneme ilişkin yasal faiz talebinin reddine karar verilmiştir.<br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; Dairelerinin davalı idare tarafından yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin kararının temyiz incelemesi neticesinde Danıştay Onuncu Dairesinin 27/03/2024 tarih ve E:2020/623, K:2024/1118 sayılı kararıyla dava konusu olayın, 5233 sayılı Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Kanun kapsamında değerlendirilerek davacının maddi tazminat istemi yönünden yeniden bir karar verilmesinin gerektiği, dava dilekçesinde davacının faiz isteminde bulunmamış olması nedeniyle hükmedilen maddi ve manevi tazminat tutarına faiz işletilemeyeceği, meydana gelen olayın terör saldırısı olduğu göz önünde bulundurulduğunda davacının yaralanması nedeniyle uğradığı manevi zararın davalı idarece sosyal risk ilkesi uyarınca tazmin edilmesinin gerektiği, temyizen incelenen kararın manevi tazminata ilişkin kısımının usul ve hukuka uygun bulunarak, belirtilen gerekçeyle onanmasına karar verilmesi üzerine kararın bozulan kısmına ilişkin olarak yeniden yapılan inceleme neticesinde; dosyada yer alan bilgi ve belgelerin değerlendirilmesinden, dava konusu olayın terör eylemi sonucu gerçekleştiği ve eylemle ilgili idarenin herhangi bir kusur sorumluluğunun bulunmadığı, olayın sosyal risk kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, terör eylemi kapsamında olan saldırı neticesinde % 28 engellilik oranı nedeniyle 6,979,06 TL ve epikriz raporunda belirtilen hastanede yatış süresi olan 16 gün için 930,54 TL olmak üzere toplam 7.909,60 TL maddi tazminatın ödenmesine, dava dilekçesinde talep edilmediği halde miktar artırım dilekçesinde yapılan yasal faiz talebinin "taleple bağlılık" kuralının istisnası olan miktar artırımı kapsamında olmayıp "davanın genişletilmesi" kapsamında olduğundan ve davacının dava dilekçesinde faiz isteminde bulunmadığından kabul edilen maddi ve manevi tazminata yasal faiz işletilemeyeceğine karar verilmiştir. <br><br>TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : <br> Davacı tarafından, dava konusu olay neticesinde % 28 daimi maluliyetinin olduğu, toplumsal olaylara ve eylemlere karışmayıp zararının karşılanması gerektiği, hükmedilen tazminat tutarı ile devlete ve adalete olan güveninin sarsıldığı, Mahkeme kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.<br> Davalı idare tarafından, dava konusu olayda idarelerinin hizmet kusuru bulunmadığı gibi kusursuz sorumluluğunun da bulunmadığı, davanın reddi gerektiği, Mahkemece hükmedilen tazminat tutarının yüksek olduğu ileri sürülmektedir.<br><br>TARAFLARIN_SAVUNMALARI : Davalı idare tarafından, davacının temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmakta olup; davacı tarafından savunma verilmemiştir. <br> <br>DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ :...<br>DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME :<br>Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br>Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU :<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. Tarafların temyiz istemlerinin REDDİNE,<br>2. Davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine ilişkin ...İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, kısmen reddine dair temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi...İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, <br>3. Temyiz yargılama giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına, artan posta ücretinin yatıran tarafa iadesine,<br>4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 16/01/2025 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.<br> <br><br></font></p></body></html>

tazminat