<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2022/3621 E. , 2025/4981 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>ONUNCU DAİRE<br>Esas No : 2022/3621<br>Karar No : 2025/4981 <br><br>TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : Kendisine asaleten;...'a velayeten<br> ...<br>VEKİLLERİ : Av. ...<br><br>TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ...Bakanlığı / ANKARA <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMLERİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Davacılar tarafından; yakınları ...'un Adana /...Tanker Üs Komutanlığı emrinde Hava Pilot Üsteğmen rütbesiyle görev yapmakta iken, içinde bulunduğu F-16 savaş uçağının Nevşehir İli, Gülşehir İlçesi, ... Köyü yakınlarında 22/03/2018 tarihinde düşmesi neticesinde şehit olması nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen zararlara karşılık olarak, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, müteveffanın eşi ... için 100,00 TL (miktar artırımı soncunda 1.148.480,07 TL) maddi, 150.000,00 TL manevi; müteveffanın oğlu ... için ise 100,00 TL (miktar artırımı soncunda 402.793,03 TL) maddi ve 100.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.<br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.<br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesince; davacıların istinaf isteminin reddine, davalı idarenin istinaf isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine, İdare Mahkemesi kararının davacıların manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulüne ilişkin kısmının kaldırılmasına, manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile davacılar için ayrı ayrı 20.000,00 TL manevi tazminatın idareye başvuru tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idare tarafından ödenmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat istemlerinin reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI :<br>Davacılar tarafından; hükmedilen manevi tazminat tutarlarının yetersiz olduğu, maddi tazminat talebinin kısmen reddinin hukuka aykırı olduğu, maddi tazminatın miktar artırım dilekçesi ile artırılan kısımlarına da idareye başvuru tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiği, iade edilmesi gereken nispi karar harcının hatalı hesaplandığı, temyize konu kararın bu hususlar ve hukuka aykırı tüm yönler dikkate alınarak bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.<br>Davalı idare tarafından; davacılar yakınının ölümü ile sonuçlanan olaya ilişkin olarak idarelerinin sorumluluğunun bulunmadığı, bu olay nedeniyle davacılara yapılan ödemelerin zarar hesabında dikkate alınması gerektiği, manevi tazminatın şartlarının oluşmadığı, aksi durumda hükmedilen manevi tazminata karar tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiği, aleyhlerine harca hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davacılar tarafından, davalı idarenin temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmakta olup; davalı idare tarafından savunma verilmemiştir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...<br>DÜŞÜNCESİ :.Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br><br>Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE :<br> <br> MADDİ OLAY : <br> Davacıların yakını..., Adana / ...Tanker Üs Komutanlığı emrinde Hava Pilot Üsteğmen rütbesiyle görev yapmakta iken, içinde bulunduğu F-16 savaş uçağının Nevşehir İli, Gülşehir İlçesi, ... Köyü yakınlarında 22/03/2018 tarihinde düşmesi sonucu şehit olmuştur.<br>Davacıların bu olay nedeniyle uğradıklarını ileri sürdükleri zararların tazmini istemiyle yaptıkları 30/05/2018 tarihli başvuru, zımnen reddedilmiştir.<br>Bunun üzerine, davacılar tarafından 26/09/2018 tarihinde bakılan dava açılmıştır.<br><br> İLGİLİ MEVZUAT:<br>Anayasanın 125. maddesinde; idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmıştır.<br>İdare, kural olarak yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar, idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir.<br><br>Kusursuz sorumluluk, kamu hizmetinin görülmesi sırasında kişilerin uğradıkları özel ve olağan dışı zararların idarece tazmini esasına dayanmakta olup; kusur sorumluluğuna oranla ikincil derecede bir sorumluluk türüdür. Başka bir anlatımla idare, yürüttüğü hizmetin doğrudan sonucu olan, idari faaliyet ile nedensellik bağı kurulabilen, özel ve olağan dışı zararları kusursuz sorumluluk ilkesi gereği tazminle yükümlüdür. Bu bağlamda, kamu görevlilerinin görevini yaparken, görevi nedeniyle gerek kendilerinin gerekse vefatları halinde destek oldukları kişilerin desteklerini kaybetmeleri nedeniyle uğramış olduğu zararların da kusursuz sorumluluk ilkesi uyarınca tazmini gerekmektedir.<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br>A- Temyize Konu Bölge İdare Mahkemesi Kararının; İdare Mahkemesi Kararının Maddi Tazminat İstemlerinin Kısmen Kabulüne, Kısmen Reddine Yönelik Kısmına Karşı Yapılan İstinaf Başvurularının Reddine İlişkin Kısmının İncelenmesi: <br> Dosya kapsamında yer alan Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığının ...tarih ve ... sayılı yazısında; davacılar yakını müteveffa ...'un vazife malulü olduğunun kabulüyle ve ayrıca hakkında harp malullüğü hükümlerinin de uygulanmasına karar verilerek 5434 sayılı Kanun'un 64. maddesine göre eşine, oğluna, annesine ve babasına 15/04/2018 tarihinden itibaren 1. derece harp malullüğü aylığı bağlandığı, aylıkların 6495 sayılı Kanun yarınca %25 artırımlı olarak ödendiği, 5434 sayılı Kanun'un 89. maddesi uyarınca toplam 163.032,74 TL emekli ikramiyesinin eşi, oğlu, anne ve babasına ödendiği, ayrıca Ek 79. maddesi gereğince ek ödeme (tütün ikramiyesi) tahakkuk ettirildiği bildirilmiştir.<br>Öte yandan; müteveffanın eşi ile anne ve babasına 2629 sayılı Uçuş, Paraşüt, Denizaltı, Dalgıç ve Kurbağa Adam Hizmetleri Tazminat Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca toplam 102.339,80 TL şehitlik tazminatı ödenmiştir.<br>Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararıyla maddi tazminat yönünden hukuka uygun bulunan İdare Mahkemesi kararında, 22/10/2019 tarihli bilirkişi raporu ve 25/11/2019 tarihli ek bilirkişi raporunda yer alan değerlendirme ve hesaplamalar ile miktar artırım dilekçesi esas alınarak davacıların maddi tazminat istemlerinin kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.<br> Hükme esas alınan bilirkişi raporlarında; <br> - İşlemiş dönem zarar hesabına esas olacak gelirin tespiti amacıyla, müteveffanın emsali personele işlemiş dönemde ödenen (aylık uçuş tazminatı dahil) görev aylıklarının davalı idareden sorulup dosyaya dahil edilmesi ve hesaplamanın buna göre yapılması gerekirken, müteveffanın vefatından önceki son maaş bordrosu esas alınarak hesaplama yapıldığı, <br>- Desteğin gelirinin tespit edilmesinde, görev aylığı dışındaki sürekli ve düzenli olmak şartıyla diğer ödemelerin de dikkate alınması gerekir. Bu kapsamda, desteğin emsali Hava Pilot Üsteğmene 2629 sayılı Kanun'un 7. maddesinin (h) bendi uyarınca yapılan yıllık uçuş tazminatları davalı idareden sorulup dosyaya dahil edilerek davacıların destekten yoksun kalma zararlarının hesabında dikkate alınması gerekmekte iken, son aylık uçuş tazminatının farazi olarak artırılması yoluyla hesaplama yapıldığı, <br>- Müteveffanın yasal emeklilik yaşını tamamladığı ve yasal emekli olma koşullarına sahip olduğu kabul edilerek, alabileceği emekli aylığı belirlenerek hesaplama yapılması gerekirken, emekli aylığının son görev aylığının %40'ı olarak kabul edildiği,<br>- Yakınlarının ölümü nedeniyle davacılara bağlanan vazife (harp) malullüğü aylıklarının peşin sermaye değeri ile bağlanabilecek adi malullük aylıklarının peşin sermaye değeri arasındaki farkın yarar olarak kabul edildiği, <br>- Davacılara ödenen emekli ikramiyesi bakımından, ödenen emekli ikramiyesi ile müteveffanın adi malul olarak emekli olması durumunda ödenebilecek emekli ikramiyesi arasındaki farkın yarar olarak kabul edildiği,<br> - Destek paylarının hatalı belirlendiği görülmektedir.<br>Tazminatın amacı uğranılan gerçek zararın tazmin edilmesini sağlamaktır. Bu nedenle tazminat, zarar görenin zenginleşmesi veya zarar verenin cezalandırılması sonucuna yol açmamalıdır. Dolayısıyla hesaplanacak tazminatın azami miktarı gerçek zarar ile sınırlıdır. Öte yandan dinamik bir yapıya sahip olan tazminat hukuku çerçevesinde zarar ve yarar kalemleri belirlenirken, tazminat tutarının hesaplanabilmesi yerleşik yargı uygulamasında da kabul edildiği üzere hukuk bilimi dışında özel bilgi gerektirmektedir. Bu sebeple aktüeryal yönden maddi tazminat hesaplanması gereken davalarda mahkemeler bilirkişinin görüşünün alınmasına ihtiyaç duymaktadır.<br>Davacıların zararlarının ortaya konulması için gereken hesaplamalarda gözetilmesi gereken ilke ve unsurlar, son dönem Dairemiz yerleşik içtihatları uyarınca aşağıda belirtilen şekilde olup, bu veriler ışığında bilirkişi tarafından yeniden hesaplanmalıdır. <br>Aktif dönemde işlemiş dönem zararı, desteğin ölüm tarihinden bilirkişi raporunun düzenlendiği tarihe kadar olan dönemi ifade eder. Bu dönemde, desteğin emsali Hava Pilot Üsteğmenin aylar itibariyle aldığı (aylık uçuş tazminatı dahil) görev aylıkları ile SGK tarafından davacılara bağlanan ve aylar itibariyle ödenen vazife malullüğü aylıkları dikkate alınarak, desteğin görev aylığı (aylık uçuş tazminatı dahil) ve yıllık uçuş tazminatları üzerinden her bir davacıya ayıracağı destek tutarı ile SGK tarafından her bir davacıya bağlanan vazife malullüğü aylık tutarı arasındaki fark davacıların destek zararını oluşturmaktadır. Bu dönemdeki zarar kalemlerinin -fiilen gerçekleşmiş olması nedeniyle- peşin sermaye değerinin hesaplanmayacağı da dikkate alınmalıdır.<br>Aktif dönemde işleyecek dönem zararı, bilirkişi raporunun düzenlendiği tarihten desteğin yasal emeklilik yaşını dolduracağı tarihe kadar olan dönemi ifade eder. Bu dönemde de, desteğin emsali Hava Pilot Üsteğmenin aylar itibariyle alabileceği (aylık uçuş tazminatı dahil) görev aylıkları ile SGK tarafından davacılara bağlanan ve aylar itibariyle ödenecek vazife malullüğü aylıkları dikkate alınarak, desteğin görev aylığı (aylık uçuş tazminatı dahil) ve yıllık uçuş tazminatları üzerinden her bir davacıya ayıracağı destek tutarı ile SGK tarafından her bir davacıya bağlanan vazife malullüğü aylık tutarı arasındaki fark davacıların destekten yoksun kalma zararını oluşturmaktadır. Bu dönemdeki zarar kalemlerinin -fiilen gerçekleşmemiş olması nedeniyle- peşin sermaye değerinin (her yıl %10 artırılmak ve %10 iskontoya tabi tutulmak suretiyle 1/kn formülü uygulanarak) dikkate alınması gerekmektedir. <br>Pasif dönemdeki zararı, desteğin yasal emeklilik yaşını tamamladığı tarih ile muhtemel ömrünün sonuna (TRH 2010 tablosuna göre) kadar olan dönemi ifade eder. Bu dönemde, yasal emeklilik yaşını tamamladığı ve yasal emekli olma koşullarına sahip olduğu farz edilen desteğin alacağı emekli aylıkları ile SGK tarafından davacılara bağlanan ve aylar itibariyle ödenecek vazife malullüğü aylıkları dikkate alınarak, desteğin emekli aylığı üzerinden her bir davacıya ayıracağı destek tutarı ile SGK tarafından her bir davacıya bağlanan vazife malulüğü aylık tutarı arasındaki fark, davacıların destek zararını oluşturmaktadır. Bu dönemdeki zarar kalemlerinin -fiilen gerçekleşmemiş olması nedeniyle- peşin sermaye değerlerinin (her yıl %10 artırılmak ve %10 iskontoya tabi tutulmak suretiyle 1/kn formülü uygulanarak) dikkate alınması gerekmektedir.<br>Müteveffa destek ile davacıların muhtemel ömürleri ve dolayısıyla destek süreleri, ülkemize özgü olan ve güncel verilere göre hazırlanan TRH 2010 Ulusal Mortalite Tablosuna göre belirlenmelidir.<br>Öte yandan; Türk aile yapısı ve ortalama çocuk sayısı dikkate alındığında, desteğin evlilik tarihinden itibaren 2 yıl sonra birinci çocuğunun, bundan 2 yıl sonra da ikinci çocuğunun olacağı varsayımı kabul edilmekte olup, davacılar yakınının vefat ettiği tarihte 32 yaşında olduğu, tek çocuğunun 16/04/2014 tarihinde doğduğu ve olay tarihinde yaklaşık dört yaşında olduğu görüldüğünden, davacılar yakını ve eşinin yaşları ve sağlık durumları itibarıyla ikinci çocuklarının olmayacağı yönünde dosyada bir bilgi ve belge bulunmadığından, yapılacak hesaplamada davacılar yakınının yaşasaydı 2 yıl sonra ikinci çocuğunun olacağı varsayımıyla hesaplama yapılması gerektiği sonucuna varılmıştır.<br>Bu hesaplama yapılırken; müteveffanın tek çocuklu olduğu dönemde gelirinin %29'unu kendisine, %29'unu eşine, %14'ünü çocuğuna, %14'ünü annesine, %14'ünü babasına ayıracağı; ikinci çocuk olduktan sonra gelirinin %25'ini kendisine, %25'ini eşine, %12,5'ini birinci çocuğuna, %12,5'ini ikinci çocuğuna, %12,5'ini annesine, %12,5'ini babasına ayıracağı; baba destekten çıktığında payının anneye geçeceği; anne de destekten çıktığında gelirinin %34'ünü kendisine, %34'ünü eşine, %16'sını birinci çocuğuna, %16'sını ikinci çocuğuna ayıracağı; birinci çocuk destekten çıktığında gelirinin %40'ını kendisine, %40'ını eşine, %20'sini ikinci çocuğuna ayıracağı; ikinci çocuk da destekten çıktığında gelirinin %50'sini kendisine, %50'sini eşine ayıracağı kabul edilmektedir. <br>Diğer taraftan; dosya kapsamından davacılara 5434 sayılı Kanun'un Ek 79. maddesi uyarınca tütün ikramiyesi ve davacı eşe 2629 sayılı Kanun'un 14. maddesi uyarınca şehitlik tazminatı tahakkuk ettirildiği anlaşılmakta olup; tütün ikramiyesi ile şehitlik tazminatının ve varsa kamu kaynağı kullanılmak suretiyle ifa amacı taşıyarak yapılan diğer ödemelerin; yasal faiz uygulanmak suretiyle belirlenen rapor tarihindeki güncel değerlerinin hesaplanan maddi zarar tutarından düşürülmesi gerekmektedir.<br>Ayrıca, davacılar yakınının yaş haddinden emekli olması halinde alacağı emekli ikramiyesi ile vefatı nedeniyle yakınlarına ödenen emekli ikramiyesi arasındaki fark da yarar/zarar hesabına dahil edilmelidir. Buna göre, kişinin yasal emeklilik yaşını tamamladığı farzedilerek bilirkişi raporunun düzenlendiği tarihteki bilinen veriler ve katsayılar üzerinden yasal emeklilik yaşı itibarıyla alabileceği emeklilik ikramiyesinden davacılara ayıracağı tutar ile olay nedeniyle davacılara ödenen ve bilirkişi rapor tarihi itibarıyla yasal faiz uygulanarak güncellenen emekli ikramiyesi arasındaki pozitif fark "yarar", negatif fark "zarar" olarak kabul edilmelidir.<br>Yapılacak hesaplamada, davacı eşin evlenme ihtimali düzenlenecek rapor tarihindeki yaşı dikkate alınarak yeniden belirlenmelidir.<br>Buna göre Bölge İdare Mahkemesince, yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda, yaptırılacak bilirkişi incelemesi sonrası düzenlenecek rapora göre maddi tazminat istemleri hakkında yeniden bir karar verilmesi gerektiğinden, temyize konu kararın maddi tazminata ilişkin kısmında hukuki isabet bulunmamaktadır.<br><br>B- Temyize Konu Bölge İdare Mahkemesi Kararının; Manevi Tazminat İstemlerinin Kısmen Kabulüne, Kısmen Reddine Yönelik İdare Mahkemesi Kararına Karşı Davacılar Tarafından Yapılan İstinaf Başvurusunun Reddine, Davalı İdare Tarafından Yapılan İstinaf Başvurusunun Kısmen Kabulüne, Kısmen Reddine İlişkin Kısmının İncelenmesi:<br>Manevi tazminat, kişinin mal varlığında meydana gelen eksilmeyi gidermeye yönelik bir tazmin aracı değil, manevi değerlerinde bir eksilme meydana gelen ve yaşama sevinci ve zevki azalan kişinin manen tatminini sağlamaya yönelik bir tazmin aracıdır. Manevi zararın başka türlü giderim yollarının bulunmayışı veya yetersiz kalışı manevi tazminatın parasal olarak belirlenmesini zorunlu kılmaktadır. Manevi tazminat, olay nedeniyle duyulan elem ve ızdırabı kısmen de olsa hafifletmeyi amaçlamaktadır. Tam yargı davalarının ve manevi tazminatın belirtilen niteliği gereği takdir edilecek manevi tazminat miktarının, olayın, zararın ve varsa idarenin kusurunun ağırlığını ortaya koyacak, hukuka aykırılığı özendirmeyecek, bir başka ifade ile benzeri hak ihlallerinin bir daha yaşanmaması için caydırıcı ve aynı zamanda cezalandırıcı olacak şekilde belirlenmesi, bununla birlikte olayın meydana geliş şekli, idari faaliyetin niteliği, zararlı sonuca etkisi ve idarenin sorumluluk sebebi gözetilerek hakkaniyetli ve makul bir tutarı aşmaması gerekmektedir.<br>Buna göre, manevi tazminat takdir edilirken, davacı yönünden, manevi tatmin duygusunu sağlamaya yetecek, zarara yol açan idari faaliyet sonucu duyulan elem ve ızdırabın kişi üzerindeki etki ve ağırlığını karşılayacak düzeyde olmasına; davalı yönünden ise, hakkaniyet sınırlarını aşmayan, ölçülü, adil dengeyi sağlayacak ve aşırı mali külfet oluşturmayacak makul bir seviyede olmasına dikkat edilmesi gerektiği açıktır.<br>... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacıların manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulü ile, davacılar için ayrı ayrı 50.000,00 TL manevi tazminatın davalı idareye başvuru tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte hesaplanarak davalı idare tarafından ödenmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat istemlerinin reddine karar verilmiştir.<br>Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararıyla, anılan İdare Mahkemesi kararının davacıların manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulüne yönelik kısmının kaldırılmasına, manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile davacılar için ayrı ayrı 20.000,00 TL manevi tazminatın idareye başvuru tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idare tarafından ödenmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat istemlerinin reddine karar verilmiştir.<br> Dava konusu olayın davacılar üzerinde yarattığı etki ve yaşağı sıkıntılar göz önünde bulundurulduğunda; ... İdare Mahkemesince ve ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince davacıların manevi varlığında meydana gelen zararın giderilebilmesi için hükmedilen manevi tazminat tutarlarının yetersiz kaldığı, duyulan elem ve ızdırabı kısmen de olsa giderecek düzeyde olmadığı kanaatine varıldığından, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının, bu kısma yönelik davacıların istinaf başvurusunun reddine, davalı idarenin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, kısmen reddine ilişkin kısmında da hukuki isabet bulunmamaktadır.<br>Öte yandan; bozma kararımız üzerine yeni bir karar verileceğinden, tarafların yargılama giderlerine ve faiz başlangıç tarihine yönelik temyiz istemlerinin bu aşamada değerlendirilmesine gerek görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU :<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. Tarafların temyiz istemlerinin KABULÜNE,<br>2. Davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine ilişkin... İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurularının kısmen kabulü, kısmen reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,<br>3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 04/11/2025 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi. <br><br><br></font></p></body></html>
tazminat