<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2025/1060 E. , 2025/5305 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>ONUNCU DAİRE <br>Esas No : 2025/1060<br>Karar No : 2025/5305<br><br>TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1- Kendi adına asaleten ...'e velayeten ... <br> 2- ... <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>TEMYİZ EDEN (DAVALILAR) :1- ... Bakanlığı / ANKARA <br>VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ...<br> <br>2- ... Valiliği / ...<br>VEKİLİ : Av. ...<br> <br>İSTEMLERİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Davacılar tarafından, yakınları ...'ün 13/03/2016 tarihinde Ankara Kızılay Güvenpark mevkiinde meydana gelen bombalı saldırıda yaşamını yitirmesi nedeniyle uğranılan zararın genel hükümler kapsamında karşılanması gerektiği ileri sürülerek müteveffanın eşi ... için 10.000,00 TL (miktar artırımı ile 615.853,00 TL) ve oğlu ... için 10.000,00 TL (miktar artırımı ile 149.909,00 TL), diğer oğlu ... için 10.000,00 TL (miktar artırımı ile 98.138,00 TL) maddi ve her biri için ayrı ayrı 50.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir. <br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davalı idareler tarafından olayın bir terör saldırısı olduğunun belirtildiği, bombalı araç ile gerçekleştirilen patlama olayının çok sayıda vatandaşın ölümüne ve yaralanmasına sebep olduğu göz önüne alındığında, olay nedeniyle yakınlarını kaybeden davacıların maddi ve manevi zararlarının mevzuat hükümleri ve hukuki değerlendirmeler ışığında sosyal risk ilkesi uyarınca davalı idarelerce tazmin edilmesi gerektiği gerekçesiyle; maddi tazminat yönünden; davanın kabulü ile, 30.000,00 TL maddi tazminatın dava açma tarihinden, 833.900,00 TL maddi tazminatın miktar artırım dilekçesinin davalı idarelere tebliğ edildiği tarihi olan 30/09/2021 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacılara ödenmesine, manevi tazminat yönünden; davanın kısmen kabulü ile, takdiren eşi ... için 20.000,00 TL, oğlu ... ve ... için ayrı ayrı 25.000,00 TL manevi tazminatın dava açma tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idareler tarafından davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat istemlerinin reddine karar verilmiştir.<br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; Danıştay Onuncu Dairesinin 21/02/2024 tarih ve E:2023/1990, K:2024/332 sayılı bozma kararına uyularak, tarafların istinaf başvurularının kısmen kabulüne, kısmen reddine, maddi tazminat hesabının 5233 sayılı Kanun'a göre yapılmadığı ve hükmedilen manevi tazminat tutarlarının isabetli olmadığı gerekçesiyle İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, 5233 sayılı Kanun'a göre hesaplanan 32.640,65 TL maddi tazminatın idareye başvuru tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte miras payları oranına göre davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin maddi tazminat istemlerinin reddine, takdiren ... için 50.000,00 TL, ... ve ... için ayrı ayrı 40.000,00 TL manevi tazminatın idareye başvuru tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat istemlerinin reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI : Davacılar tarafından, olayda idarenin kusursuz sorumluluğunun bulunduğu iddiasıyla Bölge İdare Mahkemesi kararının aleyhlerine olan kısımlarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.<br> Davalı İçişleri Bakanlığı tarafından, olayda idarenin hizmet kusurunun bulunmadığı, üçüncü kişinin kusuru sebebiyle illiyet bağı ortadan kalktığı için idarelerinin kusurlu ya da kusursuz sorumluluğuna gidilemeyeceği iddialarıyla Bölge İdare Mahkemesi kararının idareleri aleyhine olan kısımlarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.<br> Davalı Ankara Valiliği tarafından, olayda ihmal ya da kusurlarının bulunmadığı, maddi tazminatın 5233 sayılı Kanun kapsamında hesaplanması gerektiği, manevi tazminat yönünden idarelerinin sorumluluğu bulunmadığından hasım mevkiine alınmasının hukuka aykırı olduğu, hükmedilen manevi tazminat tutarlarının yüksek olduğu, manevi tazminatın 5233 sayılı Kanunda düzenlenmediği, idarelerinin harçtan muaf olduğu iddialarıyla Bölge İdare Mahkemesi kararının idareleri aleyhine olan kısımlarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.<br><br>TARAFLARIN_SAVUNMALARI : Davalı idareler tarafından temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Davacılar tarafından savunma verilmemiştir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...<br>DÜŞÜNCESİ : Bölge İdare Mahkemesi kararının kısmen onanması, kısmen bozulması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE :<br> MADDİ OLAY : <br> Davacılar tarafından, yakınları ...'ün 13/03/2016 tarihinde Ankara Kızılay Güvenpark mevkiinde meydana gelen bombalı saldırıda yaşamını yitirmesi nedeniyle uğranılan zararın genel hükümler kapsamında karşılanması gerektiği ileri sürülerek maddi ve manevi tazminat ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılan dava açılmıştır.<br><br> İLGİLİ MEVZUAT:<br> Manevi zarar; kişinin fizik yapısının ve iç huzurunun bozulmasını, yaşama gücünün ve sevincinin azalmasını, kişilik haklarının zedelenmesini, şeref ve haysiyetinin rencide edilmesini, ölüm veya uğranılan diğer cismani zarar nedeniyle duyulan acı ve ızdırabı, kişinin günlük yaşamını zorlaştıran belli ağırlıktaki her türlü üzüntü ve sıkıntıyı ifade etmektedir. Kendisinin veya yakınlarının uğradığı tecavüz, saldırı veya meydana gelen bir ölüm olayı sonucunda; fiziki veya manevi acılar duyan, ruhsal dengesi bozulan, yaşama sevinci azalan kişinin manevi yönden zarara uğramış olduğu kabul edilmektedir.<br> Manevi tazminat, kişinin malvarlığında meydana gelen eksilmeyi gidermeye yönelik bir tazmin aracı değil, manevi değerlerinde bir eksilme meydana gelen ve yaşama sevinci ve zevki azalan kişinin manen tatminini sağlamaya yönelik bir tazmin aracıdır. Manevi zararın başka türlü giderim yollarının bulunmayışı veya yetersiz kalışı manevi tazminatın parasal olarak belirlenmesini zorunlu kılmaktadır. Manevi tazminat, olay nedeniyle duyulan elem ve ızdırabı kısmen de olsa hafifletmeyi amaçlar. Belirtilen niteliği gereği manevi tazminatın, olayın ağırlığını ortaya koyacak, hukuka aykırılığı özendirmeyecek, bir başka ifade ile benzeri olayların bir daha yaşanmaması için caydırıcı ve aynı zamanda cezalandırıcı bir miktarda olması gerekmektedir.<br><br> HUKUKİ DEĞERLENDİRME: <br> A. Temyize Konu Bölge İdare Mahkemesi Kararının, Davacıların Maddi Tazminat İstemlerinin Esasına İlişkin Kısmı ile ...'ün Manevi Tazminat İsteminin Esasına İlişkin Kısmının İncelenmesi:<br> Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br> Temyizen incelenen kararın yukarıda belirtilen kısımları usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısımlarının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br>B. Temyize Konu Bölge İdare Mahkemesi Kararının, ... ve ...'ün Manevi Tazminat İstemlerine İlişkin Kısımlarının İncelenmesi:<br> Manevi tazminatın, ilgililerin duyduğu elem ve üzüntünün kısmen giderilmesini sağlayan manevi bir tatmin aracı olduğu, davacılar ... ve ... lehine hükmedilen 40.000,00 TL'lik manevi tazminat tutarlarının yetersiz olduğu sonucuna varıldığından, temyize konu kararın ... ve ...'ün manevi tazminat istemlerine ilişkin kısmında hukuki isabet bulunmamaktadır.<br> C. Temyize Konu Bölge İdare Mahkemesi Kararının, Davacıların Maddi Tazminat İstemlerinin Yasal Faiz Başlangıcına İlişkin Kısmı ile ...'ün Manevi Tazminat İsteminin Yasal Faiz Başlangıcına İlişkin Kısmının İncelenmesi:<br>2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 13. maddesinde, idari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların dava açmadan önce, bu eylemleri yazılı bildirim üzerine veya başka suretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemeleri gerektiği kuralı yer almakta olup, anılan maddede, idari eylemler nedeniyle uğranılan zararın tazmini için idareye başvuruda bulunulmasının, dava ön şartı olarak öngörülmesi ve zararın idare tarafından en erken bu tarihte sulhen ödenebilecek olması nedeniyle yargı yerince hükmedilecek tazminat miktarına, ön karar için idareye yapılan başvuru tarihi, görevli olmayan adli yargıda dava açılması halinde adli yargıda dava açıldığı tarih itibarıyla yasal faiz uygulanması, Danıştayın içtihatlarıyla kabul edilmiştir. <br>Öte yandan, usûl hukukunun temel ilkelerinden olan taleple bağlılık ilkesine göre, Mahkeme tarafından davacının talepleri aşılarak karar verilmesi mümkün olmamakta, davacının istemleri ile bağlı olunup, istemleri genişletecek şekilde karar verilmesine olanak bulunmamaktadır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Taleple bağlılık ilkesi" başlıklı 26. maddesinin 1. fıkrasında da, "Hakim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir." hükmü ile taleple bağlılık ilkesi açıklanmıştır.<br>Bakılan davada davacıların dava dilekçesinde hükmedilecek tazminat tutarlarına dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi yönünde talepte bulunulduğu görüldüğünden, Bölge İdare Mahkemesince, taleple bağlı kalınarak ödenmesine hükmedilen tazminat tutarlarına davanın açıldığı tarihten itibaren yasal faiz işletilmesi gerekirken, davacıların talebini aşacak şekilde idareye başvuru tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesinde hukuki isabet bulunmamaktadır.<br>Bu itibarla, ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince, davacılar lehine hükmedilen maddi tazminat tutarına işletilecek yasal faizin başlangıç tarihi ile ... lehine hükmedilen manevi tazminat tutarına işletilecek yasal faizin başlangıç tarihi yönünden yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir.<br> <br>KARAR SONUCU :<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. Tarafların temyiz istemlerinin KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE,<br>2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararının; <br> A. Davacıların maddi tazminat istemlerinin esasına ilişkin kısmı ile ...'ün manevi tazminat isteminin esasına ilişkin kısmının ONANMASINA,<br> B. Davacılar ... ve ...'ün manevi tazminat istemlerine ilişkin kısımlarının BOZULMASINA,<br> C. Davacıların maddi tazminat istemlerinin yasal faiz başlangıcına ilişkin kısmı ile ...'ün manevi tazminat isteminin yasal faiz başlangıcına ilişkin kısmının BOZULMASINA, <br>3. Bozulan kısımlar hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 17/11/2025 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi. <br><br></font></p></body></html>
tazminat