<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2024/1485 E. , 2025/1108 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br> DÖRDÜNCÜ DAİRE <br>Esas No : 2024/1485<br>Karar No : 2025/1108 <br><br>TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. <br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Davacı tarafından, Adana ili, Karataş ilçesi, ... Mahallesinde yer alan ve maliki olduğu 842 parsel sayılı taşınmazında bulunan narenciye ağaçlarının, toplulaştırma çalışmaları sırasında taşınmazında bulunan drenaj kanalının kapatılması ve yeni drenaj bağlantısı yapılmaması nedeniyle zarar gördüğünden bahisle 2020 yılı üretim sezonunda uğranıldığı ileri sürülen gelir kaybı zararına karşılık 1.046.718,55-TL maddi tazminatın idareye başvurduğu 15/06/2020 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.<br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; arazi toplulaştırma ve tarla içi geliştirme hizmetleri projesi kapsamında daha önce kapatılan drenaj kanalının davalı idare tarafından 2019 yılı Mayıs ayında projesine uygun olarak yeterli derinlikte inşa edilip hizmete açıldığı ve işlevini yerine getirdiği, ancak kapatılan sulama kanalı ile aynı yerde faaliyete geçirilen yeni drenaj kanalının konumu ve bahçenin eğim yönü dikkate alındığında ek önlemler alınmaksızın tek başına davacının bahçesindeki taban ve yüzey sularını drene edemeyeceği, yeni drenaj kanalının faaliyete geçirildiği 2019 yılı Mayıs ayından sonra gerçekleştirilen keşifte de bahçedeki taban ve yüzey suyu yüksekliği sorununun devam ettiği, davacının bahçesinde var olduğunu iddia ettiği kapalı dren sisteminin yeterli derinlikteki drenaj kanalına mahsaplanmadığı, sistemin çıkış/deşarj kısımlarının gözlemlenemediği, davacının beyan ettiği derinlikte bir kapalı dren hattı mevcut ise bu hattın drenaj kanalı ile mahsaplanması ve yine kapalı dren sisteminin gerekli bakımı yapılarak işlevsel hale getirilmesi halinde mevcut sorunun yaşanmayacağı, davacı şayet 2019 yılında inşa edilen drenaj kanalına taban ve yüzey sularını taşımak için gerekli tedbir ve önlemleri alsa idi uyuşmazlık konusu 2020 yılından önce bahçesindeki sorunu çözebileceği, davacının bahçesinde açtığı drenaj kuyusunun ise işlevini yerine getirebilecek nitelikte olmadığı, dolayısıyla ortaya çıkan zararın davalı idarenin eyleminden (eski drenaj kanalını kapatmasından) değil davacının kusurundan kaynaklandığı, yine meydana gelen zararda, gerek arazinin topoğrafik yapısı, gerek toprak cinsi, gerek aşırı yağışlar, gerekse ağaçların ekonomik ömrü gibi dış etkenlerin de etkili olduğu, bu haliyle, davacının uğradığını ileri sürdüğü zararları ile davalı idarenin eylemi arasında bir nedensellik ilişkisinin kurulamayacağı ve davalı idareye atfı kabil bir kusurdan söz edilemeyeceği anlaşılmakla, bu kapsamda talep edilen maddi tazminat isteminin dayanaktan yoksun olması nedeniyle reddi gerektiği sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.<br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davada görev verilen ve görüşü zaten belli olan bilirkişi heyetine itiraz edildiği, itirazın reddedilmesi üzerine aynı bilirkişileri seçmekte ısrar eden Mahkeme Heyetinin de reddedildiği, ancak tüm itirazların reddedildiği, aynı bilirkişi heyetince aynı sebeple açılan başka davalarda bahçede meydana gelen verim düşüklüğünün temel nedeninin yüksek taban suyu olduğu ve bu taban suyu sorunun da temel nedeninin davalı idarece kapatılan drenaj kanalı olduğu belirtilerek zararın tespit edildiği, davanın lehe sonuçlandığı, anılan dosyalarda sunulan bilirkişi raporu ile bu davada hazırlanan bilirkişi raporu arasında tarih olarak 5 aylık bir süre farkı olduğu, her iki rapor tarihinde de drenaj kanalı açık omasına rağmen 5 ay önceki rapor lehe iken, 5 ay sonraki raporun aleyhe olduğu, bu durumun açıklanması istenildiği halde herhangi bir açıklama yapılmadığı, Mahkemece verilen ek bilirkişi raporu alınmasına ilişkin ara kararda bilirkişilerden bu dosyada hazırlanan rapor ile ... İdare Mahkemesinin E:... sayılı dosyasında yer alan rapordaki farklı değerlendirmenin neden kaynaklandığı sorulduğu halde, bilirkişilerce Mahkemenin belirttiği bilirkişi raporundan farklı bir bilirkişi raporu ile karşılaştırma yapıldığı, çelişkinin giderilmediği, kendi imkanları ile açtıkları kapalı dren hattı olmasına rağmen davalı idarece sonradan açılan drenaj kanalının olması gereken derinlikte ve eğimde olmaması nedeniyle işlevini yerine getirmediği, çeşitli tarihlerde eğim ve derinlik hatasının giderilmesi için başvuru yapıldığı halde bir cevap alınamadığı, mağduriyetinin devam ettiği, eksik incelemeye dayalı olarak karar verildiği, aynı husus ile ilgili açılmış olan davalarda zararın idarenin işlem ve eylemlerinden kaynaklandığının açıkça ortaya konulduğu, davacıya ait bahçede en üst düzeyde verim alınırken idarenin mahkeme kararı ile açıkça tespit edilen usulsüz eylemi sebebi ile zararların oluşmaya başladığı, idarenin mahkeme kararını yerine getirmemekte direnmesi ve bu sürenin uzaması sebebi ile de oluşan zararın katlandığı ve halen devam ettiği, dava konusu alanda bulunan meyve ağaçlarının görmüş olduğu zararın kısa sürede atlatılmasının mümkün olmadığı halde yanlı ve bilimsel dayanağı olmayan, objektif değerlendirmeden uzak bilirkişi raporu dikkate alınarak karar verildiği, ağaçlarda oluşan zararın tamamen ortadan kalkmasının mümkün olmadığı gibi bir yılda eski haline gelmesinin düşünülemeyeceği, drenaj kanalının açılması ile birlikte düzelmelerin başladığı, yeni sürgünler görüldüğünün tespit edildiği, yaklaşık 40 yıllık çiftçi/bahçeci olup ziraat biliminin tüm gereklerini uygulayarak üretimi en üst seviyede sağlamak üzere yeterli bilgi ve tecrübeye sahip olmasına rağmen, bugüne kadar hiçbir bahçesinde yaşamadığı boyutta zararı DSİ'nin sorumsuzluğu yüzünden yaşadığı, bilirkişi raporunun hiçbir yerinde 5,5 yıl boyunca açılmayan drenaj kanalı sebebiyle oluşan yüksek taban suyunun ağaçlara verdiği kalıcı zarardan bahsedilmediği, raporun her bölümünde sadece davacının kusurundan bahsedildiği, keşif sırasında eğimin ölçülmediği, sadece çıplak gözle bakılarak düz ve düze yakın olduğunun belirtildiği, bahçenin eğimli olduğunun en büyük kanıtının yukarıda kalan ağaçların daha iyi durumda olmasına rağmen aşağıda kalan ağaçların kurumaya yakın olup çoraklaşmaya başlaması olduğu, hem hendek, dren açtığı hem de hidrolik sistem ile tahliyeyi kendi imkanları ile yaptığı, davalı idarenin drenaj kanalını açmış olmasının şimdiye kadar neden olduğu zararlardan kurtulmasına sebep olmaması gerektiği, keşif günü tespit edilen 809 nolu gözlem kuyusundaki su miktarının kuyunun hemen kanal yanında olması ve keşif günü bahçede sulama yapılması nedeniyle fazla olduğu, devam eden dava süreci nedeniyle mahallinde keşif yapılması beklenildiği için bakımsız kaldığı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir. <br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.<br><br>TETKİK HÂKİMİ : ...<br>DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile kararın bozulması, Mahkemece yeni bir bilirkişi heyeti seçilmek suretiyle davacının iddiaları yönünden bir inceleme yapılması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca duruşma istemi yerinde görülmeyerek gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE :<br>Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br>Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU :<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. Temyiz isteminin reddine,<br>2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, <br>3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,<br>4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 24/02/2025 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.<br><br><br>(X) KARŞI OY : <br>Davacı tarafından, Adana ili, Karataş ilçesi, ... Mahallesinde yer alan ve maliki olduğu ... parsel sayılı taşınmazında bulunan narenciye ağaçlarının, toplulaştırma çalışmaları sırasında taşınmazında bulunan drenaj kanalının kapatılması ve yeni drenaj bağlantısı yapılmaması nedeniyle zarar gördüğünden bahisle 2020 yılı üretim sezonunda uğranıldığı ileri sürülen gelir kaybı zararına karşılık 1.046.718,55-TL maddi tazminatın idareye başvurduğu 15/06/2020 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddine karar veren Mahkeme kararına karşı yapılan istinaf başvurusunu reddeden İdare Dava Dairesi kararı temyiz edilmiştir.<br>Dosyadaki bilgi ve belgeler, bilirkişi raporu, ek bilirkişi raporu ile davacının açtığı diğer davalarda hazırlanan bilirkişi raporları incelendiğinde; davacının taşınmazının yan parseli olan ve bir bütün halinde kullanılan taşınmazn maliki ...'ün 2015 yılı üretim sezonunda uğradığı zararın tazmini için açtığı davada işbu dosyadaki bilirkişilerce hazırlanan rapor ve 2017-2018 yılı üretim sezonunda uğradığı zararın tazmini için açtığı davada bakılmakta olan dosyadaki bilirkişi heyetinde yer alan iki bilirkişinin olduğu heyetçe hazırlanan raporda, "kuruyan ağaçların kuruma nedeninin taban suyu sorunu olduğu, taban suyunun sorununun ise kapatılan drenaj kanalının fonksiyonunu yerine getirmemesinin bir sonucu olduğu, davalı idare tekniğine uygun olarak işlem tesis etseydi böyle bir zararın olmayacağı" nın belirtildiği, yine drenaj kanalının kapatılması sebebiyle uğranılan zararın tazmini için davacı tarafından 2015 yılı için açılan dava ile davacının ve ...'ün 2016 yılı zararlarının tazmini için için açılan davalarda başka bilirkişilerce hazırlanan raporlarda, "ağaçların kuruması ve verim düşüklüğünün sebebinin davalı idarece ihtiyacı karşılayan drenaj kanalı kapatılarak drenajın engellenmesi ve yeni tesis edilen drenaj kanalının da teknik esaslara uygun yapılmaması olduğu" nun belirtildiği, daha sonra davacı tarafından 2018, 2019 ve dava konusu 2020 yılı zararlarına karşı açılan davalarda ise aynı bilirkişi heyetince hazırlanan raporlarda, "davacının bahçesindeki ağaçlarda meydana gelen verim kaybının davalı idarece kapatılan ve 2019 yılı Mayıs ayında yeniden projelendirilip yeterli derinlikte inşa edilerek açılan drenaj kanalına atfedilemeyeceği, gerek arazinin topoğrafik yapısı, gerek toprak cinsi, gerek aşırı yağışlar, gerekse ağaçların ekonomik ömrü gibi dış etkenler ile davacının bahçesindeki yüzey ve taban sularını drene etmek için üzerine düşeni doğru teknik ve yöntemler uygulamak suretiyle yerine getirmemesi nedeniyle zararın meydana geldiği, zarar ile idarenin uyuşmazlık konusu eylemi arasında uygun illiyet bağının varlığından söz edilemeyeceği, bu nedenle zarar hesaplamasının da yapılmasına yer olmadığı" nın belirtildiği görülmüştür.<br>Dosyadaki bilirkişi raporunda, gerek arazinin topoğrafik yapısı, gerek toprak cinsi, gerek aşırı yağışlar, gerekse ağaçların ekonomik ömrü gibi dış etkenler ile davacının bahçesindeki yüzey ve taban sularını drene etmek için üzerine düşeni doğru teknik ve yöntemler uygulamak suretiyle yerine getirmemesi nedeniyle zararın meydana geldiği belirtilmekle birlikte ...'ün 2015 yılı zararının tazmini için açtığı davada hazırlanan bilirkişi raporunda, dava konusu ... parselin kuzeyinde yer alan drenaj kanalı kapatıldığı için kapalı drenaj sistemindeki laterallerin çıkış noktalarının arazide görülemediği, ancak kapalı drenaj sisteminin çalışıp çalışmadığını teyit amaçlı kapalı drenaj sistemi ile irtibatlı su dolu çukura pompa kurdurulduğu, pompanın bir saat çalıştığı, bir saatin sonunda çukurdaki su seviyesinde bir değişiklik gözlemlenmediği, çukurdaki suda bir değişiklik olmamasının çukura bir noktadan su girişi olduğu anlamına geldiği, bu suyun da iddia edilen dren hattından geldiği kanaati oluştuğunun belirtildiği, bu durumda iki rapor arasında çelişki olduğu anlaşılmıştır.<br>Yukarıda bahsedilen bilirkişi raporlarındaki çelişkinin giderilmesi için Mahkemece yeni bir bilirkişi heyeti seçilerek yeniden bir rapor alınması gerektiğinden temyiz isteminin kabulü ile İdare Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği görüşüyle onamaya ilişkin daire çoğunluk kararına katılmıyoruz.<br><br></font></p></body></html>
tazminat