<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2025/279 E. , 2025/748 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br> DÖRDÜNCÜ DAİRE <br>Esas No : 2025/279<br>Karar No : 2025/748 <br><br>TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Belediye Başkanlığı <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU :... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:..., Temyiz No:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. <br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: İstanbul ili, Bağcılar ilçesi, ... Mahallesi, ... parsel sayılı taşınmazda, davacının arsa payının 6306 sayılı Kanun uyarınca açık artırma ile satışı sonucunda düşük bedelle satışının yapıldığından bahisle uğranıldığı ileri sürülen zararlara karşılık, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00-TL bedel kaybı, 5.000,00-TL maddi ve 1.000,00-TL manevi tazminat olmak üzere toplam 16.000,00-TL'nin tazmini istenilmiştir.<br> İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi Hakimliğince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davalı idare tarafından tesis edilen hisse satışının idari bir işlem olduğu, bu nedenle davacının uğradığını ileri sürdüğü zararın idari eylemden değil, idarenin işleminden kaynaklandığı, davacıya ait arsa payının 6306 sayılı Kanun kapsamında 08.03.2023 tarihinde davalı idarece satıldığı, tapu devrinin gerçekleşmesinden sonra davalı idarece satış bedelini alması için davacıya banka hesap bilgilerinin bildirmesi amacıyla tebligat gönderildiği, işbu tebligat üzerine davacı tarafından banka hesap bilgilerinin davalı idareye bildirilmesi üzerine 24.03.2023 tarihinde satış bedelinin davacının hesabına aktarıldığı, bakılmakta olan davanın ise 03.11.2023 tarihinde açıldığı; dolayısıyla, satışın yapıldığının en geç davacı tarafından hesap bilgilerinin bildirilmesi amacıyla davalı idareye yapılan başvuru tarihi olan 20.03.2023 tarihinde öğrenildiğinin kabulü gerektiği; ayrıca, davacı tarafından bu satış işlemine karşı herhangi bir dava açılmadığı ve satış işleminin davacı açısından kesinleştiği, bu haliyle kesinleşen satış işlemi nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen zararların tazmini için 20.03.2023 tarihini izleyen günden itibaren 60 günlük yasal dava açma süresi içinde dava açılması gerekirken bu süre geçirildikten sonra 03.11.2023 tarihinde açılan işbu davanın süre aşımı nedeniyle esasının incelenmesine hukuken olanak bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın süre aşımı yönünden reddine kesin olarak karar verilmiş; davacı tarafından yapılan istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, ... İdare Mahkemesi Hakimliğinin ... tarih ve E:..., K:..., İstinaf No:... sayılı kararıyla istinaf isteminin 2577 sayılı Kanun'un 48. maddesinin altıncı fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.<br> Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurunun reddine ilişkin kesin olarak verilen ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı temyiz isteminde bulunulması üzerine, davanın konusunun 2577 sayılı Kanun'un 46. maddesinde tahdidi olarak temyize tabi olduğu belirlenen davalardan olmadığı gerekçesiyle, ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:..., Temyiz No:... sayılı kararı ile 2577 sayılı Kanun'un 48. maddesinin altıncı fıkrası uyarınca temyiz isteminin reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : 6306 sayılı Kanun uyarınca açık artırma ile satışa yönelik işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı, istinaf konusu İdare Mahkemesi kararı ile temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının, 2577 sayılı Kanun uyarınca kesin sayılan kararlardan olmadığı ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir. <br><br>TETKİK HÂKİMİ : ...<br>DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE :<br>Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br>Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU :<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. Temyiz isteminin reddine,<br>2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:..., Temyiz No:... sayılı kararının ONANMASINA, <br>3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,<br>4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 04/02/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.<br><br></font></p></body></html>
tazminat