<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2024/3448 E. , 2025/179 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br> D A N I Ş T A Y<br>ONÜÇÜNCÜ DAİRE<br>Esas No:2024/3448<br>Karar No:2025/179<br><br>TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Turizm Nakliye İnşaat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurumu <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:.. sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br> Dava konusu istem: ... Beldesi, ... üzeri, .../SİİRT adresinde ... sayılı bayilik lisansı ile faaliyet gösteren akaryakıt istasyonunun hukuka aykırı olarak mühürlenerek 18/05/2022-01/11/2023 tarihleri arasında kapalı kaldığından bahisle uğranılan zarara karşılık şimdilik 1.000,00-TL maddi tazminatın mühürleme tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte ödenmesi istenilmiştir.<br> İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararla dava reddedilmiştir. <br> Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; bayilik lisansı ile faaliyet gösteren akaryakıt istasyonunun hukuka aykırı olarak mühürlenerek 18/05/2022-01/11/2023 tarihleri arasında kapalı kaldığından bahisle uğranılan zarara karşılık şimdilik 1.000,00-TL maddi tazminatın mühürleme tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte ödenmesi istemiyle açıldığı, dava konusu uyuşmazlık miktarının, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 1. fıkrasında belirlenen 31.000,00-TL'nın altında olması nedeniyle, istinaf başvurusuna konu edilen İdare Mahkemesinin kararı kesin olup, istinaf yoluyla incelenmesine hukuken olanak bulunmadığı sonucuna varılarak davacı tarafın istinaf başvurusunun incelenmeksizin reddine karar verilmiştir. <br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, davanın fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla açıldığı, 6459 sayılı Kanun’un 4. maddesi ile ilgililere yargılama süreci içinde nihai karar verilinceye kadar bir defaya özgü olarak dilekçedeki tutarın arttırılmasına olanak tanındığı, talebin bir defaya mahsus arttırılması olanağının, dava dilekçesinde nispi harca esas dava değerini kesin hüküm sınırın üzerinde göstermeyi zorunlu kılmadığı, davacıların daha sonra arttırmak üzere diledikleri miktar üzerinden dava açmasına yasal bir engel olmadığı ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, temyize konu kararın usul ve yasaya uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br> Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br> <br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME :<br> ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı, uyuşmazlık miktarının, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 1. fıkrasında belirlenen 31.000,00-TL'nin altında olması nedeniyle, istinaf başvurusunun incelenmeksizin reddine ilişkin kararında, 2577 sayılı Kanun'un 45. maddesinin 6. fıkrası uyarınca kararın kesin olarak verildiği belirtilmiş ise de, 2577 sayılı Kanun'un 45. maddesinin 2. fıkrasına, 7524 sayılı Kanun'un 52. maddesiyle eklenen "Bölge idare mahkemesinin 48 inci maddenin yedinci fıkrası uyarınca verdiği kararlara karşı tebliğ tarihini izleyen günden itibaren yedi gün içinde temyiz yoluna başvurulabilir" kuralı gereği, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararına karşı temyiz yoluna başvurulabileceği açıktır. <br> Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.<br> 2577 sayılı Kanun'un 16. maddesinin 4. fıkrasına, 6459 sayılı Kanun'un 4. maddesi ile eklenen hüküm ile, tam yargı davalarında dava dilekçesinde belirtilen miktarı süre ve diğer usul kuralları gözetmeksizin nihai karar verilinceye kadar, harcı ödenmek suretiyle bir defaya mahsus olmak üzere artırılabilme imkanı getirilmiştir.<br> 2577 sayılı Kanun'un 16. maddesinin 4. fıkrasında yapılan değişikliğe göre, davasını açarken talep edeceği tazminat miktarını tam olarak kestiremeyen davacı, yargılama sürecinde tespit edilen gerçek zararını tazmin edebilmek adına, mahkemece nihai karar verilene kadar dava dilekçesinde belirttiği tazminat miktarını artırabilmektedir.<br> Bununla birlikte, tam yargı davaları, yargılama sürecinde bir defaya mahsus olarak artırılmak üzere, dava dilekçesinde gösterilecek bir miktar üzerinden açılabilecekse de bu durum, talep edilen tazminat miktarının keyfi bir şekilde belirlenebileceği anlamına gelmemektedir. Zira, dava konusu tazminat miktarı, yargılama masrafları ya da başvurulabilecek kanun yolları gibi hususları doğrudan etkilediğinden, davacının dürüstlük kuralı çerçevesinde tespit edebildiği tazminat miktarını göstermek suretiyle tam yargı davasını açması beklenir.<br>Dosyanın incelenmesinden, davacı tarafından davalı idareye yapılan 23/11/2023 tarihli başvuruda, 10.000.000,00-TL maddi tazminat ile 5.000.000,00-TL manevi tazminat ödenmesi talebinde bulunulduğu, dava dilekçesinde ciddi kazanç kaybına uğranıldığının iddia edildiği, dilekçe ekinde maddi tazminat talebine dayanak olmak üzere işçilere ödenen maaşların bordroları, elektrik faturaları, SGK primlerini gösterir belgelerin sunulduğu, geçmiş dönem bilanço ve gelir tablolarının eklenmesine karşın bakılan davada talep konusu tazminat miktarının yalnızca 1.000,00-TL olarak belirlendiği ve yargılamada nihai karar verilinceye kadar miktar artırımında da bulunulmadığı görülmektedir. <br>Bu durumda, davada talep edilen tazminat miktarının 2577 sayılı Kanun'un 45. maddesinin 1. fıkrasında belirlenen 31.000,00-TL'nin altında olması nedeniyle, istinaf başvurusuna konu edilen İdare Mahkemesinin kararı kesin olduğundan bu karara karşı istinaf yoluna başvurulamayacaktır. <br>Bu itibarla, temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br> <br>KARAR SONUCU :<br> Açıklanan nedenlerle; <br> 1. Davacının temyiz isteminin reddine,<br> 2. Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun ineclenmeksizin reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA,<br> 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,<br> 4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine, <br> 5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 14/01/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.<br><br><br><br></font></p></body></html>
tazminat