<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2022/3744 E. , 2025/4656 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>ONUNCU DAİRE<br>Esas No : 2022/3744<br>Karar No : 2025/4656 <br><br>TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı / ANKARA<br>VEKİLİ : 1. Hukuk Müşaviri Yrd. V. ...<br><br>İSTEMİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>DAVANIN_KONUSU : Davacı tarafından; oğlu ...'in içinde bulunduğu araca 14/04/2017 tarihinde İstanbul ili, Sultangazi ilçesinde bulunan Gazi Kent Ormanı'nda polis ekiplerince yapılan denetim sırasında ateş açılması üzerine vefat ettiğinden bahisle; 40.000,00 TL (miktar artırımı sonucunda 237.069,05 TL) maddi, 500.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir. <br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; davalı idarenin istinaf başvurusunun reddine, davacının istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, kısmen reddine, İdare Mahkemesi kararının maddi ve manevi tazminat istemlerinin reddine ilişkin kısımların kaldırılmasına, İdare Mahkemesince hükmedilen tutara ilave olarak 7.109,05 TL maddi ve 50.000,00 TL manevi tazminat isteminin kabulüne, netice itibarıyla 125.643,58 TL maddi tazminatın 40.000,00 TL'lik kısmı ile 100.000,00 TL manevi tazminatın idareye başvuru tarihi olan 12/01/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle, kalan 85.643,58 TL maddi tazminatın ise miktar artırım dilekçesinin davalı idareye tebliğ edildiği 07/09/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin maddi ve manevi tazminat istemlerinin reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : <br>Davacı tarafından; yakınının ölümüyle sonuçlanan olayda polis memurlarının mevzuata aykırı şekilde öldürücü güç kullanarak yaşam hakkını ortadan kaldırdıkları, silah kullanmalarını gerekli kılacak haklı nedenlerin bulunmadığı, müterafik kusur yönüyle tazminat miktarlarının azaltılmasının hukuka aykırı olduğu, davalı idarenin vekillerinin kamu görevlisi olmaları nedeniyle davalı idare lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin hak arama özgürlüğünün ihlali niteliğinde olduğu ileri sürülmektedir.<br>Davalı idare tarafından; davacı yakınının ölümüyle sonuçlanan olaya ilişkin olarak idarelerinin hizmet kusurunun ve kusursuz sorumluluk ilkesi uyarınca sorumluluğunun bulunmadığı, manevi tazminatın şartlarının oluşmadığı, talep edilen manevi tazminatın yüksek olduğu, hükmedilen manevi tazminata faiz uygulanmaması gerektiği ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davalı idare tarafından temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmakta olup, davacı tarafından savunma verilmemiştir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...<br>DÜŞÜNCESİ : Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME :<br>Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br>Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br>Öte yandan; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, temyiz incelemesi sonunda Danıştay'ın, kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararı düzelterek onayacağı hükme bağlanmıştır.<br>Aynı Kanun'un 13. maddesinde, idari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların dava açmadan önce, bu eylemleri yazılı bildirim üzerine veya başka suretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemeleri gerektiği kuralı yer almakta olup, anılan maddede, idari eylemler nedeniyle uğranılan zararın tazmini için idareye başvuruda bulunulmasının, dava ön şartı olarak öngörülmesi ve zararın idare tarafından en erken bu tarihte sulhen ödenebilecek olması nedeniyle yargı yerince hükmedilecek tazminat miktarına, ön karar için idareye yapılan başvuru tarihi, görevli olmayan adli yargıda dava açılması halinde adli yargıda dava açıldığı tarih itibarıyla yasal faiz uygulanması, Danıştayın içtihatlarıyla kabul edilmiştir. <br> Kanun'un 16. maddesinin 4. fıkrasına 30/04/2013 tarihinde yürürlüğe giren 6459 sayılı Kanun'un 4. maddesi ile, “Ancak, tam yargı davalarında dava dilekçesinde belirtilen miktar, süre veya diğer usul kuralları gözetilmeksizin nihai karar verilinceye kadar, harcı ödenmek suretiyle bir defaya mahsus olmak üzere artırılabilir ve miktarın artırılmasına ilişkin dilekçe otuz gün içinde cevap verilmek üzere karşı tarafa tebliğ edilir.” cümlesi; aynı Kanun'un Geçici 7. maddesiyle de, “Bu maddeyi ihdas eden Kanunla, bu Kanunun 16. maddesinin dördüncü fıkrasına eklenen hüküm, kanun yolu aşaması dahil, yürürlük tarihinde derdest olan davalarda da uygulanır.” cümlesi eklenmiştir. <br> Aktarılan düzenlemeyle, nihai karar verilinceye kadar harcı ödenmek ve bir defaya mahsus olmak üzere, “süre veya diğer usul kuralları gözetilmeksizin” dava dilekçesinde gösterilen tazminat miktarının artırılmasına imkan verilmektedir. Böylelikle, artırılan miktar açısından da dava dilekçesinin verildiği tarihteki hukuksal koşullar geçerli bulunmaktadır.<br> Yapılan bu açıklamalar karşısında, miktar artırımına ilişkin dilekçenin yeni bir dava niteliğinde olmayıp mevcut davada talep edilen tazminat miktarının miktar artırımı suretiyle artırımına olanak sağlayan yasal bir hakkın kullanımına ilişkin olduğu da göz önünde bulundurulduğunda, artırılan tazminat miktarı yönünden davanın kabul edilmesi halinde, yasal faizin başlangıcının bu miktar yönünden de, idarenin uyuşmazlığın esasında ihtilafa, bir başka anlatımla temerrüde düştüğü tarih olduğu; aksi bir durumun hakkaniyete aykırı olacağı sonucuna varılmaktadır.<br>Nitekim Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulunun 16/04/2025 tarih ve 32872 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 24/10/2024 tarih ve E:2021/5, K:2024/2 sayılı kararıyla da tam yargı davalarında miktar artırımında bulunulması halinde, dava dilekçesinde talep edilen miktara hangi tarihten itibaren faize hükmedilecekse artırılan miktara da aynı tarihten itibaren faize hükmedilmesi gerektiğine karar verilmiştir.<br>Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında, 125.643,58 TL maddi tazminatın dava dilekçesinde talep edilen 40.000,00 TL'lik kısmı ile 100.000,00 TL manevi tazminatın idareye başvuru tarihi olan 12/01/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle, kalan 85.643,58 TL maddi tazminatın ise miktar artırım dilekçesinin davalı idareye tebliğ edildiği 07/09/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacıya ödenmesine karar verildiği görülmekte olup; tüm bu anlatılanlar ışığında, artırılan tazminat miktarı bakımından miktar artırım dilekçesinin idareye tebliğ edildiği tarihten itibaren faiz yürütülmesi gerektiğine ilişkin gerekçede hukuki isabet görülmemiştir.<br>Bu durumda, artırılan tazminat miktarı bakımından da, idareye başvurunun yapıldığı tarihten itibaren faiz yürütülmesi gerektiğinden, temyizen incelenen Bölge İdare Mahkemesi kararının hüküm fıkrasında yer alan "125.643,58 TL maddi tazminatın 40.000,00 TL'lik kısmı ile 100.000,00 TL manevi tazminatın idareye başvuru tarihi olan 12/01/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle, kalan 85.643,58 TL maddi tazminatın ise miktar artırım dilekçesinin davalı idareye tebliğ edildiği 07/09/2021 tarihinden itibaren" ibaresinin "125.643,58 TL maddi tazminatın ve 100.000,00 TL manevi tazminatın idareye başvuru tarihi olan 12/01/2018 tarihinden itibaren" şeklinde düzeltilmesi gerekmektedir.<br><br>KARAR SONUCU :<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. Davacının temyiz isteminin yasal faizin başlangıç tarihine ilişkin kısım yönünden KABULÜNE, diğer kısımlar yönünden REDDİNE, davalı idarenin temyiz isteminin REDDİNE<br>2. Davanın kısmen kabulüne, davanın kısmen reddine ilişkin ... İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak taraflarca yapılan istinaf başvurularının kısmen kabulü, kısmen reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda belirtildiği şekilde düzeltilerek ONANMASINA, <br>3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 21/10/2025 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.<br><br></font></p></body></html>
tazminat