<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2024/4224 E. , 2025/4864 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>ONUNCU DAİRE<br>Esas No : 2024/4224<br>Karar No : 2025/4864 <br><br>TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1- ... <br> 2- ... <br> 3- ... <br> 4- ... <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı / ANKARA<br>VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ...<br><br>İSTEMİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Davacılar tarafından, İstanbul ili, Beşiktaş ilçesinde bulunan "..." isimli eğlence mekanında 01/01/2017 günü meydana gelen terör saldırısında, yakınları ...'ın vefat etmesi ve ...'in yaralanması sonucu oluştuğu öne sürülen zarara karşılık ...'in tedavi giderlerine karşılık 40.000,00 TL (miktar artırımı ile 1.259.053,31 TL), refakatçilerin seyahat ve konaklama giderlerine karşılık 1.000,00 TL (miktar artırımı ile 97.834,20 TL), geçici iş gücü kaybına karşılık 5.000,00 TL, daimi iş gücü kaybına karşılık 100.000,00 TL (miktar artırımı ile 117.234,00 TL), bakım giderlerine karşılık 50.000,00 TL (miktar artırımı ile 604.044,40 TL), ...'ın vefatı nedeniyle ... için destekten yoksun kalmaya karşılık 150.000,00 TL, cenaze masraflarına karşılık 4.000,00 TL (miktar artırımı ile 369.985,90 TL), ve çocukların destekten yoksun kalmasına karşılık ... için 50.000,00 TL, ... için 70.000,00 TL, ... için 30.000,00 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir. <br> İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla, davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine; davacı ...'in yaralanmasından kaynaklı 117.234,00 TL ve destekten yoksun kalmasından kaynaklı 20.353,00 TL olmak üzere toplam 137.587,00 TL maddi tazminat isteminin kabulü ile bu tutarın davalı idareye başvuru tarihi olan 27/12/2017 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine, cenaze gideri olarak talep edilen 4.000,00 TL maddi tazminat istemi ile fazlaya dair maddi tazminat isteminin reddine, ..., ... ve ...' yönünden ayrı ayrı 20.353,00 TL olmak üzere toplam 61.059,00 TL maddi tazminat istemlerinin kabulü ile bu tutarın davalı idareye başvuru tarihi olan 27/12/2017 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine, fazlaya dair tazminat istemlerinin reddine karar verilmiştir.<br> Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince, tarafların istinaf başvurularının kısmen kabulüne, kısmen reddine; başvuruya konu kararın kaldırılması suretiyle işin esası hakkında yeniden karar verilmesine, davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, davacılardan ...'in yaralanması nedeniyle tedavi giderlerine karşılık talep edilen maddi tazminat isteminin reddine, refakatçilerin seyahat ve konaklama masrafları ve bakıcı gideri nedeniyle talep edilen maddi tazminat isteminin reddine, geçici ve daimi iş gücü kaybından kaynaklanan maddi zararın tazmini istemi yönünden ise 54.709,20 TL tutarın kabulüne, davacılar yakını ...'ın vefatı nedeniyle cenaze ve defin giderlerine karşılık 369.985,90 TL tazminat isteminin kabulüne, her bir davacı için 9.498,13 TL olmak üzere toplam 37.992,50 TL maddi tazminatın kabulüne, bu tutarların idareye başvuru tarihi olan 27/12/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine, fazlaya dair maddi tazminat istemlerinin reddine karar verilmiştir. <br><br>TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI : Davacılar vekili tarafından, uğradıkları maddi zararın 5233 sayılı Kanun kapsamında karşılanmasının mümkün olmadığı, idarenin hizmet kusurunun bulunduğu, zararlarının tazminat hukukunun genel ilkeleri uyarınca talep edilebileceğinin kabulü ve mahkemenin bu zararlara aktüerya bilirkişileri tarafından yapılacak hesaplamalar uyarınca hükmetmesi gerektiği, hüküm altına alınan istem kalemlerinin taleplerine ve gerçek zarar ilkesine aykırı olduğu, tedavi giderlerinin reddedilmesinin kabul edilemez olduğu, müvekkili ...'in yatalak olması nedeniyle tedavi gideri kapsamına refakatçi gideri, bakıcı gideri ve paramedikal giderlerin de eklenmesi gerektiği, faiz başlangıç tarihi olarak olay tarihinin dikkate alınması gerektiği ileri sürülmektedir. Davalı idare tarafından, idarelerinin kusurlu ya da kusursuz sorumluluğunun bulunmadığı, olayın terör eylemi olduğu, uyuşmazlığın 5233 sayılı Kanun uyarınca çözümlenmesi gerektiği, takdir edilen cenaze ve defin giderinin yüksek olduğu, faiz başlangıç tarihi olarak uyuşmazlık tutanağının hazırlandığı tarihin dikkate alınması gerektiği ileri sürülmektedir.<br><br>TARAFLARIN_SAVUNMALARI : Taraflarca karşılıklı olarak temyiz istemlerinin reddi gerektiği savunulmaktadır. <br><br>DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...<br>DÜŞÜNCESİ : Bölge İdare Mahkemesi kararının kısmen onanması, kısmen bozulması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE :<br> MADDİ OLAY : <br> Davacılar tarafından, İstanbul ili, Beşiktaş ilçesinde bulunan "..." isimli eğlence mekanında ... günü meydana gelen terör saldırısında, yakınları ...'ın vefat etmesi ve davacı ...'in yaralanması sonucu oluştuğu öne sürülen zarara karşılık ...'in tedavi giderlerine karşılık 40.000,00 TL (miktar artırımı ile 1.259.053,31 TL), refakatçilerin seyahat ve konaklama giderlerine karşılık 1.000,00 TL (miktar artırımı ile 97.834,20 TL), geçici iş gücü kaybına karşılık 5.000,00 TL, daimi iş gücü kaybına karşılık 100.000,00 TL (miktar artırımı ile 117.234,00 TL), bakım giderlerine karşılık 50.000,00 TL (miktar artırımı ile 604.044,40 TL), ...'ın vefat etmesi nedeniyle ... için destekten yoksun kalmaya karşılık 150.000,00 TL, cenaze masraflarına karşılık 4.000,00 TL (miktar artırımı ile 369.985,90 TL), ve çocukların destekten yoksun kalmasına karşılık ... için 50.000,00 TL, ... için 70.000,00 TL, ... için 30.000,00 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılan dava açılmıştır.<br><br> İLGİLİ MEVZUAT:<br> Anayasa'nın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmıştır.<br> Yine, Anayasa'nın 2. maddesinde, Devletin nitelikleri sayılmış ve sosyal bir hukuk devleti olduğu vurgulanmış; 5. maddesinde, kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak, kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmak Devletin temel amaç ve görevleri arasında sayılmış olup, "Kişinin dokunulmazlığı, maddi ve manevi varlığı" başlıklı 17. maddesinde, herkesin yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahip olduğu vurgulanmıştır.<br> Bu düzenlemelerden, tüm vatandaşların yaşama haklarının, devlet güvencesi ve onun pozitif yükümlülüğü kapsamı içinde koruma altında olduğu anlaşılmaktadır. <br> Diğer taraftan, 17/07/2004 tarihinde kabul edilip, 27/07/2004 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan 5233 sayılı Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Kanun'un, 1. maddesinde, ''Bu Kanunun amacı, terör eylemleri veya terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler nedeniyle maddî zarara uğrayan kişilerin, bu zararlarının karşılanmasına ilişkin esas ve usulleri belirlemektir.''; 2. maddesinin 1. fıkrasında, ''Bu Kanun, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 1 inci, 3 üncü ve 4 üncü maddeleri kapsamına giren eylemler veya terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler nedeniyle zarar gören gerçek kişiler ile özel hukuk tüzel kişilerinin maddî zararlarının sulhen karşılanması hakkındaki esas ve usullere ilişkin hükümleri kapsar; 7. maddesinde, ''Bu Kanun hükümlerine göre sulh yoluyla karşılanabilecek zararlar şunlardır: a) Hayvanlara, ağaçlara, ürünlere ve diğer taşınır ve taşınmazlara verilen her türlü zararlar, b) Yaralanma, engelli hâle gelme ve ölüm hâllerinde uğranılan zararlar ile tedavi ve cenaze giderleri, c) Terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler nedeniyle kişilerin mal varlıklarına ulaşamamalarından kaynaklanan maddî zararlar''; 8. maddesinin 1. fıkrasında, ''7 nci maddede belirtilen zararlar, zarar görenin beyanı, adlî, idarî ve askerî mercilerdeki bilgi ve belgeler göz önünde tutularak olayın oluş şekli ve zarar görenin aldığı tedbirlere göre, zarar görenin varsa kusur veya ihmalinin de göz önünde bulundurulması suretiyle, hakkaniyete ve günün ekonomik koşullarına uygun biçimde komisyon tarafından doğrudan doğruya veya bilirkişi aracılığı ile belirlenir.''; 9. maddesinde, ''Yaralanma, engelli hâle gelme ve ölüm hâllerinde (7000) gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucunda bulunan miktarın; a) Yaralananlara altı katı tutarını geçmemek üzere yaralanma derecesine göre, b) Çalışma gücü kaybı, yetkili sağlık kuruluşları tarafından üçüncü derece olarak tespit edilenlere dört katından yirmidört katı tutarına kadar, c) Çalışma gücü kaybı, yetkili sağlık kuruluşları tarafından ikinci derece olarak tespit edilenlere yirmibeş katından kırksekiz katı tutarına kadar, d) Çalışma gücü kaybı, yetkili sağlık kuruluşları tarafından birinci derece olarak tespit edilenlere kırkdokuz katından yetmişiki katı tutarına kadar, e) Ölenlerin mirasçılarına elli katı tutarında, nakdî ödeme yapılır. Nakdî ödemenin tespitine esas tutulacak miktar, ödeme yapılmasına ilişkin valinin veya Bakanın onayı tarihinde geçerli gösterge ve katsayı rakamları esas alınarak belirlenir. Birinci fıkranın (e) bendine göre belirlenen nakdî ödemenin mirasçılara intikalinde 4721 sayılı Türk Medenî Kanununun mirasa ilişkin hükümleri uygulanır. Cumhurbaşkanı, nakdî ödemeye esas tutulan gösterge rakamını yüzde otuza kadar artırmaya veya kanunî sınıra kadar indirmeye yetkilidir. Bu Kanun kapsamındaki zararlardan dolayı, zarar gören kişilere gerçek veya özel hukuk tüzel kişileri tarafından yapılan ödemeler sebebiyle Devlete rücu edilemez. Nakdî ödemenin şekli, tutarı, yaralanma ve engellilik derecelerinin tespitine ilişkin esas ve usuller yönetmelikle belirlenir.''; 12. maddesinde, "Komisyon, doğrudan doğruya veya bilirkişi aracılığı ile yaptığı tespitten sonra 8 inci maddeye göre belirlenen zararı, 9 uncu maddeye göre hesaplanan yaralanma, engelli hâle gelme ve ölüm hâllerindeki nakdî ödeme tutarını, 10 uncu maddeye göre ifa tarzını ve 11 inci maddeye göre mahsup edilecek miktarları dikkate alarak, uğranılan zararı sulh yoluyla karşılayacak safi miktarı belirler. Komisyonca, bu esaslara göre hazırlanan sulhname tasarısının örneği davet yazısı ile birlikte hak sahibine tebliğ edilir. Davet yazısında hak sahibinin sulhname tasarısını imzalamak üzere otuz gün içinde gelmesi veya yetkili bir temsilcisini göndermesi gerektiği, aksi takdirde sulhname tasarısını kabul etmemiş sayılacağı ve yargı yoluna başvurarak zararının tazmin edilmesini talep etme hakkının saklı olduğu belirtilir. Davet üzerine gelen hak sahibi veya yetkili temsilcisi sulhname tasarısını kabul ettiği takdirde, bu tasarı kendisi veya yetkili temsilcisi ve komisyon başkanı tarafından imzalanır. Sulhname tasarısının kabul edilmemesi veya ikinci fıkraya göre kabul edilmemiş sayılması hâllerinde bir uyuşmazlık tutanağı düzenlenerek bir örneği ilgiliye gönderilir. Sulh yoluyla çözülemeyen uyuşmazlıklarda ilgililerin yargı yoluna başvurma hakları saklıdır.'' hükümleri bulunmaktadır. <br> Anılan Kanun'a dayanılarak çıkarılan Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Yönetmeliğin "Yaralanma, engelli hale gelme ve ölüm hallerinde yapılacak ödemeler" başlıklı 21. maddesinde de, "Yaralanma, engelli hale gelme ve ölüm hâllerinde (7000) gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucunda bulunan miktarın; a) Yaralananlara, altı katı tutarını geçmemek üzere, onda birinin doktor veya sağlık kurulu raporu ile belirlenen iş ve güce engel olma süresi ile çarpımı sonucunda belirlenecek tutarda, b) Çalışma gücü kaybı derece ve oranları için ekli cetvelde (EK-D) belirlenen katı tutarında, c) Ölenlerin mirasçılarına elli katı tutarında, nakdî ödeme yapılır." kuralı bulunmaktadır.<br><br> HUKUKİ DEĞERLENDİRME: <br> A) Temyize konu kararın, davacılardan ...'in yaralanması nedeniyle refakatçilerin seyahat ve konaklama masrafları ve bakıcı gideri nedeniyle uğradıklarını ileri sürdükleri zararlara karşılık talep edilen maddi tazminat istemlerinin reddine ilişkin kısmının, daimi iş gücü kaybından kaynaklanan maddi zararlarına karşılık 54.709,20 TL maddi tazminata hükmedilmesine ilişkin kısmının ve davacılar yakını ...'ın vefatı nedeniyle uğradıklarını ileri sürdükleri zararlara karşılık toplam 37.992,50 TL maddi tazminata hükmedilmesine ilişkin kısmının incelenmesi: <br> Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br> Temyizen incelenen kararın, yukarıda belirtilen kısımları usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısımlarının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br> B) Temyize konu kararın, davacılardan ...'in yaralanması nedeniyle tedavi giderlerine karşılık talep edilen maddi tazminat isteminin reddine ilişkin kısmı, geçici iş gücü kaybından kaynaklanan maddi zararın tazmini istemi yönünden hüküm tesis edilmeyen kısmı ve davacılar yakını ...'ın vefatı nedeniyle cenaze ve defin giderlerine karşılık 369.985,90 TL tazminat isteminin kabulüne ilişkin kısmının incelenmesi: <br> 1) ...'in yaralanması nedeniyle tedavi giderlerine karşılık talep edilen maddi tazminat istemi yönünden: Bölge İdare Mahkemesince, Türkiye'deki tedavisinin ardından ülkesi Ürdün'e dönen davacının yurt dışı tedavisi için sağlık mevzuatında öngörülen prosedüre uymadan, bu yönde gerekli izinleri almadan ve bu yönde girişimde bulunulmadan yapılan tedavisine ait masraflarının tazminin mümkün olmadığı, yurt dışında yapılacak tedavi giderlerinin hangi şartlar altında karşılanacağına dair Sağlık Uygulama Tebliğinde sayılan şartların somut olayda gerçekleşmediği, davacı tarafından yurt dışında tedavisinin yapılabilmesi amacıyla başvuruda bulunduğuna dair bir bilgi ve belgenin dosyaya sunulmadığı dikkate alınarak davacının kendi imkanları ile yurt dışında gerçekleştirdiği tedavilere ilişkin zararın tazminine olanak bulunmadığı gerekçesiyle tedavi giderlerine ilişkin tazminat istemlerinin reddine karar verilmiştir. <br> Davacının Ürdün vatandaşı olması nedeniyle tedavisine kendi ülkesinde devam etmek istemesi durumunun hayatın olağan akışına uygun olduğu açık olmakla birlikte; terör olayının Türkiye'de gerçekleştiği dikkate alındığında, aynı durumda olan bir Türk vatandaşına uygulanacak tedavilerin Sağlık Uygulama Tebliği (SUT) hükümlerine göre belirlenecek tedavi giderlerini aşamayacağı kuralı çerçevesinde davacının tedavi giderlerinin tespit edilerek tazmin edilmesi hakkaniyete uygun olacaktır. Başka bir ifadeyle davacının ... Hospital Clinic hastanesinde yapılan tedavilerine ilişkin faturalar ibraz edilmek suretiyle yapılan tedavi giderlerinin tümünün tedavinin yapıldığı tarihteki Ürdün dinarının Türk Lirası karşılığı değerince davacıya tazminat olarak ödenmesine olanak bulunmamaktadır. Buna göre, Bölge İdare Mahkemesince, davacının tedavisine ilişkin tüm bilgi ve belgelerin temini suretiyle bu tedavilerin SUT hükümleri gereğince karşılanabilecek tutarlarının Sosyal Güvenlik Kurumundan sordurularak tespit edilmesi ve buna göre tazminine karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve araştırma ile karar veren Bölge İdare Mahkemesi kararının tedavi giderlerinin tazmini isteminin reddine yönelik kısmında hukuki isabet görülmemektedir.<br> 2) ...'in yaralanması nedeniyle uğradığı geçici iş gücü kaybından kaynaklanan maddi zararın tazmini istemi yönünden:<br> İstanbul ili, Beşiktaş ilçesinde bulunan "..." isimli eğlence mekanında 01/01/2017 günü meydana gelen saldırının kamu düzenini bozmayı amaçlayan bir terör eylemi olduğu, olaya özgü olarak davalı idarelere ulaşan herhangi ihbar ve istihbari bilginin bulunmadığı göze alındığında idarelerinin hizmet kusuru sorumluluğundan söz edilemeyeceği, ayrıca idari eylem ile davacının uğradığı zarar arasında illiyet bağı bulunmaması; bir başka ifadeyle zararın, idareye tümüyle yabancı üçüncü kişiler olan terör örgütü mensuplarınca gerçekleştirilmesi karşısında; davalı idarenin kusursuz sorumluluğundan da söz edilemeyeceği, maddi zarar miktarının 5233 sayılı Kanun'un 9. maddesi ile Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Yönetmeliğin 21. maddesine göre hesaplanması gerektiği yönündeki değerlendirmeler Dairemizce de yerinde görülmüştür.<br> Bu doğrultuda, olay nedeniyle oluşan zararın miktarına ilişkin değerlendirmeye geçilmesi gerekmektedir. Terör eylemi sonucu yaralanan kişilerce açılan maddi tazminat davalarında, davacıda çalışma gücü kaybı da meydana gelmiş ise 5233 sayılı Kanun uyarınca davacıya ödenmesi gereken maddi tazminat miktarının, olay sonucu hastanede kalınan süre ve istirahat raporu süresinin dikkate alındığı Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Yönetmeliğin 21. maddesinin (a) bendi uyarınca hesaplanacak tazminat tutarının yanında çalışma gücü kaybının dikkate alındığı 21. maddesinin (b) bendi uyarınca hesaplanacak tazminat tutarının toplanması suretiyle belirlenmesi gerekmektedir.<br> Uyuşmazlıkta, Bölge İdare Mahkemesince çalışma gücü kaybının dikkate alındığı Yönetmeliğin 21. maddesinin (b) bendine göre tazminata hükmedildiği buna karşın olay sonucu hastanede kalınan süre ve istirahat raporu süresinin dikkate alındığı 21. maddesinin (a) bendi uyarınca zarar hesabı yapılmadığı görülmektedir. Yukarıda yer verilen açıklamalar ışığında Yönetmeliğin 21. maddesinin (a) bendine göre hesaplanacak tutarın da davacıya maddi tazminat olarak ödenmesi gerekmektedir. <br> Anayasa Mahkemesinin 25/06/2009 tarih ve E:2006/79, K:2009/97 sayılı kararında; "Gösterge ve katsayı rakamlarının her yıl artış göstermesi nedeniyle, son işlem tarihinde geçerli gösterge ve katsayı rakamlarının esas alınmasının, tazminat alacaklısının lehine bir uygulama olduğu açıktır." tespit ve gerekçesine yer verilmiş olup, bu husus Dairemiz kararlarında da benimsendiğinden yapılacak hesaplamada son işlem tarihi olarak İstanbul Valiliğine yapılan başvuruya ilişkin olarak cevap niteliğinde tesis edilen işlem tarihi olan 10/01/2018 tarihinin esas alınması gerekmektedir.<br> Buna göre; Mahkemece yapılacak hesapta, İstanbul Valiliğine yapılan başvuruya ilişkin olarak cevap niteliğinde tesis edilen işlem tarihi olan 10/01/2018 tarihindeki memur aylık kat sayısı ile (7000) gösterge rakamının çarpımı sonucunda bulunan miktarın; Yönetmeliğin 21. maddesinin (a) bendine göre 60 gün (her ne kadar hastanede yattığı süre, fizik tedavi gördüğü süre ve istirahat raporu süresinin toplamı daha fazla olsa da mevzuat gereğince 6 katı tutarını geçmediğinden) ile çarpımının onda birinin hesaplanması sonucunda belirlenecek maddi tazminatın da davalı idarece ödenmesine karar verilmesi gerekirken, yalnızca Yönetmeliğin 21. maddesinin (b) bendine göre hesap yapılıp maddi tazminata hükmedilmesinde hukuki isabet görülmemiştir.<br> 3) Davacılar yakını ...'ın vefatı nedeniyle cenaze ve defin giderlerine karşılık 369.985,90 TL tazminat isteminin kabulüne ilişkin kısmı yönünden: <br> 5233 sayılı Kanun'un yukarıda yer verilen 7. maddesinde " cenaze giderleri" Kanun kapsamında karşılanacak zarar kalemleri arasında gösterilmiştir.<br> Uyuşmazlıkta, davacılar yakını ...'ın terör saldırısı sonucu vefat ettiği açıktır. Davacılar tarafından yakınlarının ölümü sonrası ülkelerinde cenazeye müteakip bir restoranda öğle yemeği verildiği ve buna ilişkin fatura tercümesinin dosyaya ibraz edildiği görülmekte ise de, söz konusu harcamanın cenaze ve defin için yapılması gereken zorunlu harcamalar kapsamında olmadığı açıktır. <br> Cenaze ve defin giderinin, geleneklere ve dinsel kurallara göre yapılan masrafların davacılardan belgeleriyle birlikte sorulması suretiyle araştırılarak tespit edilmesi ve buna göre tazminine karar verilmesi gerekmektedir. <br> Buna göre, Bölge İdare Mahkemesi kararında eksik inceleme ve araştırma ile cenaze ve defin giderlerine karşılık 369.985,90 TL maddi zararın tazminine yönelik kısmında hukuki isabet bulunmamaktadır. <br> Bu itibarla, İdare Mahkemesi kararına karşı taraflarca yapılan istinaf başvurularının kısmen kabulüne, kısmen reddine dair temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin kararının, davacılardan ...'in yaralanması nedeniyle tedavi giderlerine karşılık talep edilen maddi tazminat isteminin reddine ilişkin kısmı, geçici iş gücü kaybından kaynaklanan maddi zararın tazmini istemi yönünden hüküm tesis edilmeyen kısmı ve davacılar yakını ...'ın vefatı nedeniyle cenaze ve defin giderlerine karşılık 369.985,90 TL tazminat isteminin kabulüne ilişkin kısmında hukuka uyarlık bulunmamaktadır.<br><br>KARAR SONUCU :<br> Açıklanan nedenlerle;<br> 1. Tarafların temyiz isteminin KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE,<br> 2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının; davacılardan ...'in yaralanması nedeniyle refakatçilerin seyahat ve konaklama masrafları ve bakıcı gideri nedeniyle uğradıklarını ileri sürdükleri zararlara karşılık talep edilen maddi tazminat istemlerinin reddine ilişkin kısmının, daimi iş gücü kaybından kaynaklanan maddi zararlarına karşılık ... TL maddi tazminata hükmedilmesine ilişkin kısmının ve davacılar yakını ...'ın vefatı nedeniyle uğradıklarını ileri sürdükleri zararlara karşılık toplam ... TL maddi tazminata hükmedilmesine ilişkin kısmının ONANMASINA, davacılardan ...'in yaralanması nedeniyle tedavi giderlerine karşılık talep edilen maddi tazminat isteminin reddine ilişkin kısmı, geçici iş gücü kaybından kaynaklanan maddi zararın tazmini istemi yönünden hüküm tesis edilmeyen kısmı ve davacılar yakını ...'ın vefatı nedeniyle cenaze ve defin giderlerine karşılık ... TL tazminat isteminin kabulüne ilişkin kısmının BOZULMASINA, <br> 3. Kullanılmayan ve fazladan yatırılan harçların davacılara iadesine, <br> 4. Bozulan kısımlar hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 27/10/2025 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi. <br><br><br><br></font></p></body></html>
tazminat