<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2022/1404 E. , 2025/4572 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>ONUNCU DAİRE<br>Esas No : 2022/1404<br>Karar No : 2025/4572 <br><br>TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVALILAR): 1- ... Bakanlığı <br> VEKİLİ : Av. ...<br> 2- ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı <br> VEKİLİ : Av. ...<br><br>MÜDAHİL (DAVALI YANINDA) : ... Başkanlığı<br>VEKİLLERİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: ... ilinde düzenlenen Türkiye Şampiyonası 1. Etap Puanlı Yol Yarışlarının ilk etabına ... Gençlik ve Spor Kulubü üyesi olarak katılan davacının yarış esnasında yarış pistinin ve zemininin yarışa uygun olmadığından düşerek kaza yaptığı ve ağır şekilde yaralandığından bahisle 1.000,00 TL maddi ve 200.000,00 TL manevi olmak üzere toplam 201.000,00 TL tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tazminine karar verilmesi istenilmiştir. <br> İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacı tarafından maddi tazminat talebine ilişkin herhangi bir bilgi ve belgenin sunulmadığı görülmekle davalı idarenin belgelendirilmeyen maddi zararların tazmini ile sorumlu tutulabilmesine hukuken olanak bulunmadığı, alınan bilirkişi raporuna göre Gençlik ve Spor Bakanlığının %25 ve Mersin Büyükşehir Belediyesinin de %25 oranında kusurlu olduğu anlaşıldığından davacının duyduğu elem ve üzüntü ile yaşanan olayın hassasiyeti hususları göz önünde bulundurularak davacı için 40.000,00 TL manevi tazminatın davalı idarelerce ödenmesi gerektiği gerekçesiyle davacının maddi tazminat isteminin reddine, manevi tazminat isteminin 40.000,00 TL'sinin kabulüne, 160.000,00 TL'sinin ise reddine karar verilmiştir. <br> Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; dava dosyasında bulunan bilgi, belge ve bilirkişi raporunun birlikte değerlendirilmesinden; yarış parkurunun yaklaşık 12 km’lik bir parkur olduğu, dava konusu olayın son gün yarışında gerçekleştiği, son gün yarışında tur uzunluğunun 2500 metre uzunluğunda olup, erkek yarışçılar için tur sayısı değişken olmak üzere 10 – 20 tur arasında olduğu, kazanın meydana geldiği yarış pistinin ve zemininin yarışa uygun olduğu, herhangi bir yol hatasının bulunmadığı, yarışta sadece davacının yaralandığı ve bu yaralanmasına sebep olan kazanın davacının kusurundan kaynaklandığı, bilirkişi raporunda her ne kadar çöp konteynırının parkur kenarında bırakılmasının önemli bir kusur olduğu tespitlerine yer verilmiş ise de, olayın doğrudan yol kenarında bırakılan çöp konteynırından kaynaklanmadığı, bırakıldığı yerin rutin uygulama kapsamında olduğu nazara alındığında, olayın oluşumunda kazanın tamamen davacının hatasından kaynaklandığı, davalı idarelere atfı kabil bir kusurun bulunmadığı, dolayısıyla gerek maddi gerekse manevi tazminat verilmesini gerektirir şartların oluşmadığı sonucuna ulaşıldığı gerekçesiyle, davacının istinaf başvurusunun reddine, davalılar ve müdahilin istinaf başvurusunun kabulü ile ... İdare Mahkemesi'nin kararının kısmen kabule ilişkin kısmının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davacı tarafından, davanın reddinin hukuka aykırı olduğu, kazanın meydana gelmesinde idarelerin tam kusurlu olduğu, maluliyetinin tespit edilmesi için sağlık kurulu raporu alınması gerektiği, resen araştırma ilkesine aykırı davranıldığı, spor hayatının sona erdiği ileri sürülerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesi istenilmektedir. <br><br>KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davalı idareler ve davalı yanında müdahil tarafından, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. <br><br>DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...<br>DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren, 2575 sayılı Danıştay Kanunu'nun Ek 1. maddesi uyarınca Danıştay Onuncu ve Sekizinci Dairelerinden oluşan Müşterek Kurulca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE : <br> A) Temyize konu kararın, maddi tazminat isteminin reddine ve manevi tazminat isteminin kısmen reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan davacının istinaf başvurusunun reddine yönelik kısmının incelenmesi :<br> Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br>Temyizen incelenen Bölge İdare Mahkemesi kararının, maddi tazminat isteminin reddine ve manevi tazminat isteminin kısmen reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı davacı tarafından yapılan istinaf başvurusunun reddine yönelik kısmı usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br> B) Temyize konu kararın, manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı davalılar ve müdahil tarafından yapılan istinaf başvurusunun kabulüne yönelik kısmının incelenmesi :<br> Anayasanın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmıştır.<br>İdare, kural olarak yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir.<br>İdarenin yürütmekle görevli olduğu bir hizmetin kuruluşunda, düzenlenişinde veya işleyişindeki nesnel nitelikli bozukluk, aksaklık veya boşluk olarak tanımlanabilen hizmet kusuru; hizmetin kötü işlemesi, geç işlemesi veya hiç işlememesi hallerinde gerçekleşmekte ve idarenin tazmin yükümlülüğünün doğmasına yol açmaktadır.<br>Manevi tazminat, mal varlığında meydana gelen bir eksilmeyi karşılamaya yönelik bir tazmin aracı değil, manevi tatmin aracıdır. Olay nedeniyle duyulan elem ve ızdırabı kısmen de olsa hafifletmeyi amaçlar. Tam yargı davalarının ve manevi tazminatın belirtilen niteliği gereği takdir edilecek manevi tazminat miktarının, olayın, zararın ve idarenin kusurunun ağırlığını ortaya koyacak, hukuka aykırılığı özendirmeyecek, bir başka ifade ile benzeri olayların bir daha yaşanmaması için caydırıcı ve aynı zamanda cezalandırıcı olacak şekilde belirlenmesi, bununla birlikte olayın meydana geliş şekli ve idari faaliyetin niteliği gözetilerek hakkaniyetli ve makul bir tutarı aşmaması gerekmektedir. <br>Dava dosyasının incelenmesinden; Mahkeme tarafından davalı idarelerin hizmet kusurunun bulunup bulunmadığı, hizmet kusuru var ise kusur oranının ne olduğu hususlarının ortaya konulması amacıyla yaptırılan bilirkişi incelemesi sonrasında sunulan bilirkişi raporunda özetle; dava konusu olayın gerçekleştiği iddia edilen yerde; yolun asfaltlanmış olduğu, yolda herhangi bir çökme veya tümsek olabilecek bir yapının görülmediği, yol imalatında herhangi bir deformasyon gözlenmediği, yağmur drenajı amaçlı rögar kapaklarının üst kotunun yol kotu ile aynı düzeyde olduğu, bu nedenle bu kapakların herhangi bir engel oluşturmadığı, sonuç olarak anılan yolda herhangi bir kusurun görülmediği öte yandan; davacının kaza geçirdiğinin ve çöp konteynırına çarptığının raporlarda ve sorumluların ifadelerinde yer aldığı, parkurda çukur olmaması kazanın sporcu hatasından olduğuna işaret etse de parkur kenarlarının da kaza şiddetini azaltacak şekilde düzenlenmiş olması gerektiği, yarışlar için ciddi hazırlık yapılsa dahi çöp konteynırının parkur kenarında bırakılmasının önemli bir kusur olduğu, bunun denetimlerde gözden kaçmasının başka bir kusur olduğu, kazanın meydana geldiği yarış pistinin ve zemininin yarışa uygun olduğu, ancak yarışın yapıldığı yol kenarında bulunan çöp konteynerinin yol kenarında bırakılmaması gerekirken, anılan çöp konteynerinin yol kenarında bırakılması ve kaza sonrası davacının yaralanmasına sebebiyet verilmesi nedeniyle; Gençlik ve Spor Bakanlığının %25 ve Mersin Büyükşehir Belediyesinin de %25 oranında kusurlu olduğu görüş ve kanaatine yer verildiği görülmüştür.<br>Bu durumda, Mahkeme tarafından alınan bilirkişi raporunda, yaşanan olayda Gençlik ve Spor Bakanlığının %25 ve Mersin Büyükşehir Belediyesinin de %25 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği görülerek ve davacının duyduğu elem ve üzüntü göz önünde bulundurularak davacı için 40.000,00 TL manevi tazminatın davalı idarelerce ödenmesine karar verilmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.<br>Bu itibarla, manevi tazminat isteminin kısmen kabulü yönündeki ... İdare Mahkemesi kararı hukuka uygun olup, bu kısma yönelik davalı idarelerin ve müdahilin istinaf başvurularının reddi gerekirken istinaf başvurularının kabulü ile Mahkeme kararının kaldırılması ve davanın reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi kararında bu kısım yönünden hukuki isabet bulunmamaktadır.<br><br>KARAR SONUCU :<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. Davacının temyiz isteminin kısmen KABULÜNE, kısmen REDDİNE,<br>2. Davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine ilişkin ... İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan davacının istinaf başvurusunun reddi, davalı idarelerin istinaf başvurularının kabulü, Mahkeme kararının kaldırılması ve davanın reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının maddi tazminat isteminin reddi ile manevi tazminat isteminin kısmen reddine yönelik davacının istinaf başvurusunun reddine ilişkin kısmının ONANMASINA, manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne yönelik davalı idareler ile müdahilin istinaf başvurularının kabulüne ilişkin kısmının BOZULMASINA,<br>3. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 16/10/2025 tarihinde oy çokluğuyla kesin olarak karar verildi. <br> <br><br>(X)-KARŞI OY :<br>Dava, ... ilinde düzenlenen Türkiye Şampiyonası 1. Etap Puanlı Yol Yarışlarının ilk etabına ... Gençlik ve Spor Kulubü üyesi olarak katılan davacının yarış esnasında yarış pistinin ve zemininin yarışa uygun olmadığından düşerek kaza yaptığı ve ağır yaralandığından bahisle 1.000,00 TL maddi ve 200.000,00 TL manevi olmak üzere toplam 201.000,00 TL tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tazminine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.<br>Uyuşmazlıkta davacı tarafından dava dilekçesinde 1.000,00 TL maddi zararın cismani zarara yönelik olduğu ve bunun dışında tedavi gideri, bağkur prim masraflar vb. zararlarının söz konusu olduğu ileri sürülmüştür. <br> İdare hukuku ilkelerine göre maddi zarar; idari işlem veya eylem nedeniyle kişinin mal varlığının (patrimuanın) aktifinde meydana gelen azalma nedeniyle uğranılan zarar ile elde edilmesi kesin olan gelirden yoksun kalma sonucu uğranılan toplam zarar olup; bedensel nitelikteki maddi zarar ise, kişinin sağlığına kavuşmak için yaptığı tedavi giderleri ile çalışma gücünün azalması ya da yok olması nedeniyle elde edeceği gelirde meydana gelen azalmayı ifade etmektedir.<br>İdare Mahkemesince 12/11/2020 tarihli ara kararıyla davacıdan; ''1.000,00 TL maddi tazminatın dayanağı bilgi ve belgelerin gönderilmesinin'' istenildiği fakat davacı tarafından maddi tazminat talebine ilişkin herhangi bir bilgi ve belgenin Mahkemeye sunulmadığı görüldüğünden davalı idarenin belgelendirilmeyen maddi zararların tazmini ile sorumlu tutulabilmesine hukuken olanak bulunmadığı gerekçesiyle davacının maddi tazminat ödenmesi isteminin reddine karar verilmiş davacının istinaf başvurusu ise Bölge İdare Mahkemesi tarafından olayda idarelerin hizmet kusurunun bulunmadığı gerekçesiyle reddedilmiştir. <br>Dava dosyasının incelenmesinden; Mahkeme tarafından davalı idarelerin hizmet kusurunun bulunup bulunmadığı, hizmet kusuru var ise kusur oranının ne olduğu hususlarının ortaya konulması amacıyla yaptırılan bilirkişi incelemesi sonrasında sunulan bilirkişi raporunda özetle; dava konusu olayın gerçekleştiği iddia edilen yerde; yolun asfaltlanmış olduğu, yolda herhangi bir çökme veya tümsek olabilecek bir yapının görülmediği, yol imalatında herhangi bir deformasyon gözlenmediği, yağmur drenajı amaçlı rögar kapaklarının üst kotunun yol kotu ile aynı düzeyde olduğu, bu nedenle bu kapakların herhangi bir engel oluşturmadığı, sonuç olarak anılan yolda herhangi bir kusurun görülmediği öte yandan; davacının kaza geçirdiğinin ve çöp konteynırına çarptığının raporlarda ve sorumluların ifadelerinde yer aldığı, parkurda çukur olmaması kazanın sporcu hatasından olduğuna işaret etse de parkur kenarlarının da kaza şiddetini azaltacak şekilde düzenlenmiş olması gerektiği, yarışlar için ciddi hazırlık yapılsa dahi çöp konteynırının parkur kenarında bırakılmasının önemli bir kusur olduğu, bunun denetimlerde gözden kaçmasının başka bir kusur olduğu, kazanın meydana geldiği yarış pistinin ve zemininin yarışa uygun olduğu, ancak yarışın yapıldığı yol kenarında bulunan çöp konteynerinin yol kenarında bırakılmaması gerekirken, anılan çöp konteynerinin yol kenarında bırakılması ve kaza sonrası davacının yaralanmasına sebebiyet verilmesi nedeniyle; Gençlik ve Spor Bakanlığının %25 ve Mersin Büyükşehir Belediyesinin de %25 oranında kusurlu olduğu görüş ve kanaatine yer verildiği görülmüştür.<br>Bu durumda, yaşanan olayda Gençlik ve Spor Bakanlığının %25 ve Mersin Büyükşehir Belediyesinin de %25 oranında kusurlu olduğu açık olduğundan, davacının maddi tazminat istemi yönünden davacının iddialarını karşılar nitelikte, bir başka deyişle yaşanan olay nedeniyle beden ve vücut bütünlüğünde meydana gelen geçici veya sürekli maluliyetinin bulunup bulunmadığının, çalışma gücünün azalması ya da yok olması durumunun söz konusu olup olmadığının bir bilirkişi raporu ile tespit edilmesi gerektiğinden maddi tazminat isteminin reddedilmesinde hukuki isabet görülmemiştir.<br>Bu itibarla, Bölge İdare Mahkemesi kararının bu kısım yönünden de bozulmasına karar verilmesi gerektiği oyu ile Daire kararına katılmıyoruz. <br><br><br>(XX)-KARŞI OY :<br>Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br>Temyizen incelenen kararın manevi tazminat isteminin reddine ilişkin kısmı da usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısmının da bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br>Bu nedenle, davacının temyiz isteminin reddedilerek temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının onanmasına karar verilmesi gerektiği oyuyla Daire kararına katılmıyoruz.<br><br></font></p></body></html>
tazminat