<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2022/4552 E. , 2025/1601 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>SEKİZİNCİ DAİRE<br>Esas No : 2022/4552<br>Karar No : 2025/1601 <br><br>TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNANLAR (DAVALILAR) : 1- ... Bakanlığı <br> 2- ... Valiliği <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVACI) : ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. <br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Bursa ili Mudanya ilçesi ... Ortaokulu 5. sınıf öğrencisi iken 07/01/2019 tarihinde okulda bulunduğu sırada teneffüste okul bahçesindeki kale direğine başını çarptıktan sonra ertesi gün beyin kanaması nedeniyle hayatını kaybeden ...'in velisi olan davacı tarafından, kafasını kale direğine çarptığı nöbetçi öğretmen tarafından fark edilen oğluna müdahale edilmemesi ve kaza hakkında kendisine bilgi verilmemesi nedeniyle idarenin hizmet kusurundan kaynaklı oluştuğu öne sürülen destekten yoksun kalma zararına karşılık (fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla) 10.000,00-TL maddi (miktar artırımı sonucu 304.005,01-TL), manevi zararına karşılık 200.000,00-TL'nin olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte tazminine karar verilmesi istenilmiştir.<br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...İdare Mahkemesince verilen ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararında; küçüğün ölümü ile davalı idarenin eylemi/eylemsizliği arasında kesin bir illiyet bağı kurulamadığından, davacının maddi tazminat isteminin reddine, manevi tazminat talebi yönünden ise; öğrenci velisinin öğrenciyi okul idaresinin gözetim ve denetimine bıraktığı andan itibaren okul içerisinde meydana gelebilecek olan hadiselerden sorumlu olduğu, diğer taraftan davalı idare tarafından mezkur olayla ilgili aileye herhangi bir bilgi verilmediği gözetildiğinde davalı idarenin özen eksikliğinin söz konusu olduğunun kabulü gerektiği, bu durumun davacının, çocuğunun yaşadığı somut olaydan haberdar olsaydı hastaneye götürme ihtimali ve tedavisinin gerektiği gibi yürütülmesi durumunda kurtulup kurtulmayacağı yönünde ömür boyu şüphe, endişe ve üzüntü duymasına yol açacağı, bu bağlamda, manevi tazminatın zenginleşme aracı olamayacağı ilkesi de gözetilerek takdiren davacı anne için 70.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın 70.000,00-TL manevi tazminat istemine ilişkin kısmının kabulüne, idareye başvuru tarihi olan 07/01/2020 <br> tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesine, manevi tazminatın kalan kısmı ile maddi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.<br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Adli Tıp Kurumu İhtisas Kurulunun ...tarihli ... sayılı otopsi raporunda yer verilen kanaate göre, davacının oğlunun ölümünün travmaya bağlı olmadığı kabul edilse dahi, kazanın yaşandığı gün içinde davacı bilgilendirilmiş olsaydı, oğlunu bir sağlık kuruluşuna götürüp götürmeme iradesi kendisine ait olacağı gibi, kafada travma şikayeti ile gideceği sağlık kuruluşunda yakınmanın gereği olarak mutlak suretle çocuğun beyin fonksiyonlarına bakılacağından, gelişen beyin kanaması (sebebi patolojik olsa bile) her halükarda teşhis edilebileceği, dolayısıyla; Adli Tıp Kurumu İhtisas Kurulunun...tarihli ... sayılı otopsi raporunda yer verilen kanaat, davacının bilgilendirilmemesine bağlı olarak idarenin ortaya çıkan hizmet kusuru ile meydana gelen zarar arasındaki illiyet bağını kesmediği, tazminata konu olayda okulda başını kale direğine çarpan Murat Efe Narin'in bir sağlık kuruluşuna sevk edilmemesi ve annesi davacıya bilgi verilmemesinde, bu hususta gerekli hukuki metinleri ve organizasyonu oluşturmayan (okul idaresinin ve ilgili öğretmenin kusuru olmasa da) tek başına davalı Milli Eğitim Bakanlığının ve bağlı taşra teşkilatının hizmet kusuru bulunduğu sonucuna varılarak hesap bilirkişi raporu doğrultusunda, miktar artırımı dilekçesiyle istenilen 304.005,01-TL destekten yoksun kalma tazminatı ile davalı idarenin hizmet kusurundan kaynaklı olarak oğlunu kaybeden davacının duyduğu ve ileride duyacağı elem ve ızdırabı kısmen de olsa hafifletmek amacıyla idarenin kusurunun ağırlığını ortaya koyacak, hukuka aykırılığı özendirmeyecek ve insanlık onurunu koruyacak düzeyde olması gerektiği dikkate alınmak suretiyle; takdiren davalı idarelerce (sebepsiz zenginleşmeye yol açacak miktarda olmadığı kanısına varılan) davacı anneye mahkemece hükmedilen 70.000,00 TL manevi tazminata ilaveten 80.000,00-TL manevi tazminatın davacının idareye başvurduğu 07.01.2020 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiz ile birlikte ödenmesine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davalı idareler tarafından, Adli Tıp Kurumu raporunda, ölüm olayının patolojik kökenli yani travmatik olmayan beyin kanaması nedeniyle olduğunun açıkça ifade edildiği, ölüm olayı nedeniyle kendilerine kusur atfedilemeyeceği, Mudanya Cumhuriyet Başsavcılığı'nın olay ile ilgili verdiği kovuşturmaya yer olmadığına dair kararında da ölüm neticesi ile şüphelinin ihmali iddiası arasında illiyet bağının bulunmadığının belirtildiği, dolayısıyla üzücü ölüm hadisesinin okulda yaşanılan kaza ile bir ilgisinin bulunmadığının otopsi raporu ve Savcılık kararı ile ortaya konulduğundan kendilerine kusurlu veya kusursuz olarak sorumluluk affedilmesinin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından savunma verilmemiştir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NUN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br>Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br>Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle,<br>1. Temyiz istemlerinin reddine,<br>2. ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, <br>3. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,<br>4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,<br>5. Kesin olarak, 04/03/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi. <br><br> <br> <br> <br> <br><br><br><br></font></p></body></html>
tazminat