<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2023/1102 E. , 2025/1015 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>SEKİZİNCİ DAİRE<br>Esas No : 2023/1102<br>Karar No : 2025/1015 <br><br>TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVALI): ... Bakanlığı<br>VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVACILAR): Kendi adlarına asaleten ...'a velayeten<br>1- ... 2- ...<br>VEKİLLERİ : Av. ... Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. <br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Davacılar tarafından, çocukları ...'un 18.11.2015 tarihinde... Ortaokulu'nda yaralanması ile uğranıldığı ileri sürülen zarara karşılık olarak, -baştaki 1.000,00 TL'lik talebin artırılmak suretiyle-... için 337.420,72 TL maddi, 30.000,00 TL manevi, anne ... için 10.000,00 TL manevi, baba ... için 10.000,00 TL manevi olmak üzere toplam 387.420,72 TL tazminatın yasal faiziyle birlikte tazminine karar verilmesi istenilmiştir.<br><br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; bakılan davada, ilköğretim öğrencisi olan ...'un, teneffüs esnasında okul bahçesinde yaralandığı açık olup, idarenin bu zararın oluşumunda doğrudan bir katkısı bulunmamakla birlikte, olay nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen zararların kusursuz sorumluluk ilkesi uyarınca tazmini gerektiği, bilirkişi raporunda hesaplanan maddi tazminat değeri olan 337.420,72 TL'nin, dava dilekçesinde talep edilen 1.000,00 TL için -dava dilekçesinde yasal faiz için başlangıç tarihi belirtilmediğinden- idareye başvuru tarihinden, geriye kalan 336.420,72 TL için ise ıslah tarihinden itibaren yasal faiz işletilerek davacılara ödenmesine, davacıların mevcut durumda ömür boyunca çekecekleri acı, yoksunluk ve üzüntüler dikkate alınarak, manevi tazminat taleplerinin tümüyle kabul edilerek ... için 30,000,00 TL, anne ... için 10.000,00 TL, baba... için ise 10.000,00 TL olmak üzere toplamda 50.000,00 TL manevi tazminatın -dava dilekçesinde yasal faiz için başlangıç tarihi belirtilmediğinden- yine idareye başvuru tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacılara ödenmesine karar verilmiştir.<br><br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, yaşanan olayda hizmet kusuru bulunmadığı, fiziki olarak okul bahçesinde öğrencileri zarara uğratacak ya da tehlikeli olabilecek herhangi bir çevre düzenlemesinin bulunmadığı, söz konusu olayın olduğu kamelya, 15-20 cm yüksekliği olan öğrencilerin ve öğretmenlerin oturması için yapılmış bir yapı olduğu, davacıların çocuklarının kamelyanın üst tarafına tırmanmaya çalışırken düşerek yaralandığı, dolayısıyla yaşanan olayda herhangi bir kusurlarının bulunmadığı, olayda kusursuz sorumluluk şartlarının da oluşmadığı belirtilerek istinaf kararının bozulması istenilmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacılar tarafından savunma verilmemiştir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NUN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br>Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br>Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU:<br>Açıklanan nedenlerle,<br>1. Temyiz isteminin reddine,<br>2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararının ONANMASINA, <br>3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,<br>4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,<br>5. Kesin olarak, 18/02/2025 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi. <br><br><br><br>KARŞI OY :<br>(X)- Anayasanın 125. maddesinin son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu belirtilmiştir. <br>Kamu idareleri, görmekle yükümlü oldukları kamu hizmetlerini yürütürken hukuka uygun biçimde hareket etmek zorunda olup, hukuka aykırı işlem veya eylemlerden dolayı kişilerin uğrayacakları zararları, yukarıda belirtilen anayasa kuralı uyarınca tazmin etmek zorundadırlar. <br>İdarenin hukuki sorumluluğundan söz edebilmek için ise, ortada bir zararın bulunması ve bunun idareye yüklenebilen bir işlem veya eylemden doğması, başka bir deyişle, zararla idari faaliyet arasında illiyet bağı bulunması gerekir. Bu genel şartların dışında, idarenin tazminat ödemekle yükümlü tutulabilmesi için idari faaliyetin hukuki yönüyle de tazmine yol açacak nitelikte olması gereklidir. Kısaca ilgililerin zarara uğramasına neden olan idari işlem veya eylem ya bir hizmet kusuru oluşturmalı ya da kusursuz sorumluluk esasının uygulanmasına elverişli olmalıdır.<br> Tazminat davasına konu zararın, zarara uğrayanın tutumundan doğması, başka bir deyişle, kusurlu olması durumunda veya meydana gelen zararda üçüncü kişinin kusuru varsa, idarenin sorumluluğunun tamamen ortadan kalkacağı ya da duruma göre idarenin kısmen sorumlu olacağı idare hukukunun bilinen ilkelerindendir. <br>Dava konusu olayın meydana geldiği saatte nöbetçi öğretmen ve idarecilerin görevleri başında olduğu, olayın tamamen öğrencinin okul bahçesinde bulunan 15-20 cm yüksekliğinde kamelyaya tırmanarak düşmesi sonucu meydana geldiği, okul bahçesinde davalı idarece her türlü önlemlerin alındığı, dolayısıyla okul yönetiminin bu olayda herhangi bir kusurunun bulunmadığı anlaşılmaktadır.<br>Bu durumda, olayda davalı idareye izafe edilebilecek bir kusur bulunmadığı, olayın niteliği itibarıyla zarar görenin kendi kusurundan meydana gelmesi nedeniyle kusursuz sorumluluk ilkesi gereğince tazmin sorumluluğunun da bulunmadığı sonucuna varıldığından, davalı idarenin temyiz isteminin kabul edilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği oyuyla çoğunluk kararına katılmıyorum.<br><br><br><br></font></p></body></html>
tazminat