<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 5. Daire Başkanlığı         2024/21240 E.  ,  2025/324 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>BEŞİNCİ DAİRE <br>Esas No : 2024/21240<br>Karar No : 2025/324 <br> <br>TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı / ...<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVACI) : ...<br>VEKİLİ : Av....<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin istinaf isteminin süre aşımı yönünden reddine ilişkin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: 675 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan ve OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonu kararıyla göreve iade edilen davacı tarafından, kamu görevinden çıkarılması nedeniyle uğramış olduğu manevi zararının tazmini talebiyle yaptığı başvurunun reddine dair işlemin iptali ile 100.000,00-TL manevi tazminatın idareye başvuru tarihi olan 08/03/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.<br><br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; davacı hakkında tesis edilen kamu görevinden çıkarma işleminin, 15 Temmuz 2016 tarihinde meydana gelen darbe girişimi sonrasında ve davacının terör örgütüyle en azından bir irtibat ve iltisakının olabileceği kabulüne dayandığı, bu işlemin davacının ismine açıkça yer verilmek suretiyle Resmî Gazete'de yayımlanarak bütün ülkeye duyurulduğu, davacının, bu şekilde kamu görevinden çıkarılmasından tekrar iade edilmesine kadar geçen süre zarfında bu zan altında yaşadığı, davacının anılan süreçte, gerek ailesi ve gerekse iş ve sosyal çevresi içerisinde bir kısım manevi elem ve acılar çektiğinin ve bu nedenle kendisine bir miktar manevi tazminat ödenmesi gerektiğinin kabulü gerektiğinden, davacının, manevi tazminat ödenmesi isteğiyle yaptığı başvurusunun reddine ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı, davacının haksız olarak kamu görevinden çıkarılmasından kaynaklı olarak yaşamış olduğu acı, keder ve üzüntünün başka türlü giderim yollarının bulunmaması ve yetersiz kalması nedeniyle, davacının bu durumunun kısmen de olsa giderilmesi amacıyla, manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile takdiren 50.000,00 TL manevi tazminatın kabulü ile davalı idareye başvuru tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesi gerektiği, fazlaya ilişkin kısmının ise reddinin uygun olacağı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, davacının manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 50.000,00-TL manevi tazminatın idareye başvuru tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalı idare tarafından davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat talebinin reddine gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, manevi tazminatın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.<br><br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; istinaf başvurusuna konu idare mahkemesi kararının davalı idareye usulüne uygun olarak 17/08/2024 tarihinde tebliğ edildiği; incelemeye konu istinaf başvurusunun ise en son 16/09/2024 tarihine kadar yapılması gerekirken, bu süre geçirilerek 17/09/2024 tarihinde kayıtlara giren dilekçe ile yapıldığının görüldüğü, otuz günlük yasal süre geçirilerek yapıldığı anlaşılan istinaf başvurusunun süre aşımı nedeniyle incelenme olanağının bulunmadığı belirtilerek istinaf başvurusunun süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : İdare Mahkemesince verilen kararın idareleri kayıtlarına UETS yoluyla 13/08/2024 tarihinde girdiği, dolayısıyla 18/08/2024 tarihinde tebliğ edilmiş sayılmakla birlikte 30 günlük istinaf başvuru süresinin bitim tarihinin 17/09/2024 olduğu belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemeiştir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdare Dava Dairesinin istinaf isteminin reddine ilişkin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı yönünden temyiz isteminin incelenmeksizin reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İLGİLİ MEVZUAT:<br>2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İstinaf" başlıklı 45. maddesinde, "1) İdare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi, mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde istinaf yoluna başvurulabilir...3) Bölge idare mahkemesi, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar verir. Karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı verir...6) Bölge idare mahkemelerinin 46 ncı maddeye göre temyize açık olmayan kararları kesindir." hükmüne yer verilmiştir.<br>Aynı Kanun'un "Temyiz" başlıklı 46. maddesinde, "Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin aşağıda sayılan davalar hakkında verdikleri kararlar, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştayda, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebilir." hükmüne yer verilmiş, devamında Bölge İdare Mahkemelerinin temyiz edilebilecek nihai kararları sayma suretiyle belirtilmiş ve anılan maddenin 1. fıkrasının (b) bendinde, konusu yüzbin Türk Lirasını aşan vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemler hakkında açılan davalar hakkında verilen kararların temyiz edilebileceği hükme bağlanmış olup; Ek 1. maddesinde ise, bu Kanunda öngörülen parasal sınırlar, her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, önceki yılda uygulanan parasal sınırların, o yıl için 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 298. maddesi hükümleri uyarınca Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulandığından, temyizen incelenerek bozulması istenilen Bölge İdare Mahkemesi kararının verildiği 2024 yılı için temyiz sınırı 920.000,00 TL olarak belirlenmiş bulunmaktadır.<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME: <br>Dava konusu, 100.000,00-TL manevi tazminatın Dava Dairesi kararı tarihindeki güncel temyiz parasal sınırın altında kaldığı görüldüğünden, temyize konu Daire kararı kesin olup, temyizen incelenmesine hukuki imkan bulunmamaktadır.<br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. İstinaf isteminin süre aşımı yönünden reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan TEMYİZ İSTEMİNİN İNCELENMEKSİZİN REDDİNE,<br>2. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, <br>3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi... İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın .... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 03/02/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi. <br><br></font></p></body></html>

tazminat