<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 13. Daire Başkanlığı         2024/3434 E.  ,  2024/5981 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br> D A N I Ş T A Y<br>ONÜÇÜNCÜ DAİRE<br>Esas No:2024/3434<br>Karar No:2024/5981<br><br>TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Fonu <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br> Dava konusu istem: ... hissedarı olan davacı tarafından, maddi zararının yasal faiziyle birlikte tazmini istemiyle açtığı davanın süre aşımı yönünden reddine ilişkin ... İdare Mahkemesinin kesinleşmiş kararının, mülkiyet ve mahkemeye erişim haklarını ihlal ettiğinin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararıyla tespit edildiğinden bahisle, yargılamanın yenilenmesi yoluyla kaldırılarak; maddi tazminat isteminin AİHM kararıyla karşılanmış olması dolayısıyla davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi, yargılama giderlerinin ve nispi vekalet ücretinin davalı idareden alınarak kendisine ödenmesine hükmedilmesi istenilmiştir.<br> İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince, Dairemizin 09/01/2024 tarih ve E:2022/3117, K:2024/51 sayılı bozma kararına uyularak verilen kararda; 2577 sayılı Kanun'un 53. maddesinin 1. fıkrasının (ı) bendinde öngörülen yargılamanın yenilenmesi uyuşmazlığın esasını oluşturan temel hak ve özgürlük açısından ihlâlin sonuçlarının tam olarak giderilemediği hallerde uygulanabileceği, davacıların temel şikayeti olan hisselerinden yoksun kalmaları nedeniyle mülkiyet hakkı bağlamında uğradıkları zararın, AİHM tarafından adil tazmin yoluyla tamamen giderildiği, manevi zarar bakımından mülkiyet ve mahkemeye erişim haklarının ihlallerine ilişkin tespitin ise tek başına yeterli düzeyde adil tazmin teşkil ettiği değerlendirmesine yer verildiği, davacılar ve diğer başvurucular tarafından AİHM nezdinde ve işbu yargılamanın yenilemesi talebine konu olan yerel mahkemeler önünde yaptıkları masraflar ve vekalet ücretine hükmedilmesine ilişkin talebin de AİHM tarafından değerlendirildiği ve nihayetinde tüm başvuranlar bakımından yaptıkları masraf ve giderlere karşılık olarak toplam 25.000,00-Avro ödenmesinin uygun görüldüğü, adil tazmine ilişkin taleplerin geri kalan kısmının ise reddine karar verildiği, böylece davacıların talebine konu hususların AİHM kararında karşılanarak ihlalin sonuçlarının yeniden yargılamayı gerektirmeyecek şekilde ortadan kaldırıldığı anlaşıldığından, yargılama giderleri ve vekalet ücreti yönünden yeniden yargılama yoluyla giderilebilecek ihlal hükmünün varlığından ve dolayısıyla yargılamanın yenilenmesi şartlarının oluştuğundan söz edilmesi imkanı bulunmadığı sonucuna varılmıştır. <br> Belirtilen gerekçelerle yargılamanın yenilenmesi isteminin reddine karar verilmiştir. <br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, AİHM'nin başvuranlara 25.000,00-Avro ödenmesi yönündeki kararının iç hukukta yapılan giderleri kapsadığına dair gerekçenin maddi hataya dayalı olduğu ve usuli kazanılmış hak oluşturmayacağı, AİHM'nin ihlal kararı vermesi sonrasında iç hukukta verilen aleyhe kararların sonuçlarının da ortadan kaldırılması ve başvuranların durumlarının ihlal öncesi hale getirilmesi gerektiği, AİHM tarafından tazminat kararı verilmesinin yargılamanın yenilenmesine engel teşkil etmeyeceği, bu durumun AİHM kararlarında da defaatle ifade edildiği, AİHM kararında hükmedilen toplam 25.000,00-Avro'nun sadece AİHM nezdindeki yargılama giderlerine ilişkin olduğu, AİHM kararında yer alan 841 başvuran tarafından yargılamanın yenilenmesi yoluna başvurulduğu, bu davalardan temyiz sınırının altında kalanlar hakkında verilen yargılamanın yenilenmesi talebinin kabulüne ilişkin kararların kesinleştiği, temyiz sınırını aşan dosyalarda ise tam aksine bir karar verildiği ve bir eşitsizlik oluştuğu, yargılamanın yenilenmesi talebinin kabul edilerek yargılama giderleri ve vekalet ücretinin ödenmesine hükmedilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı idare tarafından, Danıştay'ın bozma kararına uyulmak suretiyle davacının yargılamanın yenilenmesi isteminin reddine karar verildiğinden Fon lehine usuli kazanılmış hak doğduğu, yargılamanın yenilenmesini gerektiren şartların söz konusu olmadığı ve İdare Mahkemesi kararının hukuka uygun olduğu, AİHM'nin tazmin kararının yerine getirildiği, davacının yargılamanın yenilenmesini gerektirecek bir zararının söz konusu olmadığı, davacı tarafın hem iç hukuk sürecine ait hem de AİHM yargılamasına ilişkin olarak yargılama gideri ve vekalet ücreti talebinde bulunduğu, AİHM kararında ise iç hukuk ve AİHM süreci diye bir ayrım yapılmaksızın masraf ve giderlere karşılık 25.000,00-Avro ödenmesine karar verildiği, Danıştay incelemesinden geçmeden kesinleşen yargılamanın yenilenmesi talebinin kabulüne ilişkin görevsiz Mahkemelerce verilen kararların huzurdaki davaya emsal teşkil etmesinin mümkün olmadığı, mezkur kararlardaki davacılar lehine hükmedilen vekalet ücretleri ve yargılama giderlerinin Kurum tarafından ödendiği ancak Kurum lehine hükmedilen yargılama giderleri ve vekalet ücretlerinin ise ödenmediği, bu durumun hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğu, vekalet ücretinin asile değil vekile ait olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br> Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br> <br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME :<br> İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Anılan Kanun'un 50. maddesinin 4. fıkrasında, "Danıştay'ın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesi, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılır." hükmü bulunmaktadır.<br> Aktarılan kurallar göz önünde bulundurulduğunda, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri, Dairemizin bozma kararındaki esaslara uyularak verilen temyize konu Mahkeme kararının kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU :<br> Açıklanan nedenlerle;<br> 1. Davacının temyiz isteminin reddine,<br> 2. Yargılamanın yenilenmesi isteminin reddine ilişkin ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan Mahkeme kararının ONANMASINA, <br> 3. Davacının adli yardım isteminin kabul edilmesi nedeniyle ertelenmiş olan temyiz aşamasına ilişkin yargılama giderlerinin, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 339. maddesinin 1. fıkrası uyarınca davacıdan tahsili için Mahkemece müzekkere yazılmasına,<br> 4. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,<br> 5. 2577 sayılı Kanun'un Geçici 8. maddesi uyarınca, bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (on beş) gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 26/12/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. <br><br></font></p></body></html>

tazminat