<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2024/2751 E. , 2024/5899 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br> D A N I Ş T A Y<br>ONÜÇÜNCÜ DAİRE<br>Esas No:2024/2751<br>Karar No:2024/5899<br><br>TEMYİZ EDEN (DAVALI) :...Teknolojileri ve İletişim Kurumu <br>VEKİLİ : Av. ...<br> <br>KARŞI TARAF (DAVACI) : ... İletişim Hizmetleri A.Ş.<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br> Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, yargı kararı üzerine tarafına iade edilen idari para cezasından kaynaklanan ve söz konusu idari para cezasının davalı idareye ödenme tarihi ile davalı idarece kendisine geri iade edildiği tarih arasında kalan dönem için hesaplanan 207.320,24-TL yasal faiz alacağının ve söz konusu faiz alacağına idari para cezasının anaparasının kendisine iade edildiği tarih (02/07/2014) ile faiz alacağının kendisine ödeneceği tarih arasında kalan döneme kadar yürütülecek yasal faizin ödenmesi istenilmiştir.<br> İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacı şirket hakkında verilen idari para cezasının 1.542.750,00-TL olarak 03/01/2013 tarihinde davalı idareye ödendiği, ...İdare Mahkemesi'nce verilen iptal kararının uygulanmasına yönelik olarak davalı idarece 02/07/2014 tarihinde söz konusu idari para cezası tutarının davacı şirkete aynen iade edildiği, davacının söz konusu paradan mahrum kaldığı döneme ilişkin herhangi bir ödemenin ise yapılmadığı; faizin, konusu para olan borçlarda alacaklının bu paradan mahrum kaldığı süre içinde uğrayacağı kayıpların, başka bir anlatımla bu paranın kullanılmamasından dolayı yoksun kalınan kazancın karşılığı olduğu, bu kaybın veya yoksun kalınan kazancın idareden istenebilmesi için idarenin doğrudan veya dolaylı bir kusurunun bulunmasının dahi kural olarak gerekmeyeceği; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 12. maddesine göre, iptal ve tam yargı davaları birlikte açılabileceği gibi, ilk önce iptal davası açarak bu davanın karara bağlanması üzerine tam yargı davası açılması da mümkün olduğundan, davacı tarafından ilk davada yalnızca iptal isteminde bulunulduğu, tam yargı davası anlamında bir istemin olmadığı anlaşıldığından, iptal üzerine açılan bu tam yargı davasında faiz isteminde bulunulmasının mümkün olduğu; bu durumda, hukuka aykırı bulunarak iptal edilen işleme dayanılarak davalı idarece davacı şirketten tahsil edilen idari para cezasına ilişkin tutardan mahrum kalınması nedeniyle doğan davacı şirket zararının giderilmesi amacıyla, söz konusu idari para cezasının davacıdan tahsil edildiği 03/01/2013 tarihinden kendisine iade edildiği 02/07/2014 tarihi arasında kalan dönem için ve yıllık %9 oranı esas alınarak hesaplanan faiz alacağı tutarı 207.320,24-TL'nin davalı idarece davacıya ödenmesi Anayasa'nın 125. maddesinin son fıkrası gereği olduğu; <br>Davacı şirketin, yasal faiz alacağı olarak hesaplanan 207.320,24-TL'nin idari para cezasının anaparasının kendisine geri iade edildiği 02/07/2014 tarihinden 207.320,24-TL'nin kendisine ödeneceği tarihe kadar olan yasal faizinin de ödenmesi (hesaplanacak faiz miktarına yasal faiz uygulanması) talebine gelince; 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'un 3. maddesinin birinci fıkrasında, "Kanuni faiz ve temerrüt faizi hesaplanırken mürekkep faiz yürütülemez." kuralına yer verildiği, belirtilen yasa kuralı ve genel hukuk ilkeleri çerçevesinde yasal faiz olarak hesap edilecek miktara ayrıca faiz işletilmesi mümkün olmadığından, davanın bu kısmının reddi gerektiği sonucuna varılmıştır.<br>Belirtilen gerekçelerle, davanın, davacının 207.320,24-TL yasal faiz alacağı istemine ilişkin kısmının kabulü ile, 207.320,24-TL yasal faiz alacağının davalı idarece davacıya ödenmesine, davacının yasal faiz alacağı olarak hesaplanan 207.320,24-TL'nin idari para cezasının anaparasının kendisine iade edildiği 02/07/2014 tarihinden 207.320,24-TL'nin kendisine ödeneceği tarihe kadar olan dönem için hesaplanacak yasal faizin tarafına ödenmesi istemine ilişkin kısmı yönünden ise reddine karar verilmiştir.<br> Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince, Dairemizin 22/11/2023 tarih, E:2018/2743, K:2023/4999 sayılı kısmen bozma kararına uyularak verilen kararda; İdare Mahkemesi kararının, davacının yasal faiz alacağı olarak hesaplanan 207.320,24-TL'nin idari para cezasının anaparasının kendisine iade edildiği 02/07/2014 tarihinden 207.320,24-TL'nin kendisine ödeneceği tarihe kadar olan dönem için hesaplanacak yasal faizin tarafına ödenmesi isteminin reddine ilişkin kısmı yönünden yapılan incelemede; davacı şirketin zararının, yargı kararıyla hukuka aykırı bulunan idari para cezasının davacıdan tahsil edildiği 03/01/2013 tarihinden kendisine iade edildiği 02/07/2014 tarihi arasında kullanılamamasından kaynaklandığı, bulunan tazminat miktarının faiz niteliğinde olmayıp davacı şirket açısından idarenin hukuka aykırı işleminden kaynaklanan bir zarar niteliğinde olduğu, hesaplanan zarar miktarı üzerinden faiz yürütülmesine de engel bir durum bulunmadığı, dolayısıyla bu zarar üzerinden faiz hesaplanmasının, faize faiz yürütülemeyeceği yönündeki genel ilke ile belirtilen şekildeki kabule aykırılık teşkil etmeyeceği anlaşıldığından, 03/01/2013 ile 02/07/2014 tarihleri arası için ödenmesine karar verilen 207.320,24-TL'nin 02/07/2014 tarihinden kendisine ödeneceği tarihe kadar işletilecek yasal faiziyle birlikte davacı şirkete ödenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. <br>Açıklanan nedenlerle, istinaf başvurusunun kabulü ile istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının redde ilişkin kısmının kaldırılmasına, davanın kabulüne, davacının yasal faiz alacağı olarak hesaplanan 207.320,24-TL'nin, idari para cezasının davacıya iade edildiği 02/07/2014 tarihinden, davacıya ödeneceği tarihe kadar olan dönem için hesaplanacak yasal faizinin tarafına ödenmesine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, 2577 sayılı Kanun'un 28. maddesinde 6352 sayılı Kanun'un 58. maddesiyle yapılan değişiklik ile belirtilen kural uyarınca kararın uygulanma süresi içinde davacıya iade işlemi yapıldığı, bu nedenle faiz ödeme yükümlülüğünün bulunmadığı, davacının banka hesap numarasının idareye bildirildiği tarih ile mahkeme kararının davacıya tebliğ edildiği tarih arasında faiz işlemeyeceği kuralına yer verildiği, bu kuralın dikkate alınmamasının hukuka aykırı olduğu, idari işlemlerin hukuka uygunluk karinesinden yararlanarak mahkemece iptal edilinceye kadar hukuka uygun olarak kabul edildiği, dolayısıyla Anayasa'nın 125. maddesinde uyarınca idarenin işlem ve eylemlerinden doğan bir zarardan bahsedilebilmesinin mümkün olmadığı, idari para cezası uygulanmasına esas fiilin baz istasyonu bildirimlerinin zamanında yapılmaması olduğu, davacının bu kabahati gerçekleştirdiğinin Mahkeme kararı ile sabit olduğu, tahsil edilen idari para cezasının Kurumca iadesi halinde faiz ödenmesine hükmedilmesinin eşitlik ve hakkaniyet ilkelerine aykırı olduğu, Anayasa gereği mali yükümlülüklerin kanunlarla açıkça düzenleneceği ve bu yükümlülüklere kıyas uygulanamayacağı, Kurumun idari para cezasını iade ederken faizi ile birlikte ödeyeceğine dair bir kanun hükmünün bulunmadığı ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, idari para cezasının hukuka aykırılığının kesinleşmiş mahkeme kararı ile sabit olduğu, hukuka aykırı olarak tahsil edilen idari para cezası sebebiyle uğranılan zararın davalı idarece giderilmesinin zorunlu olduğu, idari para cezasının iptali ile sonuçlanan davanın bir tazminat veya vergi davası olmadığı, dolayısıyla davalı idarenin 2577 sayılı Kanun'un 28. maddesiyle ilgili ileri sürdüğü itirazlarının bu dava bakımından bir geçerliliğinin bulunmadığı, iptal kararının geriye dönük sonuç doğurduğu, bulunan tazminat miktarının faiz niteliğinde olmadığı, idarenin hukuka aykırı işleminden kaynaklanan bir zarar niteliğinde olduğu, hesaplanan zarar miktarı üzerinden faiz yürütülmesine engel bir durumun bulunmadığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br> Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME :<br> Bölge İdare Mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Anılan Kanun'un 50. maddesinin 4. fıkrasında, "Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesi, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılır." hükmü bulunmaktadır.<br> Aktarılan kurallar göz önünde bulundurulduğunda, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri, Dairemizin bozma kararındaki esaslara uyularak verilen temyize konu kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU :<br> Açıklanan nedenlerle; <br> 1. Davalının temyiz isteminin reddine,<br> 2. Davanın kısmen kabulü, kısmen reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun yukarıda özetlenen gerekçeyle kabulü ile İdare Mahkemesi kararının kısmen redde ilişkin kısmının kaldırılması ve bu kısım yönünden de davanın kabulü yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA,<br> 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,<br> 4. Posta giderleri avansından artan tutarın davalıya iadesine, <br> 5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 25/12/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.<br> <br><br><br><br></font></p></body></html>
tazminat