<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 13. Daire Başkanlığı         2021/3382 E.  ,  2024/5579 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br> D A N I Ş T A Y<br>ONÜÇÜNCÜ DAİRE<br>Esas No:2021/3382<br>Karar No:2024/5579<br><br>TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Kurumu <br>VEKİLLERİ : Av. ..., Av....<br><br>KARŞI TARAF (DAVACI) : ...<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br> Dava konusu istem: Davacı tarafından, 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 14. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, Demirbank T.A.Ş.'nin temettü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetiminin Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'na devrine ilişkin 06/12/2000 tarih ve 24252 (Mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 06/12/2000 tarih ve 123 sayılı Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu kararının Danıştay Onuncu Dairesinin 05/11/2004 tarih ve E:2004/8038, K:2004/7170 sayılı kararıyla iptal edildiği, devamında tesis edilen işlemlerin de Mahkemelerce iptal edildiği ve anılan kararların temyiz incelemesinden geçerek kesinleştiği, ayrıca Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi nezdinde açılan davalarda, adil yargılanma hakkının ve mülkiyet hakkının ihlali tespitinin yapıldığından bahisle, Demirbank A.Ş. ile ilgili verilen tüm Mahkeme kararları göz önünde bulundurularak, yargı kararlarının infazı ile uğradığı zararların giderilmesi istemiyle yapılan 22/02/2016 tarihli başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davada verilen davanın reddine ilişkin kararın, istinaf incelemesi sonucunda ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdarî Dava Dairesi'nin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla kaldırılarak söz konusu işlemin iptaline karar verilmesi üzerine, bu işlem sebebiyle uğranıldığı ileri sürülen 20.000,00-TL (ıslah sonrası 501.105,00-TL) maddi zararın yasal faizi ile birlikte tazminen ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.<br> İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu'nun ... tarih ve ... sayılı kararı ile zararı öz kaynaklarını aşan, yükümlülüklerini vadesinde yerine getirmeyen, faaliyetlerine devamı malî sistemin güven ve istikrarını tehlikeye düşüren Demirbank T.A.Ş.'nin (bundan sonra Banka olarak anılacak) temettü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetiminin 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 14. maddesinin 3. fıkrasına dayanılarak Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'na devredilmesine ve sonrasında, Fon'un... tarih ve ... sayılı Kararı ile Banka hisse senetlerinin 275 milyar TL tutarındaki kısmının Banka'ya aynı tutarda yapılacak ödeme karşılığında devralınmasına ve hisse senetlerinin Banka pay defterine Fon adına kaydedilmesine karar verildiği, Banka'nın 20/09/2001 tarihinde imzalanan hisse satış sözleşmesi ile tüm hak, alacak, borç ve yükümlülükleriyle 14/12/2001 tarihinde tüzel kişiliği sona ermek suretiyle ... Bankası'na devredildiği, kaydının ticaret sicilinden silindiği, devirden önceki ortaklık yapısı itibarıyla Banka'nın % 72.55'inin ... Holding A.Ş.'ne, % 0,023'ünün ...'na ait bulunduğu, Demirbank T.A.Ş.’nin hisselerinin tamamının 4389 sayılı Kanun'un 14/5 maddesinin (a) bendinin (ab) alt bendi çerçevesinde Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu tarafından devir alındığı, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu'nun ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali istemiyle açılan davanın, Danıştay Onuncu Dairesi'nin 03/06/2003 tarih ve E:2002/4599, K:2003/145 sayılı kararı ile reddedildiği, bu kararın Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 18/12/2003 tarih ve E:2003/782, K:2003/960 sayılı kararı ile bozulduğu, Danıştay Onuncu Dairesi'nin 05/11/2004 tarih ve E:2004/8038, K:2004/7170 sayılı kararı ile bozma kararı doğrultusunda Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu kararının iptal edildiği, yine Banka hisselerinin ... Bankasına satışına ilişkin 20/09/2001 tarihli işlemin, ... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararı ile iptal edildiği, söz konusu kararın Danıştay Onüçüncü Dairesi'nin 24/01/2006 tarih ve E:2005/10, K:2006/470 sayılı kararı ile onandığı, diğer taraftan, Banka'nın hisse senedini satın almış olan bir başka kişinin (... isimli şahıs) Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi nezdinde açtığı davada adil yargılama hakkı ile mülkiyet hakkına ilişkin hak ihlali tespit edildiği de belirtilerek davacı tarafından, Demirbank T.A.Ş. ile ilgili verilen tüm yargı kararları göz önünde bulundurularak, yargı kararlarının infazı ile uğradığı zararların giderilmesinin talep edildiği, bu başvurunun zımnen reddedilmesine ilişkin işlemin iptali istemiyle ...İdare Mahkemesi nezdinde açılan davanın... tarih ve E:..., K:...sayılı karar ile reddedildiği, kararın istinaf incelemesi sonucunda ... Bölge İdare Mahkemesi... İdarî Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla kaldırılarak söz konusu işlemin iptaline karar verilmesi neticesinde de, bu işlem sebebiyle uğranıldığı ileri sürülen 20.000,00-TL (ıslah sonrası 501.105,00-TL) maddi zararın yasal faizi ile birlikte tazminen ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılan davanın açıldığı; ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdarî Dava Dairesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda, "... Banka'nın ortaklık hakları ile yönetim ve denetiminin Fon'a devrine ilişkin Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu Kararı ile Banka'nın ...'ye devrine ilişkin Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu kararının yargı kararları ile iptal edildiği, ancak, Banka'nın Fon tarafından ...'ye devredilmesinin ardından ticaret sicilinden terkin edilmek suretiyle tüzel kişiliğine son verildiği ve tüzel kişiliğine son verildikten sonra ortaya çıkan yargı kararlarının ise hukuki ve fiili imkânsızlıklar sebebiyle uygulanamadığı anlaşıldığından, gerek idarenin eylem veya işlemleri dolayısıyla ortaya çıkan zararlara ilişkin kusursuz sorumluluğu çerçevesinde tazmin yükümlülüğünün doğmuş olması gerekse aynı konuya ilişkin olarak başka bir şahsın yaptığı başvuru üzerine Avrupa İnsan Hakları Mahkemesince (Reisner/Türkiye) ilgili şahsın mülkiyet hakkının ihlal edildiğine karar verilmiş olması karşısında, hukuka aykırılığı yargı kararları ile sabit olan bahsi geçen idari işlemlerden kaynaklanan zararın tazmin edilmesi gerekirken aksi yönde tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık görülmemiştir." gerekçesiyle işlemin iptaline hükmedildiğinden, davacının bahsi geçen idari işlemlerden kaynaklanan zararının hakkaniyete uygun bir şekilde tazmin edilmesi gerektiği, davacının 05/06/2000 tarihinde Alman sertifikası ile 104.615,00 adet, Türk sertifikası ile 5.603.657,00 adet Demirbank hisse senedine sahip olduğu, bir Alman hisse senedinin 500 adet Türk hissesine denk geldiği, buna göre davacının 05/06/2000 tarihi itibarıyla Demirbank'ta toplam 57.911.157,00 adet Türk hissesinin bulunduğu, İstanbul Menkul Kıymetler Borsası'na göre bir Demirbank hissesinin 05/06/2000 tarihinde sahip olduğu ortalama değerinin 756 Türk lirasına tekabül ettiği, dolayısıyla davacının hisselerinin eski Türk Lirası cinsinden rayiç değerinin 43.780.834.692,00-TL olduğu, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (http://www.tcmb.gov.tr) tarafından kullanılan enflasyon hesaplayıcısına göre 43.780.834.692,00-TL'nin işbu kararın verildiği tarihte 506.781,56.-TL'ye tekabül ettiği, dolayısıyla -taleple bağlılık ilkesi de dikkate alınarak- 501.105,00.-TL'nin davalı idarece tazmin edilmesi gerektiği,<br>Davacının faiz istemine gelince;<br> Davacının; 43.780,83-TL (eski 43.780.843.692,00-TL) alacağının mülkiyet hakkı kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, sadece bu tutarın tazminine hükmedilmesi ve başvuru tarihinden itibaren yasal faiz uygulanması durumunda bahsedilen değer kaybı oranı dikkate alındığında bu durumun başvurucu üzerinde aşırı ve orantısız bir yüke sebep olacağı, ancak Mahkemelerince AİHM'in belirtilen kararı uyarınca aradan geçen süre boyunca enflasyon oranları dikkate alınarak, zamanaşımı ve enflasyonun etkileri de göz önünde bulundurularak, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (http://www.tcmb.gov.tr) tarafından kullanılan enflasyon hesaplayıcısına göre güncellenmek suretiyle hisselerin bedelinin güncellenmesi durumunda gerçek zararın ortaya konulması nedeniyle, zarar yönünden tekraren faiz uygulanması olanağı bulunmadığı sonucuna varılmıştır.<br> Belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulü ile 501.105,00-TL'nin davalı idareden alınarak davacıya ödenmesine, faiz istemi yönünden ise davanın reddine karar verilmiştir.<br> Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 10. İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, davacı tarafın talebine konu Banka hisselerinin elinden çıkmasına ... tarih ve ... sayılı Kurul kararının neden olmadığı, 20/09/2001 tarihinde imzalanan sözleşme ile hisseleri Fon tarafından ... Bank Plc.'ye devredilen Demirbank TAŞ'nin, 14/12/2001 tarihinde tüm hak, alacak, borç ve yükümlülükleriyle ve tüzel kişiliği sona ermek suretiyle ... Bank AŞ'ye devredildiği ve tüzel kişiliği ticaret sicilinden terkin edilmek suretiyle sona erdiği, davacının sahip olduğunu iddia ettiği hisse senetlerinin mülkiyetini kaybetmesinde Kurumlarının herhangi bir fonksiyonu bulunmadığından davanın husumet yönünden reddedilerek Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'nun hasım mevkiine alınması gerektiği, Danıştay Onuncu Dairesi'nin iptal kararının yerine getirilmesinin hukuken ve fiilen mümkün bulunmadığı, Danıştay Onuncu Dairesi'nce verilen kararın banka hisselerinin değerinin bulunduğuna bir kanıt olmadığı, ayrıca Bankanın zarara maruz kalmadığı ya da özkaynaklarını yitirmediği yolunda bir tespit içermediğinden iptal kararı nedeniyle tazminat yükümlülüğü doğmadığı, Banka hisselerinin devir tarihi itibarıyla maddi bir karşılığının bulunmadığı hususunun yargı organlarınca tespit edildiği, Demirbank TAŞ'nin özkaynaklarını tamamen kaybettiği, dolayısıyla Banka hisselerinin finansal olarak hiçbir değerinin kalmadığı ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, emsal nitelikli kararların Danıştay tarafından onandığı, Anayasa Mahkemesi'nin de enflasyon katsayısı yerine faiz uygulanması durumunda hükmedilen tazminatların enflasyon karşısında önemli ölçüde değer kaybına uğrayacağı yönünde kararının bulunduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br> Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME :<br> Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.<br> Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU :<br> Açıklanan nedenlerle; <br> 1. Davalının temyiz isteminin reddine,<br> 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle kısmen kabulüne kısmen reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA,<br> 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,<br> 4. Posta giderleri avansından artan tutarın davalıya iadesine, <br> 5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ...İdare Mahkemesine gönderilmesine, 17/12/2024 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.<br><br><br>(X) KARŞI OY :<br><br> Dosyanın incelenmesinden; davacı tarafından, Demirbank T.A.Ş.'nin temettü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetiminin Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'na devrine ilişkin Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu (BDDK) kararı neticesinde kaybettiği Demirbank T.A.Ş'.ye ait hisse senetlerinin bedellerinin tazmini amacıyla davalı idareye yapılan başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptal edilmesi üzerine bu işlem sebebiyle uğranıldığı ileri sürülen 20.000,00-TL (ıslah sonrası 501.105,00-TL) maddi zararın yasal faizi ile birlikte tazminen ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davada, ... İdare Mahkemesi'nce davanın kısmen kabulüne , kısmen reddine karar verilmiş, anılan karara karşı davalı tarafından yapılan istinaf başvurusunun ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesi tarafından reddine karar verilmiş olup, anılan kararın davalı idare tarafından temyizen incelenerek bozulması istenilmiştir.<br> Her ne kadar, davacı tarafından tazminat talebine dayanak olarak BDDK kararı gösterilmiş ise de davacı, sahibi olduğunu iddia ettiği Banka hisse senetlerinin mülkiyetini, BDDK'nın kararıyla değil, Fon'un ... tarih ve... sayılı kararı sonucunda kaybetmiştir. Dolayısıyla, oluştuğu iddia edilen zararla BDDK'nın Danıştay Onuncu Dairesi'nin kararlarına konu olan 06/12/2000 tarih ve 123 sayılı kararı ve Danıştay Onuncu Dairesi'nin iptal kararı üzerine verilen 05/12/2005 tarihli ve 1523 sayılı kararı arasında bir nedensellik bağı bulunmamaktadır.<br> Banka hisselerinin mülkiyetinin Fon'a intikali ise, 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 14. maddesinin (5) numaralı fıkrasının (a) bendinin (ab) alt bendinde yer alan "Fon ... hisselerin tamamına sahip olmak kaydıyla, sermayesine tekabül eden zararlarını devralmaya yetkilidir. Devralınan zararlara istinaden yapılacak ödemelerin karşılığını temsil eden hisseler başkaca bir işleme gerek kalmaksızın Fon'a intikal eder." kuralına dayanmaktadır. Bu hüküm çerçevesinde alınan Fon'un 06/12/2000 tarih ve 29 sayılı kararıyla da, "birikmiş zararının, sigortaya tabi mevduatının altında olduğu dikkate alınarak, Banka hakkında 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 14. maddesinin 5. fıkrasının (a) bendinin (ab) alt bendi hükmü uygulanarak, Banka hisse senetlerinin tamamının, Banka zararının ödenmiş sermayeye tekabül eden 275.000 milyar TL tutarındaki kısmının, adı geçen Banka'ya aynı tutarda yapılacak ödeme karşılığında devralınmasına ve hisse senetlerinin Banka pay defterine Fon adına kaydedilmesinin Banka Yönetim Kurulu Başkanlığı'ndan istenilmesine" karar verildiğinden, davacının sahip olduğu Banka hisse senetlerinin mülkiyetini kaybetmesinde BDDK'nın herhangi bir işlevi bulunmamaktadır.<br>Bilindiği gibi, idarenin 2577 sayılı İdarî Yargılama Usulü Kanunu'nun 28. maddesi uyarınca sorumlu tutulabilmesi için, davacının zarara uğramış olmasının yanı sıra, zararın yargı kararını idarenin keyfi şekilde yerine getirmemesinden kaynaklanması da gerekmektedir. Oysa, dava konusu olayda, uğranıldığı iddia edilen zararın dayanağı, Danıştay Onuncu Dairesi'nin 05.11.2004 tarih ve E:2004/8038, K:2004/7170 sayılı kararının uygulanmaması değildir. Çünkü Danıştay Onuncu Dairesi, Banka'nın temettü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetiminin Fon'a devredilmesine ilişkin Kurul kararını iptal etmiştir. Dolayısıyla, iptal kararının uygulanması çerçevesinde hukuken ve fiilen imkân bulunması hâlinde yapılacak olan işlem, temettü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetimin iadesidir. Görüldüğü üzere, iptal kararının uygulanması çerçevesinde BDDK tarafından yapılacak işlemler arasında hisselerin mülkiyetinin iadesi yer almamaktadır. Kaldı ki, 20/09/2001 tarihi itibarıyla ... Bankası ile Fon arasında hisse devri sözleşmesi imzalandığı, fiilî hisse devrinin 30/10/2001 tarihi itibarıyla gerçekleştiği ve BDDK'nın ... tarih ve ... sayılı kararı ile Banka'nın ... Bankası ile birleştirilmiş olduğu dikkate alındığında, artık ortada Banka'nın tüzel kişiliğinin bulunmaması nedeniyle hisselerin varlığından da söz edilemeyeceğinden, davacının tazminat isteminin karşılanmasına imkan bulunmamaktadır.<br>Bu nedenlerle; davalı idarenin temyiz isteminin kabul edilerek davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddine dair Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği oyu ile karara katılmıyorum.<br> <br><br><br> <br><br><br><br></font></p></body></html>

tazminat