<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 5. Daire Başkanlığı         2022/10859 E.  ,  2024/21365 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>BEŞİNCİ DAİRE<br>Esas No : 2022/10859<br>Karar No : 2024/21365<br><br>Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... <br>Vekili : Av. ...<br><br>Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA<br>Vekili : Hukuk Müşaviri ...<br><br>İstemin Özeti: 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile yoksun kalındığı iddia olunan özlük haklarının iadesine, parasal haklarının en yüksek banka mevduat faiziyle birlikte ödenmesine ayrıca 300.000,00-TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. <br> <br>Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Bank Asya hesap hareketlerinin rutin bankacılık işlemleri olduğu, aleyhine değerlendirilen sendika üyeliğinin ulusal ve uluslararası hukuk bakımından koruma altına alındığı, sendikal haklarının ihlal edildiği, terör örgütüne bilerek ve isteyerek yardım etme suçundan verilen mahkumiyet hükmünün istinaf incelemesi neticesinde kaldırıldığı ve hakkında beraat kararı verildiği, masumiyet karinesinin geçerliliğini koruduğu, ceza mahkemesi sonucunun bekletici mesele yapılması gerektiği, OHAL döneminde alınan tedbirlerin bu dönemle sınırlı olarak kalması gerektiği, dava konusu işlemin ölçülü olmadığı, görevi boyunca sadakat yükümlülüğünü ihlal etmediği, suç ve cezaların kanuniliği ilkesinin, savunma, gerekçeli karar, adil yargılanma, mahkemeye erişim, eğitim, mülkiyet ilkelerinin ihlal edildiği, FETÖ/PDY ile irtibatlı olduğuna ilişkin iddianın somut bilgi ve belgeler ile ortaya konulamadığı ileri sürülmektedir. <br><br>Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.<br><br>Danıştay Tetkik Hakimi : ...<br>Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. <br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "Adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü:<br>Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.<br>Bununla birlikte, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan; ''...Tanık F.U.'nun beyanında, FETÖ örgütüne ait dershanelerde çalıştım, en son Vezirköprü'de matematik öğretmeni olarak çalışıyordum, ben 2015-2016 yıllarında bana isimlerini okuduğunuz sanıkları tanıdım, T.Ö Vezirköprü ilçesinde Milli Eğitim öğretmenlerinden sorumlu abiydi, N.Ç de öğretmenlerden sorumluydu, T.Ö ile aralarındaki sorumluluk hiyerarşisini tam bilmiyorum, C.K'yı çok iyi tanımıyorum, duyduğuma göre önceden esnaflardan sorumlu bölgecilik yapmış, İ.Z.yi tanımıyorum, R.F'yi tanımıyorum, ... Kesmen'i komşumuz olmasından dolayı tanıyorum, sohbete gidiyordu, ancak sorumluluk düzeyinde faaliyeti olup olmadığını bilmiyorum, H.S'nin sohbete gidip geldiğini biliyorum, herhangi bir sorumluluk alıp almadığını bilmiyorum..." şeklinde beyanda bulunduğu; aynı kararın devamında sanık N.Ç'nin 22/11/2016 tarihli Cumhuriyet Başsavcılığınca alınan ifadesinde özetle, "... alt mütevelli olarak hatırladığım kişiler H.T, B.B, S.H, E.B, A.E, H.S, M.Ü, R.D, S.G (S. son dönemde katılmadı) ilkokuldan sorumlu, ortaokuldan A.G.G, M.C.Ö, C.K sorumlu idi, liseden R.C, R.K, ... (... yalnızca sohbetlere katılıyor olabilir alt mütevelli diyebileceğim kadar örgütle bağlantısı yoktur) E.B, H.K, H.T, H.Y sorumlu idi. Hatırladığım kişiler bunlardır...'' tespitleri, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.<br>Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 16/12/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi. <br><br></font></p></body></html>

tazminat