<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2021/6491 E.  ,  2024/6095 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>ONUNCU DAİRE <br>Esas No : 2021/6491<br>Karar No : 2024/6095 <br><br>TEMYİZ EDEN (DAVACI) :... <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı<br>VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ...<br><br>İSTEMİN_KONUSU: 01/05/2009 tarihinde İstanbul İli, Beyoğlu İlçesi, Taksim Meydanı'nda yapılan gösteri ve etkinliklere katılan davacının, polis tarafından darp edildiği ve yakalama tutanağı düzenlenmeksizin bir kaç saat Beyoğlu İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne götürülerek tutulduğu ileri sürülerek 1.000,00 TL maddi, 20.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan dava sonucunda,...İdare Mahkemesince Danıştay Onuncu Dairesinin 14/10/2015 tarih ve E:2012/4246, K:2015/4335 sayılı bozma kararı üzerine yapılan yargılama neticesinde davanın reddi yolunda verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararın temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI: Davacı tarafından, tazminat istemine konu olaylara karışan polis memurları hakkında yürütülen ceza kovuşturması neticesinde tesis edilen karar incelendiği takdirde maruz kaldığı işkence ve hürriyeti tahdit suçları açısından bir tereddüt bulunmadığının görüleceği, davalı idarenin kusurlu eyleminin sabit olduğu, faillerin ceza soruşturması ve kovuşturması neticesinde tespit edilememesinin zararın tazminine engel teşkil etmediği ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI: Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ: ...<br>DÜŞÜNCESİ :.Temyiz isteminin kabulü ile İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br>İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br>Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU:<br>Açıklanan nedenlerle;<br>1. Davacının temyiz isteminin REDDİNE,<br>2.... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararının ONANMASINA,<br>3. Temyiz yargılama giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, <br>4. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (on beş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 11/12/2024 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.<br><br><br><br>(X)-KARŞI OY :<br>Dava; 01/05/2009 tarihinde İstanbul İli, Beyoğlu İlçesi, Taksim Meydanı'nda yapılan gösteri ve etkinliklere katılan davacının, polis tarafından darp edildiği ve yakalama tutanağı düzenlenmeksizin bir kaç saat Beyoğlu İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne götürülerek tutulduğu ileri sürülerek 1.000,00 TL maddi, 20.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.<br>Anayasanın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmıştır.<br>Dosyanın incelenmesinden; davacının 04/05/2009 tarihinde Sağlık Bakanlığı Habipler Sağlık Ocağı'na başvurduğu ve vücudunda meydana gelen yaralanmalara ilişkin rapor düzenlendiği, davacının 08/05/2009 tarihinde ... Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunması üzerine sevk edildiği Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Beyoğlu Adli Tıp Şube Müdürlüğü tarafından düzenlenen... tarih ve ... nolu sağlık raporunda davacının yaralanmasının basit bir tıbbi müdahale ile giderilecek ölçüde hafif nitelikte olmadığının belirtildiği, davacının ceza soruşturması sırasında ilgili emniyet mensuplarını teşhis ettiği, polis memurları hakkında işkence ve hürriyeti tahdit suçundan iddianame düzenlenerek ... Ağır Ceza Mahkemesinde dava açıldığı, anılan Mahkemece... tarih ve E:..., K:... sayılı karar ile sanıkların beraatlerine karar verildiği, bu kararın temyiz incelemesinde Yargıtay ... Ceza Dairesince verilen ...tarih ve E:..., K:... sayılı karar ile beraat kararının eksik inceleme ile hüküm kurulduğu gerekçesiyle bozulduğu, bozma kararı üzerine... Ağır Ceza Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde verilen...tarih ve E:..., K:... sayılı karar ile sanıkların temin edilen fotoğraflarıyla dosyada bulunan CD'ler ve dosya konusu evraklar üzerinde İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo, Televizyon ve Sinema bölümünde görevli öğretim üyeleri tarafından yapılan incelemelerde, görüntülerde yer alan polis memurlarının kasklı ve gaz maskeli olması nedeniyle yüzlerinin teşhis edilemediği, davada sanık olarak yer alan polislerin fotoğraflarıyla görüntülerdeki polisler arasında net bir benzerlik kurulamadığından olaya katılanların tespit edilemediği, olaya ilişkin emniyet müdürlüğü kamera kayıtlarına ilişkin Beyoğlu İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne yazılan yazıya cevaben kamera kayıtlarının 20-22 gün arasında saklandığı, bu nedenle elde edilemediği belirtilerek yüklenen suçların sanıklar tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle CMK.nun 223/2-e maddesi gereğince atılı suçlardan ayrı ayrı beraatlerine, karar kesinleştiğinde atılı suçların gerçek faillerinin tespiti ile gereğinin takdir ve ifası için ... Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunulmasına karar verildiği, bu kararın temyiz incelemesinde Yargıtay... Ceza Dairesince verilen...tarih ve E:..., K:... sayılı karar ile bir kısım sanıklar yönünden beraat kararının onanmasına, bir kısım sanıklar yönünden ise davanın zaman aşımı nedeniyle düşmesine karar verildiği görülmektedir.<br>Uyuşmazlık konusu olayda, her ne kadar davacının şikayeti üzerine açılan ceza davasında yapılan yargılama neticesinde, davacıya karşı işlenen suçları sanık polis memurlarının işlediği hususunda somut delil bulunmadığı gerekçesiyle polis memurlarının beraatine karar verilmiş ise de, anılan Mahkemece "atılı suçların gerçek faillerinin tespiti ile gereğinin takdir ve ifası için ... Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmasına" karar verildiği hususu ile davacının yaralanmasının basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olmadığı yönündeki sağlık raporları ve dosya içerisinde bulunan diğer bilgi ve belgelerin birlikte incelenmesinden, davacının, 01/05/2009 tarihinde İstanbul İli, Beyoğlu İlçesi Taksim Meydanı'nda yapılan gösteri ve etkinlikler sırasında, hangi kamu görevlisi tarafından yapıldığı ortaya konulamamış olsa bile, idarenin kolluk görevlilerince belli bir düzeyde şiddete maruz bırakıldığı anlaşılmaktadır.<br>Zira, ceza soruşturması kapsamında sanık sıfatıyla ifadesi alınan N. M. D. isimli şahsın savunmasında yer alan; olay tarihinde Beyoğlu Tarlabaşı Bulvarı üzerinde görevli olduğu, dövülme anı olduğuna ilişkin sayfa 41 deki fotoğraflarda ve akabindeki fotoğraflarda olmadığı, sadece şikayetçinin (davacının) isimlerini bilmediği yüzleri kapalı iki robokop çevik kuvvet görevlileri eşliğinde getirildiğini gördüğü, amir bilinciyle olumsuz bir durum olmasın diye kameraların da bulunduğunu bildiğinden aksayarak gelen şikayetçiye (davacıya) yardım etmek için getirenler kendi memuru olmamasına rağmen koluna girdiği, ... gazetesindeki fotoğrafta göründüğü gibi gazdan, başka bir şeyden etkilendiğini düşünerek başını yukarı doğru kaldırıp nefes almasını sağlayıp o şekilde yaklaşık altı yedi metre sonra avukatımın görüntülerde arz edeceği şekilde düzgün bir şekilde kendisini götürün diye komiser olduğu için herhangi bir memura teslim ettiği, şahsın yakalamasını yapanın kendisi olmadığı, şikayetçiyi (davacıyı) yakalayan memurların fotoğrafta görülen ve 41 nolu fotoğrafta görülen memurlar olduğu şeklindeki beyanlar da davacının 01/05/2009 tarihinde İstanbul İli, Beyoğlu İlçesi Taksim Meydanı'nda yapılan gösteri ve etkinliklerde yer aldığını, davacıya kimliği belirlenemeyen polis memurlarınca müdahalede bulunulduğunu ortaya koymaktadır.<br>Bu itibarla; davacının 01/05/2009 tarihinde İstanbul İli, Beyoğlu İlçesi Taksim Meydanı'nda yapılan gösteri ve etkinlikler sırasında kimliği henüz belirlenemeyen polis memurlarının müdahalesi neticesinde yaralandığı ve davacının yaralanmasına ilişkin olarak davalı idarenin hizmet kusuru bulunduğu sonucuna varıldığından, davanın reddi yolunda verilen temyize konu İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği oyuyla aksi yöndeki Daire kararına katılmıyoruz. <br> <br><br><br></font></p></body></html>

tazminat