<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2024/6005 E. , 2024/7005 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>SEKİZİNCİ DAİRE<br>Esas No : 2024/6005<br>Karar No : 2024/7005 <br><br>TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVACI) : ... ve Ortakları <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVALI) : ...Birliği <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. <br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Davacı adi ortaklığın akaryakıt istasyonu faaliyeti gösteren işyerinde fiktif işlem gerçekleştirildiğinin ... tarih ve... sayılı vergi tekniği raporu ile tespit edilmesi nedeniyle söz konusu işyerine ait POS terminallerinin işleme kapatılmasına ilişkin ...tarih ve ... sayılı işlemin ... İdare Mahkemesi'nin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararıyla iptal edilmesi üzerine POS terminallerinin işleme kapatılması nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen kazanç kaybı karşılığı, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere, 150.000-TL maddi ile anılan işlemin yürütmesinin durdurulmasına ilişkin kararın davalı idarece uygulanmadığından bahisle 50.000-TL manevi olmak üzere toplam 200.000-TL tazminatın dava tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.<br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararıyla; davacı adi ortaklık hakkında yapılan vergi incelemesi kapsamında ortakların, yakınlarına ve meslektaşlarına ait kredi kartlarını POS cihazlarından geçirerek nakit ihtiyaçlarını giderdiklerini belirterek 2014, 2015 ve 2016 yıllarında nakit açığını gidermek için kullandıkları kartların kimlere ait olduklarını beyan ettikleri, söz konusu beyanların dercedildiği 18/06/2019 tarihli vergi inceleme tutanağının ortaklar tarafından imzalandığı, ortaklar tarafından bildirilen kart sahiplerinin, vergi müfettişi tarafından alınan yazılı beyanlarında, akaryakıt istasyonunun nakit sıkışıklığını gidermek amacıyla istasyonda bulunan POS cihazlarından çekim işlemi yaptıklarını ifade ettiklerinin görüldüğü, bu durumda davacı adi ortaklığın akaryakıt istasyonu faaliyeti gösteren işyerinde, POS cihazlarının amacı dışında kullanılması suretiyle muvazaalı işlem, kısaca fiktif işlem gerçekleştirildiğinin sabit olduğu, hiç kimsenin kendi kusuruna dayanarak dava açamayacağı ve olayda idareyi tazminle yükümlü kılacak nitelik ve ağırlıkta idareye atfı ve izafesi kabil bir kusurun varlığından söz etmeye olanak bulunmadığından bahisle maddi tazminat isteminin reddine, yürütmeyi durdurma kararının tebliğinden itibaren 30 günlük yasal süre içerisinde, davalı idarece yürütmesi durdurulan işlem ile aynı usul izlenerek yargı kararının uygulanmasını temin maksadıyla mahkeme kararının Birlik üyelerine gönderilmesi için Bankalararası Kart Merkezi'ne bildirimde bulunulduğu ve bu haliyle davalı idarenin yargı kararının gereklerini süresi içerisinde yerine getirdiğinin kabulü gerektiği, ihtilaf konusu olayda davalı idarenin yargı kararının uygulamaması sonucunu doğuran bir işleminin bulunmadığı anlaşılmakla 2577 sayılı Kanunun 28. maddesine istinaden açılan tam yargı davalarında idarenin tazminat ödemekle sorumlu tutulabilmesi için öngörülen şartların somut olayda gerçekleşmediğinden bahisle manevi tazminat isteminin de reddi gerektiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.<br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu, davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. <br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Hukuka aykırı olan temyiz istemine konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı İdare tarafından usule ilişkin olarak, dava değerinin 2577 sayılı Kanun'un 46/1-b maddesinde düzenlenen temyiz sınırının altında olduğu ve kesin olan Bölge İdare Mahkemesi kararının temyize kapalı olduğu, esasa ilişkin olarak ise temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği savunulmaktadır.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...<br>DÜŞÜNCESİ : Davacının dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak dava açtığı ve 2577 sayılı Kanun'un 16/4. maddesi gereği miktar artırımında bulunulabileceği dikkate alındığında, aynı Kanun'un 46/1-b bendinde belirtilen parasal sınır dikkate alınmaksızın hükmün denetlenmesini talep etme hakkı çerçevesinde temyiz isteminin esasının incelenmesi gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:<br><br>İLGİLİ MEVZUAT :<br>2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İstinaf" başlıklı 45. maddesinde, "1) İdare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi, mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde istinaf yoluna başvurulabilir...3) Bölge idare mahkemesi, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar verir. Karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı verir...6) Bölge idare mahkemelerinin 46. maddeye göre temyize açık olmayan kararları kesindir." hükmüne yer verilmiştir.<br> Aynı Kanunun 'Temyiz' başlıklı 46. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, konusu yüzbin Türk Lirasını aşan vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemler hakkında açılan davalar hakkında verilen kararların temyiz edilebileceği hükme bağlanmış olup, aynı Kanun'un ek 1. maddesinde yer alan düzenleme uyarınca, bu Kanunda öngörülen parasal sınırlar, her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, önceki yılda uygulanan parasal sınırların, o yıl için 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 298. maddesi hükümleri uyarınca Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulandığından, temyizen incelenerek bozulması <br>istenilen Bölge İdare Mahkemesi kararının verildiği 2024 yılı için temyiz sınırı 920.000-TL olarak belirlenmiş bulunmaktadır.<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME :<br>Uyuşmazlıkta; davacı adi ortaklık tarafından İdare Mahkemesi kararı ile iptal edilen davalı idare işlemi ile yürütmeyi durdurma kararının uygulanmaması nedeniyle uğranıldığı iddia edilen şimdilik 150.000-TL maddi, 50.000-TL manevi zararın dava tarihinden tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemiyle açılan davanın, 2577 sayılı Kanun'un 46. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi hükmü kapsamında, Bölge İdare Mahkemesi kararı tarihinde güncel temyiz parasal sınırın altında kaldığı anlaşılmaktadır.<br>Bu durumda, temyiz istemine esas teşkil eden kararın Bölge İdare Mahkemesinin 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunun 46. maddesine göre temyiz yolu açık olmayan "kesin" kararlarından olduğu anlaşıldığından, temyiz isteminin incelenmesine yasal olanak bulunmamaktadır.<br><br>KARAR SONUCU :<br>Açıklanan nedenlerle;<br>1- TEMYİZ İSTEMİNİN İNCELENMEKSİZİN REDDİNE, <br>2- Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, kesin olarak, 18/12/2024 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi. <br> <br><br>KARŞI OY :<br><br>(X)- 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "Temyiz" başlıklı 46. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde; konusu yüz bin Türk lirasını aşan vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemler hakkında açılan davalar bakımından bölge idare mahkemelerince verilen kararların Danıştay'da, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebileceği kurala bağlanmıştır. <br>Aynı Kanunun 16. maddesinin dördüncü fıkrasında ise; tarafların, sürenin geçmesinden sonra verecekleri savunmalara veya ikinci dilekçelere dayanarak hak iddia edemeyecekleri; ancak, tam yargı davalarında dava dilekçesinde belirtilen miktarın, süre veya diğer usul kuralları gözetilmeksizin nihai karar verilinceye kadar, harcı ödenmek suretiyle bir defaya mahsus olmak üzere artırılabileceği ve miktarın artırılmasına ilişkin dilekçenin otuz gün içinde cevap verilmek üzere karşı tarafa tebliğ edileceği kurala bağlanmıştır.<br>Buna göre; davacının dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak dava açtığı ve 2577 sayılı Kanun'un 16/4. maddesi gereği miktar artırımında bulunulabileceği dikkate alındığında, aynı Kanun'un 46/1-b bendinde belirtilen parasal sınır dikkate alınmaksızın hükmün denetlenmesini talep etme hakkı çerçevesinde temyiz isteminin esasının incelenmesi gerekirken, istemin incelenmeksizin reddi yolunda verilen çoğunluk kararına katılmıyorum.<br> <br><br><br><br><br> <br><br><br><br></font></p></body></html>
tazminat