<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2024/3096 E. , 2024/5164 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br> D A N I Ş T A Y<br>ONÜÇÜNCÜ DAİRE<br>Esas No:2024/3096<br>Karar No:2024/5164<br><br>TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...<br> <br>KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Fonu<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br> Dava konusu istem: Davacı tarafından Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu tarafından Bank Asyada bulunan altın hesabına bloke konulması nedeniyle uğradığını ileri sürdüğü zarara ilişkin olarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00-TL tazminatın yasal faizi ile birlikte davalı idareden tazmin edilmesi istenilmiştir.<br> İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulunun ... tarih ve... sayılı kararıyla faaliyet izni kaldırılan Bank Asyada davacının altın cinsinden mevduatlarının bulunduğu, el koyma sürecinden sonra davacının hesaplarına bloke konulduğu, blokenin kaldırılması üzerine de Asya Katılım Bankası A.Ş. nezdinde bulunan altın cinsi hesapların bankanın faaliyet izninin kaldırıldığı 22/07/2016 tarihindeki Merkez Bankası döviz alış kurları esas alınarak Türk Lirası'na çevrildiği ve davacıya 22/02/2021 tarihinde 52.651,60-TL ödemenin yapıldığı, davacının da söz konusu altın hesabına konulan blokenin vaktinde kaldırılmaması dolayısıyla uğradığı iddia olunan zarara ilişkin olarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00-TL tazminatın yasal faizi ile birlikte davalı idareden tazmin edilmesine karar verilmesi istemiyle bakılan davanın açıldığı; mevzuat hükümleri uyarınca döviz cinsinden hesapların Türk Lirası karşılıklarının, kredi kuruluşunun faaliyet izninin kaldırıldığı tarihteki Merkez Bankası döviz alış kurları esas alınarak belirleneceği, kıymetli maden cinsinden hesapların Türk Lirası karşılıklarının ise, kredi kuruluşunun faaliyet izninin kaldırıldığı 22/07/2016 tarihindeki İstanbul Altın Borsası seans kapanış fiyatına ve Merkez Bankası döviz alış kurları esas alınarak belirleneceği, başka bir deyişle, döviz hesapları ile kıymetli maden hesaplarının Türk Lirası karşılıklarının hesaplanma yöntemlerinin birbirinden farklılık oluşturduğu, dolayısıyla, davacının, Bank Asya nezdinde bulunan kıymetli maden (altın) cinsinden hesaplarının Türk Lirası karşılıklarının anılan Bankanın faaliyet izninin kaldırıldığı 22/07/2016 tarihli İstanbul Altın Borsası kapanış seansı fiyatı ve Merkez Bankası döviz alış kuru esas alınmak suretiyle Türk Lirası'na çevrildiği ve 22/02/2021 tarihinde davacıya 52.651,60-TL toplam ödemede bulunulduğu anlaşıldığından, davalı idare tarafından Sigortaya Tabi Mevduat ve Katılım Fonları ile Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunca Tahsil Olunacak Primlere Dair Yönetmeliğin 6. maddesine göre hesap yaparak, davacının Bank Asya nezdinde açılmış bulunan kıymetli maden cinsindeki yatırımının, Bank Asyanın faaliyet izninin kaldırıldığı tarihteki İstanbul Altın Borsası seans kapanış fiyatı ve Merkez Bankası döviz alış kurları esas alınarak belirlendiği ve davacıya bu şartlarda ödeme yapıldığı tespit edildiğinden, davacının tazminata ilişkin taleplerinin yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır.<br> Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.<br> Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinafa konu kararın, kararın verildiği tarih itibarıyla konusu yirmi bin Türk Lirası'nı geçmeyen bir uyuşmazlığa ilişkin olduğu, 2577 sayılı Kanun'un 45/1. maddesinde belirlenen parasal sınır içerisinde yer aldığı, bu nedenle davacının istinaf başvurusunun incelenmesine hukuki olanak bulunmadığı sonucuna varılmıştır.<br> Açıklanan nedenle, 2577 sayılı Kanun'un 45/2. ve 48/7. maddeleri uyarınca davacının istinaf başvurusunun incelenmeksizin reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, beş yıl boyunca birikimlerine ulaşamadığı ve enflasyonun sürekli artması nedeniyle parasının değer kaybettiği, dava açarken parasal miktarı alt sınırdan belirleyerek şimdilik 10.000,00-TL'nin tazmini istemiyle davayı açtığı, temyiz dilekçesinde bu miktarı 60.000-TL olarak belirttiği, gerçek miktarın bilirkişi tarafından hesaplanarak kendisine ödenmesi gerektiği, davalı idarece hesaba bloke koyulmamış olsaydı o günkü değer üzerinden parasını alabilecek olduğu, Anayasa Mahkemesinin de bu konuda emsal bir kararının bulunduğu ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, davacı tarafından fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak suretiyle dava açılmış ise de sonradan ıslah yoluna gidilmeyerek miktarın arttırılması talep edilmediğinden dava dilekçesindeki miktarın esas alınması gerektiği, davacının hesabındaki paranın Bank Asyanın faaliyet izninin kaldırıldığı tarihteki İstanbul Altın Borsası seans kapanış fiyatı üzerinden Türk Lirası'na dönüştürülerek Vakıf Katılım Bankasına aktarıldığı, TMSF'nin bu konuda bir yükümlülüğü olmamasına rağmen paranın vadeli hesapta nemalandırıldığı ve işlemiş kar payı ile birlikte hak sahibine ödenmesi için Vakıf Katılım'a talimat verildiği, aktarım tarihi itibarıyla 36.958,83-TL olan mevduatın 52.651,60-TL'ye ulaştığı, yapılan işlemlerin hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br> Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br> <br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME :<br> Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.<br> Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br> <br>KARAR SONUCU :<br> Açıklanan nedenlerle; <br> 1. Davacının temyiz isteminin reddine,<br> 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun incelenmeksizin reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA,<br> 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,<br> 4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine, <br> 5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 03/12/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.<br> <br><br><br> <br><br><br><br></font></p></body></html>
tazminat