<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2023/2642 E. , 2025/1098 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>ONUNCU DAİRE<br>Esas No : 2023/2642<br>Karar No : 2025/1098 <br><br>TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Valiliği / ...<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN_KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K... sayılı kararının davacı tarafından aleyhe olan kısmının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ:<br>Dava konusu istem: Mardin ili, Nusaybin ilçesi ... Mahallesi, ... Caddesi, No:... adresinde market işleten davacı tarafından, 14/03/2016 tarihinde ilan edilen sokağa çıkma yasağı sürecinde, işyerindeki eşya ve ürünlerin zarar gördüğünden ve kazanç kaybına uğradığından bahisle oluştuğu ileri sürülen zararların 5233 sayılı Kanun kapsamında karşılanması istemiyle davalı idareye yapılan başvuru üzerine kendisine 20.000,00 TL ödenmesine karar verilmesine ilişkin Mardin Valiliği ... No'lu Zarar Tespit Komisyonunun ... tarih ve ... sayılı işlemine karşı yaptığı itirazın reddine dair Mardin Valiliği... No'lu Zarar Tespit Komisyonunun... tarih ve ... sayılı işleminin iptaline karar verilmesi istenilmiştir.<br><br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararıyla; dava konusu işlemin hukuka uygunluk denetiminde, başvuru dilekçesindeki taleplerin her biri yönünden ayrı ayrı değerlendirme yapılması gerektiği, işyerinin fiziki zararları yönünden; işyerinin mülkiyetinin davacıya ait olmadığı, dolayısıyla dava konusu işlemin davacının işyeri yapısal zararlarının karşılanması talebinin reddine yönelik kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı, işyerinde hasara uğrayan eşyalar yönünden; hasar gören eşyalara ilişkin hasar tespiti yapılarak kayda alınmasına rağmen zarara uğrayan eşyalar hakkında herhangi bir miktar belirlemesine gidilmediği, zarar miktarının, objektif ve tutarlı ölçütlere göre hakkaniyete ve günün ekonomik koşullarına uygun bir biçimde doğrudan doğruya veya bilirkişi aracılığıyla belirlenmesi ve karşılanması gerekirken, bu yükümlülüklere riayet edilmediği ve davacı şirkete önerilen 20.000,00 TL hasar miktarının hangi kriterler esas alınarak hesaplandığı hususunun somut verilerle ortaya konulamadığı, eksik inceleme ve araştırma yapıldığı gerekçesiyle, dava konusu işlemin işyerindeki eşyalarda meydana gelen zararlara ilişkin kısmında hukuka uyarlık bulunmadığı, kazanç kaybı yönünden; ticari faaliyet çerçevesinde mahrum kalınan kazanç ve muhtemel gelir kayıpları ile gerçek ve tüzel kişilerin işletmelerinin devamı için kendi iradeleri ile yaptıkları olağan giderlerin kişilerin terör eylemlerine hedef olmalarından kaynaklanan zarar olarak nitelendirilemeyeceğinden 5233 sayılı Kanun uyarınca karşılanacak zararlar kapsamına girmediği, ticari nitelikli bir zararının karşılanabilmesi için ancak ticarete konu taşınır/taşınmaz mal varlığına maddi/fiziki bir zarar verilmesi veya rıza dışında mal varlığına ulaşılamaması gerektiği; somut olayda ise bu tür bir zarar bulunmadığı, bu itibarla, ticari nitelikteki zarar kapsamında değerlendirilen tazminat istemine konu zarar ve gelir kayıplarının muhtemel zarar niteliğinde olduğu, dava konusu işlemin söz konusu zararların karşılanması isteminin -değerlendirme yapılmamak suretiyle zımnen- reddine yönelik kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, dava konusu işlemin, davacıya ait işyerinde mevcut ticari eşya ve malzemelerde meydana gelen zararlara ilişkin kısmının iptaline, gelir kaybı zararına ilişkin kısmı ile işyerinin fiziki zararlarına ilişkin kısımları yönünden davanın reddine karar verilmiştir.<br><br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi.... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu... İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve taraflarca ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI: Davacı tarafından, "gelir kaybına uğradığından bahisle uğranıldığı ileri sürülen zararlara" ve "işyeri fiziki zararlarına" ilişkin kısım yönünden davanın reddine karar verildiği ancak idareye yaptığı başvuruda sacece kazanç kaybına atıfta bulunduğu, dava dilekçesinde kesinlikle ret edilen kalemler için bir talebinin olmadığı, taleple bağlılık ilkesi gereği sadece başvurduğu kalemler doğrultusunda karar verilmesi gerektiği, teklif edilen miktarın bilirkişi incelemesi olmadan ve hangi kaleme ne kadar fiyat biçildiğinin belli olmaması nedeniyle iptal davası açtığı, talep edilmeyen kalemler yönünden davanın kısmen reddi yolundaki kararın kanuna aykırı olduğu ileri sürülmektedir. <br><br>KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI: Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ: ...<br>DÜŞÜNCESİ :Temyize konu kararın gerekçeli olarak onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME: <br><br>A) Temyize Konu Kararın İşyeri Fiziki Zararları ve Gelir Kaybı Yönünden İncelenmesi:<br>Davacının temyiz dilekçesinde, idareye yaptığı başvuruda sadece kazanç kaybına atıfta bulunulduğu, red edilen kalemler için bir talebin olmadığı belirtilmiştir.<br>Dosyada bulunan 22/09/2016 tarihli Zarar Tespit Komisyonuna başvuru dilekçesi incelendiğinde davacının işyeri eşyası için 160.000,00 TL, işyeri zararı için 150.000,00 TL, kazanç kaybı olarak da 5.000,00 TL olmak üzere toplam 315.000,00 TL'nin ödenmesinin istenildiği, söz konusu başvuru üzerine Komisyon tarafından sadece işyeri eşyası için 20.000,00 TL ödenmesine karar verildiği, dava dilekçesinde de işyerindeki eşya ile birlikte duvarların yıkıldığı bu nedenle oluşan moloz yığınlarının yiyecek ve içecekleri kullanılamayacak hale getirdiği (150.000,00 TL değerinde), işyerinin dizayn edilmiş camekan kısmının tamamen kırılmış vaziyette, kepenklerin ise kurşun izi isabet etmiş durumda olduğu ve yerlerinden çıktığı (10.000,00TL) belirtilerek işyeri ile ilgili olarak uğradığı zararların hesaplanmamış ve ödenmemiş olmasının hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir. <br>Bu durumda davacı tarafından gerek Komisyona başvuru dilekçesinde, gerekse de dava dilekçesinde işyeri fiziki zararı ile gelir kaybı zararının talep edildiği sonucuna varılmakta olup, davacının temyiz iddialarına bu nedenle itibar edilmemiştir. <br>Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br>Temyizen incelenen karar işyeri fiziki zararları ve gelir kaybı yönünden usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu yönlerden bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br><br>B) Temyize Konu Kararın Olağan Giderler (işçi maaşları, SGK primi ödemesi vb.) Yönünden İncelenmesi:<br>Dava dosyasının incelenmesinden; İdare Mahkemesi kararında "ticari faaliyet çerçevesinde mahrum kalınan kazanç ve muhtemel gelir kayıpları ile gerçek ve tüzel kişilerin işletmelerinin devamı için kendi iradeleri ile yaptıkları olağan giderlerin (işçi maaşları, SGK primi ödemesi vb.) kişilerin terör eylemlerine hedef olmalarından kaynaklanan zarar olarak nitelendirilemeyeceğinden, anılan Kanun uyarınca karşılanacak zararlar kapsamına girmediği" yolunda hükme gerekçe oluşturulmuşsa da dosya içeriğinde, davacının idareye yaptığı başvuruda ya da dava dilekçesinde işçi çalıştırdığı yönünde herhangi bir bilgi olmayıp bu yönde bir talebi de bulunmadığı görüldüğünden İdare Mahkemesi kararının işçi maaşları, SGK primi ödemesi vb. giderlerin kişilerin terör eylemlerine hedef olmalarından kaynaklanan zarar olarak nitelendirilemeyeceği yolundaki gerekçesi yönünden, davacı tarafından yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının anılan gerekçeye yönelik kısmında sonucu itibarıyla hukuki isabetsizlik bulunmamaktadır.<br><br>KARAR SONUCU:<br>Açıklanan nedenlerle;<br>1. Davacının temyiz isteminin REDDİNE,<br>2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyize konu davacının istinaf başvurusunun reddine ilişkin kısmının olağan giderler (işçi maaşları, SGK primi ödemesi vb.) yönünden yukarıda belirtilen gerekçe ile ONANMASINA, işyeri fiziki zararları ve gelir kaybı yönünden ise ONANMASINA, <br>3. Adli yardım talebinin kabul edilmesi nedeniyle ödenmemiş olan temyiz yargılama giderlerinin davacıdan tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına,<br>4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 24/02/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi. <br> <br><br><br></font></p></body></html>
tazminat